İran'dan ABD üslerine balistik füze saldırısı! CENTCOM: Tüm füzeler imha edildi

İran'dan ABD üslerine balistik füze saldırısı! CENTCOM: Tüm füzeler imha edildi

Orta Doğu'da savaş ile diplomasi arasındaki kritik bekleyiş sürüyor. Trump, Netanyahu'nun savaşı sürdürmek istediğini öne sürerek "Bibi'ye ihtiyacım yok." dedi. İran Dışişleri Bakanı Arakçi saldırıları kabul edilemez olarak nitelerken, CENTCOM ise İran'ın ABD güçlerine yönelik balistik füze saldırısı girişiminin tümüyle engellendiğini açıkladı.

SON 24 SAATTE NELER OLDU?

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile "iyi görüşmeler" yürütüldüğünü ve anlaşma ihtimalinin bulunduğunu açıkladı. Müzakerelerin başarısız olması durumunda saldırıların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu. Tahran ise müzakere talep ettiği iddialarını reddetti ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün sürdüğünü bildirdi.

Bölgedeki gerilim devam etti. Suudi Arabistan, Ürdün ve Irak İHA saldırıları bildirirken Husiler Suudi Arabistan'ın petrol altyapısını hedef aldığını açıkladı. İsrail-Lübnan hattında ise gözler, 4-6 Ağustos'ta Roma'da yapılacak ABD öncülüğündeki yeni görüşmelere çevrildi.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 28 TEMMUZ 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

BASRA VE VASİT'TE PATLAMA SESLERİ

ABD ve Suudi Arabistan ordularının Irak'taki İran yanlısı gruplara yönelik hava saldırılarının ardından, Basra vilayetinde ve Bağdat'ın güneyindeki Vasit vilayetinde patlamalar meydana geldiği bildirildi.

Irak basınında çıkan haberlere göre, Basra vilayetinin ed-Deyr bölgesinde Haşdi Şabi'ye ait operasyon merkezlerinden birinde, mühimmat depolarının da bulunduğu bir noktada patlama meydana geldi.

Vasit vilayetinin Suveyre ilçesinde ise İran yanlısı Nuceba Hareketi'ne ait El-Feth el-Mubin Kampı hedef alındı.

Irak'ta meydana gelen patlamalara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD ve Suudi Arabistan güçlerinin Irak'ın doğusunda, İran Devrim Muhafızları Ordusunun ABD güçlerine ve Suudi Arabistan'daki enerji altyapısına saldırmaları için yönlendirdiğini öne sürdüğü İran yanlısı gruplara ait hedeflere hava saldırıları düzenlediğini duyurmuştu​​​​​​​. 

ABD VE S. ARABİSTAN'DAN IRAK'TAKİ GRUPLARA HAVA SALDIRISI

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD ve Suudi Arabistan silahlı kuvvetlerinin Irak'ın doğusunda İran destekli gruplara ait hedeflere hava saldırıları düzenlediğini duyurdu.

CENTCOM'dan yapılan açıklamada, dün, İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından ABD güçlerine ve Suudi Arabistan'daki enerji altyapısına saldırmak üzere yönlendirildiği belirtilen İran yanlısı grupların hedef alındığı belirtildi.

Açıklamada, ABD ve Suudi savaş uçaklarının Irak'ın doğusundaki çeşitli bölgelerde gruplara ait lojistik merkezler ve silah depolarına hava saldırıları düzenlediği ifade edildi.

Saldırıların, İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından son 72 saatte düzenlendiği belirtilen 30'dan fazla İHA saldırısına karşılık olarak gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, ABD güçlerini hedef alan saldırıların başarısız olduğu vurgulandı.

CENTCOM açıklamasında, Şubat-Nisan 2026 döneminde Irak'taki İran yanlısı milisler tarafından ABD vatandaşlarına ve tesislerine yönelik 600'den fazla saldırı girişiminde bulunulduğuna işaret edildi.

Açıklamada, İran Devrim Muhafızları Ordusu ve desteklediği grupların saldırıları durdurmaları, aksi halde ABD'nin yeni askeri müdahaleleriyle karşı karşıya kalabilecekleri uyarısında bulunuldu.

SUUDİ ARABİSTAN: SALDIRILAR IRAK'TAKİ İRAN YANLISI MİLİSLERE AİT HEDEFLERE DÜZENLENDİ

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda da Bakanlık Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki'nin açıklamasına yer verildi.

Buna göre Maliki, Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemlerinin 27 Temmuz'da ve dün ülkenin Doğu Bölgesi ve Riyad'daki petrol tesislerini hedef almaya çalışan çok sayıda İHA'yı engelleyerek imha ettiğini belirtti.

Söz konusu saldırıların Irak topraklarından ve İran yanlısı milisler tarafından düzenlendiğini kaydeden Maliki, Suudi Arabistan'ın kendini ve sahip olduğu imkanları savunma konusunda asli hakkı bulunduğunu ifade etti. Maliki, Riyad yönetiminin "uygun zaman ve yerde karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu" bildirdi.

Maliki, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde güvence altına alınan meşru müdafaa hakkı kapsamında, Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetlerinin CENTCOM ile koordinasyon halinde, Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine yönelik saldırılarla bağlantılı olduğu belirtilen İran yanlısı milislere ait Irak'taki hedeflere yönelik "belirli ve nokta atışı saldırılar" düzenlediğini belirtti.

Suudi Arabistan'ın tırmanma peşinde olmadığını vurgulayan Maliki, ülkesine yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini kaydetti.

CENTCOM DUYURDU: İRAN'IN FÜZELERİ DURDURULDU!

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Orta Doğu'da konuşlu ABD kuvvetlerini hedef alan bir balistik füze saldırısı girişiminde bulunduğunu açıkladı. Açıklamada, İran tarafından fırlatılan çok sayıda balistik füzenin tamamının başarıyla önlendiği belirtilirken, bölgedeki ABD güçlerinin yüksek hazırlık seviyesinde teyakkuz halinde olduğu vurgulandı.

 

SUUDİ ARABİSTAN: IRAK'TAN GÖNDERİLEN İHA'LAR ENGELLENDİ

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Irak topraklarından atılan ve ülkenin doğu bölgesindeki petrol tesislerini hedef almaya çalışan çok sayıda insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemlerince imha edildiğini bildirdi.

Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, hava savunma sistemlerinin son saatlerde doğu bölgesindeki petrol tesislerini hedef alan çok sayıda İHA'yı engelleyerek imha ettiğini belirtti.

