CANLI| Orta Doğu’da ateş çemberi genişliyor! Büyük hesaplaşmaya saatler mi kaldı?

İran ile ABD-İsrail hattındaki gerilim tırmanırken sahada ve diplomaside kritik gelişmeler yaşanıyor. A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu Tel Aviv’den, A Haber Muhabiri Ekber Karabağ ise Tahran’dan son durumu aktarıyor. Trump’ın enerji ve Hürmüz çıkışı dikkat çekerken uzmanlar savaşın seyrini ve olası uzlaşma ihtimallerini A Haber'de değerlendiriyor.
İran ile ABD-İsrail hattındaki gerilim 33. gününde tırmanırken sahada ve diplomaside kritik gelişmeler yaşanıyor. Tel Aviv'den A Haber Programlar Müdürü Emine Kavasoğlu, Tahran'dan ise A Haber Muhabiri Ekber Karabağ sıcak gelişmeleri anbean aktarıyor. Trump'ın Hürmüz çıkışı ve enerji krizi küresel dengeleri sarsarken uzmanlar savaşın seyrine dair çarpıcı analizler ortaya koyuyor.
Bölgede füze saldırıları ve karşı hamleler sürerken, kapalı kapılar ardında olası uzlaşma ihtimalleri de gündemde. ABD iç siyasetinde artan enerji baskısı Trump'ın söylemlerine yön verirken, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim dünya ekonomisini tehdit ediyor. Uzmanlar, sahadaki çatışmaların yanı sıra diplomasi trafiğinin de belirleyici olacağına dikkat çekiyor.
İŞTE ORTA DOĞU'DA YAŞANAN GELİŞMELER
CANLI ANLATIM
HÜRMÜZ’ÜN MİMARI İÇİN TAHRAN’DA DEV CENAZEYE TÖRENİ
İran ile İsrail arasındaki tansiyon, üst düzey komutanlara yönelik suikastlar ve karşılıklı tehditlerle zirveye tırmandı. ABD ve İsrail’in hedef aldığı İran Devrim Muhafızları’nın kritik isimleri için Tahran’da mahşeri bir kalabalık toplandı. Bölgeden sıcak gelişmeleri aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, İran’ın suikastlardan sorumlu tuttuğu 18 Amerikan teknoloji şirketini açıkça hedef aldığını bildirdi.
TAHRAN’DA KOMUTANLARA SON VEDA
İran’ın başkenti Tahran, geçtiğimiz günlerde düzenlenen saldırılarda hayatını kaybeden iki kritik isim için düzenlenen dev cenaze törenine ev sahipliği yapıyor. İnkilap Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, İsrail ve ABD karşıtı sloganlarla sokaklara döküldü. Sahadaki son durumu aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, "Hürmüz Boğazı’nı kapatma konusunda en etkin rollerden birine sahip olan ve bu stratejinin mimarı olarak anılan Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri için bugün burada büyük bir tören düzenleniyor," sözleriyle bölgedeki atmosferi özetledi. Karabağ ayrıca, Genelkurmay Başkanı Danışmanı İshak Cemşid İshaki için de aynı anda tören yapıldığını belirterek, her iki ismin de İran askeri hiyerarşisindeki önemine dikkat çekti.
SUİKASTIN ARDINDAKİ TEKNOLOJİ DEVLERİNE TEHDİT
İran kanadından gelen açıklamalar, sadece askeri misilleme ile sınırlı kalmadı. Devrim Muhafızları’nın suikastların lojistik ve teknolojik altyapısına dair yaptığı incelemeler sonucunda çok sert bir uyarı yayınlandı. Muhabir Ekber Karabağ, "İran Devrim Muhafızları, bu suikastların arkasında Amerikan teknoloji şirketlerinin önemli bir katkısı olduğunu savunarak 18 firmanın ismini paylaştı ve bu akşam saatlerinden itibaren benzer bir saldırı yaşanması durumunda söz konusu şirketlerin doğrudan hedef alınacağını duyurdu," ifadelerini kullandı. Bu gelişme, siber ve teknolojik alanda yeni bir çatışma dalgasının habercisi olarak yorumlandı.
TEL AVİV’DE KORKU, TAHRAN’DA DİRENİŞ
Savaşın psikolojik boyutu her iki ülkede de farklı yansımalara neden oluyor. İsrail tarafında siren sesleri ve sığınak hayatı rutin hale gelirken, İran’da halkın sokaklardaki duruşu dikkat çekiyor. Bölgedeki durumu değerlendiren Karabağ, "Tel Aviv’de sirenler gün içinde defalarca çalarken ve halk sığınaklara mahkum olurken, İran halkında en ufak bir ürkme veya kaçışma görülmüyor; bu durum toplumsal direnç ve moral açısından İsrail tarafında büyük bir baskı yaratıyor," şeklinde konuştu. Uzmanlar ise bu durumu "karşı maliyet operasyonu" olarak nitelendirerek, İran’ın İsrail’e savaşa devam etmesi halinde ödeyeceği bedelin her geçen gün katlanacağını gösterdiğini belirtiyor.
NAAŞLAR MEMLEKETLERİNE GÖNDERİLECEK
Tahran’daki resmi törenlerin ardından komutanların naaşları defnedilmek üzere memleketlerine yolcu edilecek. Ekber Karabağ sürecin devamına ilişkin, "Ali Rıza Tengsiri’nin cenazesi, Tahran’daki işlemlerin ardından doğum yeri olan Abadan’a, Huzistan bölgesine gönderilerek orada toprağa verilecek," bilgisini paylaştı. Bölgede intikam yeminleri edilirken, gözler İran’ın bir sonraki hamlesine çevrilmiş durumda.
KÜRESEL SİSTEMDE HÜRMÜZ KIRILMASI
Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanan gerilim küresel dengeleri sarsarken, enerji piyasalarında "risk" döneminden "şok" dönemine geçiş yapıldı. Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, A Haber canlı yayınında yaptığı değerlendirmelerde Trump’ın NATO ve Avrupa ile yaşadığı derin fikir ayrılıklarını, ABD’nin Çin odaklı yeni stratejisini ve Türkiye liderliğindeki yeni güvenlik mimarisi arayışlarını mercek altına aldı.
ENERJİ PİYASASINDA RİSK BİTTİ, ŞOK BAŞLADI
Bölgedeki çatışma alanlarının genişlediğine dikkat çeken Dr. Hayati Ünlü, "Enerji piyasasında risk aşamasından şok aşamasına geçildi; çatışmaların dün 4 alanda yoğunlaşırken bugün 6 farklı bölgeye kayması bölgeselleşmenin arttığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. İran'ın iç güvenlik moduna geçtiğini ve sivil altyapılara yönelik saldırılarını artırdığını belirten Ünlü, "İran şu an Dubai’de bir gemi, Doha’da sivil altyapı ve Kuveyt’te bir tankere saldırı düzenleyerek Körfez’i hedef alıyor. Bu durum İran’ın başlangıçtaki meşru güç algısını tersine döndürebilir" sözleriyle aktardı.
NATO’DA BEDAVACILIK TARTIŞMASI VE TRUMP’IN ÇIKMAZI
ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa ve NATO müttefiklerine yönelik sert tutumunu değerlendiren Ünlü, "Literatürde ‘bedavacılık’ (free-rider) dediğimiz sorun Trump’ın elini çok sıkıştırıyor. Trump uluslararası bir yapı ile sorunu çözmek isterken, Avrupa ülkeleri maliyete katlanmak istemiyor" dedi. Müttefikler arasındaki bölünmeye vurgu yapan Dr. Hayati Ünlü, "İspanya net bir savaş karşıtı tutum sergilerken, Macron gibi liderler kâra ortak olup maliyetten kaçmaya çalışıyor. ABD ise artık müttefiklerine ‘Bu sorunu kendiniz çözün’ mesajı veriyor" değerlendirmesinde bulundu.
ABD’NİN ASIL HEDEFİ ÇİN: 5 YILLIK KRİTİK PENCERE
Washington’ın stratejik önceliğinin yön değiştirdiğini belirten Ünlü, "ABD’nin asıl hedefi Çin’e odaklanmak. Çünkü Çin’in Tayvan meselesi bağlamındaki kapasite eksikliğini 4-5 yıl içinde tamamlaması öngörülüyor" ifadelerini kullandı. ABD’nin Rusya ve İran ile uğraşırken arkasında sorun istemediğini söyleyen Ünlü, "Trump, Çin’e odaklandığında arkasını ağrıtacak Rusya ve İran bölgelerinde sorumluluğu Avrupa’ya devretmek istiyor ancak İran’ın stratejisi zafer kazanmaktan ziyade ayakta kalmak ve mümkün olduğunca Amerikalı kaybı verdirerek ABD’ye geri adım attırmak üzerine kurulu" şeklinde konuştu.
TRUMP’TAN AVRUPA’YA "HÜRMÜZ" RESTİ
İran ile ABD-İsrail hattındaki gerilim küresel dengeleri sarsmaya devam ederken, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem A Haber ekranlarında çok kritik bir analize imza attı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı konusundaki tavır değişikliğini ve bu durumun dünya ekonomisine yansımalarını değerlendiren Erdem, Nisan ayının dünya için bir "kaos ayı" olabileceği uyarısında bulundu. Asya’dan Avrupa’ya kadar enerji ve lojistik hatlarının durma noktasına geldiğini belirten Erdem, petrokimyadan gıdaya kadar pek çok sektörün büyük bir tehdit altında olduğunun altını çizdi.
TRUMP’TAN DÜNYAYA "BAŞINIZIN ÇARESİNE BAKIN" MESAJI
Faruk Erdem, Trump’ın son günlerde Hürmüz Boğazı’na yönelik stratejik bir kayıtsızlık sergilediğini belirterek, "Trump artık Hürmüz meselesini pek önemsemiyor gibi gösteriyor kendisini. 'Anlaşsalar da açsalar da açmasalar da ben savaşı bitirebilirim, Hürmüz bana ne, beni hiç ilgilendirmiyor, gelin Amerika'dan alın istiyorsanız' diyor," ifadelerini kullandı. Trump’ın özellikle operasyona destek vermeyen ülkelere karşı sert bir tutum takındığını vurgulayan Erdem, "İran’ın başını kesme operasyonuna katılmayı reddeden Birleşik Krallık’a bir önerisi var; Amerika’dan satın alın ya da biraz cesaret toplayıp boğazın yolunu tutun," sözleriyle ABD’nin yeni stratejisini aktardı.
NİSAN AYINDA KÜRESEL TESLİMATLAR DURUYOR
Faruk Erdem, krizin lojistik boyutunu harita üzerinden detaylandırarak kritik tarihler verdi. Erdem, "1 Nisan’da bugün itibarıyla Asya’daki bütün teslimatlar durmuş durumda. Avustralya bölgesine baktığınız zaman 20 Nisan’ı görüyoruz, Avrupa’da ise 10 Nisan. Yani çok bir zaman kalmadı, bu Nisan ayı içerisinde buralarda küresel bir krizin çıkması artık bekleniyor," dedi. Bu durumun sadece enerjiyle sınırlı kalmayacağını hatırlatan Erdem, "Vay haline dünyanın, sadece enerjiden bahsetmiyoruz; petrokimya ürünleri, plastikten gübreye kadar her şeyi etkileyecek," değerlendirmesinde bulundu.
ABD İÇ SİYASETİNDE BENZİN BASKISI
ABD içindeki ekonomik baskıların Trump’ın kararlarında etkili olduğunu söyleyen Faruk Erdem, "Amerika'daki vatandaş 'haritada yerini bile gösteremediğim bir yer için neden sıkıntı çekiyorum' diye baskı yapıyor. Amerika aslında İran'dan çok daha fazla petrol üretebiliyor, ancak enerji fiyatlarının artması içerideki muhalefeti alevlendiriyor," şeklinde konuştu. Erdem, benzinin galon fiyatının 4 doları geçtiğini ve bunun ABD hane halkı bütçesinde yüzde 15’lik ek bir gidere neden olduğunu belirterek, Trump’ın NATO ve Avrupa’ya "kendi petrolünüzü kendiniz alın" diyerek parmak salladığını ifade etti.
GIDA VE ÜRETİMDE BÜYÜK TEHLİKE
Krizin gıda güvenliğini de sarsacağını dile getiren Erdem, "Güney Afrika bölgesi gıda, gübre ve tarım ürünlerine bağımlı, burada bir açlıkla ilgili sorun çıkacağını öteden beri konuşuyoruz. Enerji fiyatlarının artması buradaki bütün üretimi olumsuz etkiliyor," dedi. Sadece petrolün değil, petrolün ham madde olduğu tüm sanayi kollarının risk altında olduğunu belirten Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem, "İşin ölümüne gidilen noktası aslında burası. Küresel krizin çarpan etkisi her geçen gün artıyor," sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

