CANLI | ABD Başkanı Trump’tan İran için kritik toplantı: Nihai kararı vereceğim

CANLI | ABD Başkanı Trump’tan İran için kritik toplantı: Nihai kararı vereceğim

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray'da ulusal güvenlik ekibiyle görüşerek, İran'la anlaşma konusunda son kararını verebileceğini duyurdu. Gözler Beyaz Saray'a çevrilirken İran basını da Trump'ın İran ile anlaşmaya varıldığına dair beyanlarının aksine henüz anlaşmaya varılmadığını bildirdi.

ABD-İsrail ve İran bölgede tansiyonu yükseltecek açıklamalar yapmaya devam ediyor.

Son yaşananların özeti şöyle;

ABD CEPHESİ: ABD Başkanı Donald Trump, İran'la yürütülen müzakerelerde henüz istedikleri noktaya gelinmediğini belirterek, anlaşma sağlanamazsa saldırıların yeniden başlayabileceği mesajını verdi. Trump, İran'ın anlaşma konusunda istekli olduğunu söylese de sürecin "kusursuz" bir anlaşmayla sonuçlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın İran'ın kontrolünde olmayacağını savundu ve bölge ülkelerinin Abraham Anlaşması'na katılmasını istedi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise diplomasiyi öncelediklerini ancak başka seçeneklerin de masada olduğunu ifade etti.

İRAN CEPHESİ: İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Trump'ın tehditlerine rağmen Tahran'ın "kırmızı çizgilerinden" geri adım atmayacağını söyledi. Azizi, uranyum zenginleştirme hakkı, zenginleştirilmiş uranyumun elde tutulması, Hürmüz Boğazı üzerindeki yetki ve yaptırımların kaldırılması konularında taviz verilmeyeceğini belirtti. İranlı yetkili ayrıca Trump'ın tehditlerle anlaşma çağrıları arasında gidip geldiğini savundu.

İSRAİL CEPHESİ: İsrail işgal güçleri, Lübnan'ın güneyindeki Sur kent merkezine yönelik saldırı tehdidinde bulunarak bölge halkına tahliye çağrısı yaptı. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya üzerinden paylaştığı haritalarda bazı binaların Hizbullah'a ait olduğunu öne sürerek bu noktaların hedef alınacağını duyurdu. Açıklamada, sivillerden evlerini terk edip Zehrani Nehri'nin kuzeyine geçmeleri istendi. İsrail ordusu bir gün önce de Sur ve çevresine hava saldırıları düzenlemişti. Başbakan Binyamin Netanyahu ise Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatı verdiğini açıklamıştı.

İŞTE ORTA DOĞU'DAN DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

BEYAZ SARAY: TRUMP ABD İÇİN İYİ BİR ANLAŞMA YAPMAK İSTİYOR

Beyaz Saray, dün gerçekleştirilen İran toplantısına ilişkin, Başkan Donald Trump'ın "yalnızca ABD için iyi olan" ve "ABD'nin kırmızı çizgilerini karşılayan" bir anlaşma yapacağını bildirdi.

AA muhabirinin sorusuna yanıt veren bir Beyaz Saray yetkilisi, dün Durum Odası'nda gerçekleştirilen ve olası ABD-İran anlaşmasının masaya yatırıldığı ulusal güvenlik toplantısını değerlendirdi.

Yetkili, açıklamasında, "Durum Odası'ndaki toplantı yaklaşık iki saat sürdü. Başkan Trump, yalnızca ABD için iyi olan ve kendi kırmızı çizgilerini karşılayan bir anlaşma yapacaktır. İran asla nükleer silaha sahip olamaz." ifadelerini kullandı.

TRUMP'TAN ANLAŞMA MESAJI! TAHRAN'DAN PEŞ PEŞE YALANLAMA!

A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, Donald Trump'ın yaptığı açıklamaların ardından petrol piyasalarında dikkat çekici hareketlilik yaşandığını aktardı. Karabağ, Trump'ın anlaşmaya ilişkin iyimser mesajları sonrasında petrol fiyatlarında sert geri çekilme görüldüğünü belirterek, bir ara fiyatların 90 doların altına kadar düştüğünü ifade etti.

Ancak bu düşüşün kalıcı olmadığını vurgulayan Karabağ, İran tarafından gelen yalanlamaların ardından petrol fiyatlarının yeniden kısmi yükselişe geçtiğini söyledi. Yaşanan sürecin son günlerde sıkça karşılaşılan tabloyu tekrar ettiğini belirten Karabağ, Washington'dan sürekli olarak "anlaşmaya yakınız" mesajları gelirken İran tarafının bu açıklamaları reddettiğini dile getirdi.

TAHRAN: HENÜZ NİHAİ KARAR VERİLMEDİ

Karabağ'ın aktardığı bilgilere göre İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, savaşın sona ermesi, Hürmüz Boğazı'nın geleceği ve taraflar arasındaki temaslarla ilgili mesaj alışverişinin sürdüğünü ancak henüz kesinleşmiş bir karar bulunmadığını açıkladı.

İran tarafı, Donald Trump'ın açıklamalarını "tek yönlü" olarak nitelendirirken, Washington'ın kamuoyuna yansıttığı tabloyla müzakere masasındaki gerçek durumun örtüşmediğini savundu.

Tahran yönetimi özellikle Trump'ın yaptığı açıklamalardaki bazı bölümlerin doğru olmadığını, bazı kısımların ise gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek resmi itirazlarını ortaya koydu.

HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİNDE YENİ GERİLİM

Taraflar arasındaki en önemli anlaşmazlıklardan biri Hürmüz Boğazı'nın statüsü konusunda yaşanıyor.

Donald Trump yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın iki yönlü olarak açılacağını ve İran'ın buradan geçiş ücreti almayacağını öne sürdü.

Ancak Tahran yönetimi bu ifadeleri reddetti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve işletilmesine ilişkin mekanizmanın İran ve Umman tarafından, kendi ulusal çıkarları ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirileceğini ifade etti.

İran tarafı ayrıca ABD'nin "vergi" veya "toll" olarak tanımladığı ödemeleri farklı değerlendirdiğini belirtti. Tahran yönetimi, söz konusu ücretleri bir geçiş vergisi olarak değil, bölgede sağlanan güvenlik ve hizmetlerin karşılığı olarak gördüğünü ortaya koydu.

Bu durumun müzakerelerdeki ilk büyük ihtilaf başlıklarından biri olduğu değerlendiriliyor.

NÜKLEER DOSYADA KARŞILIKLI İDDİALAR

Müzakerelerin en kritik başlığını ise İran'ın nükleer programı oluşturuyor.

Donald Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılarak imha edileceğini açıklamıştı. Ancak İran bu iddiaya da sert şekilde karşı çıktı.

Tahran yönetimi, mevcut görüşmelerde İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılması veya zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılması yönünde herhangi bir anlaşmanın bulunmadığını duyurdu.

İranlı yetkililer, bu konuda kamuoyuna yansıyan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını savunurken, nükleer faaliyetlere ilişkin müzakerelerde henüz böyle bir aşamaya gelinmediğini belirtti.

TRUMP'IN EN DİKKAT ÇEKEN MESAJI: "NÜKLEER TOZ"

Donald Trump'ın açıklamalarında en fazla dikkat çeken bölüm ise İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokuna ilişkin sözleri oldu.

Trump, "nükleer toz" olarak nitelendirdiği materyalin ABD, İran, Çin ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı koordinasyonuyla ülkeden çıkarılarak imha edileceğini öne sürdü.

Ancak İran tarafından gelen açıklamalar bu konuda da Washington'ın çizdiği tabloyu doğrulamadı. Böylece taraflar arasındaki en temel anlaşmazlık noktalarından birinin nükleer program olmaya devam ettiği ortaya çıktı.

BEYAZ SARAY'DA KRİTİK TOPLANTI

ABD basınında yer alan haberlere göre Donald Trump, gün içerisinde Beyaz Saray Durum Odası'nda kritik bir toplantı gerçekleştirdi.

Reuters'ın aktardığı bilgilere göre toplantıda İran ile yürütülen süreç değerlendirildi ve nihai karar seçenekleri masaya yatırıldı. Ancak toplantı sonrasında somut bir sonucun ortaya çıkıp çıkmadığına ilişkin net bilgi paylaşılmadı.

Karabağ, eğer önemli ve kesin bir anlaşma sağlanmış olsaydı Donald Trump'ın bunu her zamanki gibi Truth Social hesabı üzerinden duyurmasının bekleneceğini belirterek, şu ana kadar böyle bir açıklamanın gelmemesinin dikkat çekici olduğunu vurguladı.

60 GÜNLÜK ATEŞKES VE YENİ NÜKLEER GÖRÜŞMELER İDDİASI

Washington kulislerinde ABD ve İran müzakere heyetlerinin 60 günlük ateşkes uzatımı ve yeni nükleer görüşmeler için geçici mutabakat konusunda önemli ilerleme sağladıkları yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Ancak söz konusu sürecin nihai kararının doğrudan Donald Trump tarafından verileceği belirtiliyor.

Bu nedenle müzakerelerde ilerleme işaretleri görülse de henüz kesinleşmiş ve imzalanmış bir anlaşmadan söz edilmiyor.

ABD MEDYASI: ANLAŞMA YAKIN AMA GARANTİ DEĞİL

ABD'nin önde gelen medya kuruluşları da sürece temkinli yaklaşıyor.

Fox News'e göre Washington'da en büyük tartışma konusu, olası anlaşmanın İran'ın nükleer kapasitesini gerçekten durdurup durduramayacağı.

Washington Post ise barış anlaşmasının önündeki en büyük engellerin İran'ın nükleer programı ve Tahran yönetimine duyulan güven sorunu olduğunu aktarıyor.

ABD ana akım medyasında genel kanaat, anlaşmanın bugüne kadar hiç olmadığı kadar yakın olduğu yönünde şekillense de sürecin henüz tamamlanmadığı ve birçok kritik başlıkta uzlaşının sağlanamadığı ifade ediliyor.

TAHRAN'DA TEMKİNLİ BEKLEYİŞ

Tahran cephesinde ise ihtiyatlı yaklaşım sürüyor. İranlı yetkililer herhangi bir anlaşmaya varılmadığını vurgularken, müzakerelerin devam ettiğini ancak sonuç alınmış gibi bir atmosferin bulunmadığını dile getiriyor.

A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ da sahadaki havanın temkinli olduğunu belirterek, ABD tarafında zaman zaman yükselen iyimserliğe rağmen henüz "anlaşma tamamlandı" denilebilecek bir noktaya gelinmediğini aktardı.

Karabağ, mevcut tabloyu değerlendirirken, "Önceki günlerle karşılaştırıldığında umutların arttığı görülüyor ancak süreç son derece kırılgan. Şu an itibarıyla Donald Trump'ın birkaç saat içinde çıkıp anlaşmayı açıklayacağı yönünde bir hava hissetmiyorum." ifadelerini kullandı.

BEYAZ SARAY'DA KRİTİK BEKLEYİŞ! TRUMP'TAN KRİTİK İRAN MESAJLARI!

Washington'dan son gelişmeleri aktaran A Haber Muhabiri İrfan Sapmaz, şu ana kadar ABD yönetiminden resmi bir karar çıkmadığını belirterek, sürecin halen hassas bir dengede ilerlediğini ifade etti. Sapmaz, aslında bugün itibarıyla somut bir karar açıklanmasını çok da beklemediğini dile getirirken, Donald Trump'ın son günlerde özellikle enerji ve petrol piyasalarına yönelik mesajlar verdiğine dikkat çekti.

PETROL FİYATLARINDA DİKKAT ÇEKEN DÜŞÜŞ

İran eksenli gelişmelerin enerji piyasalarına doğrudan yansıdığını belirten Sapmaz, petrol fiyatlarında gün içerisinde yaklaşık 1 dolar 57 sentlik bir gerileme yaşandığını aktardı. Bu düşüşün akaryakıt fiyatlarına da yansıdığını ifade eden Sapmaz, dün yaklaşık 4 dolar 44 sent seviyesinde olan benzin fiyatlarının bugün 4 dolar 20 sent seviyelerine kadar gerilediğini, böylece yaklaşık 30 sentlik bir düşüş meydana geldiğini sözleriyle aktardı.

TRUMP'TAN DURUM ODASI HAMLESİ

ABD Başkanı Donald Trump'ın gün içerisinde sosyal medya platformu Truth Social üzerinden açıklama yaptığını belirten Sapmaz, Trump'ın Beyaz Saray'daki Durum Odası'nda Ulusal Güvenlik Konseyi'ni toplayacağını duyurduğunu söyledi. Ancak toplantının ardından henüz kamuoyuna yansıyan resmi bir karar ya da açıklamanın bulunmadığını vurguladı.

İRAN'A NET MESAJ: "NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLMAYACAK"

Trump'ın son açıklamalarında İran konusunda son derece net ifadeler kullandığı görülüyor. ABD Başkanı'nın, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacağını kabul etmesi gerektiğini söylediği belirtilirken, bölgesel güvenliğe ilişkin de önemli şartlar öne sürdüğü kaydedildi.

Trump'ın açıklamalarında özellikle Hürmüz Boğazı'nın sınırsız ve ücretsiz şekilde uluslararası gemi trafiğine açılması gerektiğini vurguladığı, bölgede kalan deniz mayınlarının da temizlenmesini istediği ifade edildi.

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN YENİ DÖNEM MESAJI

Trump'ın mesajlarında dikkat çeken bir diğer unsur ise deniz taşımacılığına ilişkin oldu. ABD Başkanı'nın, Washington tarafından uygulanan deniz ablukasının kaldırılacağını açıkladığı ve Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin ülkelerine dönüş sürecinin başlayabileceğini ifade ettiği belirtildi.

Ancak Trump'ın, bu süreçte İran'a herhangi bir mali kaynak aktarılmayacağını da özellikle vurguladığı kaydedildi.

"NÜKLEER TOZ" ÇIKIŞI DİKKAT ÇEKTİ

Trump'ın en dikkat çekici açıklamalarından biri de İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarıyla ilgili oldu. ABD Başkanı'nın "nükleer toz" olarak tanımladığı materyalin, ABD, İran, Çin ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın koordinasyonuyla çıkarılarak imha edileceğini söylediği aktarıldı.

Bu açıklama, olası bir anlaşmanın merkezinde İran'ın nükleer kapasitesinin yer aldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

ABD MEDYASININ ORTAK GÖRÜŞÜ: ANLAŞMA YAKIN AMA TAMAMLANMADI

Washington kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de olası anlaşmanın ne kadar yakın olduğu. Sapmaz'ın aktardığı bilgilere göre ABD ana akım medyasında hakim görüş, tarafların bugüne kadar hiç olmadığı kadar anlaşmaya yakın olduğu yönünde. Ancak buna rağmen sürecin henüz kesinleşmediği ve kritik pürüzlerin varlığını koruduğu değerlendiriliyor.

REUTERS: NİHAİ KARAR MASADA

Reuters'ın haberlerine işaret eden Sapmaz, Donald Trump'ın bugün Beyaz Saray Durum Odası'nda nihai karar süreci için bir toplantı gerçekleştirdiğine yönelik bilgiler bulunduğunu belirtti. Ancak toplantının ardından kesin bir sonuç çıkıp çıkmadığının henüz netlik kazanmadığını ifade etti.

Sapmaz ayrıca, eğer ciddi ve tarihi bir uzlaşı sağlanmış olsaydı Donald Trump'ın bunu her zaman yaptığı gibi doğrudan Truth Social hesabından duyurmasının bekleneceğini söyledi.

60 GÜNLÜK ATEŞKES VE YENİ NÜKLEER GÖRÜŞMELER İDDİASI

Washington kulislerinde konuşulan en önemli başlıklardan birinin de ABD ve İran müzakere heyetlerinin 60 günlük ateşkes uzatımı ile yeni nükleer görüşmeler konusunda geçici bir mutabakata yaklaşmış olması olduğunu aktaran Sapmaz, bu süreçte son sözün Donald Trump'a ait olduğunun belirtildiğini ifade etti.

Bu nedenle gözler bir yandan Beyaz Saray'a, diğer yandan Trump'ın sosyal medya hesabından gelebilecek olası açıklamalara çevrilmiş durumda.

FOX NEWS: EN BÜYÜK TARTIŞMA NÜKLEER KAPASİTE

ABD basınındaki değerlendirmelere de değinen Sapmaz, Fox News'in Washington'da yürütülen tartışmaların merkezinde İran'ın nükleer kapasitesinin gerçekten durdurulup durdurulamayacağı sorusunun yer aldığını aktardığını söyledi.

Anlaşmanın uygulanabilirliği ve İran'ın yükümlülüklerine ne ölçüde sadık kalacağı konusu, Amerikan yönetiminde en fazla tartışılan başlıklar arasında gösteriliyor.

WASHINGTON POST: GÜVEN SORUNU DEVAM EDİYOR

Washington Post'un değerlendirmelerine göre ise olası barış anlaşmasının önündeki en büyük engeller halen İran'ın nükleer programı ve Tahran yönetimine duyulan güven eksikliği olarak öne çıkıyor.

İran cephesinden de şu ana kadar temkinli açıklamalar geldiğini belirten Sapmaz, tarafların henüz kesin bir anlaşmaya vardıklarını ilan etmediklerini vurguladı.

BEYAZ SARAY'DA TEMKİNLİ İYİMSERLİK

Önceki günlerle karşılaştırıldığında diplomatik atmosferde belirli bir iyimserlik bulunduğunu ancak sürecin son derece kırılgan olduğunu ifade eden Sapmaz, Washington'da umutların arttığını ancak kesin sonuca ulaşıldığını söylemek için erken olduğunu dile getirdi.

A Haber Beyaz Saray Muhabiri İrfan Sapmaz, mevcut tabloyu değerlendirirken, "Durum önceki günlere göre daha umut verici görünse de şu an itibarıyla 'artık bu iş bitti' denilebilecek bir atmosfer yok. Donald Trump'ın bir ya da iki saat içerisinde çıkıp anlaşmayı açıklayacağı yönünde güçlü bir hava hissetmiyorum" ifadelerini kullandı.

İRAN’DAN TRUMP’IN AÇIKLAMALARINA TEPKİ

İran Dışişleri Bakanlığından, ABD Başkanı Donald Trump’ın Washington-Tahran müzakerelerine ilişkin açıklamasına tepki geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran ile ABD arasında mesaj alışverişinin sürdüğünü ancak henüz nihai bir uzlaşmanın sağlanmadığını vurguladı. Bekayi, Trump’ın "İran nükleer silah sahibi olmayacağını kabul etmeli" ifadelerine sert tepki gösterdi. İranlı yetkili, "Biz ‘zorunluluk’ söylemiyle 47 yıl önce vedalaştık. Batılı tarafların İran İslam Cumhuriyeti’nden bahsederken ‘şöyle olmalı, böyle olmalı’ gibi bir dil kullanma hakkı yoktur. Biz kendi kararlarımızı İran halkının çıkarları ve hakları temelinde alırız" dedi.

"ABLUKANIN KALDIRILACAĞI SÖYLEMİ PROPAGANDA OLABİLİR"
İranlı sözcü, Trump’ın ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’ndaki İran limanlarına yönelik ablukasının kaldırılacağına yönelik ifadelerine de değinerek, söz konusu ablukanın başından beri hukuksuz bir adım olduğunu belirtti. Bunun hem ateşkes ihlali hem de uluslararası deniz taşımacılığına müdahale anlamına geldiğini söyleyen Bekayi, bu uygulamanın gerçekten kaldırılıp kaldırılmayacağının ABD’nin eylemleriyle görüleceğini kaydederek, bunun bir propaganda söylemi de olabileceğini ifade etti. İranlı yetkili, "Eğer böyle bir adım atılırsa aslında birkaç hafta önce başlayan hukuka aykırı bir uygulamayı da durdurmuş olacaklar. Başından beri böyle bir adımın atılmaması gerekirdi" dedi.

Sözcü ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin İran ve Umman tarafından kararlaştırılması gerektiğini vurguladı. Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın İran ve Umman karasularında yer alması nedeniyle iki ülkenin, uluslararası ticareti mümkün kılarken güvenliklerini ve ulusal çıkarlarını koruyacak bir mekanizma benimsemeleri gerektiğini belirtti.

Mevcut durumda önceliklerinin savaşın sona erdirilmesi olduğunu aktaran Bekayi aynı zamanda, nükleer konuların detaylarına ilişkin bir müzakerenin yürütülmediğini söyledi.

HAMANEY'İN DANIŞMANI: ABD'Yİ DENİZ ABLUKASINI SONLANDIRMAYA ZORLAYACAĞIZ

İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in Danışmanı ve eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Muhsin Rızai, ABD'nin deniz ablukasını sürdürmesi halinde onu ya müzakerelerle ya da doğrudan eylemle kıracaklarını söyledi.

İran'ın Tesnim Haber Ajansına göre Tümgeneral Rızai, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasına karşı ülkesinin seçeneklerini değerlendirdi.

ABD ile İsrail'in bölgede ortak bir doktrin izlediğini belirten Rızai, "Bu doktrine göre, bölgede yeni bir düzen dayatmak istiyorlarsa İran'ın kesinlikle düşmesi gerekir. İran var olduğu sürece, istedikleri 'yeni düzenlerin' hiçbiri gerçekleşmeyecektir." dedi.

Rızai, ABD'nin ülkesine uyguladığı deniz ablukasına işaret ederek "Amerika Birleşik Devletleri'ni deniz ablukasını sonlandırmaya zorlayacağız. Bu ya müzakereler yoluyla veya buna direnmeleri durumunda doğrudan eylemle gerçekleştirilecektir." ifadelerini kullandı.

 

İRAN BASINI TRUMP'I YALANLADI: ABD İLE HENÜZ ANLAŞMAYA VARILMADI

 İran basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile anlaşmaya varıldığına dair beyanlarının aksine henüz anlaşmaya varılmadığını bildirdi.

Yarı resmi Fars Haber Ajansı, ABD ile müzakereler hakkında bilgi sahibi olan kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Trump'ın İran'la olası bir anlaşma hakkındaki son iddialarının doğru olmadığını yazdı.

Söz konusu kaynaklar, Trump'ın beyanlarını "doğru ve yalanın karışımı" olarak nitelendirip, ABD Başkanı'nın "sahte bir zafer sergileme çabası" içinde olduğunu ifade etti.

Mutabakat metninin "taahhüt karşılığı taahhüt" çerçevesinde hazırlandığını aktaran İranlı kaynaklar, Tahran'ın mutabakatı henüz onaylamadığını belirtti.

Trump'ın İran'ın Hürmüz Boğazı'nı herhangi bir ücret almadan trafiğe açacağına dair iddiasının doğru olmadığı, mutabakat metninde böyle bir maddenin bulunmadığı ve İran'ın ablukanın kaldırılmasının ardından önceden belirlenmiş kendi düzenlemelerine göre Boğazı yeniden açacağı aktarıldı.

 

TRUMP'TAN İRAN AÇIKLAMASI: NİHAİ KARARI VERECEĞİM

 ABD Başkanı Donald Trump, bugün Beyaz Saray'da ulusal güvenlik ekibiyle görüşerek, İran'la anlaşma konusunda son kararını verebileceğini bildirdi.

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran'la müzakerelerin akıbetine ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Açıklamasında, "İran, hiçbir zaman nükleer silaha veya bombaya sahip olmayacağını kabul etmelidir. Hürmüz Boğazı, her iki yönde de sınırsız deniz trafiği için derhal ve herhangi bir geçiş ücreti alınmaksızın açılmalıdır." ifadelerini kullanan Trump, boğazdaki mayınların da temizlenmesi gerektiğini vurguladı.

Trump, birazdan Durum Odası'nda ulusal güvenlik ekibiyle toplantıya gireceğini ve birçok başlıkta anlaşma sağladıklarını aktararak, "Şimdi, son kararı vermek üzere Durum Odası'nda bir toplantıya gireceğim." değerlendirmesini yaptı.

ABD Başkanı, anlaşma sağlanması halinde ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılacağını ve İran'daki nükleer tozun da ABD'ye teslim edileceğini kaydetti.

 

HÜRMÜZ'DEN 24 GEMİ GEÇTİ

İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, son 24 saatte Hürmüz Boğazı'ndan 24 petrol tankeri ve ticari geminin donanmanın koordinasyonu ve izniyle geçiş yaptığını duyurdu. Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Devrim Muhafızları Ordusu ve Dışişleri Bakanlığı koordinasyonuyla Hürmüz Boğazı'ndan 24 gemi geçti." ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, boğazdan geçiş izni verilen gemilerin sayısının daha fazla olduğu ancak trafik yoğunluğunu önlemek için geçen gemilerin sayısının düşük tutulduğu aktarıldı.

BAŞKAN YARDIMCISI VANCE: "ÇOK YAKINIZ"

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen müzakerelerde nükleer program konusunda bazı anlaşmazlıkların devam ettiğini ancak tarafların anlaşmaya "çok yakın" olduğunu ifade etti. The Hill gazetesinin haberine göre, Vance Maryland eyaletindeki Joint Base Andrews Havalimanı'nda İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

Vance, ABD ve İran müzakerelerinde İran'ın nükleer programına ilişkin bazı "pürüzlerin" devam ettiğini ancak tarafların anlaşmaya "çok yakın" olduğunu söyledi. Müzakerelerde İran'ın nükleer kapasitesi dahil bazı konularda "fikir alışverişinde bulunulduğunu" aktaran Vance, "Nükleer konuyla ilgili birkaç mesele var: yüksek oranda zenginleştirilmiş stoklar ve zenginleştirme sorunu. En azından şu ana kadar iyi niyetle müzakere ettiklerini düşünüyoruz ve bazı ilerlemeler kaydediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkan Yardımcısı, müzakerelerde ilerleme sağlamayı umduklarını belirterek, ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmayı onaylayacak noktaya gelmesinin mümkün olduğunu ancak bunun henüz netleşmediğini ifade etti.

"BİRAZ DAHA İLERLEME KAYDETMEMİZ GEREK"

İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılıp çıkarılmayacağına ilişkin sorulara doğrudan yanıt vermeyen Vance, bu konuda bazı ayrıntıların çözülmesi gerektiğini ve bunun zaman alacağına vurgu yaptı.

Vance, yakın zamanda bir anlaşmaya varılıp varılamayacağına ilişkin "Bu sorunları masaya yatırıp çözüme kavuşturabileceğimiz bir noktaya yaklaşıyoruz, ancak bunun için biraz daha ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Bunu başaracağımızı garanti edemem, ama şu anda bu konuda oldukça iyimserim." görüşünü paylaştı. Amerikan Axios haber platformunda yer alan ve isimleri açıklanmayan iki ABD'li yetkiliye dayandırılan haberde, ABD ile İranlı müzakerecilerin ateşkesin uzatılması ve İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin yapılması için 60 günlük bir anlaşmaya vardıkları iddia edilmişti.

Mutabakat için Başkan Trump'ın onayının beklendiği bildirilmişti. Haberde, söz konusu mutabakat metninde, ilk aşamada Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir kısıtlama olmaksızın ticari gemilerin geçişine açılacağı ve buna karşılık ABD'nin de İran limanlarına yönelik uyguladığı deniz ablukasını kaldıracağı bilgisi verilmişti.

KÖRFEZ'DE KILIÇLAR ÇEKİLDİ! 3 GÜNDE 2 BÜYÜK SALDIRI!

Bölgedeki sıcak gelişmeleri değerlendiren A Haber Muhabiri Ekber Karabağ, "Genel havaya bakıldığında taraflar henüz tam olarak anlaşmış değil, ancak önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyleyebiliriz" ifadelerini kullandı. ABD medyasında yer alan iddiaların piyasaları sarstığını belirten Karabağ, "Axios’un 'nihai metin hazır, Trump’ın imzasını bekliyor' yönündeki haberi dünya piyasalarında şok etkisi yarattı ve petrol fiyatlarında ciddi bir geri çekilmeye neden oldu" sözleriyle durumun ekonomik boyutuna dikkat çekti.

İRAN’DAN YALANLAMA: METİN HENÜZ PAKİSTAN’A ULAŞMADI

Anlaşma iddialarına Tahran cephesinden gelen yanıtı aktaran Ekber Karabağ, "İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, ismini açıklamadığı yetkililere dayandırarak bu haberi reddetti ve İran’ın nihai metni henüz arabulucu konumundaki Pakistan’a iletmediğini bildirdi" şeklinde konuştu. ABD tarafındaki temkinli havaya da değinen Karabağ, "ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance de ilerlemeler olduğunu doğrulasa da hala aşılması gereken ihtilafların mevcut olduğunu kaydetti" dedi.

KÖRFEZ’DE SICAK GECE: İHA KRİZİ VE UYARI ATEŞLERİ

Sahadaki askeri hareketliliğin bir haftada üç kez zirve yaptığını vurgulayan Karabağ, "İran makamları, ülkenin güneyindeki Cem şehri yakınlarında ABD’ye ait bir insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Aynı saatlerde Hürmüz Boğazı’ndan izinsiz geçmeye çalışan gemilere yönelik uyarı ateşleri açıldığı yönünde bilgiler geldi" ifadelerini kullandı. ABD’nin bu iddiaları reddettiğini belirten Karabağ, "CENTCOM, İran üzerinde herhangi bir İHA’nın düşürülmediğini açıklayarak Tahran’ın iddialarını yalanladı" dedi.

MİSİLLEME SAVAŞI: BENDER ABBAS VE KUVEYT HEDEFTE

Gerilimin doğrudan saldırılara dönüştüğünü ifade eden Karabağ, "ABD’nin İran’ın Bender Abbas kentine düzenlediği saldırıya karşılık, İran’ın misilleme olarak Kuveyt’teki ABD üssünü hedef aldığı düşünülüyor" sözlerini kaydetti. Sürecin diplomatik faturasına da değinen Karabağ, "Kuveyt saldırıyla ilgili İran’ı suçlarken, birçok ülke de bu konuda Kuveyt’e destek verdi. Özetle, bir yanda diplomatik temaslar zorlanırken diğer yanda bölgedeki askeri gerilim en üst perdeden devam ediyor" diyerek sözlerini noktaladı.

CENTCOM'DAN HAVA ARACI DÜŞÜRÜLDÜ İDDİALARINA YALANLAMA

İran ordusuna ait hava savunma sistemlerinin Buşehr kenti yakınlarında ABD’ye ait bir İHA’ya müdahalede bulunduğu yönündeki haberlere ABD’den yanıt geldi. ABD Merkez Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada, İran’ın ABD’ye ait bir hava aracını düşürdüğünü iddia ettiği belirtilerek, "Hiçbir ABD hava aracı düşürülmemiştir. ABD’ye ait tüm hava araçlarının yeri bellidir" ifadeleri kullanıldı.
 

 

İRAN BASINI DUYURDU: ABD’YE AİT İHA HEDEF ALINDI

İran basını, İran ordusunun ABD'ye ait bir insansız hava aracına (İHA) müdahalede bulunduğunu öne sürdü. Tasnim Haber Ajansı'nın askeri kaynaklara dayandırdığı habere göre İran ordusu, ülkenin güneyindeki Buşehr kenti yakınlarında tespit edilen söz konusu İHA'yı engellemek amacıyla bir füze fırlattı.

İran'ın Cem kenti Valisi Mesud Tangestani ise bölgede daha önce duyulan patlama sesinin bu olay ile bağlantılı olduğunu söyledi. Tangestani, "Bu gece meydana gelen olay, düşmana ait bir hava aracının imha edilmesinden kaynaklıydı. Kentte durum şu anda normal" dedi.

Bölgede yaşanan son gelişmelerde Hürmüzgan ve Buşehr eyaletlerinde patlama seslerinin duyulduğu öne sürülmüştü. Başka bir haberde ise İran Silahlı Kuvvetleri'nin ülkenin güneyinden belirlenen hedeflere yönelik füze saldırısı başlattığı iddia edilmişti.

Çeşitli kaynaklar, füzelerin İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki kurallarını ihlal ettiği öne sürülen gemilere yönelik uyarı atışı olduğunu öne sürmüştü.

İRAN BASINI: PATLAMA SESİ DÜŞMAN HAVA ARAÇLARINA MÜDAHALESİNDEN KAYNAKLANDI

İran basını, Basra Körfezi kıyısındaki Buşehr eyaletinde duyulan patlama sesinin hava savunma sistemlerinin düşman hava araçlarına müdahalesinden kaynakladığını duyurdu.

İran devlet televizyonu, bir saat önce, Basra Körfezi kıyısındaki Buşehr eyaletinin Cem kentinde bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi.

Patlama sesinin hava savunma sistemlerinin düşman hava araçlarına müdahalesinden kaynaklandığı aktarıldı. 

İRAN’DAN ANLAŞMA İDDİALARINA YALANLAMA

İran basını, ABD ile İranlı müzakerecilerin ateşkesin uzatılması ve İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin yapılması için 60 günlük bir anlaşmaya vardığına dair ABD basınında yer alan haberin doğru olmadığını bildirdi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına konuşan İran'ın ABD ile müzakere ekibinden ismi açıklanmayan bir yetkili, "Bazı Batılı kaynakların İran ile ABD'nin terörist rejimi arasında sözde 'mutabakat zaptı' metninin tamamlandığı ve sadece her iki tarafın da açıklamasını beklediği yönündeki iddialar doğru değildir ve metin henüz tamamlanmamıştır." ifadelerini kullandı.

İranlı yetkili, mutabakat zaptının nihai hale gelmesi halinde İran'ın müzakerelerin arabulucusu Pakistan'a ve kamuoyuna bilgi verileceğini aktardı.

Amerikan Axios haber platformunda yer alan ve isimleri açıklanmayan iki ABD'li yetkiliye dayandırılan haberde, ABD ile İranlı müzakerecilerin ateşkesin uzatılması ve İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin yapılması için 60 günlük bir anlaşmaya vardığı iddia edilmişti.

Mutabakat için ABD Başkanı Donald Trump'ın onayının beklendiği bildirilmişti.

Haberde, söz konusu mutabakat metninde, ilk aşamada Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir kısıtlama olmaksızın ticari gemilerin geçişine açılacağı ve buna karşılık ABD'nin de İran limanlarına yönelik uyguladığı deniz ablukasını kaldıracağı bilgisi verilmişti.

HÜRMÜZ'DE PATLAMA SESLERİ

 İran merkezli Fars Haber Ajansı, İran Silahlı Kuvvetleri’nin ülkenin güney bölgesinden belirlenen çeşitli hedeflere yönelik füze saldırısı gerçekleştirdiğini öne sürerken yerel kaynaklar, Buşehr ile Hürmüzgan eyaletlerinde patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi.

ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine ilişkin belirsizlik sürerken, Hürmüz Boğazı’nda tansiyon yeniden yükseldi. İran basını, İran Silahlı Kuvvetleri’nin ülkenin güney bölgelerinden çeşitli hedeflere yönelik füze saldırıları gerçekleştirdiğini duyurdu.

İran merkezli Fars Haber Ajansı’nın haberine göre, füzelerin tam olarak hangi hedeflere doğru fırlatıldığı henüz netlik kazanmadı. Öte yandan bazı İranlı kaynaklar, Basra Körfezi’nde bir çatışma yaşanmasının mümkün olduğunu öne sürdü.

Yerel kaynaklar ayrıca Buşehr ve Hürmüzgan eyaletlerinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Söz konusu bölgelerde herhangi bir patlama henüz resmi makamlar tarafından doğrulanmadı.

Bazı iddialarda duyulan patlama seslerinin, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki kurallarını ihlal ettiği öne sürülen gemilere yönelik gerçekleştirilen uyarı atışlarından kaynaklanmış olabileceği ifade edildi.

"ABD İRAN ANLAŞTI TRUMP'IN ONAYI GEREKİYOR"

ABD medyası, ABD ile İranlı müzakerecilerin ateşkesin uzatılması ve İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin yapılması için 60 günlük bir anlaşmaya vardığını, ancak Başkan Donald Trump'ın onayının beklendiğini öne sürdü.

Amerikan Axios haber platformunda yer alan ve iki ABD'li yetkiliye dayandırılan habere göre, iki ülke arasında bir mutabakata varıldı.

Habere göre, ABD'li ve İranlı müzakereciler ateşkesin uzatılması ve İran'ın nükleer programı konusunda müzakerelerin başlatılmasına yönelik 60 günlük bir mutabakat metni üzerinde anlaşmaya vardı, ancak Başkan Trump henüz buna nihai bir onay vermedi.

Süreci değerlendiren yetkililer, söz konusu mutabakat metni üzerinde salı günü uzlaşmanın sağlandığını ve iki ülke liderlerinin süreci değerlendirdiklerini ifade etti.

Aynı yetkililer, İran'ın daha sonra kendilerine "anlaşmaya imza atmaya hazır oldukları" mesajını ilettiklerini iddia etti. ABD'li isimlerin bu iddiası, İran tarafından teyit edilmedi.

Söz konusu mutabakat metni imzalanırsa Hürmüz Boğazı herhangi bir kısıtlama olmaksızın ticari gemilerin geçişine açılacak.

Buna mukabil ABD de İran limanlarına yönelik uyguladığı deniz ablukasını kaldıracak.

ABD yönetiminden henüz bu iddialara ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

ABD: İRAN'IN KUVEYT'E ATTIĞI BALİSTİK FÜZEYİ ENGELLEDİK

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Kuveyt'i balistik füzeyle hedef aldığını ve füzenin Kuveyt ordusu tarafından engellendiğini bildirdi.

CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, "27 Mayıs'ta Doğu saatiyle 22.17'de İran, Kuveyt'e doğru balistik füze fırlattı ve füze Kuveyt güçleri tarafından başarıyla engellendi." ifadesi kullanıldı.

Kuveyt'e yönelik saldırının, "ateşkes ihlali" olarak nitelendirildiği açıklamada, bunun İran'ın 5 kamikaze insansız hava aracı (İHA) fırlatmasından saatler sonra gerçekleştiği kaydedildi.

Açıklamada, ABD ordusunun söz konusu İHA'ları engellediği belirtildi.

İSRAİL'İN KATLETTİĞİ LÜBNANLI SAYISI 14 OLDU

İsrail işgal güçlerinin ateşkese rağmen gece saatlerinden bu yana Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 14'e yükseldi.

İRAN, TRUMP'IN UMMAN'A SALDIRI TEHDİTLERİNİN ARDINDAN MASKAT'LA DAYANIŞMA İÇİNDE OLDUĞUNU DUYURDU

İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın Umman'ı Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol konusunda "herkes gibi davranmazsa" ülkeyi "havaya uçurmakla" tehdit etmesinin ardından Maskat yönetimiyle dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yazılı açıklamasında, Trump'ın Umman'ı Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol konusunda "herkes gibi davranmazsa" ülkeyi "havaya uçurmakla" tehdit etmesine tepki gösterdi.

Trump'ın tehditlerini kınayan Bekayi, Birleşmiş Milletler üyesi bir devlete yönelik "yok etme" tehdidinin "kabul edilemez" olduğunu belirtti.

Umman'ın bölgesel barış ve istikrara yönelik yapıcı rolünü ve uzun yıllardır sürdürdüğü arabuluculuk çabalarını hatırlatan Bekayi, ABD'nin bu ülkeye tehditlerinin "uluslararası ilişkilerde kanunsuzluğun ve zorbalığın normalleşmesinin bir başka tehlikeli işareti" olarak nitelendirdi.

Bekayi, İran'ın "dost ve kardeş ülke Umman'la dayanışma içinde olduğunu" vurguladı.

Müttefiklerini de askeri saldırılarla tehdit etmekten çekinmeyen ABD'nin Başkanı Donald Trump, dün yaptığı bir açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda İran ile uyumlu hareket eden Umman'ı "havaya uçurmakla" tehdit etmişti.

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, ABD'NİN GEÇİCİ ATEŞKESE RAĞMEN DÜZENLEDİĞİ SALDIRILARI KINADI

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Bender Abbas'taki bazı bölgelere yönelik ABD askeri saldırısını şiddetle kınayarak, ülkesinin ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak için gerekli tüm önlemleri alacağını ifade etti.

Bekayi, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı "İran'ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine yönelik saldırgan bir eylem" olarak nitelendirdi.

ABD'nin 8 Nisan'da varılan geçici ateşkesi ihlal eden eylemlerde bulunduğunu aktaran Bekayi, "Bu saldırgan eylemler, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ağır bir ihlalidir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Amerikalı saldırganları sorumlu tutma konusundaki yasal sorumluluğunu yerine getirmekle yükümlüdür." değerlendirmesinde bulundu.

Bekayi, ülkesinin ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak için gerekli tüm önlemleri alacağını kaydetti.

İran devlet televizyonu, sabaha karşı ülkenin güneyindeki Bender Abbas'ın doğusundan 3 patlama sesi duyulduğunu bildirmişti.

ABD ordusu, bölgedeki ABD güçleri ve ticari deniz trafiği için tehdit oluşturduğu iddiasıyla İran'ın güneyindeki askeri bir bölgeye hava saldırısı düzenlediğini duyurmuştu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD'nin Bender Abbas havaalanının çevresindeki bir noktaya yaptığı hava saldırısının ardından, saldırının kaynağı olan ABD hava üssünün vurulduğunu açıklamıştı.

GÜNEY KORE HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GEMİSİNE SALDIRIDA KANITLARIN İRAN'I İŞARET ETTİĞİNİ BİLDİRDİ

 Güney Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Park Yoon-joo, Güney Kore şirketince işletilen gemiye Hürmüz Boğazı'nda düzenlenen saldırının "muhtemelen İran füzesiyle gerçekleştirildiğini" açıkladı.

Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Park, "HMM Namu" isimli kargo gemisinde 4 Mayıs'ta meydana gelen patlamaya ilişkin dün açıklama yaptı.

Park, "Teknik analiz, tanımlanamayan hava nesnelerinin muhtemelen İran tarafından geliştirilen Nur serisi gemisavar füzeleri olduğu sonucuna vardı." değerlendirmesinde bulundu.

"Çok sayıda kanıtın İran'ı işaret ettiği" yorumunu yapan Park, İran'ın Seul Büyükelçisi Said Kuzeçi'nin de Güney Kore gemisine saldırı nedeniyle protesto iletilmek üzere bakanlığa çağrıldığını belirtti.

Öte yandan, İranlı Büyükelçi Kuzeçi​​​​​​​ ise bakanlık binası dışında gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkesinin saldırıya "kesinlikle dahil olmadığını" ifade etti.

NE OLMUŞTU?

Merkezi Güney Kore'de bulunan HMM Co tarafından işletilen Panama bayraklı gemide, Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında, boğazdaki sularda demirli bulunduğu sırada 4 Mayıs'ta patlama meydana gelmiş ve ardından yangın çıkmıştı.

Gemide 6'sı Güney Koreli, 18'i yabancı olmak üzere toplam 24 kişiden oluşan mürettebatın bulunduğu aktarılmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen Güney Kore bandıralı bir gemiye saldırı düzenlediğini ve buna karşılık İran'a ait 7 botu batırdıklarını belirtmişti.

Gemi, inceleme amacıyla Dubai Limanı'na ulaşmıştı.

İRAN'DAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA 4 GEMİYE UYARI ATEŞİ

İran basını, İran ordusunun güvenlik güçleriyle koordinasyon kurmadan Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan 4 gemiye uyarı ateşi açtığını bildirdi.

Hürmüz Boğazı'nda tansiyon yükseldi. İran devlet televizyonu, İran ordusunun güvenlik güçleriyle koordinasyon kurmadan Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan 4 gemiye uyarı ateşi açtığını bildirdi. Haberde, "Dört gemi, güvenlik güçleriyle koordinasyon kurmadan Hürmüz Boğazı'nı geçip Basra Körfezi'ne girmeye çalıştı. Gemilere uyarıda bulunuldu, ancak uyarıyı dikkate almadıkları için uyarı ateşi açıldı ve geri dönmeleri sağlandı" ifadeleri kullanılarak, olayın yerel saatle 00.35 civarında meydana geldiği belirtildi.

İSRAİL'İN LÜBNAN'IN GÜNEYİNDE ARAÇ VE MOTOSİKLETE DÜZENLEDİĞİ SALDIRILARDA 8 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

İsrail işgal güçlerine ait insansız hava araçlarının (İHA), Lübnan'ın güneyindeki Sayda ve Sur kentlerinde bir otomobil ile motosikleti hedef aldığı saldırılarda, aralarında çocukların da bulunduğu 8 kişi hayatını kaybetti.

İsrail işgal güçleri, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir İHA gece geç saatlerde Sur-Sayda otoyolundaki Adlun bölgesinde seyir halindeki bir aracı hedef aldı.

Saldırıda, Sayda yönüne göç eden aynı aileden aralarında çocukların da bulunduğu 6 kişi yaşamını yitirdi.

Sur kentinin Mesakin bölgesinde ise bir motosiklet İsrail'e ait İHA tarafından vuruldu. Saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti.

GÜNEY BÖLGELER YOĞUN SALDIRILAR ALTINDA

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait insansız hava aracı Sur kentine bağlı Bazuriyye beldesinde bir motosikleti hedef aldı.

İsrail savaş uçakları sabah saat 06.00 sıralarında ise Sur kentindeki Makreke kavşağında yer alan Zakuk el-Müfti bölgesine hava saldırısı düzenledi. Daha önce tehdit edilen bir bina saldırıda yerle bir oldu.

İsrail savaş uçakları ayrıca Sayda kentine bağlı Kakaiyet es-Sanavber beldesi ile Nebatiye vilayetindeki Gassaniye beldesini hedef aldı.

Öte yandan İsrail savaş uçakları sabah 04.30 civarında Sur'un doğusundaki Burç Şemali beldesine hava saldırısı düzenledi.

İsrail ordusu, ateşkese rağmen 27 Mayıs'ta Lübnan'da Zehrani Nehri'nin güneyindeki geniş bir bölgeyi "çatışma bölgesi" ilan ederek, bölge sakinlerinden evlerini terk edip nehrin kuzeyine geçmelerini istemişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.​​​​​​​

A HABER CANLI YAYININDA DİKKAT ÇEKEN KULİS: İRAN’DAN ABD İÇİN “GÜVEN” ŞARTI

Orta Doğu’da ateşkes tartışmaları yeniden alevlenirken, A Haber’in Pakistan’ın başkenti İslamabad’dan aktardığı kulis bilgileri diplomasi trafiğinin perde arkasını ortaya koydu. A Haber muhabiri Fakur Rahman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in İran Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiği kritik telefon görüşmesinin detaylarını paylaştı.

A Haber canlı yayınında konuşan Rahman, İran’ın ABD ile “onurlu bir anlaşmaya” açık olduğunu ancak Tahran yönetiminin Washington’a güven duymadığını belirtti. İran tarafının Pakistan’a, “Barış görüşmelerini kabul ediyoruz ancak ABD’nin yarın yeni bir saldırı düzenlemeyeceğine dair garanti var mı?” mesajını ilettiği aktarıldı.

ATEŞKES GÖRÜŞMELERİNE SALDIRI GÖLGESİ

Bölgede art arda yaşanan saldırılar ve ateşkes ihlalleri, yürütülen diplomatik süreci zora soktu. Fakur Rahman’ın aktardığına göre Pakistan yönetimi, sürecin geleceği konusunda ciddi endişe taşıyor. Daha önce Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması, ticari gemi geçişlerinin sürmesi ve ateşkesin 60 güne kadar uzatılması gibi başlıklarda ilerleme sağlandığı belirtilirken, son gelişmelerin tüm dengeleri değiştirdiği ifade edildi.

İSLAMABAD’DA KRİTİK SORU: SÜREÇ DEVAM EDECEK Mİ?

A Haber’e konuşan Fakur Rahman, Pakistan’ın şu aşamada resmi bir açıklama yapmadığını ancak İslamabad yönetiminin yaşanan gelişmeler nedeniyle “oldukça gergin” olduğunu söyledi. Pakistan’ın ABD ile İran arasında yeniden müzakere masasının kurulmasını istediği ancak bölgede yükselen tansiyonun barış umutlarını gölgelediği kaydedildi.