CANLI | Trump iki ismi görevlendirdi: ABD heyeti İslamabad'a gidiyor
ABD ile İran arasındaki kırılgan ateşkes süreci devam ederken, gözler taraflardan gelen mesajlara çevrildi. ABD basınına göre ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'i İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşmek üzere Pakistan'ın başkenti İslamabad'a gönderiyor. İşte dakika dakika bölgede yaşanan gelişmeler.
Orta Doğu'da haftalardır süren gergin bekleyiş, yerini sıcak çatışma sinyallerine bıraktı. Savaşın 56. gününde dünya kamuoyu "ateşkes uzayacak mı?" sorusuna yanıt ararken, gözler taraflardan gelen mesajlara çevrildi.
İŞTE DAKİKA DAKİKA ORTA DOĞU'DAKİ SICAK GELİŞMELER
CANLI ANLATIM
"PAKİSTAN'A UÇMAK İÇİN HERKES HAZIR"
Beyaz Saray, "Pakistan'a uçmak için herkes hazır. Kushner ve Witkoff Pakistan'a gidecek" ifadelerine yer verdi.
İRAN'DAN ERAKÇİ’NİN PAKİSTAN ZİYARETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Bekayi, Erakçi’nin Pakistan, Umman ve Rusya'ya yapacağı ziyaretler hakkında açıklamada bulundu.
Bekayi, “Erakçi’nin ziyaretlerinde ABD ve İsrail’in İran’a dayattığı savaşın sona erdirilmesine ilişkin çabaların son durumu ele alınacak. Ayrıca bölgesel istikrar ile barış için görüş alışverişinde bulunulacak.” ifadelerini kullandı.
Öte yandan İranlı Öğrenciler Haber Ajansı (ISNA), Erakçi'nin Pakistan'da ABD'li yetkililerle görüşme yapmayacağını duyurdu.
İRAN'DA TAHT KAVGASI VE URANYUM PAZARLIĞI: ORTADOĞU'DA KARTLAR YENİDEN KARILIYOR!
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın İslamabad, Rusya ve Umman'ı kapsayan kritik ziyaret trafiği, Tahran koridorlarında yükselen istifa iddiaları ve uranyum zenginleştirme programı üzerinden yürütülen gizli pazarlıklar bölgeyi ateş hattına çevirdi. A Haber ekranlarında "sıcak bölge" atmosferini değerlendiren Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Necmettin Mutlu, İran rejiminin içindeki derin çatlağı, ekonominin belini büken yaptırımları ve ABD donanmasının körfezdeki yeni hamlelerini tüm detaylarıyla deşifre ederek tarihi bir tanıklığa imza attı.
PEZEŞKİYAN'IN DİPLOMASİ TRAFİĞİ VE "ARKA KAPI" STRATEJİSİ
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın İslamabad’dan başlayıp Rusya ve Umman’a uzanan ziyaret programı, Tahran’ın savaş senaryolarından kaçınma çabası olarak yorumlanırken, Dr. Necmettin Mutlu bu durumu farklı bir boyuta taşıdı. Pezeşkiyan’ın bu ziyaretlerin savaşla ilgili olmadığını ve sadece komşu ziyaretleri olduğunu söylemesi üzerine değerlendirmelerde bulunan Dr. Necmettin Mutlu, "Arka kapı diplomasisi kullanıyorlar ancak Trump'ın bahsettiği o 'elit çatlatma' meselesi gerçekleşiyor gibi görünüyor. Kült liderlerden sonra İran'da bir liderlik davası ortaya çıkabilir mi ve burada Amerikalıların çalışabileceği daha ılımlı isimler belirebilir mi sorusu şu an masada" ifadelerini kullandı.
TAHAN KORİDORLARINDA İSTİFA DEPREMİ VE URANYUM KRİZİ
İran Meclis Başkanı Kalibaf’ın istifa ettiğine dair özellikle İsrail basınında çıkan haberler ve uranyumun pazarlık konusu yapılıp yapılmaması tartışması rejim içindeki fay hatlarını tetikledi. Kalibaf ve Pezeşkiyan’ın ortak bir mesaj yayımlayarak bu iddiaları bastırmaya çalıştığını belirten Mutlu, uranyumun stratejik önemine dikkat çekerek, "Uranyum şu an içlerinde çok büyük bir tartışma konusu. Pazarlık masasına gelmeli mi, gelmemeli mi? Devrim Muhafızları komutanı Vahidi ve İsmail Bekayi gibi isimler, uranyumun kesinlikle bir pazarlık aracı haline getirilmemesi gerektiğini savunuyorlar. Pezeşkiyan kanadı ise ekonomik yükü hafifletmek için bunu bir koz olarak kullanmak istiyor" sözleriyle Tahran’daki iki farklı kampı tasvir etti.
"ELİT ÇATLATMA": DEVRİM MUHAFIZLARI VE SİYASETÇİLER KARŞI KARŞIYA
İran’daki yönetim yapısının karmaşıklığına vurgu yapan Dr. Mutlu, rejim içindeki güç savaşlarını dramatik bir dille aktardı. Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in "şahin" kanadın en güçlü temsilcisi olduğunu hatırlatan Dr. Necmettin Mutlu, "İran’da 1979 devriminden beri bir görüş ayrılığı var ancak bu durum artık daha radikal bir noktaya evriliyor. Mücteba Hamaney ve Devrim Muhafızları sıcak savaş ve sertlik yanlısıyken; Pezeşkiyan ve Kalibaf gibi isimler ayakları yere basan, Batı ile uzlaşma niyetinde olan bir çizgide duruyor. Bu, Devrim Muhafızları’nın varoluş sebebine aykırı bir durum yarattığı için siyasi cephe ile aralarında derin bir çatlak oluşmuş durumda" şeklinde konuştu.
EKONOMİK ÇÖKÜŞ: HEMŞİRE VE POLİS MAAŞLARI ÖDENEMİYOR
Donald Trump’ın "Halk sokaklara dökülecek" iddialarını ve İran üzerindeki ekonomik baskıyı analiz eden Mutlu, sahadan gelen istihbarat bilgilerini paylaştı. Ekonomik ablukanın rejim güvenliğini tehdit eder boyuta geldiğini belirten Dr. Necmettin Mutlu, "Trump, 'Savaş bitsin birkaç ay sonra polisin, öğretmenin, askerin maaşını nasıl ödeyecekler?' diyor. Sahadan gelen bilgiler gerçekten ciddi. Hemşirelerin bir aydır gecikmeli maaş aldığı, kamu kurumlarında ciddi bir finansman krizi yaşandığı biliniyor. Pezeşkiyan cephesinin uranyumu pazarlık masasına getirmek istemesinin ardındaki temel saik bu ekonomik yangını söndürmektir" ifadelerini kullandı.
%60'TAN %90'A: NÜKLEER SİLAHIN EŞİĞİNDE BİR İRAN
Uranyumun zenginleştirilme süreci ve bu elementin nükleer bir silaha dönüşme aşamalarını teknik detaylarıyla açıklayan Dr. Mutlu, santrifüjlerin çalışma prensibini anlattı. İran’ın %60 oranında zenginleştirdiği uranyumun büyük bir tehdit olduğunu belirten Dr. Necmettin Mutlu, "U-133 denilen izotopu süpersonik hızla döndürerek zenginleştiriyorlar. %90'a yaklaşmış bir uranyum demek, İran'ın nükleer silahı her an kullanabilmesi demektir. Obama döneminde bu oran %4'e kadar düşürülmüştü ancak Trump'ın anlaşmayı yırtıp atmasıyla bugün dünya tekrar yangın yerine döndü. İran artık bu konuda bir 'know-how'a sahip, bu teknolojiye bir kere vakıf oldular" dedi.
ZAMAN KAZANMA OPERASYONU: URANYUM RUSYA'YA MI GİDECEK?
Uranyum stoklarının Rusya veya Çin gibi ülkelere nakledilme ihtimali üzerine değerlendirmelerde bulunan Mutlu, bunun bir "emanet" değil, bir "satış" olarak planlandığını öne sürdü. Bu hamlenin sadece zaman kazandıracağını söyleyen Dr. Necmettin Mutlu, "Uranyumu ellerinden alsanız bile İran bu teknolojiyi öğrendi. Ancak bu stokların taşınması demek, İran’ın yeni stok üretmesi için en az 2-3 yıllık bir zamana ihtiyacı olması demektir. Amerikalıların tüm derdi bu zamanı kazanmak. İran ise bu stokları vererek dondurulmuş varlıklarını çözmek ve ekonomisini rahatlatmak istiyor" tespitinde bulundu.