Maliki, "Bu terör girişimleri yeniden Irak topraklarından başlatılmış ve İran'a bağlı terörist milisler tarafından gerçekleştirilmiştir." ifadesini kullandı.

Açıklamasında Suudi Arabistan'ın misilleme hakkına da değinen Maliki, "Suudi Arabistan'ın kendisini ve imkanlarını koruma yönündeki asli hakkı ile uygun zaman ve mekanda karşılık verme hakkı saklıdır." değerlendirmesinde bulundu.

KATİL BİBİ’DEN TRUMP İLE “TAM MUTABAKAT” İDDİASI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmenin şimdiye kadarki "en iyi görüşmelerinden biri" olduğunu açıkladı. Beyaz Saray'daki temaslarda İran'ın nükleer programı başta olmak üzere bölgesel güvenlik konularının masaya yatırıldığı belirtilirken, taraflar "tam işbirliği ve karşılıklı destek" mesajı verdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmenin ardından yayımladığı video mesajda, görüşmeyi "mükemmel" olarak nitelendirdi. Netanyahu, iki liderin ortak hedefler konusunda tam bir uyum içinde olduğunu savunarak, görüşmenin İsrail'in güvenliği açısından kritik başlıkları kapsadığını ifade etti.

"İRAN'IN NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ"

Netanyahu, "Tam bir işbirliği, karşılıklı destek ve İran'ın nükleer silah sahibi olmaması başta olmak üzere ortak hedeflerimiz konusunda tam mutabakat içinde gerçekleşen bir görüşmeydi." dedi.

Görüşmenin aynı zamanda fikir alışverişi yapılması ve İsrail'in geleceğini ilgilendiren konularda koordinasyon sağlanması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Netanyahu, Washington ile Tel Aviv arasındaki iş birliğinin sürdüğünü vurguladı.

GÖRÜŞMENİN ANA GÜNDEMİ İRAN

İsrail basınına konuşan ve ismi açıklanmayan üst düzey bir İsrailli yetkili de Beyaz Saray'daki görüşmenin merkezinde İran dosyasının yer aldığını söyledi.

Yetkili, "Görüşme İran'a odaklandı ve çok olumlu geçti. Liderler arasındaki kimyayı görebiliyordunuz. Trump ve Netanyahu, İran'ın nükleer silah elde etmesini engelleme yönündeki ortak hedeflerini yinelediler." ifadelerini kullandı.

Kaynağa göre görüşmede ayrıca ABD-İsrail stratejik iş birliği ile Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi dahil Orta Doğu'daki olası gelişmeler de ele alındı.

"ÇEKİLİN" TALEBİ GELMEDİ İDDİASI

İsrail basınına konuşan bir başka yetkili ise Trump'ın görüşmede İsrail'den Suriye, Lübnan ya da Gazze Şeridi'nden çekilmesini talep etmediğini öne sürdü.

KAZMA DAĞI İDDİALARINA YALANLAMA

İsrail Ulusal Kamu Diplomasisi Direktörlüğü Başkanı Tzipi Hotovely de Netanyahu-Trump görüşmesine ilişkin ortaya atılan iddialara yanıt verdi.

Hotovely, "Netanyahu ile Trump görüşmesinde Kazma Dağı konusu gündeme gelmedi. İsrail'in istihbarat bilgileriyle geldiğini iddia eden haberler tamamen asılsızdır." diyerek söz konusu iddiaları reddetti.

İRAN: ABD İLE MÜZAKERE PLANIMIZ YOK

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman ile gerçekleştirdikleri görüşmede Hürmüz Boğazı'ndaki bir güzergahın tamamen, diğer güzergahın ise bir bölümünün İran'ın kontrolünde olmasını önerdiklerini belirtti.

İran devlet televizyonuna konuşan Garibabadi, bölgedeki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Umman Sultanlığı ile Hürmüz Boğazı'yla ilgili müzakereler yürüttüklerini dile getiren Garibabadi, "Eğer Umman, İran'ın Hürmüz Boğazı konusundaki önerisini kabul etmezse, boğaz kapalı kalmaya devam edecek. Biz savaşın yeniden başlamasına hazırız." şeklinde konuştu.

Tahran'ın hiçbir şekilde boğazın güney güzergahını tanımadığına işaret eden İranlı yetkili şöyle devam etti:

"Bizim önerimiz, boğazdaki bir güzergahın tamamen İran'ın kontrolünde olması, diğer güzergahın bir bölümünün de yine İran'ın kontrolünde bulunmasıdır. Bu senaryo kesindir ve İran başka hiçbir formülü kabul etmeyecektir. Umman ile bir uzlaşıya varamazsak, Hürmüz Boğazı konusundaki yolumuza devam edeceğiz. Uzlaşmaya varılsa bile boğaz hemen açılmayacak. Savaşın verdiği zararlar, ABD'nin mutabakatı ihlal etmesi gibi konular var. Nihai karar ülkedeki karar vericiler tarafından değerlendirilecektir."

"SON 15 GÜN İÇİNDE ABD İLE MÜZAKERE TALEBİNDE BULUNMADIK"

Garibabadi, Umman'ın, Hürmüz Boğazı'nın güney bölümündeki mayınları temizlemek için bir ülke getirmek istediğini ancak Tahran yönetiminin buna izin vermediğini belirtti.

Deniz ablukası ile İran'ı müzakereye zorlamanın sonuç vermeyeceğini ifade eden Garibabadi, uzun yıllardır çok ağır yaptırımlara maruz kalan İran'ın bu durumu yönetme konusunda tecrübeli olduğunu söyledi.

Garibabadi, "Son 15 gün içinde ABD ile müzakere talebinde bulunmadık. Amerikalılar, Umman aracılığıyla bize askeri operasyon düzenlemeyeceklerine dair mesaj iletti." dedi.

Tahran yönetiminin ABD ile müzakere için herhangi bir planının bulunmadığını belirten İranlı yetkili, şimdilik yalnızca Umman ile Boğaz hakkında görüşmeler yaptıklarını ve bunun neticesine göre ABD'yle görüşmelerin değerlendirileceğini dile getirdi.

İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI POLİTİKASI

Hürmüz Boğazı'nın İran'ın ulusal güvenliğinin bir parçası haline geldiğini ve bir savunma gücü oluşturduğunu dile getiren Garibabadi, "İran'ın politikası, Hürmüz Boğazı'nın hiçbir zaman savaş öncesindeki durumuna dönmemesidir." dedi.

Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini pekiştirmek için hiçbir adımdan, hatta savaşın yeniden başlamasından bile endişe duymadığını dile getiren İranlı yetkili, "Eğer Hürmüz Boğazı'nın güney güzergahını açmış olsaydık, Boğaz üzerinde artık hiçbir şekilde egemenlik tesis edemezdik." ifadelerini kullandı.

Boğazdan gelir elde etmenin Tahran'ın öncelikleri arasında yer aldığını dile getiren Garibabadi, Hürmüz Boğazı'ndaki hedeflerinin hem egemenlik uygulamak hem de gelir elde etmek olduğunu vurguladı.

YENİ BİR SAVUNMA KAPASİTESİ KEŞFETTİK"

Hürmüz Boğazı'na yaklaşmaya çalışan Avrupa savaş gemilerinin tümünün meşru hedef olacağını vurgulayan Garibabadi, "Biz, Hürmüz Boğazı adında yeni bir savunma kapasitesi keşfettik. Dünya şunu bilmelidir ki İran, savunma araçlarını artırıyor ve biz bu araçlardan hiçbir şekilde vazgeçemeyiz." şeklinde konuştu.

Hürmüz Boğazı'na uygulanacak düzenlemelerin, İran'ın güvenliği üzerinde uzun vadeli etkileri olacağına işaret eden Garibabadi, "Eğer Hürmüz Boğazı'ndaki düzenlemeler eski durumuna dönerse, savaştaki başarımız tamamlanmış olmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu. 

İRAN'DAN UKRAYNA'NIN SALDIRISI NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİ

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Ukraynalı mevkidaşı Andrii Sybiha ile yaptığı görüşmede, İran'a verilen zararların tazmin edilmesi gerektiğini söyledi.

Arakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Sybiha ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin bilgi verdi.

İranlı Bakan, Ukrayna Dışişleri Bakanı'nın İran gemisine yönelik saldırının kasıtlı olmadığı ve Kiev yönetiminin gerilimi tırmandırma niyetinde bulunmadığı yönünde güvence verdiğini aktardı.

İran'ın da gerilimin artmasını istemediğini belirten Arakçi, "Ancak vatandaşlarımıza ya da çıkarlarımıza yönelik her türlü saldırı kabul edilemez. İran'a verilen zararlar tazmin edilmelidir." ifadelerini kullandı.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha, X hesabından yaptığı açıklamada, Arakçi'yle telefon görüşmesini paylaşmıştı.

Görüşmede, ülkesinin tüm eylemlerinin yalnızca Rus saldırganlığına karşı savunmaya yönelik olduğunu ve hiçbir zaman sivil gemilere veya insanlara yönelik olmayı amaçlamadığını söylediğini dile getiren Sybiha, "Diplomasi, zor olsa bile doğrudan sohbet etmeyi gerektirir. Amacımızın gereksiz bir tırmanıştan kaçınmak olduğunu vurguladım." ifadelerini kullanmıştı.

Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Hazar Denizi'nde 25 Temmuz'da, Rusya'ya ait bir petrol platformuna ve "İran ve Rusya arasında askeri kargo taşımacılığında kullanılan gemilere" insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini bildirmişti. 

BEYAZ SARAY PROTOKOLÜNDE DİKKAT ÇEKEN FARK: NETANYAHU ARKA KAPI’DAN GİRDİ

Beyaz Saray’ın önünden gelişmeleri aktaran A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, "Şu anda Oval Ofis'in önündeyim. Normal şartlarda Donald Trump içeride olmuş olsaydı, bu Oval Ofis'in önünde bir asker olurdu. Ama şu anda Donald Trump yok." ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN KUZEY KAPISINDAN NETANYAHU ARKA KAPIDAN

Netanyahu’nun Beyaz Saray’a girişindeki çarpıcı detaylara dikkat çeken İrfan Sapmaz, "Burası Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da karşılandığı yer, hatırlayacaksınız. Sayın Cumhurbaşkanı buradan girdi, karşılama töreni vardı. Normal şartlarda Donald Trump'ın önem verdiği liderleri aldığı yer kuzey kapısıdır. Trump bu kapıdan çıkar ve lideri burada karşılar; Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı burada karşılamıştı. Ancak Netanyahu’yu şuradan, JD Vance'in bulunduğu binanın oradaki demir parmaklıkların arkasından aldı. Netanyahu adeta arka kapıdan içeri alındı. Çok fazla önem verilmediğini görsel olarak da anlatmak istiyorum" sözleriyle protokol farkını ortaya koydu.

PROTOKOL ZAYIF

Görüşme sırasındaki güvenlik ve basın prosedürlerine değinen Sapmaz, "Normal şartlarda kuzey kapısından bir lider gelseydi, şu anda burada gördüğünüz hiçbir gazeteci burada olmayacaktı. Buraların hepsi boşaltılır, biz yeşilliğin arkasına geçmek zorunda kalırdık. Bugün şanslıyız çünkü Netanyahu’yu görebilmek adına herkes burada toplandı. Netanyahu’nun aracı ve beraberindeki 3-4 kişilik küçük bir heyet o dar alandan geçti" dedi.

DURUM ODASI’NA BİLE ALINMADI: SIFIR İLGİYLE AYRILDI

Trump’ın Netanyahu’ya karşı mesafeli tutumunun altını çizen Sapmaz, "Netanyahu yaklaşık 90 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdi ancak Donald Trump cephesinden hiçbir açıklama yok. Trump buna önem verseydi Truth Social üzerinden mutlaka bir paylaşım yapardı ama şu ana kadar sıfır açıklama! Netanyahu, Trump ile bir kare fotoğrafı hızlıca İsrail medyasına sızdırdı çünkü Trump’ın sosyal medya ekibi bu işi çok planlı yürütüyor. Daha önceki gelişinde Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıda ikna edildiği Durum Odası'na (Situation Room) bile gidilmedi. Trump, Netanyahu gelmeden önce kapıda bekleyip gazetecilere selam dahi vermedi. Netanyahu Beyaz Saray'dan sıfır ilgiyle ayrıldı" ifadelerini kullandı.

KATZ: İRAN'DA ENERJİ TESİSLERİNE SALDIRILARI ABD ENGELLEDİ

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran'a ilişkin açıklamalarda bulundu. Yerel medyaya konuşan Katz, "ABD savaş uçakları İran'a saldırı düzenlemek için İsrail'den kalkıyor ve İranlılar bunun farkında" ifadelerini kullandı. Katz, "Eğer İsrail'e ateş açarlarsa biz de tam güçle karşılık vereceğiz" dedi.

"İRAN'DA ENERJİ TESİSLERİNE SALDIRILARI ABD ENGELLEDİ"
Katz ayrıca, İsrail'in İran'da enerji hedeflerine saldırmasını ABD'nin engellediğini söyledi. Katz, "İran'da enerji hedeflerine saldırmayı çok istiyoruz. ABD şu anda bunu onaylamıyor.Ççünkü İran'ın komşu ülkelere saldırarak küresel bir petrol krizine yol açabileceğinden endişe ediyor. Biz, İran'ı 40 yıl geriye götürmeye hazırız" diye konuştu.

TRUMP: BİBİ'YE İHTİYACIM YOK

ABD Başkanı Donald Trump, Fox News kanalında yayımlanan "Fox and Friends" programına telefonla bağlanarak, dış politika ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kendisine bazı kişilerin "Neden İran'ı daha sert vurmuyorsunuz?" diye sorduğunu kaydeden Trump, altyapıyı kurmanın yıllar aldığını söyledi.

Trump, "Şu anda güçlü bir pozisyonumuz var. Eğer (İran) anlaşma yapmazlarsa ne yapacağımı biliyorlar. Köprüleri yok olur. Kelimenin tam anlamıyla 2 saat içinde, tüm büyük köprüleri ve bir gün içinde tüm elektrik santralleri yok olur." ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Kazma Dağı bölgesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Trump, "Netanyahu benim savaşın içinde kalmamı istiyor. " dedi.

Trump, Netanyahu'nun kendisine Kazma Dağı'nı vurmasını söylediğini aktararak, "Kazma Dağı'nda ne olduğunu çok iyi biliyorum. Büyük bir sorun değil. Onların (İran) nükleer tesislerini yok ettik, anlaşma yapmazsak Kazma Dağı'nı da yok etmek zorunda kalacağız. Bibi'nin bana bunu söylemesine gerek yok." şeklinde konuştu.

Hürmüz Boğazı'nda ABD'nin ablukasının devam ettiğini vurgulayan Trump, "İran Boğaz'ı kontrol etmiyor, biz kontrol ediyoruz. Oraya birkaç mayın bırakıp her şeyi berbat edebilirler ama kontrol bizde." ifadelerini kullandı.

Trump, İsrail konusunda da "Ben ABD Başkanı olmasaydım bugün İsrail var olamazdı." dedi.

TAHRAN'DA MERKEZİ BİR NOKTAYA TRUMP'I HEDEF ALAN "İNTİKAM" İÇERİKLİ DEV AFİŞ ASILDI

İran'ın başkenti Tahran'da Cumhuri Caddesi ile Veliasr Caddesi'nin birleştiği noktaya ABD Başkanı Donald Trump'ın resmedildiği ve "İntikam kaçınılmaz" ifadesi bulunan afiş asıldı.

Cumhuri Caddesi ile Veliasr Caddesi'nin birleştiği noktaya asılan dev afişte, "ABD Başkanı'nın boğazına sarılmış eller" görülüyor.

Afişin üzerinde ise "Dena gemisinin mazlum şehitleri için rehberimizin kanının intikamı için evleri yıkılanlar için Minab çocukları için mazlum güney halkı için intikam kaçınılmaz." ifadeleri yer alıyor.

Ahaber

AXIOS: ABD'Lİ YETKİLİLER, İRAN'A YAPTIRIMLARIN SALDIRILARDAN "DAHA ÇOK ZARAR VERECEĞİ" GÖRÜŞÜNDE

ABD'li yetkililerin, ekonomik yaptırımların, İran'a askeri saldırılardan "daha çok zarar vereceğine" inandığı öne sürüldü.

Axios sitesinin, isimlerini açıklamayan ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, İran'ın önceliğinin, saldırıların durdurulmasından çok finansal kaynaklara erişim sağlamak olduğu iddia edildi.

Haberde, ABD'li yetkililerin, ekonomik yaptırımların askeri saldırılara kıyasla Tahran yönetimine "daha çok zarar vereceği" görüşünde olduğu değerlendirmesine yer verildi.

İran'a yönelik yaptırımlar ile ABD'nin Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukasının, Tahran'ı müzakere masasına oturtma konusunda sonuç vermesinin "daha fazla zaman alacağı" iddia edildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile daha önce yapılan görüşmelere atıfta bulunulan haberde, İran'ın bu görüşmelerde paraya erişimin "esas öncelik olduğunu açıkça dile getirdiği" ve Tahran'ın "acil şekilde nakde ihtiyaç duyduğu" ileri sürüldü.

İRAN: SAVAŞTA 230 MİLYON METREKÜP GAZ ÜRETİM KAPASİTESİ KAYBEDİLDİ

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan son savaşta ülkenin günlük 230 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesini kaybettiğini bildirdi.

İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre, Muhacerani başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Savaş sırasında gaz üretim tesislerinin zarar gördüğünü belirten Muhacerani, şu ifadeleri​​​​​​​ kullandı:

"Bildiğimiz gibi, dayatılan üçüncü savaş (40 gün süren son savaş) sırasında ülkenin gaz üretim kapasitesinin bir kısmı hasar görmüş ve saldırılar sonucunda bu üretim kapasitesinin yaklaşık 230 milyon metreküpü kaybedilmiştir."

Gaz üretimindeki düşüşün rafinerilere gönderilen ham madde ile enerji santrallerine sağlanan yakıt miktarını da azalttığını kaydeden Muhacerani, halka enerji tüketiminde tasarrufa gitmeleri çağrısında bulundu.

Muhacerani, kamuoyunda tartışmalara neden olan akaryakıt fiyatlarına ilişkin de açıklama yaparak, herhangi bir fiyat artışına gidilmediğini ve mevcut düzenlemelerin uygulanmaya devam ettiğini söyledi.

ABD'nin son saldırılarının ardından Buşehr eyaletine yaptığı ziyarete de değinen Muhacerani, Buşehr Havalimanı'nın neredeyse tamamen hizmet dışı kaldığını ve saldırıda zarar gören sivil bir uçağın enkazını gördüğünü aktardı.

Savaşta hayatını kaybedenlerin aileleriyle görüştüğünü belirten Muhacerani, saldırılarda 350'den fazla devlet çalışanının yaşamını yitirdiğini söyledi ancak bu kayıpların hangi tarih aralığına ait olduğuna ilişkin ayrıntı vermedi.

Yol ve Şehircilik Bakanlığının ülkenin altyapısına ilişkin raporuna işaret eden Muhacerani, 12 köprü ve 2 tünelin savaş döneminde hasar gördüğünü kaydetti.

Muhacerani, çalışmalar neticesinde tünellerin yeniden trafiğe açıldığını, yıkılan köprüler için de alternatif güzergahlar oluşturulduğunu ifade etti.

İRAN: SAVAŞ NEDENİYLE GÜNLÜK 230 MİLYON METREKÜP DOĞAL GAZ ÜRETİM KAPASİTESİ KAYBEDİLDİ

İran hükümeti, ABD ve İsrail ile yaşanan savaş nedeniyle ülkenin yaklaşık 230 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesini kaybettiğini açıkladı.

HÜKÜMET SÖZCÜSÜNDEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

İran Hükümet Sözcüsü Fatıma Muhacerani, devlet televizyonunda yayımlanan basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmaların ülkenin enerji altyapısı üzerinde ciddi etkiler bıraktığını söyledi.

Muhacerani, savaş nedeniyle İran'ın yaklaşık 230 milyon metreküplük doğal gaz üretim kapasitesini kaybettiğini belirtti.

Sözcü, üretim kaybının hangi tesislerde meydana geldiğine ya da kaybın ne kadar sürede telafi edilebileceğine ilişkin ise ayrıntı paylaşmadı.

İRAN: ABD SALDIRILARI BUŞEHR HAVALİMANI'NI KULLANILAMAZ HALE GETİRDİ

İran hükümeti, ABD'nin düzenlediği saldırılar sonucunda ülkenin güneybatısındaki Buşehr Havalimanı'nın kullanılamaz hale geldiğini açıkladı.

İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre, hükümet sözcüsü Fatıma Muhacerani düzenlediği basın toplantısında, Buşehr eyaletini ziyaret ederek havalimanında incelemelerde bulunduklarını belirtti.

Muhacerani, havalimanının "fiilen hizmet dışı kaldığını" söyledi.

"UÇAK DOĞRUDAN FÜZE İSABETİ ALDI"

Muhacerani, halkın hizmetine sunulmak üzere satın alınan ve yenilenen bir uçağın füze saldırısıyla tamamen tahrip edildiğini ifade etti.

"İnsanlara hizmet vermesi için satın alınan ve yenilenen uçağın kalıntılarını gördük. Füze doğrudan uçağa isabet etti. Geriye yalnızca kuyruğunun küçük bir bölümü kaldı." diyen Muhacerani, yaşanan hasarın ardından havalimanının artık faaliyet gösteremediğini kaydetti.

İranlı yetkili, saldırının tam olarak ne zaman gerçekleştiği ya da havalimanındaki diğer tesislerin ne ölçüde zarar gördüğüne ilişkin ise ayrıntı paylaşmadı.

DÖRT FARKLI HAVALİMANININ ZARAR GÖRDÜĞÜ ÖNE SÜRÜLDÜ

Muhacerani, ABD saldırılarında yalnızca Buşehr Havalimanı'nın değil, Sistan ve Belucistan eyaletindeki İranşehr Havalimanı, kuzeydeki Semnan Havalimanı ile ülkenin güneyindeki Bender Abbas Havalimanı'nın da zarar gördüğünü söyledi.

Ayrıca Buşehr Meteoroloji Merkezi'nin de saldırıların hedefleri arasında yer aldığını belirtti.

KÖPRÜLER, TÜNELLER VE DEMİRYOLU ALTYAPISI DA HASAR ALDI

İran hükümet sözcüsü, saldırılar nedeniyle sivil altyapı ve özel mülklerde geniş çaplı yıkım meydana geldiğini ifade etti.

Muhacerani, balıkçı teknelerinden turizm işletmelerine kadar çok sayıda sivil unsurun zarar gördüğünü belirterek, saldırılarda 12 köprü ile 2 tünelin hasar aldığını açıkladı.

Ayrıca Bender Abbas'taki ana tren istasyonunun da zarar gördüğünü aktaran Muhacerani, ülkenin güneyindeki iki köprü ile kuzeydoğusundaki iki köprünün de saldırılardan etkilendiğini söyledi.

"350 KAMU ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ"

Muhacerani, ABD ile yaşanan çatışmalar sırasında 350 kamu çalışanının yaşamını yitirdiğini öne sürdü.

13 GÜN SÜREN ÇATIŞMALARIN ARDINDAN ATEŞKES

Muhacerani'nin açıklamaları, 11 Temmuz'da başlayan ve 13 gün süren ABD-İran geriliminin ardından geldi.

Bölgede cuma gününden bu yana tarafların karşılıklı saldırıları durdurmasının ardından temkinli bir sükunet hakim oldu.

Gerilim sürecinde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran içinde askeri altyapılar, kıyı gözetleme sistemleri, füze ve insansız hava aracı tesisleri, deniz unsurları ile lojistik noktaları hedef alan saldırılar düzenlediğini açıklamıştı.

Tahran yönetimi ise buna karşılık, çeşitli Arap ülkelerinde bulunduğunu öne sürdüğü ABD'ye ait askeri tesis ve ekipmanları hedef aldığını duyurmuştu.

İSRAİL İŞGAL GÜÇLERİ ATEŞKESE RAĞMEN LÜBNAN'IN GÜNEYİNE SALDIRILAR DÜZENLEDİ

İsrail işgal güçleri, ateşkes ve çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere insansız hava aracıyla (İHA) saldırılar gerçekleştirdi.

İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan'ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdü.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu sabah saatlerinde Yukarı Nebatiye beldesindeki Villalar Mahallesi'ne İHA ile art arda iki hava saldırısı düzenledi.

Saldırıda bir apartmanın hedef alındığı ve dumanların yükseldiği aktarıldı.

Öte yandan, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Mecdel Zun, Mansuri ve Bint Cubeyl bölgelerinde de patlayıcılarla yıkım gerçekleştirdi.

İRAN'DA 2 KİŞİ HALKA AÇIK ALANDA İDAM EDİLDİ

İran'da ekonomik nedenlerle başlayıp daha sonra rejim karşıtı gösterilere dönüşen sokak olayları sırasında çeşitli suçlar işledikleri iddiasıyla yargılanan 2 kişi, İsfahan'da halka açık bir meydanda idam edildi.

İran Yargı Erkine bağlı Mizan Haber Ajansına göre, yargı makamları yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, Ebulfezl Sipahi ve Emir Hüseyin Seferi'nin, ocak ayındaki gösterilerde "yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak", "muharebe", "toplumda korku ve güvensizlik yaratmak", "ulusal güvenliğe karşı gruplara üyelik", "kamu düzenini bozmak amacıyla kamu malına zarar vermek" ve "dört güvenlik​​​​​​​ görevlisinin ölümüne yol açan olaylara katılmak" suçlarından yargılandığı kaydedildi.

Yargılama sonucunda, söz konusu kişilere idam cezası verildiği, temyiz sürecinde Yüksek Yargının da cezayı onadığı aktarıldı.

Cezaları kesinleşen sanıkların, bu sabah İsfahan'da halka açık bir meydanda idam edildiği belirtildi.

İRAN'DAKİ GÖSTERİLER

İran'da 28 Aralık 2025'te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle Tahran Büyük Çarşı'da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler ülke geneline yayılmıştı.

Başkent Tahran'da 8 Ocak'ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonrasında ülke yönetimi internet erişimini engellemişti.

İranlı yetkililerden olaylarda ölen ya da yaralananların toplam sayısına ilişkin şu ana kadar açıklama yapılmazken ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 5 bin 858 kişinin hayatını kaybettiğini, 41 bin 283 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.

İran Şehit ve Gaziler Vakfının Adli Tıp Kurumu tarafından 21 Ocak'ta yapılan açıklamada, gösteriler sırasında çıkan olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.

Bu kişilerden 2 bin 427'sinin "silahlı terör grupları" tarafından öldürülen güvenlik güçleri ile sivil vatandaşlar olduğu ifade edilirken 690 kişi hakkında ise bilgi verilmemişti.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI, UMMANLI VE SUUDİ ARABİSTANLI MEVKİDAŞLARIYLA "BÖLGESEL KONULARI" GÖRÜŞTÜ

 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile bölgesel meseleler hakkında görüşmelerde bulundu.

İran Dışişleri Bakanı'nın​​​​​​​ resmi Telegram hesabından yapılan açıklamaya göre Arakçi, Busaidi ve Bin Ferhan ile telefonda görüştü.

Görüşmelerde bölgesel meselelerin yanı sıra ikili ilişkiler değerlendirildi.

Taraflar, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nda oluşan güvensiz ortamın ortadan kaldırılması için işbirliği ve diplomasinin önemine vurgu yaptı.

IRAK'TAKİ İSLAMİ DİRENİŞ ÖRGÜTÜ, SUUDİ ARABİSTAN'A İHA SALDIRILARINI DÜZENLEDİĞİ İDDİALARINI YALANLADI

Irak'taki İslami Direniş Örgütü, Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine yönelik insansız hava araçları (İHA) saldırılarının kendileri tarafından düzenlendiği iddialarını yalanladı.

Örgütten konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ve Yenbu kentinde ham petrol nakli ve tedariki sağlayan birden fazla noktaya İHA saldırılarının örgüt tarafından düzenlenmediği bildirilen açıklamada, bu tür ithamlar yerine Yemen'e uygulanan ablukanın kaldırılması çağrısında bulunuldu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Irak'taki "İran destekli milisler" tarafından düzenlendiğini öne sürdüğü İHA saldırılarını kınamıştı.

Açıklamada, Irak hükümetine, topraklarının saldırılar için üs olarak kullanılmasını önlemek amacıyla gerekli tüm tedbirleri alması çağrısında bulunulmuştu.

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi de Suudi Arabistan'ın Irak topraklarından hedef alındığı yönündeki iddianın soruşturulması talimatını vermişti.

ARAP ÜLKELERİ VE KURUMLARI, SUUDİ ARABİSTAN'DAKİ PETROL TESİSLERİNE YAPILAN SALDIRIYI KINADI

Arap ülkeleri ile kurumları, Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'ın Yenbu kentinde ham petrol nakli ve tedariki sağlayan birden fazla noktaya insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırıyı kınadı.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Irak topraklarından fırlatılan bir İHA ile Suudi Arabistan petrol tesislerinin hedef alınmasının, Suudi Arabistan'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olduğu" belirtildi.

 

İran'dan ABD üslerine balistik füze saldırısı! CENTCOM: Tüm füzeler imha edildi - 1
 

 

Açıklamada, bu saldırıların uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ve iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali olduğu vurgulandı.

BAE

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve güvenliğine ve istikrarına yönelik bir tehdit olan saldırılara karşı bu ülkeyle tam dayanışma içinde olunduğu yinelendi.

 

İran'dan ABD üslerine balistik füze saldırısı! CENTCOM: Tüm füzeler imha edildi - 2

 

 

BAHREYN

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Irak topraklarından fırlatılan ve Suudi Arabistan'ı hedef alan saldırıyı "terör" saldırısı olarak nitelendirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, saldırı "uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın açık bir ihlali, bölgesel güvenlik ve istikrara ve enerji kaynaklarına yönelik bir tehdit ve gerilimleri azaltma çabalarının sistematik bir şekilde baltalanması" olarak değerlendirildi.

KUVEYT

Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada saldırılar kınanarak, bunların "Irak'taki İran destekli milisler" tarafından fırlatılan İHA'larla gerçekleştirildiği vurgulandı.

 

İran'dan ABD üslerine balistik füze saldırısı! CENTCOM: Tüm füzeler imha edildi - 3
 

 

Açıklamada, saldırıların Suudi Arabistan'ın egemenliği ve toprak bütünlüğü ile uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

UMMAN

Umman Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Suudi Arabistan'a İHA ile düzenlenen saldırılar kınanarak, Riyad yönetiminin egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için alacağı önlemlerin desteklendiği kaydedildi.

Açıklamada, bu saldırıların durdurulmasının ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden her türlü eylemden kaçınılmasının gerekliliği vurgulandı.

MISIR

Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada saldırılar şiddetle kınandı ve bunların Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarının ihlali ve bölgedeki güvenlik ve istikrarı baltalayan bir tırmanış olduğunun altı çizildi.

 

İran'dan ABD üslerine balistik füze saldırısı! CENTCOM: Tüm füzeler imha edildi - 4
 

 

Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarını korumak için alacağı önlemlerin destekleneceği belirtilen açıklamada, bu saldırıların derhal durdurulması talep edildi.

ÜRDÜN

Ürdün Dışişleri Bakanlığı, saldırıları "kardeş Suudi Arabistan'ın egemenliğinin açık bir ihlali, güvenliğine ve istikrarına yönelik bir tehdit ve uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın açık bir ihlali" olarak değerlendirerek kınadı.

LÜBNAN

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerini İHA'larla hedef alma girişimini şiddetle kınadı.

Avn, bu tür saldırıların Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarının ihlali, bölgenin güvenliğine ve halklarının çıkarlarına yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.

LİBYA

Libya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada saldırı kınanarak, bunun "sivil altyapıya yönelik bir saldırı ve küresel enerji güvenliği ve istikrarına yönelik bir tehdit" olduğu vurgulandı.

KİK

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi de yaptığı açıklamada, "İran destekli Iraklı milisler tarafından fırlatılan bir İHA ile Suudi Arabistan'ı hedef alma girişimini kınadığını" ifade etti.

Budeyvi, bu saldırıların uluslararası hukukun açık bir ihlali, bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu vurguladı.

NE OLMUŞTU?

Yemen'deki Husiler dün, Suudi Arabistan'ın Yenbu kentinde ham petrol nakli ve tedariki sağlayan birden fazla noktaya İHA'larla saldırı düzenlediklerini açıklamıştı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, saldırının Irak'taki "İran destekli milisler" tarafından düzenlendiğini öne sürmüş ve sorumluları kınamıştı.

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi de Suudi Arabistan'ın Irak topraklarından hedef alındığı yönündeki iddianın soruşturulması talimatını vermişti.

ABD ÖNCÜLÜĞÜNDEKİ İSRAİL-LÜBNAN GÖRÜŞMELERİ GELECEK HAFTA ROMA’DA YAPILACAK

ABD öncülüğünde İsrail ile Lübnan arasında yürütülen görüşmelerin bir sonraki turu gelecek hafta Roma’da gerçekleştirilecek. ABD medyasında pazartesi günü yer alan haberlere göre müzakereciler, güvenlik çerçeve anlaşmasının uygulanması konusunda son dönemde kaydedilen ilerlemeyi daha ileri taşımaya çalışacak.

Yerel basın, ABD Dışişleri Bakanlığından bir yetkilinin şu sözlerini aktardı:

“Güney Lübnan’daki ilk pilot bölgenin başarıyla hayata geçirilmesi ve Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın geçen hafta Başkan Donald Trump ile gerçekleştirdiği verimli görüşmenin ardından bu müzakerelere önemli bir ivmeyle giriyoruz.”

Yetkiliye göre, 4-6 Ağustos tarihlerinde Roma’da bir araya gelecek teknik çalışma grupları, geçen ay varılan çerçeve anlaşmanın tam olarak uygulanmasına yönelik çalışmalara odaklanacak.

Görüşmelerin gündeminde pilot bölge uygulamasının genişletilmesi, çözüme kavuşturulamayan sınır anlaşmazlıklarının giderilmesi ve İsrail ile Lübnan arasında kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına varılması için yürütülecek çalışmalar yer alacak.

“İLK PİLOT BÖLGE SOMUT BİR FIRSAT”

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, ilk pilot bölgenin sahada somut ilerleme sağlanması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek şöyle konuştu:

“İlk pilot bölge, terör örgütlerinin doğrulanabilir şekilde silahsızlandırılması yoluyla Lübnan devletinin otoritesinin yeniden tesis edilmesi ve sonraki adımlar için gerekli güvenin oluşturulması açısından sahada gerçek ilerleme sağlamak için somut bir fırsattır.”

Yetkili, ilk pilot bölgeden çıkarılacak derslerin, uygulamanın aşamalı olarak genişletilmesinden önce sürecin daha da geliştirilmesine yardımcı olacağını ifade etti.

“Üçlü çerçeve kalıcı barışa giden tek yoldur. Bunun tam olarak uygulanması her iki ülkenin de açıkça çıkarınadır ve Trump yönetimi bunun başarıya ulaşması konusunda kararlıdır.”

İSRAİL’İN ÇEKİLMESİ LÜBNAN ORDUSUNA BAĞLANDI

Lübnan ile İsrail, 26 Haziran’da İsrail’in işgal altındaki tüm Lübnan topraklarından aşamalı olarak çekilmesini öngören bir çerçeve anlaşma imzaladı.

Ancak anlaşmada İsrail’in çekilmesine ilişkin herhangi bir takvim yer almıyor.

Bunun yerine sürecin tamamlanması, İsrail güçlerinin çekildiği bölgelerde Lübnan ordusunun güvenlik sorumluluğunu tamamen devralması ve Hizbullah dahil silahlı grupların silahsızlandırılması şartlarına bağlanıyor.

İSRAİL SALDIRILARINDA 4 BİNDEN FAZLA KİŞİ ÖLDÜ

Lübnan’ın resmi verilerine göre, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 4 bin 328 kişi hayatını kaybetti, 12 bin 232 kişi yaralandı.

İsrail, Lübnan’ın güneyindeki bazı bölgeleri işgal altında tutmaya devam ediyor.

Bu bölgelerden bazıları onlarca yıldır İsrail işgali altında bulunurken, bazıları ise Ekim 2023 ile Kasım 2024 arasında yaşanan son savaş sırasında İsrail tarafından ele geçirildi.

TRUMP: ABD İLE TAHRAN ARASINDA “İYİ GÖRÜŞMELER” SÜRÜYOR; İRAN’IN KOMŞULARI İHA SALDIRILARIYLA KARŞI KARŞIYA

ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü, ABD ile İran arasında “iyi görüşmeler” yürütüldüğünü ve iki ülke arasındaki çatışmaya ilişkin bir anlaşmaya varılma ihtimali bulunduğunu söyledi. Ancak Trump, müzakerelerin sonuç vermemesi halinde ABD saldırılarının yeniden başlayacağı uyarısında bulundu.

Trump’ın iyimser açıklamalarına rağmen Tahran, ABD’nin askeri operasyonlarına verilen arayı kısa sürede test etmiş göründü. Suudi Arabistan, Ürdün ve Irak pazartesi günü insansız hava aracı (İHA) saldırıları yaşandığını bildirdi.

Washington, beş aydır devam eden çatışmada Trump’ın son stratejik politika değişikliğiyle, İran’a yönelik iki haftalık hava saldırılarını cumartesi günü aniden askıya almıştı.

Trump, “İyi görüşmeler yapıyoruz” dedi.

“Bence bir şeylerin gerçekleşmesi için iyi bir ihtimal var. Eğer gerçekleşirse iyi, gerçekleşmezse iki gün önce yaptığımız şeyi yapmaya geri döneriz.”

Trump, pazartesi günü ilerleyen saatlerde Michigan’daki bir seçim mitinginde İran hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Onlara rüşvet veremezsiniz. Onları yenmek zorundasınız ve onları fena halde yeneceğiz. Ama nasıl sonuçlanacağını göreceğiz. Şu anda son derece dostane müzakereler yürütülüyor.”

TAHRAN: MÜZAKERE TALEP ETTİĞİMİZE DAİR HABERLER UYDURMA

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi pazartesi günü yaptığı açıklamada, taraflar arasında arabulucular aracılığıyla mesajların iletilmeye devam ettiğini ve İran’ın diplomasiden vazgeçmediğini söyledi. Ancak İran’ın müzakere talebinde bulunduğuna yönelik haberlerin “uydurma” olduğunu belirtti.

Bekayi, “Bu bizim DNA’mızda yok” dedi.

Üst düzey bir İranlı yetkili ise pazar günü Reuters’a yaptığı açıklamada, Trump’ın kendi kararıyla ilan ettiği ateşkes devam ettiği sürece İran’ın da saldırılarını durduracağını söyledi.

İran’ın merkezi askeri komutanlığı pazartesi günü daha sonra yaptığı açıklamada ABD’yi, İran’ın kara sularındaki gemileri ve petrol tankerlerini tehdit etmekle ve “yasa dışı bir deniz ablukası uygulamaya çalışmakla” suçladı.

Komutanlık, bunun “bölgedeki çatışmanın tırmandırılması anlamına geldiğini” belirtti.

SUUDİ ARABİSTAN: PETROL HEDEFLERİNE YÖNELEN İHA’LARI DÜŞÜRDÜK

Suudi Arabistan, aralarında Riyad’daki hedeflerin de bulunduğu petrol tesislerine yönelen İHA’ları düşürdüğünü açıkladı.

Riyad yönetimi, İHA’ların İran destekli silahlı gruplar tarafından Irak’tan fırlatıldığını belirterek karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu bildirdi.

Ayrı bir açıklamada, İran’ın Yemen’deki Husi müttefikleri, Suudi Arabistan’ın İHA saldırılarına misilleme olarak ülkenin ana Kızıldeniz limanı Yenbu’ya petrol taşıyan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı hedef aldıklarını açıkladı.

Tahran ayrıca, küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip ve tartışmaların merkezinde bulunan Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün hâlâ kendisinde olduğunu bildirdi.

Trump ise gemilerin boğazdan serbestçe geçebilmesini talep ediyor.

PETROL FİYATLARI SERT DÜŞTÜ

Savaşa yönelik kamuoyu tepkisi, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Trump ve Cumhuriyetçi Parti üzerinde baskı oluşturuyor. Cumhuriyetçiler, söz konusu seçimlerde Kongre’deki dar çoğunluklarını korumaya çalışacak.

Hafta sonu gerçekleştirilen Reuters/Ipsos anketi, Trump’ın onay oranının geçen aya kıyasla 3 puan yükselerek yüzde 37’ye çıktığını gösterdi. Trump’ın geçen ayki onay oranı, başkanlığı dönemindeki en düşük seviyeyle eşit düzeye gerilemişti.

Ancak her üç Amerikalıdan yalnızca biri İran savaşını destekliyor. Bu oran, çatışmanın ilk günlerinden bu yana Reuters/Ipsos anketlerinde kaydedilen en düşük seviye oldu.

Amerikalıların çoğu ayrıca Trump’ın savaşın hedeflerini açıklamakta başarısız olduğunu düşünüyor.

ABD’nin art arda 13 gece boyunca giderek yoğunlaşan bombardımanının sona ermesi ve Trump’ın müzakerelere ilişkin açıklamaları petrol fiyatlarının sert şekilde düşmesine neden oldu.

ABD ham petrolü yüzde 8,21 düşüşle varil başına 81,98 dolara gerilerken, Brent petrol yüzde 9,31 değer kaybederek varil başına 87,77 dolara düştü.

ABD ORDUSU: VURULACAK HEDEFLER TÜKENİYORDU

Bir ABD'li yetkili ve çeşitli Amerikan medya kuruluşlarının haberlerine göre Trump’ın ABD saldırılarını askıya alma kararı, ordunun bombardımanın ulaşabileceği sınırların sonuna geldiği yönündeki tavsiyesini yansıtıyordu.

ABD'li yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, askeri komutanların başkana vurulabilecek hedeflerin tükenmeye başladığını bildirdiğini söyledi.

Yetkili ayrıca ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in hava mühimmatı stoklarının azalmasından endişe duyduğunu belirtti.

Trump ise ABD’nin mühimmat sıkıntısıyla karşı karşıya olduğu yönündeki iddiaları reddetti.

ABD ordusunun, Ukrayna’ya yapılan sevkiyatlar nedeniyle azalan stoklarını hızla yeniden doldurduğunu söyleyen Trump, “daha gelişmiş olanlardan” daha fazlasını istediğini belirtti.

İRAN MEDYASI: ALTI GEMİ GERİ ÇEVRİLDİ

İran devlet medyası, “bilgili bir kaynağa” dayandırdığı haberinde İran’ın pazartesi günü izinsiz olarak Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan altı “kuralları ihlal eden gemiyi” geri çevirdiğini bildirdi.

Trump, Tahran’ın ABD tarafından önerilen güzergâhı kullanan gemilere ateş açmasının ardından İran’ı cezalandırmak amacıyla bombardıman kampanyasını yeniden başlatmıştı.

ABD, gemilere Umman kıyılarına yakın seyretmeleri yönünde çağrıda bulunmuştu.

İran ise gemilerin yalnızca kendi kıyılarına daha yakın olan ve Tahran’ın kontrol ettiği Hürmüz Boğazı güzergâhından geçebileceğini savunuyor. İran ayrıca bu güzergâhtan geçen gemilerden transit geçiş ücreti almayı planlıyor.

Yeniden başlayan ve iki hafta süren ABD bombardımanında İran’da onlarca kişi hayatını kaybetti. Saldırılarda askeri hedeflerin yanı sıra ülkenin güneyindeki köprüler ve tüneller de imha edildi.

İran’ın komşu ülkelerdeki ABD üslerine düzenlediği misilleme saldırılarında dört Amerikan askeri öldürüldü.

İran ayrıca Körfez ülkelerindeki sivil altyapıyı hedef aldı ve bu saldırıların ABD’nin bombardımanına misilleme olduğunu açıkladı.

Washington’ın İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kırmak için nasıl bir baskı aracı kullanabileceği ise hâlâ belirsizliğini koruyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI KONUSUNDA ANLAŞMAZLIK SÜRÜYOR

Washington ve Tahran haziran ayında, İran’ın nükleer programı gibi önemli meselelerin çözüme kavuşturulması amacıyla ağustos ayı sonuna kadar gerçekleştirilmesi planlanan görüşmeler için bir çerçeve üzerinde anlaşmaya varmıştı.

Ancak iki taraf, mutabakatta Hürmüz Boğazı’na ilişkin kullanılan ifadelerin ne anlama geldiği konusunda anlaşmazlık yaşıyor.

Washington, söz konusu metnin Tahran’ın gemilerin serbest geçişine izin vermesini gerektirdiğini savunurken İran, anlaşmanın boğazdaki geçişleri denetleme yetkisini kendisine verdiğini belirtiyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin