Trump'tan İran ile anlaşmada çelişkili çıkış: Tamamen müzakere edilmiş değil

Trump'tan İran ile anlaşmada çelişkili çıkış: Tamamen müzakere edilmiş değil

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la anlaşmaya “çok yaklaştıklarını” açıklamasının ardından Washington kulisleri hareketlendi. Trump, Başkan Recep Tayyip Erdoğan dahil Orta Doğu liderleriyle yoğun diplomasi trafiği yürüttüklerini belirtirken, anlaşmanın kısa süre içinde duyurulabileceğini söyledi. Bölgede gözler yeniden diplomasi masasına çevrilirken Trump, İran’a yönelik baskının süreceğini vurgulayarak, “Zaman bizim lehimize ilerliyor. İran'la anlaşma tamamen müzakere edilmiş değil” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran hattında kritik diplomasi trafiği hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la yürütülen görüşmelerde önemli mesafe kat edildiğini belirterek tarafların anlaşmaya çok yakın olduğunu söyledi. Amerikan medyasında da savaş ihtimalinin büyük ölçüde geride kaldığı ve uzlaşı zemininin güçlendiği yönünde analizler öne çıktı.

28 Şubat'ta İsrail'in de desteğiyle İran'a yönelik başlatılan savaşta sona yaklaşıldığı değerlendiriliyor. Taraflardan gelen açıklamalar ve ABD basınında yer alan haberlerde, çatışmaların 24 saat içinde sona erebileceği öne sürülüyor. Peki savaşın bitişine giden süreçte masada hangi başlıklar var?

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 24 MAYIS 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DA DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

BEYAZ SARAY: İRAN İLE ANLAŞMANIN TAMAMLANMASI GÜNLER SÜREBİLİR

ABD medyasına yansıyan haberlere göre, bir Beyaz Saray yetkilisi, bazı basın mensuplarına verdiği brifingde ABD ile İran arasındaki anlaşma sürecinde gelinen son durumu değerlendirdi.

ABD'li yetkili, söz konusu anlaşmanın bugün imzalanmasını beklemediklerini ve İran'daki onay sürecinden dolayı anlaşmanın tamamlanmasının günler sürebileceğini ifade etti.

Temkinli bir iyimserlikle konuşan yetkili, "Şu an çok iyi bir noktadayız ancak anlaşmanın bozulabilmesi ihtimali halen var." değerlendirmesini yaptı.

Anlaşma metni üzerinde hala bazı detayların müzakere edildiğini aktaran yetkili, "Hala bazı ayrıntılar üzerinde görüşmeler sürüyor. Bizim için önemli olan bazı ifadeler var, onların için de önemli olan bazı ifadeler var." dedi.

İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in anlaşmanın genel çerçevesini onayladığını ancak bunun nihai bir anlaşma metnine dönüşüp dönüşmeyeceğini yakında göreceklerini kaydeden yetkili, sürecin gidişatından ise ümitli olduklarını vurguladı.

NYT'DEN HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN YENİDEN AÇILMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA İDDİASI

Öte yandan New York Times (NYT) gazetesi, ABD'li bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ile İran'ın "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması" konusunda uzlaşmaya vardıkları iddiasını okurlarıyla paylaştı.

Aynı haberde, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu elinden çıkarma konusunda da ABD ile mutabık kaldığı ancak anlaşmanın henüz nihai olarak tamamlanmadığı ifade edildi.

TRUMP'TAN ANLAŞMA HABERLERİNE TEPKİ

Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından açıklama yaparak, henüz kimsenin nihai anlaşma metnini görmediğini ve bu yönde yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Trump, "Bizim anlaşmamızı kimse görmedi ya da ne olduğunu bilmiyor. Henüz tam olarak müzakere bile edilmedi. O yüzden, hakkında hiçbir şey bilmedikleri bir konuyu eleştiren o başarısız kişilere kulak asmayın." ifadelerini kullanarak bazı medya organlarında çıkan eleştirilere tepki gösterdi.

ABD Başkanı Trump, konuyla ilgili önceki açıklamasında, İran'la müzakere sürecinin halen devam ettiğini kaydederek, "Müzakereler düzenli ve yapıcı bir şekilde ilerliyor; müzakerelere katılan temsilcilerime, zaman bizim lehimizde olduğu için anlaşma konusunda acele etmemelerini söyledim." değerlendirmesini yapmıştı.

Trump, cumartesi günü yaptığı açıklamada ise nihai hale getirilmek üzere İran'la "büyük oranda" bir anlaşma üzerinde görüşmeler yaptıklarını ve anlaşmanın kısa sürede tamamlanmasını umduğunu aktarmıştı. 


 

TRUMP: İRAN İLE ANLAŞMA TAMAMEN MÜZAKERE EDİLMİŞ DEĞİL

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile barış müzakerelerine ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda eski ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin İran ile diplomatik temaslarına yönelik eleştirilerini de sürdürerek, "İran'la bir anlaşma yaparsam, bu iyi ve düzgün bir anlaşma olacak. Obama tarafından yapılan ve İran'a büyük miktarlarda nakit sağlayan, aynı zamanda bir nükleer silah yolunu da net bir şekilde mümkün kılan anlaşma gibi olmayacak. Bizim anlaşmamız bunun tam tersidir" dedi.

TRUMP'TAN ÇELİŞKİLİ MÜZAKERE AÇIKLAMASI

Trump, İran ile savaşın sonlandırılmasına ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik anlaşmaya ilişkin, "Henüz kimse bunu görmedi ya da ne olduğunu bilmiyor. Zaten tamamen müzakere edilmiş halde değil. Bu yüzden hakkında hiçbir şey bilmedikleri bir konuda eleştiri yapanları dinlemeyin" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, Obama yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürerek, "Bu sorunu benden yıllar önce çözmesi gerekenlerin aksine ben kötü anlaşmalar yapmam" dedi.

Trump, dün yaptığı açıklamada İran ile sağlanması beklenen mutabakatın "büyük ölçüde müzakere edildiği" değerlendirmesinde bulunmuştu. 

"İRAN ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUMUN ELDEN ÇIKARILMASINI KABUL ETTİ" İDDİASI

ABD-İran arasındaki gerilimin sona erdirilmesi ve kalıcı bir barış anlaşmasına varılmasına yönelik diplomatik temaslar sürerken, ABD basını dikkat çekici bir iddiada bulundu.

ABD merkezli CBS News’in haberine göre, Beyaz Saray’dan bir yetkili, İran’ın ABD ile yürütülen müzakereler kapsamında yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının "elden çıkarılmasını" içeren bir mutabakatı prensipte kabul ettiğini aktardı.

Ancak yetkili, bu hafta sonu herhangi bir anlaşmanın imzalanmasının beklenmediğini ifade etti. Yetkili, ABD’nin İran dini lideri Mücteba Hamaney’in anlaşma taslağını onayladığına inandığını ancak imzaların atılabilmesi için nihai mutabakatın sağlanması gerektiğini belirtti.

Yetkili, ABD’nin Tahran yönetiminden yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu tasfiye etme ve diğer nükleer meseleleri çözmeyi taahhüt etmesini istediğini ifade etti. ABD’li yetkili ayrıca taraflar arasındaki muhtemel yeni anlaşmanın ABD eski Başkanı Barack Obama döneminde 2015 yılında İran’ın belirli bir seviyeye kadar uranyum zenginleştirilmesine izin veren anlaşmadan daha iyi bir anlaşma olduğuna inandıklarını söyledi.

"URANYUMUN BERTARAF EDİLMESİNDE GÖRÜŞ AYRILIĞI BULUNMUYOR"
ABD’li yetkili, tarafların uranyumun nasıl bertaraf edileceğine ilişkin mekanizmanın ayrıntıları üzerindeki görüşmeleri sürdürdüğünü belirtti. Washington ile Tahran arasında zenginleştirilmiş nükleer materyal stoklarının ortadan kaldırılması konusunda görüş ayrılığı bulunmadığını savunan yetkili, müzakerelerin mevcut aşamada bu sürecin hangi yöntemle hayata geçirileceği üzerinde yoğunlaştığını ifade etti.

"ABD ABLUKASI KALDIRILACAK"
Anlaşma kapsamında ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere yönelik ablukasının kaldırılacağı belirtilirken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile Körfez ülkeleri arasında gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla bir iş birliği oluşturulacağı kaydedildi.

Yetkili, bu koordinasyonun bir "geçiş ücreti sistemi" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Müzakere sürecinde ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner’in de rol oynadığını bildiren yetkili, ABD’nin Orta Doğu’daki tüm müttefiklerini sürece dahil etmeye çalıştığını söyledi.

“ANLAŞMA İMZALANANA KADAR ABLUKA SÜRECEK”

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan kalıcı ateşkes anlaşması müzakerelerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Müzakereler düzenli ve yapıcı ilerliyor. Temsilcilerime acele etmemeleri gerektiğini söyledim, çünkü zaman bizim lehimize işliyor" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan kalıcı ateşkes anlaşması müzakerelerine ilişkin açıklama yaptı. Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social’dan yaptığı paylaşımda, "Ülkemizin şimdiye kadar yaptığı en kötü anlaşmalardan biri, Barack Obama ve Obama yönetimindeki tam anlamıyla amatörler tarafından ortaya konulan ve imzalanan İran Nükleer Anlaşması’ydı. Bu, İran’ın nükleer silah geliştirmesine giden doğrudan bir yoldu. Trump yönetimi tarafından şu anda İran ile müzakere edilen anlaşma ise böyle değil, aslında tam tersi" dedi.

"ABLUKA, BİR ANLAŞMAYA VARILANA KADAR YÜRÜRLÜKTE KALMAYA DEVAM EDECEK"

ABD Başkanı müzakerelerde son duruma ilişkin ise "Müzakereler düzenli ve yapıcı bir şekilde ilerliyor. Temsilcilerime acele etmemeleri gerektiğini söyledim, çünkü zaman bizim lehimize işliyor. Abluka, bir anlaşmaya varılana, onaylanana ve imzalanana kadar tamamen yürürlükte kalmaya devam edecek. Her iki taraf da zamanını almalı ve bunu doğru yapmalı. Hata olmamalı" açıklamasını yaptı.

"İRAN İLE İLİŞKİMİZ ÇOK DAHA PROFESYONEL VE VERİMLİ BİR HALE GELİYOR"

Paylaşımında İran ile ilişkilere de değinen Donald Trump, "İran ile ilişkimiz çok daha profesyonel ve verimli bir hale geliyor. Ancak şunu anlamalılar ki nükleer silah veya bomba geliştiremez ya da edinemezler" ifadelerini kullandı.

Bu süreçte ateşkes için çabalayan devletlere teşekkür eden ABD Başkanı Donald Trump, "Şimdiye kadar destekleri ve iş birlikleri için Orta Doğu’daki tüm ülkelere teşekkür etmek istiyorum. Bu destek ve iş birliği, tarihi İbrahim Anlaşmaları'na (Abraham Accords) katılmalarıyla daha da güçlenecek ve kim bilir, belki İran İslam Cumhuriyeti de katılmak isteyebilir" dedi.

 

"ÖNÜMÜZDEKİ SAATLERDE DÜNYA İYİ HABERLER ALABİLİR"

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile müzakerelere ilişkin olarak, "Önümüzdeki birkaç saatte, en azından boğazlar ve bizi nihayetinde Başkanın istediği noktaya götürebilecek bir süreç konusunda dünyanın bazı iyi haberler alması ihtimali olduğunu düşünüyorum" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret çerçevesinde Yeni Delhi’de Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Hindistan ve ABD arasındaki stratejik ortaklığın önemine vurgu yaparak başladığı basın toplantısında İran ile müzakerelere ilişkin bir soru alan Rubio, "Sanırım bugün biraz daha ilerleyen saatlerde bu konuda daha fazla haber gelebilir. Bu nedenle de açıklamayı Başkana bırakacağım. Ancak şunu söylemem yeterli olacaktır. İlerleme kaydedildi. Önemli ilerleme kaydedildi ancak henüz nihai ilerleme sağlanmış değil" dedi.

 

Fotoğraf-İHAFotoğraf-İHA

"HÜRMÜZ BOĞAZI ULUSLARARASI BİR SU YOLUDUR"
ABD’li Bakan Rubio, "Nihai amaç, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmamasıdır. İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olamaz. Başkan bu konuda çok net oldu. Donald Trump, ABD Başkanı olduğu sürece, asla nükleer silaha sahip olamayacaklar" diye konuştu.

Hürmüz Boğazı’na ilişkin meselenin de bu konuyla bağlantılı olduğunu ifade eden Marco Rubio, "Burası uluslararası bir su yoludur. Onlara ait değil. Şu anda yaptıkları şey, esasen uluslararası bir su yolunu kullanan ticari gemileri yok etmekle tehdit etmektir. Bu, her türlü uluslararası hukuk anlayışına göre yasa dışıdır. Böyle bir şeyin normalleşmesine izin verirsek, kabul edilemez bir statükoyu normalleştirmiş oluruz" ifadelerini kullandı.

 Trump’ın tercihinin sorunun diplomatik yollarla çözülmesi olduğunu vurgulayan Rubio, "Bu sorunu Savunma Bakanlığı’nın çözmek zorunda kalmasındansa, benim ve Dışişleri Bakanlığı’nın çözmesini tercih eder. Fakat bu mesele, şu ya da bu şekilde çözülecek" şeklinde konuştu.

"BİR TASLAK ÇERÇEVESİNDE İLERLEME SAĞLADIĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUZ"
Marco Rubio, "Son 48 saat içinde Körfez bölgesindeki ortaklarla birlikte bir çerçeve üzerinde çalışırken ilerleme kaydettik. Eğer başarılı olursa, bu çerçeve bize yalnızca boğazların tamamen açılmasını değil, tabii bunu söylerken boğazların geçiş ücreti olmaksızın açık olmasını kastediyorum, aynı zamanda geçmişte İran’ın nükleer silah hedeflerinin temelini oluşturan bazı kilit unsurları da ele alabilir. Dolayısıyla, işe yararsa bizi sonuca götürebilecek bir taslak çerçevesinde ilerleme sağladığımızı düşünüyoruz" dedi.

Bunun İran tarafından bütünüyle kabulü ve uygulanmasının da gerekeceğini belirten ABD’li Bakan, "Bu ayrıca, detayların müzakere edilmesine yönelik ileride yapılacak çalışmaları da gerekli kılacak. Örneğin nükleer program söz konusu olduğunda, bunlar son derece teknik meseleler ve muhtemelen belirli bir zaman dilimi içinde ele alınmaları gerekir" diye konuştu.

"BAZI İYİ HABERLER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM AMA HENÜZ NİHAİ HABERLER DEĞİL"
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "Bence ilerleme kaydettik. Bunu söylerken her zaman temkinliyim, çünkü kağıt üzerinde bazı şeylerde anlaşabilirsiniz ama bunların gerçekten uygulanması gerekir. Ancak, önümüzdeki birkaç saat içinde, en azından boğazlar ve bizi nihayetinde Başkanın istediği noktaya götürebilecek bir süreç konusunda dünyanın bazı iyi haberler alması ihtimali olduğunu düşünüyorum. Başkanın istediği nokta ise dünyanın artık İran’ın nükleer silahına ilişkin korku ya da endişe duymak zorunda olmadığı bir dünyadır. Dolayısıyla bu cephede bazı iyi haberler olduğunu düşünüyorum ama henüz nihai haberler değil" ifadelerini kullandı.

"YERYÜZÜNDE TERÖRÜ İRAN’DAN DAHA FAZLA DESTEKLEYEN HİÇBİR ÜLKE YOK"
Basın toplantısında ABD’nin İran’daki savaşı milyonlarca çocuğun okulda bulunduğu bir zamanda başlattığını, saldırıların devam ettiği süreçte en az 22 okulun zarar gördüğü ve ABD yönetimini savaşın zamanlaması nedeniyle pervasızca hareket etmekle suçlayanlara cevabının ne olduğu sorusuna Rubio, "Askeri taktikler hakkında konuşmayacağım çünkü bu benim alanım değil. Ama şunu söyleyebilirim; İran ile bu çatışma başladığında, hedefler ortaya konulmuştu ve her şey çok netti. Donanmalarını yok edecektik ve bunu yaptık. Balistik füze kabiliyetlerini ciddi ölçüde azaltacaktık zira bu arkasına saklanmaya çalıştıkları konvansiyonel bir kalkandı ve bu hedefe de ulaştık. Savunma sanayii altyapılarını tahrip edecektik ki bunları yeniden inşa edemesinler. Bunu da başardık. Destansı Öfke Operasyonu’nun hedefleri bunlardı ve bu hedeflere ulaşıldı" ifadeleriyle cevap verdi.

İran’ın terörist vekil grupları destekleyen bir ülke olduğunu ileri süren ABD’li Bakan, "Yeryüzünde terörü İran’dan daha fazla destekleyen hiçbir ülke yok. Dünyanın dört bir yanında insanları hedef almak için milyonlarca dolar harcadılar. Buna arada kalan siviller de dahil. İran’ın yaptığı budur" dedi.

Rubio, "Şimdi ne yaptıklarına da bir bakın. Sivil gemileri rehin tutuyorlar. Buna şu anda Basra Körfezi’nde mahsur kalmış gemiler de dahil. Uluslararası bir su yoluna mayın döşediler" diyerek konuşmasını tamamladı.

HÜRMÜZ'DEN 24 SATTE 33 GEMİ GEÇTİ

İran Devrim Muhafızları Ordusu, son 24 saatte Hürmüz Boğazı'ndan 33 geminin geçiş yaptığını duyurdu. İran devlet televizyonunun, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'ne dayandırdığı habere göre; son 24 saatte petrol tankerleri, konteyner gemileri ve diğer ticari gemiler dahil olmak üzere 33 gemi, donanmanın koordinasyonu ve güvenliği altında Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Devrim Muhafızları Ordusu 21 Mayıs'ta 31, 22 Mayıs'ta 35, 23 Mayıs'ta ise 25 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini açıklamıştı.

ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.

PEZEŞKİYAN'DAN "NÜKLEER" MESAJI: DÜNYAYA GÜVENCE VERMEYE HAZIRIZ

 İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin nükleer silah üretmeyi hedeflemediğini belirterek, "Dünyaya, nükleer silah peşinde olmadığımıza ilişkin güvence vermeye hazırız." dedi.

Pezeşkiyan, İran devlet televizyonuna yaptığı ziyarette, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ülkesinin istikrarsızlık ve huzursuzluk meydana getirme taraftarı olmadığını belirten Pezeşkiyan, buna rağmen İsrail'in istikrarsızlığı sürdürmek için her fırsatı değerlendirdiğini ve "Büyük İsrail" hayali peşinde koştuğunu ifade etti.

"Dünyaya, nükleer silah peşinde olmadığımıza ilişkin güvence vermeye hazırız." diyen Pezeşkiyan, ancak İranlı müzakere heyetinin ülkenin onuru ve haysiyeti söz konusu olduğunda asla geri adım atmayacağının da altını çizdi.

"İRAN İLE ANLAŞMA TASLAĞINDA İLERLEME KAYDEDİLDİ"

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile Yeni Delhi'deki görüşmesinin ardından ortak basın toplantısında konuştu.

İran ve Hürmüz Boğazı konusunda günün ilerleyen saatlerinde yeni haberler gelebileceğini belirten Rubio, bu konuda açıklamaları ABD Başkanı Donald Trump'ın yapacağını söyledi.

ABD'NİN NİHAİ HEDEFİ NÜKLEER

Rubio, İran'la anlaşmaya varma konusunda "ciddi ilerleme" kaydedilse de nihai bir sonuca varılmadığını vurgulayarak "Nihai hedefin İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı olduğunu hatırlatmak isterim" dedi.

Bakan Rubio, Körfez bölgesindeki ortaklarıyla son 48 saatte, "Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması ve geçiş ücreti olmamasının hedeflendiği taslak üzerinde ilerleme kaydettiklerini" ifade etti.

NÜKLEER MATERYALLER ÜLKE DIŞINA ÇIKARILACAK MI?

İran'ın ABD ile imzalanması muhtemel mutabakat zaptında, "nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılacağı veya nükleer çalışmaların askıya alınacağı taahhüdünde bulunmadığı" belirtildi. İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Tahran ile Washington arasında imzalanması muhtemel mutabakat zaptına ilişkin ayrıntıları paylaştı.

Haberde, İran'ın mutabakat zaptında nükleer materyalleri ülke dışına çıkarma veya nükleer çalışmalarını 20 yıl süreyle askıya alma gibi bir taahhütte bulunmadığı ifade edildi. Ayrıca nükleer ile ilgili meselelerin, savaşın sona erdirilmesi ve ABD'nin kendi taahhütlerini yerine getirmesinin ardından, müzakerelerin sonraki aşamalarında ele alınacağı kaydedildi.
 

İRAN: HİBRİT SAVAŞI ENGELLEDİK

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD ile devam eden müzakerelere ilişkin, "Basiretli İran milleti, müzakere koşullarında da düşmanın planlarını etkisiz hale getirecek ve boşa çıkaracaktır" açıklamasında bulundu. Devrim Muhafızları Ordusu, "24 Mayıs Hürremşehr Kurtuluş Günü" münasebetiyle bir bildiri yayımladı.

Bildiride, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırıların bir "hibrit savaş" olduğu ancak halkın desteğiyle birlikte İran Silahlı Kuvvetleri'nin "düşmanın hedeflerine ulaşmasını engellediği" ifade edildi.

İran'ın füze ve nükleer alanlardaki ilerlemesinin ABD ve İsrail'i yeniden hesap yapmaya zorladığı belirtilen bildiride, ülkenin tüm askeri unsurlarının yüksek hazırlık seviyesinde bulunduğu kaydedildi. Bildiride ayrıca İran'a yönelik olası yeni saldırıların "bölge dışına taşacağı ve yıkıcı sonuçlar doğuracağı" ifade edildi.

İRAN URANYUM STOKUNDAN VAZGEÇMEYİ KABUL ETTİ İDDİASI

İran’ın, ABD ile yürütülen müzakereler kapsamında, elindeki yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmeyi kabul ettiği öne sürüldü.

ABD ve İran arasında kalıcı bir barış sağlamaya yönelik çabalar sürerken, ABD merkezli The New York Times (NYT) gazetesi dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. Üst düzey iki ABD’li yetkiliye dayandırılan habere göre; İran’ın, ABD ile yürütülen müzakereler kapsamında, elindeki yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmeyi kabul ettiği öne sürüldü. Tahran yönetiminin uranyumu nasıl ve ne şekilde ülkeden çıkaracağına dair henüz kesin bir yöntem belirlemediği aktarıldı. Yetkililer, İran'ın elindeki uranyumdan vazgeçeceğine dair genel bir taahhütte bulunduğunu, sürecin teknik detaylarının ise yapılacak anlaşmanın ardından başlayacak müzakerelerde netleştirileceğini belirtti. Söz konusu iddia, İran makamları tarafından henüz doğrulanmadı.
 

 

“TOPYEKÛN SAVAŞ SENARYOSU ŞİMDİLİK RAFA KALKTI”

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la anlaşmaya “çok yaklaşıldı” mesajı vermesinin ardından gözler Washington’a çevrildi. Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik ekibinin adeta alarma geçtiği belirtilirken, Emekli Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, Trump’ın sürece verdiği önemi vurgulayarak, “Trump’ın oğlunun düğününe bile gitmeyecek şekilde bu meseleye yoğunlaştığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Krizin en kritik dönemlerinde Tahran’a yönelik ağır bombardımanlar, nükleer tesislere taktik saldırılar ve bölgesel savaş ihtimalleri konuşulurken, beklenen büyük yıkımın yaşanmadığını belirten Hüseyin Fazla, “Hem İran tarafında hem İsrail tarafında büyük bir yıkım oluşmadı. Dünya topyekûn savaşın eşiğinden döndü.” değerlendirmesinde bulundu.

ERDOĞAN VE BÖLGE ÜLKELERİ DEVREDE

Sıcak diplomasi trafiğinin perde arkasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Fazla, Türkiye’nin süreçte aktif rol üstlendiğini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dahil olduğu Orta Doğu’daki ülkelerin Trump’ı barış yönünde ikna ettiği görülüyor.” sözleriyle Ankara’nın kritik etkisine işaret etti.

Fazla ayrıca Pakistan cephesinden de önemli girişimler geldiğini belirterek, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’in yoğun diplomasi yürüttüğünü, Tahran ve Pakistan hattında görüşmelerin sürdüğünü aktardı. İran İçişleri Bakanı’nın da süreçte etkin rol aldığını ifade eden Fazla, Çin bağlantısına da dikkat çekerek Halıbaf’ın perde arkasındaki temaslarda kritik aktörlerden biri olabileceğini söyledi.

“ORTADA TAM ANLAMIYLA İMZALANMIŞ BİR METİN YOK”

Tüm olumlu havaya rağmen henüz nihai anlaşmanın ortaya çıkmadığını vurgulayan Hüseyin Fazla, tarafların daha çok “iyi niyet” zemininde ilerlediğini belirtti. Fazla, “Henüz nükleer silahlar, vekil güçler veya yaptırımlar konusunda imza altına alınmış net maddeler yok. Ancak masada artık savaş değil barış konuşuluyor.” şeklinde konuştu.

Uzmanlara göre özellikle dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirme kapasitesi gibi başlıklar halen masadaki en hassas dosyalar arasında yer alıyor.

30 İLA 60 GÜNLÜK KRİTİK SÜREÇ

Hüseyin Fazla, önümüzdeki iki ayın belirleyici olacağını belirterek, “Taraflar önümüzdeki 30 ila 60 gün içerisinde görüşmeleri daha da derinleştirerek kalıcı bir barışa ulaşabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Ancak perde arkasında “havuç ve sopa” diplomasisinin devam ettiğini belirten Fazla, hem ABD’nin hem İran’ın gerektiğinde savaşa hazır oldukları mesajını vermeyi sürdürdüğünü söyledi. Tarafların kamuoylarına “zafer kazanmış” görüntüsü vermeye çalıştığını ifade eden Fazla, psikolojik savaşın da diplomatik süreç kadar önemli olduğuna dikkat çekti.

PETROL GERİLEDİ, PİYASALAR NEFES ALDI

Savaş ihtimalinin zayıflaması piyasalarda da etkisini gösterdi. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanan düşüş dikkat çekerken, uzmanlar bu gelişmenin küresel ekonomi açısından kritik olduğunu belirtiyor.

Hüseyin Fazla, “Petrolün yükselişi bugün düşüşe geçmişti. Bu açıklamalarla birlikte daha da geri çekilmesi bekleniyor.” diyerek özellikle enerji piyasalarının anlaşma ihtimalini olumlu fiyatladığını söyledi.

Kurban Bayramı öncesi gelen yumuşama mesajlarının İslam dünyasında da olumlu yankı uyandırdığı belirtiliyor.

CENTCOM GÜÇLERİ GERİ Mİ ÇEKİLECEK?

Savaş atmosferinin zayıflamasıyla birlikte ABD’nin bölgeye sevk ettiği askeri unsurların geleceği de tartışma konusu oldu. Hüseyin Fazla, Kongre’nin Trump’a geniş savaş yetkisi vermediğini hatırlatarak, “CENTCOM emrine verilen kuvvetlerin zaman içerisinde yeniden kendi üslerine çekildiğini görürsek bu normalleşmenin en önemli işaretlerinden biri olur.” ifadelerini kullandı.

HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI: “KRİTİK DERSLER ÇIKARILDI”

Krizin en kritik başlıklarından biri olan Hürmüz Boğazı da dikkat çekici mesajlar verdi. Sürecin en sıcak günlerinde küresel enerji akışının adeta kilit noktası haline gelen Hürmüz’de bugün yaklaşık 40 geminin geçiş yaptığı belirtildi.

Bu gelişmeyi değerlendiren Fazla, Körfez ülkelerinin artık Hürmüz’e tam bağımlı kalmak istemeyeceğini belirterek, “Daha fazla boru hattı döşenecek, alternatif enerji koridorları oluşturulacak. Böylece İran’ın kriz dönemlerinde elindeki stratejik koz da zayıflayacak.” dedi.

“TOPYEKÛN SAVAŞ SENARYOSU ŞİMDİLİK RAFA KALKTI”

Krizin en kritik dönemlerinde Tahran’a yönelik ağır bombardımanlar, nükleer tesislere taktik saldırılar ve bölgesel savaş ihtimalleri konuşulurken, beklenen büyük yıkımın yaşanmadığını belirten Hüseyin Fazla, “Hem İran tarafında hem İsrail tarafında büyük bir yıkım oluşmadı. Dünya topyekûn savaşın eşiğinden döndü.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin savaşı daha ileri noktaya taşımadığını, İran tarafında da “aklıselimin” öne çıktığını söyleyen Fazla, bunun yalnızca Orta Doğu için değil tüm dünya için önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.

2015 ANLAŞMASINA BENZER YENİ DÖNEM Mİ?

Uzmanlara göre tarafların uzlaşması halinde, Obama döneminde 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmaya benzer ancak Trump’ın istediği şekilde ABD lehine daha sert şartlar içeren yeni bir mutabakat gündeme gelebilir.

Böyle bir anlaşmanın hayata geçmesi halinde ABD-İran hattındaki en büyük kriz başlığının ortadan kalkabileceği ifade edilirken, vekil güçler meselesinin ise zamanla ikinci plana düşebileceği değerlendiriliyor.

ORTA DOĞU’DA YENİ SAYFA MI AÇILIYOR?

Hüseyin Fazla, Çin’in 2023 yılında Suudi Arabistan ile İran’ı aynı masaya oturtmasının ardından bölgede oluşan yumuşama atmosferinin yeniden canlanabileceğini belirterek, “Daha fazla barışçıl projelerin hayata geçtiği bir Orta Doğu görebiliriz.” dedi.

Savaşın gölgesinde geçen kritik günlerin ardından şimdi tüm dünya Washington ve Tahran’dan gelecek yeni açıklamalara kilitlenmiş durumda. Diplomasi masasındaki sıcak temasların kalıcı barışa dönüşüp dönüşmeyeceği ise önümüzdeki haftalarda netleşecek.

TRUMP: “ANLAŞMA BÜYÜK ORANDA TAMAM"

ABD Başkanı Donald Trump, nihai hale getirilmek üzere İran'la "büyük oranda" bir anlaşma üzerinde görüşmeler yaptıklarını belirterek, "Anlaşmanın son unsurları ve detayları şu anda tartışılıyor ve kısa süre içinde duyurulacak." değerlendirmesinde bulundu. 

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, İran'la olası anlaşmaya ilişkin son durumu kamuoyu ile paylaştı.

Trump, İran'la anlaşmanın çok yakın olduğunu ifade ederek, "ABD, İran ve listede yer alan diğer ülkeler arasında, nihai hale getirilmek üzere büyük ölçüde bir anlaşma müzakere edildi." ifadesine yer verdi. 

ABD Başkanı, anlaşmanın nihai detayları üzerinde görüşmelerin halen sürdüğüne işaret ederek, "Anlaşmanın son unsurları ve detayları şu anda tartışılıyor ve kısa süre içinde duyurulacak. Anlaşmanın diğer unsurlarına ek olarak, Hürmüz Boğazı da açılacak." değerlendirmesinde bulundu.

TRUMP, BAŞKAN ERDOĞAN VE DİĞER LİDERLERLE GÖRÜŞTÜ

ABD Başkanı Trump, İran'la anlaşmaya ilişkin son durumu Oval Ofis'te yaptığı telefon görüşmelerinde bölge liderleriyle istişare ettiğini de kaydetti.

Trump, bu kapsamda Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti.

AXIOS’TAN ÇARPICI İDDİA: ABD-İRAN SAVAŞI BİTİRECEK

Amerikan merkezli Axios’un geçtiği haberde, ABD ile İran’ın anlaşmaya çok yakın olduğu ve bugün savaşın sona ermesine yönelik tarihi bir mutabakatın ilan edilebileceği öne sürüldü. Diplomasi kaynaklarından sızan bilgilere göre taraflar arasında yürütülen yoğun temaslarda kritik başlıkların büyük ölçüde netleştiği ifade edildi.

Anlaşma masasında özellikle Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılması, ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı abluka ve yaptırımların kaldırılması ile dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması gibi son derece kritik maddelerin bulunduğu belirtiliyor.

TRUMP’TAN PEŞ PEŞE TELEFON DİPLOMASİSİ

Washington kulislerinde konuşulan en dikkat çekici başlıklardan biri de Donald Trump’ın yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği oldu. ABD Başkanı’nın son saatlerde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Mısır, Türkiye ve Pakistan liderleriyle peş peşe görüşmeler gerçekleştirdiği bildirildi.

Diplomatik kaynaklara göre söz konusu ülkelerin de ABD-İran hattında yürütülen anlaşma sürecine destek verdiği ve özellikle bölgesel çatışmanın daha fazla büyümemesi adına devreye girdikleri ifade edildi.

NETANYAHU GÖRÜŞMESİ KRİTİK ÖNEMDE

Gözler şimdi Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasında yapılması beklenen görüşmeye çevrildi. İsrail’in süreçte nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu olurken, Washington’daki temasların seyrini bu görüşmenin belirleyebileceği değerlendiriliyor.

Özellikle İsrail’in İran’a yönelik güvenlik kaygıları nedeniyle süreçte temkinli bir yaklaşım sergilediği konuşuluyor.

İRAN’DAN “SON AŞAMADAYIZ” MESAJI

Tahran cephesinden gelen açıklamalar da dikkat çekici. İran Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada mutabakat zaptı için artık son aşamaya gelindiği belirtildi. Bu açıklama, savaşın başladığı tarihten bu yana taraflardan gelen en net “uzlaşı” mesajlarından biri olarak değerlendirildi.

BEYAZ SARAY’DA OLAĞANÜSTÜ HAREKETLİLİK

A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, Beyaz Saray’daki sıcak gelişmeleri aktarırken bölgede ciddi bir hareketlilik yaşandığını söyledi. Sapmaz, “Donald Trump’ın bugün Netanyahu ile de bir görüşme yapması bekleniyor ama saatlerimiz Washington DC saati ile 1.49’u gösterdiğinde ABD Başkan Yardımcısı JD Vance artık Beyaz Saray’a girmiş durumda. Ciddi bir hareketlilik var Beyaz Saray’da” ifadelerini kullandı.

Sapmaz, Trump’ın Ortadoğu liderleriyle gerçekleştirdiği yoğun telefon trafiğinin ardından anlaşmaya varıldığı yönünde güçlü işaretlerin ortaya çıktığını belirtirken, resmi açıklamanın henüz yapılmadığını da vurguladı.

A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, “Donald Trump’ın da bu yönde bir açıklama yapacağı yönünde bilgiler geliyor. Ama şu ana kadar Truth Social hesabından ya da Beyaz Saray’ın resmi hesabından bu konuda herhangi bir açıklama yok” sözleriyle sürecin halen dikkatle takip edildiğini aktardı.

“SAVAŞIN BAŞINDAN BERİ EN CİDDİ BARIŞ SİNYALİ”

Washington’dan gelen değerlendirmelerde en dikkat çekici vurgu ise “barışa en yakın an” ifadesi oldu. İrfan Sapmaz, “28 Şubat’tan itibaren baktığımız zaman en ciddi hareketliliğin ve barışa en yakın anlamda ulaşıldığı işaretlerini görüyoruz” şeklinde konuştu.

Ancak Sapmaz, sürecin henüz tamamen sonuçlandığını söylemek için erken olduğunu da belirtti. A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, “Tedbirli davranmak istiyorum. Tamamıyla bir uzlaşmaya varıldı demek istemiyorum. En azından şu anda Donald Trump’tan bu yönde bir açıklama yok” ifadelerini kullandı.

TRUMP KURMAYLARINI DURUM ODASINA ÇAĞIRDI

ABD Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı açıklamada İran ile anlaşmaya çok yakın olduklarını belirtti. Açıklamanın hemen ardından Trump’ın tüm kurmaylarını Beyaz Saray’da topladığı ve kritik süreci Durum Odası’ndan takip ettiği ifade edildi.

ABD VE İRAN ARASINDA TARİHİ EŞİK: 14 MADDELİK KRİTİK MUTABAKAT MASADA

İran ile ABD arasında yürütülen gizli nükleer görüşmelerde kritik aşamaya gelindi. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in arabuluculuk trafiği yürüttüğü Tahran-Washington hattında, 14 maddelik bir mutabakat zaptı için gözler ABD’ye çevrildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin “Anlaşmaya hem uzak hem yakınız” sözleriyle işaret ettiği süreçte; Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve savaş tazminatı gibi kritik başlıklar üzerinde yoğun diplomasi trafiği yaşanıyor.

TOP ARTIK WASHINGTON’DA: ANLAŞMAYA HEM YAKIN HEM UZAK

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in kritik Tahran ziyareti sonrası sürece dair çarpıcı mesajlar verdi.

Tarafların önerilerinin birbirine yaklaştığını vurgulayan Bekayi, "Her iki tarafın teklifinin birbirine yaklaştığını, ancak anlaşmaya hem uzak hem yakın olduklarını" ifade etti. AA muhabiri Tolga Akbaba, İran tarafının mutabakat zaptı imzalansa dahi ABD’ye karşı tetikte olduğunu belirterek, "İran tarafı, yani bir mutabakat zaptı imzalansa bile ABD'ye olan güvensizliği devam edecek. Bu güvensizlik hala mevcut, çünkü daha önceki tecrübeler akıllarında" sözleriyle süreci aktardı.

İran tarafı, ABD'den resmi onay gelmediği sürece sürece temkinli yaklaşmaya devam ediyor. Akbaba, "Top artık ABD tarafında. Yani ABD'den onay gelmediği sürece buna bir güven veya bir önem atfetmiyorlar" ifadelerini kullandı.

MASADAKİ 4 KRİTİK MADDE VE HÜRMÜZ ÇATLAĞI

Müzakerelerin merkezinde 14 maddelik bir teklif paketi yer alırken, özellikle 4 madde üzerinde büyük bir bilek güreşi yaşanıyor. İran’ın nükleer meseleleri sonraki aşamaya bırakma talebine ABD’nin karşı çıktığı belirtiliyor.

En büyük ihtilaf noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı konusunda ise Tahran kontrolün kendisinde kalmasını istiyor. Konuyla ilgili ayrıntıları paylaşan Akbaba, "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki denetimini sürdürmek istiyor. Kimin geçeceğini, hangi güzergahtan geçeceğini İran kendisi tayin etmek istiyor. Bu durumda bir görüş ayrılığı var" sözleriyle belirtti. Uranyum zenginleştirme oranları konusunda ise Tasnim Haber Ajansı’nın yalanlamalarına rağmen belirsizlik sürüyor.

TAZMİNAT YERİNE DONDURULMUŞ VARLIKLAR FORMÜLÜ

İran’ın daha önce talep ettiği savaş tazminatı konusunda ise masada yeni alternatiflerin olduğu iddia ediliyor. ABD’nin tazminat ödemeyi bir "yenilgi" olarak görmesi sebebiyle, İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının serbest bırakılması formülü üzerinde duruluyor.

Akbaba, "ABD'nin savaş tazminatını kabul etmesi demek, yenildiğini kabul etmesi demek. Dolayısıyla burada bazı alternatifler geliştirilmiş olabilir. Örneğin İran'ın dondurulmuş varlıklarının yüzde 25'inin serbest bırakılması gibi durumlar söz konusu" ifadelerini kullandı. İran’ın tazminat yerine Hürmüz Boğazı’ndan elde edilecek gelirleri de bir alternatif olarak düşündüğü belirtiliyor.

İRAN: ÖNERİLER BİRBİRİNE ÇOK YAKLAŞTI

Konuya ilişkin İran’dan yapılan açıklamada, “önerilerin birbirine oldukça yaklaştığı” belirtilirken, Tahran yönetimi dikkat çeken bir uyarıda da bulundu. İran tarafı, olası bir savaş durumunda “ABD’nin pişman olacağını” ifade etti.

AMERİKAN BASININDAN ÇARPICI İDDİA: SAVAŞ SONLANIYOR

Amerikan basınından ABD-İran savaşına ilişkin son dakika bilgileri yer aldı. buna göre Axios'un haberine göre ABD-İran bugün savaşı sonlandıracak denildi.

TRUMP: ANLAŞMAYA ÇOK YAŞLAŞTIK

Trump, müzakere sürecinin ne aşamada olduğunu ve olası anlaşmanın detaylarını paylaşmayacağını belirterek, "anlaşmaya çok yaklaştıklarını" ve müzakerelerin "her geçen gün daha iyiye gittiğini" kaydetti.

Öte yandan, CBS News'in aynı haberde yer alan ve müzakerelere yakın bazı kaynaklara dayandırdığı iddiasına göre, güncel anlaşma, ateşkesin uzatılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yabancı bankalarda bulunan bazı İran varlıklarının dondurulmasının kaldırılması ve müzakerelerin devam etmesini içeriyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin