Donald Trump: Netanyahu ne dersem onu yapacak

Donald Trump: Netanyahu ne dersem onu yapacak

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada İsrail ile İran konusunda hemfikir olduklarının altını çizerken "Netanyahu ne dersem onu yapacak" dedi. Öte yandan Trump yaşayan en büyük başkan olduğunu söylerken İran'ın bir an önce Hürmüz'ü açması gerektiğini söyledi. İran basını ABD'nin Pakistan aracılığıyla İran'a yeni bir teklif ilettiğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik planlanan yeni saldırının Körfez ülkelerinin talebi üzerine ertelendiğini açıkladı ancak aynı zamanda Tahran'a "2-3 gün" süre verdiklerini belirterek anlaşma sağlanamazsa çok ağır saldırılar düzenleyebileceklerini söyledi. İran ise Pakistan üzerinden ABD'ye yeni bir teklif iletti. Teklifte yaptırımların kaldırılması, dondurulan İran fonlarının serbest bırakılması, ablukanın sona ermesi ve ABD güçlerinin İran'a yakın bölgelerden çekilmesi gibi maddeler yer aldı. Donald Trump, son açıklamasında savaşın birkaç gün içerisinde sona erebileceğini de savundu.

Washington cephesi ise İran'ın teklifini şu aşamada "yetersiz" görüyor.

Aynı gün Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Pekin'de bir araya geldi. Şi, Orta Doğu'daki durumun "kritik bir dönemeçte" olduğunu söyleyerek tüm çatışmaların derhal sona ermesi çağrısı yaptı.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 20 MAYIS 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANAN GELİŞMELER

CANLI ANLATIM

AXIOS: "TRUMP VE NETANYAHU GÖRÜŞ AYRILIĞINA DÜŞTÜ"

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde İran'la savaşı sona erdirmeyi hedefleyen revize edilmiş barış planı taslağını ele aldığı, ancak savaşın yeniden başlamasını isteyen Netanyahu’nun Trump’la görüş ayrılığına düştüğü öne sürüldü.


ABD ile İran arasında yapılacak muhtemel bir anlaşmaya dair umutlar sürerken, ABD merkezli haber sitesi Axios dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. Axios’un hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre; ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Salı günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek Katar ve Pakistan öncülüğünde ve diğer bölgesel arabulucuların katkılarıyla hazırlanan revize edilmiş barış planı taslağını ele aldığı bildirildi.

Trump’ın Netanyahu'ya arabulucuların ABD ve İran'ın savaşı resmen sona erdirmek ve İran'ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı'nın açılması gibi konular üzerine 30 günlük bir müzakere dönemi başlatmak için imzalayacağı bir "niyet mektubu" üzerinde çalıştıklarını söylediği aktarıldı. Gergin geçen görüşmede Netanyahu’nun öfkeli bir tutum sergilediği belirtilirken, İsrailli liderin müzakerelere son derece şüpheyle yaklaştığı ve İran'ın askeri yeteneklerini daha da zayıflatmak için savaşı yeniden başlatmak istediği kaydedildi. İki liderin bundan sonra izlenecek yol haritası konusunda anlaşmazlık yaşadığı, ve Netanyahu’nun görüşmeden son derece rahatsız olduğu belirtildi. 

ABD'DEN PAKİSTAN ARACILIĞIYLA İRAN'A YENİ TEKLİF

İran merkezli yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, İran’ın 14 maddelik teklifine ABD’nin yanıt verdiğini belirterek, "ABD Pakistanlı arabulucular üzerinden İran’a yeni bir teklif iletti" dedi.

İran ve ABD arasında Pakistan arabuluculuğunda mesaj alışverişi devam ediyor. İran merkezli yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, İran müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberde, İran’ın 3 gün önce 14 maddelik teklifini göndermesinin ardından ABD’nin Pakistanlı arabulucular aracılığıyla yeni bir teklifi İran’a ilettiğini aktardı.

İran’ın son teklifi incelediği ve yanıt vermediği belirtilen haberde, Pakistanlı arabulucunun tekliflerdeki farklılıkları gidermek amacıyla Tahran’da bulunduğu ifade edilerek, henüz hiçbir konunun kesinleşmediği vurgulandı.

PAKİSTAN İÇİŞLERİ BAKANI TAHRAN’DA

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile devam eden mesaj alışverişine ilişkin açıklamalarda bulunmuş, Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi’nin İran ziyaretinin amacının ABD ile mesaj alışverişini kolaylaştırmak ve taraflar arasında gönderilen metinleri netleştirmek için ek açıklamalar sunmak olduğunu belirtmişti. Bekayi, ABD tarafına karşı "güçlü ve makul şüpheler" olmasına rağmen İran'ın "ciddiyet ve iyi niyetle" müzakerelere devam ettiğini ifade etmişti. 

CENTCOM: İRAN BAYRAKLI GEMİYE ASKER ÇIKARILDI

ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukası 13 Nisan’dan bu yana devam ediyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Umman Körfezi'nde İran limanına seyreden ve ABD ablukasını ihlal etme girişiminde bulunduğundan şüphelenilen İran bayraklı Celestial Sea'ye asker çıkardı. CENTCOM, askerlerin gemide arama yaptığını ve mürettebata rotasını değiştirmesini emrettikten sonra gemiyi terk ettiğini açıkladı.

CENTCOM ayrıca, "ABD kuvvetleri ablukayı tam olarak uygulamaya devam ediyor ve şu ana kadar kurallara uyulmasını sağlamak için 91 ticari geminin rotasını değiştirdi" dedi.

 

İRAN: MÜZAKERELERİ İYİ NİYETLE SÜRDÜRÜYORUZ AMA ŞÜPHELİYİZ

 İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin Pakistan arabuluculuğunda devam ettiğini, tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, bloke edilmiş varlıkların serbest bırakılması ve İran gemilerine yönelik eylemlerin sonlandırılmasını istediklerini belirtti.

İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, Pakistan arabuluculuğunda devam eden İran-ABD müzakerelerini değerlendirdi.

Bekayi, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin Pakistan arabuluculuğunda devam ettiğini belirterek, Tahran'ın "savaşı sona erdirmeye ve İran'ın açık taleplerini” yerine getirmeye odaklandığını söyledi.

İran’ın 14 maddelik ilk teklif metni çerçevesinde mesaj alışverişinin gerçekleştiğini aktaran Bekayi, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin İran’ı ziyaret etmesinin amacının da temasları kolaylaştırmak ve taraflar arasında gönderilen metinlerin açıklığa kavuşmasını sağlamak olduğunu belirtti.

Bekayi, “Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, bloke edilmiş varlıkların serbest bırakılması ve İran gemilerine yönelik taciz eylemlerinin ve deniz korsanlığının durdurulması konuları Tahran'ın odaklandığı meselelerdir.” dedi.

ABD tarafının son bir buçuk yıldaki “olumsuz siciline” rağmen, İran’ın müzakereleri “ciddiyetle ve iyi niyetle” sürdürdüğünü söyleyen Bekayi, ancak ABD'nin performansına dair "güçlü ve makul şüpheleri" olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Bekayi, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik tutumunu, “ateşkes ve uluslararası hukukun açık bir ihlali” şeklinde nitelendirerek, bunun uluslararası ticaret, enerji, yakıt ve emtia tedarik zincirini sekteye uğrattığını söyledi.

İran’a karşı ültimatom ve süre dilinin kullanılmasının “saçma” olduğunu ve bu tür baskıların asla işe yaramayacağını söyleyen Bekayi, “Tehditkar davranışlara ve her türlü siyasi ve askeri baskıya rağmen, İran ulusal çıkarlarını güvence altına almak ve meşru haklarını savunmak için ciddi bir şekilde yoluna devam etmektedir.” İfadelerini kullandı.

TRUMP: İRAN KONUSUNDA ACELEM YOK!

ABD Başkanı Donald Trump, İran konusunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kendisi ne isterse onu yapacağını belirterek, "İran konusunda acelem yok" dedi.   
  
ABD Başkanı Donald Trump, Connecticut’a hareketi öncesinde Maryland eyaletinde bulunan Joint Base Andrews Havalimanı'nda basın mensuplarının sorularını cevapladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya İran konusunda ve İran’a saldırıları ne kadar ertelemesi gerektiği konusunda ne söylediği sorusuna Trump, "Netanyahu, ben ne yapmasını istersem onu yapacak" dedi. 
  
Netanyahu’nun iyi bir siyasetçi olduğunu savunan Trump, "Unutmayın, o bir savaş dönemi başbakanı. Bence İsrail’de kendisine layık olduğu şekilde davranılmıyor. Şu anda İsrail’de bana destek oranı yüzde 99. İstesem başbakanlığa aday olabilirim. Belki bunu yaptıktan sonra İsrail’e gider, başbakanlığa aday olurum. Bu sabah bir anket gördüm. Destek seviyesi yüzde 99" ifadelerini kullandı. Trump, Netanyahu ile İran konusunda aynı görüşte olduklarını da ifade etti. 
 
"ÇİN VE RUSYA LİDERLERİNİN GÖRÜŞMESİ İYİ BİR ŞEY"

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşme hakkında ne düşündüğü sorusuna Trump, "Bence bu iyi bir şey. İkisiyle de iyi anlaşıyorum. Karşılama törenlerinin benim için yapılan kadar görkemli olup olmadığını bilmiyorum" cevabını verdi. 
  
Pekin’de kendi ziyareti sırasında ABD heyeti için hazırlanan karşılama töreninin daha iyi olduğunu düşündüğünü ifade eden Trump, "Bence onları geride bıraktık. Fakat Putin ile iyi anlaşıyorum. Genelde herkesle iyi anlaşıyorum" dedi. 
 
"ONLARA BİR ŞANS VERECEĞİZ"
  
İran ile uzun bir ateşkesi kapsayan sınırlı bir anlaşma konusunda ne düşündüğü sorusuna Trump, "Boğazı derhal açmaları gerekirdi. Onlara bir şans vereceğiz. Acelem yok. Ara seçimler geliyor diye acelem olduğunu sanıyorsunuz. İran konusunda acelem yok. İdeal olarak, çok sayıda insan yerine, daha az sayıda insanın ölmesini tercih ederim" dedi. 
  
Trump, "Şu anda İran’da insanlar çok kötü şartlarda yaşıyor ve bu nedenle büyük bir öfke var. Daha önce görülmemiş ölçüde bir huzursuzluk var ve ne olacak göreceğiz" ifadelerini kullandı. 
 
"SADECE ÜÇ AYDIR İRAN’DAYIZ"
  
ABD’nin İran ile anlaşmaya varmasının fazla uzun sürdüğünü düşünüp düşünmediği sorusuna Trump, "Sadece üç aydır İran’dayız ve bunun önemli kısmı ateşkesle geçti. Çeşitli savaşlarda yüz binlerce asker kaybettik. Venezuela’da hiç personel kaybetmedik. Burada ise 13 kişi kaybettik. Bu bile fazla ama 13 kişi kaybettik" cevabını verdi. 
  
ABD’nin İran’ı kontrol altına aldığını ve bu süreçte sadece 13 kişi kaybettiğini söyleyen Trump, "Onları ezip geçtik. İran darmadağın oldu" şeklinde konuştu. 
 
"BENİM İÇİN ‘ŞİMDİYE KADARKİ EN BÜYÜK BAŞKANDI’ DİYECEKSİNİZ"
  
ABD’nin ekonomide büyük bir atılım gerçekleştirdiğini ve Meksika, Kanada, Almanya, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerden otomotiv şirketleri ve fabrikaların ABD’ye geldiğini söyleyen Trump, "Fabrikalar inşa ediliyor. Kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği şeyler göreceksiniz. Nihayetinde benim için "şimdiye kadarki en büyük başkandı" diyeceksiniz" ifadelerini kullandı. 

"NETANYAHU NE DERSEM ONU YAPACAK"

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada "Netanyahu ne dersem onu yapacak" dedi.

İşte Trump'ın mesajları: 

Hürmüz Boğazı'nı derhal açmamız gerekiyor. Acelem yok, daha az kişinin ölmesini tercih ederim.

 

 

HÜRMÜZ'DEN 26 GEMİ GEÇTİ

İran, Hürmüz Boğazı’ndan son 24 saatte aralarında petrol tankeri, konteyner ve ticari gemi olmak üzere 26 geminin geçtiğini duyurdu.

Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerle ilgili bilgi verdi.

Son 24 saatte, petrol tankeri, konteyner ve ticari gemiler olmak üzere 26 geminin İran silahlı kuvvetlerinin izini ve koordinasyonunda Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptığı belirtildi.

İran devlet televizyonu da 5 süper tankerin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapmak için İran ordusundan izin aldığını duyurmuştu.

İRAN'DAN MÜZAKEREDEN AYRILDIKLARI İDDİALARINA YALANLAMA

 İran Meclisi İletişim Başkanı İman Şemsayi, "Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın müzakere heyeti başkanlığından ayrıldığı" yönündeki iddiaları yalanladı.

İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Şemsayi, Kalibaf'ın ABD ile müzakere heyetindeki görevine ilişkin açıklamalarda bulundu.


Şemsayi, Kalibaf'ın müzakere heyeti başkanlığı görevinden ayrıldığına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Şemsayi ayrıca, Kalibaf'ın, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın önerisi ve ülke lideri Mücteba Hamaney'in onayıyla Çin Özel Temsilcisi olarak da görevlendirildiğini hatırlattı.

PAKİSTAN’DAN TAHRAN’A KRİTİK TRAFİK! BİR HAFTADA İKİNCİ ZİYARET

Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, İranlı üst düzey yetkililerle görüşmek üzere Tahran’a gitti. İran’ın resmi haber ajansı IRNA, diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde Nakvi’nin İranlı yetkililerle temaslarda bulunmak üzere Tahran’a hareket ettiğini duyurdu.

Bu ziyaret, Pakistanlı bakanın bir haftadan kısa süre içinde İran’a gerçekleştirdiği ikinci ziyaret oldu.

İRAN’IN ÜST DÜZEY İSİMLERİYLE GÖRÜŞMÜŞTÜ

Muhsin Nakvi, son günlerde gerçekleştirdiği önceki Tahran ziyaretinde:

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan,

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi,

Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf,

İçişleri Bakanı İskender Momeni ile bir araya gelmişti.

GÜNDEMDE ABD-İRAN SAVAŞI VAR

Ziyaretin, Pakistan’ın İran ile ABD arasındaki savaşı sona erdirecek bir anlaşma sağlanması için yürüttüğü arabuluculuk girişimleri kapsamında gerçekleştiği belirtildi.

İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI ORDUSU: DÜŞMAN SALDIRISI TEKRARLANIRSA SAVAŞ BÖLGENİN ÖTESİNE UZANIR

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ülkeye yönelik olası bir saldırı durumuna ilişkin, "Düşman saldırısı tekrarlanırsa savaş bölgenin ötesine uzanır" uyarısında bulundu.

Yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, Devrim Muhafızları Ordusu, muhtemel bir savaş durumuna ilişkin bildiri yayımladı.

İran'ın, ABD ve İsrail saldırılarına karşı tüm kapasitesini kullanmadığı belirtilen açıklamada, "Düşman saldırısının tekrarlanmasıyla birlikte, savaş bölgenin ötesine uzanacak ve hayal dahi edemeyeceğiniz yerlerde ezici darbelerimizle sizi toprağa gömecek." ifadelerine yer verildi.

Devrim Muhafızları, "İran'ın gücünün sanal mecralarda değil savaş meydanında" görüleceği değerlendirmesinde bulundu.

ABD SENATOSU TRUMP’A DUR DEDİ

ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarını sınırlandırabilecek kritik bir adım attı. Senato’da yapılan oylamada, Trump’ın İran’a karşı askeri güç kullanımını Kongre onayına bağlamayı amaçlayan “savaş yetkileri” tasarısının resmi olarak görüşülmesinin önü açıldı. Karar, Washington’da İran’la savaşın büyümesinden duyulan rahatsızlığın giderek arttığı şeklinde yorumlandı.

TRUMP ARTIK TEK BAŞINA KARAR VEREMEYEBİLİR

Tasarıya göre Trump yönetiminin İran’a yönelik geniş çaplı askeri operasyonlar gerçekleştirebilmesi için Kongre’den onay alması gerekebilecek.

Yani ABD Başkanı’nın İran’a karşı savaş ya da uzun süreli askeri müdahale kararı alırken Kongre’yi devre dışı bırakmasının önüne geçilmek isteniyor.

ABD Senatosu Genel Kurulu’nda yapılan ilk kritik prosedür oylamasında:

50 senatör “evet”,

47 senatör ise “hayır” oyu kullandı.

Bu sonuçla birlikte tasarı ilk kez Senato Genel Kurulu’nda resmi olarak görüşülebilecek aşamaya geldi.

CUMHURİYETÇİLERDEN TRUMP’A BEKLENMEDİK HAMLE

Oylamanın en dikkat çekici noktalarından biri ise bazı Cumhuriyetçi senatörlerin Trump yönetimine karşı oy kullanması oldu.

Cumhuriyetçi senatörler:

Rand Paul,

Susan Collins,

Lisa Murkowski

önceki oylamalarda olduğu gibi yine tasarıya destek verdi.

Bu kez farklı olarak Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy de “evet” oyu kullanarak Trump’a karşı çıkan isimler arasına katıldı.

Öte yandan Demokrat Senatör John Fetterman ise önceki oylamalarda olduğu gibi tasarıya karşı çıkan tek Demokrat senatör oldu.

SENATO’DA İLK ENGEL AŞILDI AMA SÜREÇ BİTMEDİ

Tasarı henüz yasalaşmış değil.

Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato’da ilk prosedür engelini geçen tasarının tamamen kabul edilmesi için iki ayrı oylamadan daha geçmesi gerekebilir.

Bunun ardından benzer içerikteki tasarının Temsilciler Meclisi’nde de kabul edilmesi gerekiyor.

ABD medyasına konuşan bazı Temsilciler Meclisi üyeleri, İran savaş yetkileriyle ilgili benzer bir tasarının bugün meclis gündemine gelmesini beklediklerini açıkladı.

TASARI KABUL EDİLİRSE NE OLACAK?

Tasarı hem Senato’dan hem de Temsilciler Meclisi’nden geçerse Beyaz Saray’a gönderilecek.

Bu durumda Donald Trump’ın önüne iki seçenek çıkacak:

Tasarıyı imzalamak,

Ya da veto etmek.

Washington kulislerinde Trump’ın tasarıyı veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.

WASHINGTON’DA “İRAN SAVAŞI” ÇATLAĞI

Tasarı henüz yasalaşmasa da, ABD Kongresi’nde özellikle Cumhuriyetçiler arasında İran’la savaşın uzamasına yönelik ciddi rahatsızlık oluştuğu yorumları yapılıyor.

Bazı senatörlerin:

ABD’nin uzun süreli yeni bir Orta Doğu savaşına sürüklenmesinden, İran krizinin büyümesinden, Amerikan askerlerinin doğrudan savaşın içine çekilmesinden endişe duyduğu belirtiliyor.

1973 YASASI NEDEN ÖNEMLİ?

Tasarı, ABD’de 1973 yılında kabul edilen “Savaş Yetkileri Yasası”na dayanıyor.

Söz konusu yasa ABD Başkanının başka bir ülkeye savaş başlatmadan önce Kongre’ye bilgi vermesini, Kongre onayı olmadan uzun süreli askeri operasyon yürütmemesini öngörüyor.

Aynı yasa ayrıca Kongre’nin onay vermediği bir çatışmada ABD askerlerinin 60 gün içinde geri çekilmesini zorunlu kılıyor.

Bu nedenle Senato’daki son oylama, yalnızca İran krizine ilişkin değil, aynı zamanda Trump’ın savaş yetkileri konusunda da Washington’daki güç mücadelesinin yeni cephesi olarak değerlendiriliyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin