CANLI | İran: Komşu ülkelerin hava sahasındaki İsrail uçaklarını tehdit olarak görüyoruz
İran, ABD ile Körfez İşbirliği Konseyi'nin ortak bildirisini "müdahaleci, sorumsuz ve provokatif" olarak nitelendirirken, komşu ülkelerin hava sahasında faaliyet gösteren İsrail savaş uçaklarını da doğrudan tehdit olarak algıladığını açıkladı. Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizi, nükleer müzakereler ve Lübnan sınırındaki çatışmalar bölgedeki tansiyonu yüksek tutmaya devam ediyor.
ABD ile İran arasında varılan geçici mutabakata rağmen Orta Doğu'da tansiyon düşmüyor. Hürmüz Boğazı yakınlarında bir ticari gemiye düzenlenen saldırının ardından güvenlik endişeleri artarken, BM tahliye operasyonunu geçici olarak durdurdu.
Nükleer denetimler konusunda Tahran ile UAEA arasında görüş ayrılıkları sürerken, Lübnan'ın güneyinde yaşanan çatışmalarda İsrail işgal güçlerinin 4 askerinin yaralandığı açıklandı. Son olarak İran, komşu ülkelerin hava sahasında faaliyet gösteren İsrail savaş uçaklarını tehdit olarak gördüğünü duyururken, ABD ile Körfez İşbirliği Konseyi'nin ortak bildirisini de "müdahaleci, sorumsuz ve provokatif" ifadeleriyle sert şekilde eleştirdi.
İŞTE ORTA DOĞU'DA ANBEAN YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
HİZBULLAH LİDERİ: İSRAİL KOŞULSUZ OLARAK LÜBNAN'DAN ÇEKİLMEK ZORUNDA
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail'in işgal ettiği Lübnan topraklarından koşulsuz şekilde çekilmekten başka seçeneği olmadığını belirterek, iki ülke arasında ilişkilerin normalleşmesine de kesin olarak karşı çıktıklarını söyledi.
Aşura dolayısıyla düzenlenen etkinlikte on binlerce destekçisine televizyondan hitap eden Kasım, "İsrail'in Lübnan topraklarımızın tek bir karışında bile kalma seçeneği yok. İsrail, tüm Lübnan topraklarından koşulsuz olarak çekilmek zorundadır." ifadelerini kullandı.
Lübnan ve İsrailli yetkililerin Washington'da doğrudan görüşmeler yürüttüğü bir dönemde konuşan Kasım, Hizbullah'ın İsrail ile herhangi bir normalleşmeyi kabul etmeyeceğini vurguladı.
"AŞAĞILANMIŞ VE YENİLMİŞ BİR ŞEKİLDE"
Kasım, "Ne normalleşmeyi, ne düşmanlık halinin sona erdirilmesini, ne İsrail'in herhangi bir kazanım elde etmesini ne de Lübnan topraklarında kısmi dahi olsa varlık göstermesini kabul ederiz." dedi.
Hizbullah lideri sözlerini, "İsrail aşağılanmış ve yenilmiş bir şekilde Lübnan'dan ayrılmak zorundadır. Olan da bu olacaktır." ifadeleriyle tamamladı.
UAEA BAŞKANI: İRAN İLE VARILAN ANLAŞMA NÜKLEER DENETÇİLERE ERİŞİM HAKKI TANIYOR
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, ABD ile İran arasında varılan geçici barış anlaşmasının, Birleşmiş Milletler nükleer denetçilerine İran'daki tesislere erişim hakkı tanıdığını söyledi.
Grossi'nin açıklaması, Tahran yönetiminin, Washington ile nihai bir anlaşmaya varılıncaya ve yaptırımlar kaldırılıncaya kadar bazı kritik nükleer tesislerin denetçilere kapalı kalacağını belirtmesinin ardından geldi.
ABD ile İran geçen hafta, İran'ın nükleer programı da dahil olmak üzere taraflar arasındaki en zorlu anlaşmazlıkların çözümü amacıyla 60 günlük müzakere sürecinin önünü açan bir mutabakat zaptı imzalamıştı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, çarşamba günü yaptığı açıklamada, UAEA denetçilerine yeniden erişim izni verilmesine yönelik herhangi bir plan bulunmadığını söylemişti.
GROSSİ: DENETİMLER MUTLAKA YAPILMALI
Ancak Japonya'da düzenlediği basın toplantısında konuşan UAEA Başkanı Rafael Grossi, denetimlerin mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı.
"Bir anlaşma var ve bu anlaşmaya uyulabilmesi için UAEA'nın erişim sağlaması ve denetim yapması gerekiyor." diyen Grossi, "Kısa süre içinde İran'da olmayı umuyoruz." ifadelerini kullandı.
İLK HEDEF NÜKLEER MATERYALLERİN KONTROLÜ
Grossi, Birleşmiş Milletler denetçilerinin teknik konuları görüşmek üzere İranlı yetkililerle ilk temaslarını da gerçekleştirdiğini açıkladı.
İran'a yapılacak ilk ziyaretin temel amacının, daha önce denetlenen nükleer malzemeler üzerindeki UAEA mühürlerinin bozulup bozulmadığını ve herhangi bir nükleer malzemenin kaybolup kaybolmadığını kontrol etmek olacağını belirtti.
"İyi niyet açıklamaları tek başına yeterli değil. Çok güçlü bir doğrulama sistemine sahip olmamız gerekiyor." diyen Grossi, kapsamlı denetim mekanizmasının önemine dikkat çekti.
ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYOR
Öte yandan İran, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılar sonrasında zenginleştirilmiş uranyumunun ne kadarının korunduğu ya da bu malzemenin nerede bulunduğu konusunda UAEA'ya herhangi bir bilgi vermedi.
UAEA'nın tahminlerine göre İran'ın, çatışmalar başlamadan önce yüzde 60 saflığa kadar zenginleştirilmiş yaklaşık 440,9 kilogram uranyuma sahip olduğu değerlendiriliyor.
Ajansa göre bu miktar, daha yüksek seviyede zenginleştirilmesi halinde yaklaşık 10 nükleer silah üretmeye yetecek düzeyde bulunuyor.
İRAN: İSRAİL ASKERİ UÇAKLARININ KOMŞU ÜLKELERİN HAVA SAHASINDAKİ FAALİYETLERİNİ TEHDİT OLARAK ALGILIYORUZ
İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, İsrail'e ait askeri uçakların İran'a komşu ülkelerin hava sahasında faaliyet yürüttüğünü belirterek, bu girişimlerin tehdit olarak algılandığını duyurdu.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, konuya dair bildiri yayımladı.
Bildiride, İsrail'e ait askeri uçakların İran'a komşu ülkelerin hava sahasında faaliyet yürüttüğü ve bu faaliyetlerin İran'a doğru gerçekleştiği vurgulanarak, bu girişimlerin tehdit olarak algılandığı ve tehlikeli bir girişim olduğu belirtildi.
"CEVAP HAKKIMIZI SAKLI TUTUYORUZ"
ABD'nin İsrail'i "kontrol altına" alamaması halinde, İran'ın kendisine yönelik tehditlere müsamaha göstermeyeceği ve tehlikeli eylemlere karşı cevap hakkını saklı tuttuğu kaydedildi.
Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı tarafından yayımlanan bildiride, İsrail askeri uçaklarının hangi ülkelerin hava sahasında faaliyet yürüttüğü ve söz konusu faaliyetlerin içeriği hakkında ise bilgi verilmedi.
Bazı uluslararası basın-yayın organları, ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılar sırasında İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) Demir Kubbe Hava Savunma Sistemleri ile asker gönderdiğini iddia etmişti.