CANLI | Trump'tan İran tehdidi: 2 günde yok ederiz
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın direncini hafife almadığını, ancak isterse İran'ın altyapısını "iki günde yok edebileceklerini" iddia etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, savaşın Amerikan halkı üzerinde artan ekonomik maliyetlerine dikkati çekti. ABD basını ise Washington'ın hafta sonu yeniden saldırabileceğini iddia ediyor.
ABD ile İsrail'in İran'a ynelik saldırılarının ardından taraflar arasında varılan ateşkes, 5. haftasında. Anlaşma olanağının zayıfladığı ve karşılıklı tehditlerin yeniden yükseldiği bir dönemde ABD basını İran'a saldırıların hafta sonu yeniden başlayabileceğini öne sürdü.
İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
ÇİN ZİRVESİ SONRASI İRAN KRİZİ! PİYASALAR ÇÖKTÜ, SAVAŞ İHTİMALİ MASADA
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleştirilen temasların ardından İran meselesi yeniden uluslararası gündemin ilk sıralarına taşındı. Hem Çin tarafından hem de Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarda İran’ın nükleer programına ilişkin dikkat çeken mesajlar verilmişti.
Beyaz Saray’ın ortak açıklamasında, İran’ın nükleer faaliyetlerini geliştirmemesi konusunda tarafların aynı görüşte olduğu vurgulanırken, bu mesajların Tahran’da nasıl yankı bulduğu merak konusu olmuştu.
A Haber canlı yayınında bölgedeki son gelişmeleri aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, Trump’ın Çin ziyaretinin ardından özellikle Amerikan ve İsrail medyasında dikkat çeken haberlerin yayımlandığını belirtti.
“TRUMP İRAN KONUSUNDA YENİ KARAR ALABİLİR”
Ekber Karabağ, Amerikan ve İsrail basınında çıkan haberlerde Trump yönetiminin İran konusunda yeni bir karar almaya hazırlandığı yönünde değerlendirmeler yapıldığını aktararak, “Amerikan medyası ve İsrail medyası bu ziyaretten sonra Donald Trump’ın İran konusunda yeni bir karar alacağına ilişkin haberler yayınlamaktadır” ifadelerini kullandı.
Uluslararası kamuoyunda oluşan atmosferin giderek sertleştiğini belirten Karabağ, özellikle askeri seçenek ihtimalinin daha yüksek sesle konuşulmaya başlandığını söyledi.
ULUSLARARASI PİYASALARDA “SAVAŞ” DEPREMİ
Trump’ın Çin ziyaretinin ardından yalnızca diplomatik kulisler değil, küresel piyasalar da hareketlendi. Karabağ, piyasalardaki sert dalgalanmanın uzmanlar tarafından olası bir savaş hazırlığı şeklinde yorumlandığını aktararak, “Dün uluslararası piyasalara bakıldığında borsaların çöktüğünü, petrol fiyatlarının arttığını, altının düştüğünü ve aynı zamanda dolar endeksinin de yükseldiğini gördük” sözleriyle dikkat çekti.
Uzmanların bu tabloyu “yeni bir sıcak çatışma ihtimalinin fiyatlanması” olarak değerlendirdiği ifade edilirken, enerji piyasalarındaki hareketlilik de bölgedeki gerilimin ekonomik etkilerini gözler önüne serdi.
DİPLOMASİ KAPISI HENÜZ TAMAMEN KAPANMADI
Her ne kadar savaş senaryoları daha fazla konuşulmaya başlasa da diplomasi trafiği tamamen sona ermiş değil. Trump Çin ziyaretini sürdürürken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi Hindistan’da önemli açıklamalarda bulundu.
İranlı Bakan, ABD’den gelen mesajların hala diplomasi yönünde olduğunu belirterek, Washington yönetiminin müzakereleri sürdürmek istediğini ifade etti. Ancak İran tarafı aynı zamanda ABD’nin niyetine ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu da vurguladı.
Abbas Arakçi, “Biz tam olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin ne yapmak istediğini bilemiyoruz. Tavırları oldukça çelişkili. Eğer ciddi olsalar biz de ciddi bir şekilde adil bir müzakere için masaya geri döneriz” şeklinde konuştu.
TRUMP’TAN “20 YIL” GERİ ADIMI MI?
Trump’ın Çin ziyareti sırasında İran’ın nükleer programına ilişkin verdiği mesajlar ise yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Daha önce İran’ın nükleer faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesini isteyen Trump yönetiminin, bu kez daha farklı bir yaklaşım sergilediği değerlendiriliyor.
Karabağ’ın aktardığına göre Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerinin tamamen kaldırılması yerine bu faaliyetlerin 20 yıllık bir süreyle sınırlandırılmasına yeşil ışık yaktı.
Bu çıkış, uluslararası diplomasi çevrelerinde “Washington’un pozisyonunda yumuşama mı var?” sorusunu gündeme taşıdı.
TAHRAN’DAN SERT MESAJ: “TARTIŞMA KONUSU OLAMAZ”
İran cephesi ise uranyum zenginleştirme konusunda geri adım sinyali vermedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı, ülkesinin nükleer faaliyetlerinin tartışma konusu yapılamayacağını açık bir dille ifade etti.
Arakçıi, “İran’ın nükleer faaliyetlerinin tartışılması, uranyum zenginleştirmenin yurt dışına gönderilmesi tartışma konusu olmayacaktır. Bu oldukça karmaşık bir mesele. Biz önce diğer konuları çözelim, ondan sonra bu meseleye gelelim” ifadelerini kullandı.
Tahran yönetiminin bu açıklaması, müzakerelerde en kritik başlıklardan biri olan uranyum zenginleştirme krizinin halen çözümsüz olduğunu ortaya koydu.
RUSYA’DAN TRUMP’A ELEŞTİRİ
İran krizine ilişkin dikkat çeken bir açıklama da Russia cephesinden geldi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nda görev yapan Rus temsilci, Trump’ın “20 yıl” önerisini eleştirdi.
Rus temsilci, “Neden 20 yıl? Neden 15 yıl olmasın, 25 yıl olmasın?” diyerek Trump’ın çıkışının net bir stratejiye dayanmadığını ima etti.
Bu açıklama, Moskova’nın da İran dosyasında Washington’un yaklaşımına mesafeli durduğunu gösterdi.
GÖZLER ŞİMDİ KRİTİK KARARDA
Ortadoğu’da tansiyon her geçen gün yükselirken, diplomasi ile savaş ihtimali arasındaki ince çizgi daha da belirgin hale geliyor. Taraflar arasında henüz somut bir ilerleme sağlanamazken, uluslararası kamuoyu “kriz masada mı çözülecek yoksa sıcak çatışmaya mı dönüşecek?” sorusuna yanıt arıyor.
Ekber Karabağ, bölgede büyük bir belirsizlik yaşandığını vurgulayarak, tarafların önümüzdeki günlerde mevcut süreci nasıl değerlendireceğinin belirleyici olacağını söyledi.
Trump yönetiminin İran konusunda atacağı yeni adımlar, yalnızca bölgeyi değil küresel piyasaları ve uluslararası siyaseti de doğrudan etkileyecek kritik gelişmeler arasında görülüyor.
ARAKÇİ'DEN ABD'YE SAVAŞIN MALİYETİ MESAJI
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin ülkesine yönelik "tercih savaşının" Amerikan halkı üzerinde artan ekonomik maliyetlerine dikkati çekerek, "Bunların hepsi önlenebilirdi." ifadelerini kullandı.
Arakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, Washington yönetiminin İran'a karşı politikalarının Amerikan ekonomisine yansımalarına değindi.
"Amerikalılara, İran'a karşı tercih savaşının hızla yükselen maliyetlerini yüklenmeleri gerektiği söyleniyor." ifadelerini kullanan Arakçi, "Benzin fiyatlarındaki artış ve borsa balonunu bir kenara bırakın. Gerçek acı, ABD borçları ve mortgage faiz oranları yükselmeye başladığında başlayacak. Otomobil kredisi gecikmiş borçları zaten 30 yılın en yüksek seviyesinde. Bunların hepsi önlenebilirdi." değerlendirmesinde bulundu.
Arakçi, paylaşımında ABD hazine tahvil getirilerindeki yükselişi gösteren bir grafiğe de yer verdi.
ABD BAŞKANI TRUMP'TAN İRAN'A YENİ TEHDİT
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın direncini hafife almadığını, ancak isterse İran'ın altyapısını "iki günde yok edebileceklerini" iddia etti.
Çin ziyaretinin yansımaları devam eden ABD Başkanı Trump, Fox News kanalına verdiği röportajda İran gündemini değerlendirdi.
İran'ın direncinin farkında olduğunu ve hiçbir şeyi hafife almadığını vurgulayan Trump, yine de istemesi halinde İran'a kısa süre içinde büyük zarar verebileceklerini savundu.
İran'ın tüm altyapısına zarar vermediğini ifade eden Trump, "Her şeyi iki günde yok edebiliriz." dedi.
ABD Başkanı, İran ile diplomaside tekrarlanan aksaklıklara atıfta bulunarak, "Tahran'ın müzakerelerde güvenilmez ve öngörülemez" olduğunu savundu.
"ONLARDA BİR SORUN VAR"
Trump, "Bize istediğimiz her şeyi vereceklerdi, ama her anlaşma yaptıklarında, ertesi gün sanki o konuşmayı hiç yapmamışız gibi davranıyorlar. Bu herhalde beş kez oldu. Onlarda bir sorun var." dedi.
Trump ayrıca olası bir çözümün askeri veya diplomatik olabileceğini ve bunun İran'ın tutumuna bağlı olacağını kaydederek, "Ya şiddetli olacak ya da şiddet içermeyecek, ben şiddet içermeyenini tercih ederim." diye konuştu.
DİKKAT ÇEKEN SEÇİM AÇIKLAMASI
3 Kasım'da ABD'de yapılacak Kongre seçimleri hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Trump, "Seçimlerin İran konusunda ne olacağına karar vermesine izin vermeyeceğim." diyerek Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki söylemini yineledi.