CANLI| Orta Doğu’da ateş çemberi genişliyor! Büyük hesaplaşmaya saatler mi kaldı?

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
CANLI| Orta Doğu’da ateş çemberi genişliyor! Büyük hesaplaşmaya saatler mi kaldı?

İran ile ABD-İsrail hattındaki gerilim tırmanırken sahada ve diplomaside kritik gelişmeler yaşanıyor. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu Tel Aviv’den, A Haber Muhabiri Ekber Karabağ ise Tahran’dan son durumu aktarıyor. Trump’ın enerji ve Hürmüz çıkışı dikkat çekerken uzmanlar savaşın seyrini ve olası uzlaşma ihtimallerini A Haber'de değerlendiriyor.

İran ile ABD-İsrail hattındaki gerilim 33. gününde tırmanırken sahada ve diplomaside kritik gelişmeler yaşanıyor. Tel Aviv'den A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, Tahran'dan ise A Haber Muhabiri Ekber Karabağ sıcak gelişmeleri anbean aktarıyor. Trump'ın Hürmüz çıkışı ve enerji krizi küresel dengeleri sarsarken uzmanlar savaşın seyrine dair çarpıcı analizler ortaya koyuyor.

Bölgede füze saldırıları ve karşı hamleler sürerken, kapalı kapılar ardında olası uzlaşma ihtimalleri de gündemde. ABD iç siyasetinde artan enerji baskısı Trump'ın söylemlerine yön verirken, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim dünya ekonomisini tehdit ediyor. Uzmanlar, sahadaki çatışmaların yanı sıra diplomasi trafiğinin de belirleyici olacağına dikkat çekiyor.

İŞTE ORTA DOĞU'DA YAŞANAN GELİŞMELER

CANLI ANLATIM

16:00

HÜRMÜZ’ÜN MİMARI İÇİN TAHRAN’DA DEV CENAZEYE TÖRENİ

İran ile İsrail arasındaki tansiyon, üst düzey komutanlara yönelik suikastlar ve karşılıklı tehditlerle zirveye tırmandı. ABD ve İsrail’in hedef aldığı İran Devrim Muhafızları’nın kritik isimleri için Tahran’da mahşeri bir kalabalık toplandı. Bölgeden sıcak gelişmeleri aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, İran’ın suikastlardan sorumlu tuttuğu 18 Amerikan teknoloji şirketini açıkça hedef aldığını bildirdi.

TAHRAN’DA KOMUTANLARA SON VEDA

İran’ın başkenti Tahran, geçtiğimiz günlerde düzenlenen saldırılarda hayatını kaybeden iki kritik isim için düzenlenen dev cenaze törenine ev sahipliği yapıyor. İnkilap Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, İsrail ve ABD karşıtı sloganlarla sokaklara döküldü. Sahadaki son durumu aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Hürmüz Boğazı’nı kapatma konusunda en etkin rollerden birine sahip olan ve bu stratejinin mimarı olarak anılan Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri için bugün burada büyük bir tören düzenleniyor," sözleriyle bölgedeki atmosferi özetledi. Karabağ ayrıca, Genelkurmay Başkanı Danışmanı İshak Cemşid İshaki için de aynı anda tören yapıldığını belirterek, her iki ismin de İran askeri hiyerarşisindeki önemine dikkat çekti.

SUİKASTIN ARDINDAKİ TEKNOLOJİ DEVLERİNE TEHDİT

İran kanadından gelen açıklamalar, sadece askeri misilleme ile sınırlı kalmadı. Devrim Muhafızları’nın suikastların lojistik ve teknolojik altyapısına dair yaptığı incelemeler sonucunda çok sert bir uyarı yayınlandı. Muhabir Ekber Karabağ, "İran Devrim Muhafızları, bu suikastların arkasında Amerikan teknoloji şirketlerinin önemli bir katkısı olduğunu savunarak 18 firmanın ismini paylaştı ve bu akşam saatlerinden itibaren benzer bir saldırı yaşanması durumunda söz konusu şirketlerin doğrudan hedef alınacağını duyurdu," ifadelerini kullandı. Bu gelişme, siber ve teknolojik alanda yeni bir çatışma dalgasının habercisi olarak yorumlandı.

TEL AVİV’DE KORKU, TAHRAN’DA DİRENİŞ

Savaşın psikolojik boyutu her iki ülkede de farklı yansımalara neden oluyor. İsrail tarafında siren sesleri ve sığınak hayatı rutin hale gelirken, İran’da halkın sokaklardaki duruşu dikkat çekiyor. Bölgedeki durumu değerlendiren Karabağ, "Tel Aviv’de sirenler gün içinde defalarca çalarken ve halk sığınaklara mahkum olurken, İran halkında en ufak bir ürkme veya kaçışma görülmüyor; bu durum toplumsal direnç ve moral açısından İsrail tarafında büyük bir baskı yaratıyor," şeklinde konuştu. Uzmanlar ise bu durumu "karşı maliyet operasyonu" olarak nitelendirerek, İran’ın İsrail’e savaşa devam etmesi halinde ödeyeceği bedelin her geçen gün katlanacağını gösterdiğini belirtiyor.

NAAŞLAR MEMLEKETLERİNE GÖNDERİLECEK

Tahran’daki resmi törenlerin ardından komutanların naaşları defnedilmek üzere memleketlerine yolcu edilecek. Ekber Karabağ sürecin devamına ilişkin, "Ali Rıza Tengsiri’nin cenazesi, Tahran’daki işlemlerin ardından doğum yeri olan Abadan’a, Huzistan bölgesine gönderilerek orada toprağa verilecek," bilgisini paylaştı. Bölgede intikam yeminleri edilirken, gözler İran’ın bir sonraki hamlesine çevrilmiş durumda.

15:30

KÜRESEL SİSTEMDE HÜRMÜZ KIRILMASI

Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanan gerilim küresel dengeleri sarsarken, enerji piyasalarında "risk" döneminden "şok" dönemine geçiş yapıldı. Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, A Haber canlı yayınında yaptığı değerlendirmelerde Trump’ın NATO ve Avrupa ile yaşadığı derin fikir ayrılıklarını, ABD’nin Çin odaklı yeni stratejisini ve Türkiye liderliğindeki yeni güvenlik mimarisi arayışlarını mercek altına aldı.

ENERJİ PİYASASINDA RİSK BİTTİ, ŞOK BAŞLADI

Bölgedeki çatışma alanlarının genişlediğine dikkat çeken Dr. Hayati Ünlü, "Enerji piyasasında risk aşamasından şok aşamasına geçildi; çatışmaların dün 4 alanda yoğunlaşırken bugün 6 farklı bölgeye kayması bölgeselleşmenin arttığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. İran'ın iç güvenlik moduna geçtiğini ve sivil altyapılara yönelik saldırılarını artırdığını belirten Ünlü, "İran şu an Dubai’de bir gemi, Doha’da sivil altyapı ve Kuveyt’te bir tankere saldırı düzenleyerek Körfez’i hedef alıyor. Bu durum İran’ın başlangıçtaki meşru güç algısını tersine döndürebilir" sözleriyle aktardı.

NATO’DA BEDAVACILIK TARTIŞMASI VE TRUMP’IN ÇIKMAZI

ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa ve NATO müttefiklerine yönelik sert tutumunu değerlendiren Ünlü, "Literatürde ‘bedavacılık’ (free-rider) dediğimiz sorun Trump’ın elini çok sıkıştırıyor. Trump uluslararası bir yapı ile sorunu çözmek isterken, Avrupa ülkeleri maliyete katlanmak istemiyor" dedi. Müttefikler arasındaki bölünmeye vurgu yapan Dr. Hayati Ünlü, "İspanya net bir savaş karşıtı tutum sergilerken, Macron gibi liderler kâra ortak olup maliyetten kaçmaya çalışıyor. ABD ise artık müttefiklerine ‘Bu sorunu kendiniz çözün’ mesajı veriyor" değerlendirmesinde bulundu.

ABD’NİN ASIL HEDEFİ ÇİN: 5 YILLIK KRİTİK PENCERE

Washington’ın stratejik önceliğinin yön değiştirdiğini belirten Ünlü, "ABD’nin asıl hedefi Çin’e odaklanmak. Çünkü Çin’in Tayvan meselesi bağlamındaki kapasite eksikliğini 4-5 yıl içinde tamamlaması öngörülüyor" ifadelerini kullandı. ABD’nin Rusya ve İran ile uğraşırken arkasında sorun istemediğini söyleyen Ünlü, "Trump, Çin’e odaklandığında arkasını ağrıtacak Rusya ve İran bölgelerinde sorumluluğu Avrupa’ya devretmek istiyor ancak İran’ın stratejisi zafer kazanmaktan ziyade ayakta kalmak ve mümkün olduğunca Amerikalı kaybı verdirerek ABD’ye geri adım attırmak üzerine kurulu" şeklinde konuştu.

10:30

TRUMP’TAN AVRUPA’YA "HÜRMÜZ" RESTİ

İran ile ABD-İsrail hattındaki gerilim küresel dengeleri sarsmaya devam ederken, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem A Haber ekranlarında çok kritik bir analize imza attı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı konusundaki tavır değişikliğini ve bu durumun dünya ekonomisine yansımalarını değerlendiren Erdem, Nisan ayının dünya için bir "kaos ayı" olabileceği uyarısında bulundu. Asya’dan Avrupa’ya kadar enerji ve lojistik hatlarının durma noktasına geldiğini belirten Erdem, petrokimyadan gıdaya kadar pek çok sektörün büyük bir tehdit altında olduğunun altını çizdi.

TRUMP’TAN DÜNYAYA "BAŞINIZIN ÇARESİNE BAKIN" MESAJI

Faruk Erdem, Trump’ın son günlerde Hürmüz Boğazı’na yönelik stratejik bir kayıtsızlık sergilediğini belirterek, "Trump artık Hürmüz meselesini pek önemsemiyor gibi gösteriyor kendisini. 'Anlaşsalar da açsalar da açmasalar da ben savaşı bitirebilirim, Hürmüz bana ne, beni hiç ilgilendirmiyor, gelin Amerika'dan alın istiyorsanız' diyor," ifadelerini kullandı. Trump’ın özellikle operasyona destek vermeyen ülkelere karşı sert bir tutum takındığını vurgulayan Erdem, "İran’ın başını kesme operasyonuna katılmayı reddeden Birleşik Krallık’a bir önerisi var; Amerika’dan satın alın ya da biraz cesaret toplayıp boğazın yolunu tutun," sözleriyle ABD’nin yeni stratejisini aktardı.

NİSAN AYINDA KÜRESEL TESLİMATLAR DURUYOR

Faruk Erdem, krizin lojistik boyutunu harita üzerinden detaylandırarak kritik tarihler verdi. Erdem, "1 Nisan’da bugün itibarıyla Asya’daki bütün teslimatlar durmuş durumda. Avustralya bölgesine baktığınız zaman 20 Nisan’ı görüyoruz, Avrupa’da ise 10 Nisan. Yani çok bir zaman kalmadı, bu Nisan ayı içerisinde buralarda küresel bir krizin çıkması artık bekleniyor," dedi. Bu durumun sadece enerjiyle sınırlı kalmayacağını hatırlatan Erdem, "Vay haline dünyanın, sadece enerjiden bahsetmiyoruz; petrokimya ürünleri, plastikten gübreye kadar her şeyi etkileyecek," değerlendirmesinde bulundu.

ABD İÇ SİYASETİNDE BENZİN BASKISI

ABD içindeki ekonomik baskıların Trump’ın kararlarında etkili olduğunu söyleyen Faruk Erdem, "Amerika'daki vatandaş 'haritada yerini bile gösteremediğim bir yer için neden sıkıntı çekiyorum' diye baskı yapıyor. Amerika aslında İran'dan çok daha fazla petrol üretebiliyor, ancak enerji fiyatlarının artması içerideki muhalefeti alevlendiriyor," şeklinde konuştu. Erdem, benzinin galon fiyatının 4 doları geçtiğini ve bunun ABD hane halkı bütçesinde yüzde 15’lik ek bir gidere neden olduğunu belirterek, Trump’ın NATO ve Avrupa’ya "kendi petrolünüzü kendiniz alın" diyerek parmak salladığını ifade etti.

GIDA VE ÜRETİMDE BÜYÜK TEHLİKE

Krizin gıda güvenliğini de sarsacağını dile getiren Erdem, "Güney Afrika bölgesi gıda, gübre ve tarım ürünlerine bağımlı, burada bir açlıkla ilgili sorun çıkacağını öteden beri konuşuyoruz. Enerji fiyatlarının artması buradaki bütün üretimi olumsuz etkiliyor," dedi. Sadece petrolün değil, petrolün ham madde olduğu tüm sanayi kollarının risk altında olduğunu belirten Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, "İşin ölümüne gidilen noktası aslında burası. Küresel krizin çarpan etkisi her geçen gün artıyor," sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

09:40

İSRAİL MECLİSİNDE "FİLİSTİNLİLERE İDAM" KUTLAMASI

İsrail'in Gazze'de başlattığı ve Lübnan'a yaymaya çalıştığı işgal politikası dünya gündemindeki yerini korurken, Daily Sabah Koordinatörü Dr. Mehmet Çelik A Haber ekranlarında süreci derinlemesine analiz etti. 70 yıllık işgal sürecinin 7 Ekim sonrası nasıl topyekün bir soykırıma dönüştüğünü vurgulayan Çelik, Netanyahu hükümetinin içerideki aşırı sağcı baskılarla nasıl köşeye sıkıştığını ve Körfez ülkelerinin bu kanlı denklemdeki farklı pozisyonlarını tek tek sıraladı. Çelik, İsrail rejiminin "en iyi Filistinli, ölü Filistinlidir" zihniyetiyle hareket ederek uluslararası hukuku tamamen devre dışı bıraktığını ifade etti.

70 YILLIK İŞGALDEN SOYKIRIMA GEÇİŞ

İsrail'in bölgedeki tarihsel genişleme stratejisini değerlendiren Dr. Mehmet Çelik, "Gazze savaşı başlamadan önce aslında baktığımızda 70 yıldır süren bir işgal politikası var ve sürekli topraklarını genişleten bir İsrail var. 7 Ekim sonrasında ise İsrail'in bu işgal hareketini artık bir soykırıma dönüştürdüğünü gördük. Orada kundaktaki bir bebeği de hedef olarak gördü, herhangi bir sivili de," ifadelerini kullandı. İsrail'in hiçbir savaş kuralını tanımadığını belirten Çelik, "Savaş kanunlarına göre hedef gösterilmemesi gereken bütün sivil altyapıyı, üst yapıyı, mabetleri ve Birleşmiş Milletler personelini hedef aldı. Gazetecileri ve sağlık personelini öldürdü," sözleriyle sahadaki dehşeti aktardı.

"EN İYİ FİLİSTİNLİ OLMAYAN FİLİSTİNLİDİR"

İsrail yönetiminin Filistin halkına bakış açısını "hayat hakkı tanımamak" olarak nitelendiren Çelik, "İsrail hiçbir şekilde kanun tanımıyor. Hapisteki Filistinli mahkumlara, 'seni beslemek veya hapiste tutmak zorunda değilim, en iyi Filistinli benim için olmayan Filistinlidir' diyorlar. Bu zihniyette doğan her bebek potansiyel bir tehdit olarak görüldüğü için anne karnındaki bebeği bile tehdit olarak gören bir rejimden bahsediyoruz," dedi. Bu durumun uluslararası insan hakları örgütlerinden büyük tepki aldığını hatırlatan Çelik, "Filistinli bir insan için hiçbir alanda hayat hakkı tanımıyorlar," şeklinde konuştu.

NETANYAHU VE AŞIRI SAĞIN PAZARLIĞI

İsrail iç siyasetindeki dengelerin Gazze'deki şiddeti körüklediğini ifade eden Dr. Mehmet Çelik, "Burada Netanyahu'nun koltuğu uzun süredir konuşuluyor. Ben-Gvir'in 6 oyu üzerinden yapılan pazarlıklarla ya bu tasarıyı geçirirsiniz ya da ben bütçeye onay vermem resti çekiliyor. Netanyahu, Avrupa'dan ve dünyadan gelecek tepkileri bir detay olarak görüyor ve büyük resme odaklanıyor. İsrail'de şu an 'daha nasıl aşırı sağcı olurum' yarışı var," değerlendirmesinde bulundu. Çelik, Netanyahu'nun savaş suçlarını meşrulaştırmak için parlamentoyu bir araç olarak kullandığını sözlerine ekledi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ VE STRATEJİK AYRIMLAR

Bölge ülkelerinin saldırılar karşısındaki tutumunu analiz eden Mehmet Çelik, "Körfez ülkelerinin hepsini aslında bir kefeye koymanın çok da doğru olmadığını düşünüyorum. Bir Katar'ın pozisyonu ile Suudi Arabistan veya Birleşik Arap Emirlikleri'nin pozisyonu aynı değil. Mısır örneğinde olduğu gibi, hükümet ile millet arasındaki fark Körfez ülkelerinin birçoğu için de geçerli," ifadelerini kullandı. Çelik, İsrail'in bir sonraki adımda bu ülkelerin kapısını çalacağını belirterek, "Toprak işgali ile zihin işgali aynı anda olmayabiliyor. Zihin işgali zaten halihazırda bazı Körfez ülkelerinde olmuş durumda," diyerek bölgedeki tehlikeli sürece dikkat çekti.

09:25

İRAN VE HİZBULLAH’TAN TEL AVİV'E BALİSTİK FÜZE YAĞMURU!

İsrail, Hamursuz Bayramı’nın başladığı ilk saatlerde İran ve Hizbullah’tan gelen eş zamanlı saldırılarla sarsıldı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Tel Aviv’in kalbi üst üste balistik füzelerin hedefi olurken, şehir genelinde siren sesleri yankılandı. Sıcak bölgede gelişmeleri takip eden A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, 1 saat 45 dakika gibi kısa bir sürede üç ayrı füze dalgasının şehre düştüğünü bildirdi. Saldırılarda çok sayıda bina hasar görürken, İsrail ordusunun kuzey cephesinde de ağır kayıplar verdiği ve 4 askerini kaybettiği öğrenildi.

TEL AVİV’İN MERKEZİ ÜÇ KEZ VURULDU

Saldırıların başladığı anlarda sahada bulunan Emine Kavasoğlu, bölgedeki hareketli saatleri, "Çok hareketli bir sabaha başladık, aslında bekliyorduk da çünkü günlerdir çarşamba günü yani İsrail'de bayramın başlamasıyla birlikte saldırıların daha yoğun bir şekilde devam edeceğine yönelik açıklamalar yapılıyordu. Saat 07:45’te başladı ilk uyarı ve sonrasında art arda bir saat içinde iki kez Tel Aviv’in merkezine doğru füzeler fırlatıldı," sözleriyle aktardı. Kavasoğlu, yayın sırasında gelen üçüncü uyarı dalgasıyla birlikte vatandaşların sığınaklara doğru hareketlendiğini belirtti.

KÜME BAŞLIKLI FÜZELERLE BÜYÜK TAHRİBAT

Saldırılarda kullanılan füzelerin teknik detaylarına ve yarattığı hasara dikkat çeken Kavasoğlu, "Balistik füzelerle gerçekleştirildi saldırılar. Küme başlıklı balistik füzeler kullanıldığı için parçalar pek çok noktaya dağılıyor. Bu da belki yıkımın değil ama hasarın çok daha büyük olmasına neden oluyor," ifadelerini kullandı. Bnei Brak, Holon ve Petah Tikva gibi havalimanına yakın stratejik bölgelerin hedef alındığını vurgulayan muhabir, "Sabah gerçekleşen ilk saldırıda 14 kişi yaralandı. Bir tanesi direkt bir eve isabet etti. Mahalleler tamamen boşaltılıyor çünkü patlamamış misket bombası parçaları risk oluşturmaya devam ediyor," dedi.

İSRAİL ORDUSU KUZEYDE DARBE ALDI: 4 ÖLÜ

Lübnan sınırındaki Hizbullah saldırılarının İsrail için daha büyük bir güvenlik açığı yarattığını ifade eden Emine Kavasoğlu, "Kuzey cephesi için durum daha sıkıntılı çünkü mesafe yakın olduğu için erken uyarı sistemleri devreye giremiyor. Dün akşam yine hiçbir siren çalmadan İsrail’in kuzeyinde çok yoğun saldırılar yaşandı. İsrail, biri subay olmak üzere 4 askerini o bölgede kaybetti, onlarca yaralı helikopterlerle hastanelere taşındı," şeklinde konuştu. Kavasoğlu, Hizbullah’ın dün akşam tek bir seferde 50’den fazla roketle saldırdığının altını çizdi.

"MASADA BARIŞ SAHADA SAVAŞ"

Diplomatik görüşmeler ile sahadaki gerçekliğin taban tabana zıt olduğunu vurgulayan Kavasoğlu, "Masadaki açıklamalarla sahadaki açıklamalar artık birbirini tutmuyor. Herkes bir barış masası kurulacak umuduyla beklerken, barış umudu yeşermişken çok yoğun saldırılar yaşanıyor. İsrail tarafından yapılan açıklamalarda ani bir ateşkesin kabul edilmeyeceği söylenmişti," değerlendirmesinde bulundu. Kavasoğlu, hafta sonu yaşanan sessizliğin ardından saldırıların katlanarak arttığını ve bayram süresince füze trafiğinin devam etmesinin beklendiğini belirterek sözlerini noktaladı.

08:30

TRUMP’IN HÜRMÜZ PLANI ÇÖKTÜ MÜ?

İran ile ABD-İsrail hattındaki gerilim 33. gününde de sıcaklığını korurken, bölgedeki stratejik dengeler her geçen saat değişmeye devam ediyor. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, A Haber ekranlarında sürece dair çok kritik değerlendirmelerde bulundu. Trump’ın "Hürmüz’den artık daha çok gemi geçiyor" iddialarını ve Kuveyt’e ait dev petrol tankerinin vurulmasının perde arkasını yorumlayan Tutar, savaşın kazananlarını ve kaybedenlerini tek tek sıraladı. ABD’deki akaryakıt fiyatlarının Trump üzerindeki baskısını hatırlatan Tutar, kapalı kapılar ardında yürütülen müzakerelere dair de çarpıcı ipuçları verdi.

HÜRMÜZ’DE KUVEYT GEMİSİNE ŞOK SALDIRI

Bölgedeki son gelişmeleri aktaran Bercan Tutar, Kuveyt’e ait dev petrol gemisinin Dubai açıklarında vurulmasını stratejik bir hamle olarak nitelendirdi. Tutar, "Kuveyt'in özellikle hedef alınması Hark Adası işgalinden dolayıdır. İran, Amerika'nın olası bir kara harekatını zorlaştırmak için Kuveyt'in altyapısını ve lojistik noktalarını vuruyor," ifadelerini kullandı. Bu saldırıların Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimi tırmandırdığını belirten Tutar, "İran tüm enerjisini Kuveyt üzerinden yapılabilecek bir operasyonu engellemeye harcıyor," sözleriyle sahadaki durumu özetledi.

ABD İÇ SİYASETİNDE ENERJİ KRİZİ VE TRUMP’IN RESTİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı sonlandırma sinyalleri verdiğini dile getiren Bercan Tutar, bunun temel sebebinin Amerikan iç siyaseti ve ekonomi olduğunu vurguladı. Tutar, "Amerika’da bir galon benzinin fiyatı 4 doları geçti, yani litresi 1 doları aşmış durumda. Bu durum Amerikan hane halkının bütçesinde yüzde 15’lik ek bir gidere neden oluyor. Enerji koridorlarındaki bu tıkanıklık ABD iç siyasetindeki muhalefeti alevlendiriyor," dedi. Trump’ın NATO ve Avrupa ülkelerine "Kimin petrole ihtiyacı varsa gitsin alsın, biz Hürmüz’ü açmak zorunda değiliz" şeklinde bir rest çektiğini de sözlerine ekledi.

KAPALI KAPILAR ARDINDA GİZLİ UZLAŞMA MI VAR?

Sahadaki çatışmalara rağmen perde arkasında bir uzlaşma zemini arandığını iddia eden Tutar, "Bana göre Trump ile İran’daki yeni yönetim arasında aşağı yukarı bir uzlaşmaya varılmış durumda. Ancak bu anlaşma hem İsrail’i hem de Amerikan kamuoyunu zedeleyeceği için şimdilik resmen açıklanmıyor," değerlendirmesinde bulundu. İran’ın tamamen nükleerden vazgeçmek yerine, sivil kullanım alanlarında bu teknolojiyi koruma şartını masaya sürdüğünü belirten Tutar, "İran yönetimi bu süreçten güçlenerek çıkacak gibi görünüyor. Devrim Muhafızları ordusu bu mücadeleden daha etkin bir pozisyonda ayrılabilir," şeklinde konuştu.

BÖLGEDEKİ DENGELEYİCİ GÜÇ: TÜRKİYE

İsrail’in enerji rotaları üzerindeki projelerinin gerçekçi olmadığını savunan Bercan Tutar, tek güvenli hattın Türkiye olduğunu belirtti. Tutar, "İsrail'in Kuzey Hattı projesi mümkün değil, çok zor. En öne çıkan yol Türkiye hattıdır. Kuveyt'ten ve Körfez'den Türkiye üzerinden, Suriye-Türkiye üzerinden yeni boru hatlarının devreye sokulması her halükarda dengeleyici güç olarak Türkiye’yi öne çıkarıyor," sözleriyle Türkiye’nin stratejik önemine dikkat çekti. İran’ın ise BM Güvenlik Konseyi üzerinden garantiler istediğini belirten Tutar, "İran kendisini ancak Rusya ve Çin’in de içinde olduğu bir mekanizma ile güvende hissedeceğini söylüyor," ifadeleriyle konuşmasını noktaladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin