ABD'den ticari gemilere helikopterli baskın! Trump'tan İran iddiası: Çöküşteyiz dediler
Orta Doğu'da müzakere bilmecesi... ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının sona erdirilmesine ilişkin sunduğu tekliften memnun olmadığı bildirildi. Trump İran'ın kendilerine çöküş aşamasında olduklarını bildirdiğini iddia ederken ABD ise ticari gemilere helikopterle baskın düzenledi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında tarafların uzlaşı sağlayıp sağlayamayacağı belirsizliğini koruyor.
Orta Doğu'da yaşanan son gelişmelerin özeti şöyle;
ABD Cephesi: ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın kendilerine sunduğu müzakere teklifini ekibiyle birlikte değerlendirdi. Trump'ın tekliften "memnun olmadığı" iddia edildi.
İran Cephesi: Devrim Muhafızları ve İran hükümeti arasında görüş ayrılıkları olduğu, ordunun savaşı tercih ettiği hükümetin ise diplomasiyi savunduğu öe sürülüyor. Son olarak Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Rusya'da Vladimir Putin ile bir görüşme gerçekleştirdi.
İsrail Cephesi: İsrail, Washington arabuluculuğunda kabul ettiği ateşkese rağmen Lübnan'a saldırılarını sürdürüyor.
BU CANLI YAYIN SONA ERDİ
YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN
İŞTE 28 NİSAN TARİHİNDE BÖLGEDEN ANBEAN GELİŞMELER
CANLI ANLATIM
ABD'DEN 35 KİŞİ VE KURULUŞLARA YAPTIRIM
ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın gölge bankacılık ağını yönettiği ve yaptırımların delinmesiyle bağlantılı olduğu iddiasıyla 35 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine ekledi.
ABD Hazine Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Ekonomik Öfke" kapsamında Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC), İran'ın gölge bankacılık ağlarını yöneten ve "yaptırımların delinmesi ile İran'ın terörizme verdiği destekle bağlantılı" on milyarlarca dolar değerindeki fonların hareketini kolaylaştıran 35 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine aldığı bildirildi.
Hazine Bakanlığının açıklamasında, söz konusu ağların Devrim Muhafızları Ordusu dahil olmak üzere İran Silahlı Kuvvetlerinin, yasa dışı petrol satışlarından elde edilen ödemeleri tahsil etmek, füzeler ve diğer silah sistemleri için hassas bileşenler satın almak ve İran'ın terör bağlantılı gruplara para transfer etmek amacıyla uluslararası finans sistemine erişmesine olanak tanıdığı öne sürüldü.
Açıklamada, bugünkü yaptırımların İran'ın uluslararası finans sistemine erişimini zorlaştırmayı, petrol gelirlerini azaltmayı ve yaptırım ihlallerinin maliyetini artırmayı amaçladığı vurgulandı.
Uluslararası finans sisteminden dışlanan İranlı bankaların İran'ın ithalat ve ihracat ödemelerini gerçekleştirmek için kullanılan binlerce yurt dışı paravan şirketi yöneten ve "rahbar" olarak bilinen özel şirketlere güvendiği iddia edilen açıklamada, bu şirketlerin hedef alındığı aktarıldı.
Açıklamada ayrıca İran'a Hürmüz Boğazı için "geçiş ücreti" ödemelerinin ciddi yaptırım riski taşıdığı konusunda finansal kurumlara uyarıda bulunuldu.
GÖLGE AĞLARLA İŞBİRLİĞİ YAPAN KURUMLAR DA YAPTIRIM RİSKİ ALTINDA
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, konuya ilişkin değerlendirmesinde, İran'ın gölge bankacılık sisteminin ülkenin silahlı kuvvetleri için hayati bir "finansal can simidi" işlevi gördüğünü, küresel ticareti aksatan ve Orta Doğu'da şiddeti körükleyen faaliyetlere imkan tanıdığını iddia etti.
Bessent, finansal kurumlara yönelik "Bu ağlara imkan sağlayan veya bunlarla işbirliği yapan herhangi bir kurum, ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalma riski altında." uyarısını yaptı.
ÇİNLİ PETROL RAFİNERİLERİYLE İLGİLİ YAPTIRIM UYARISI
ABD Hazine Bakanlığının diğer bir açıklamasında da İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını Çin'in aldığına işaret edilerek, bunun büyük bir kısmını bağımsız rafinerilerin ithal ettiği belirtildi.
Buradan elde edilen gelirin İran'ın silah programlarına ve ordusuna fayda sağladığı ifade edilen açıklamada, bazı Çinli rafinerilerin, dolar cinsinden işlemler yapmak ve ABD mallarını tedarik etmek için ABD finans sistemini kullandığı öne sürüldü.
Açıklamada, finans kurumları, OFAC'ın İran ham petrolünün ithalatı ve rafine edilmesinde üstlendikleri süreklilik arz eden rol nedeniyle, Çin'deki, özellikle de Shandong eyaletindeki bağımsız petrol rafinerileriyle ilişkili yaptırım riskleri konusunda uyarıldı.
İSRAİL MEDYASI: TEL AVİV LÜBNAN İLE MÜZAKERELERE EK SÜRE VERMEYECEK
İsrail'in Lübnan ile ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakereler için iki haftadan fazla süre vermeyeceği ileri sürüldü.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, İsrail, Lübnan ile müzakereler için iki haftadan fazla süre vermeyecek.
Ayrıca İsrail "süresiz olarak bekleyemeyeceği" konusunda uyardı.
İSRAİL İLE LÜBNAN ARASINDA BAŞLAYAN GÖRÜŞMELER
Lübnan ile İsrail arasında 30 yılı aşkın süredir kesintiye uğrayan üst düzey temas, 14 Nisan'da Washington'da yeniden kuruldu.
ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen toplantı, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti.
Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.
Washington'daki temas, iki ülke arasında uzun süredir kapalı diplomatik kanalların yeniden açılması açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Taraflar 24 Nisan'da da Beyaz Saray'da bir araya gelmişti.
HİZBULLAH, İSRAİL'LE DOĞRUDAN MÜZAKERELERİ REDDETTİĞİNİ DUYURMUŞTU
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen müzakerelere ilişkin, "Doğrudan müzakereleri kesin olarak reddediyoruz. Doğrudan müzakereler ve sonuçları bizim için yok hükmündedir, bizi yakından ya da uzaktan ilgilendirmez." açıklamasında bulunmuştu.
BM: KISITLAMALAR NEDENİYLE GEMİ GEÇİŞLERİ YÜZDE 95,3 AZALDI
Birleşmiş Milletler (BM), ABD-İsrail ile İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda kısıtlamalar nedeniyle gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını belirtti.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujaric, günlük basın toplantısında konuştu.
BM Ticaret ve Kalkınma Örgütünün (UNCTAD) verilerine işaret eden Dujarric, ABD/İsrail-İran savaşının başladığı 28 Şubat'tan bu yana Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını söyledi.
Dujarric, boğazdaki kısıtlamalar nedeniyle temel gıda fiyatlarının yüzde 6 ve Avrupa için ham petrol fiyatlarının da yüzde 53 arttığı bilgisini paylaştı.