Orta Doğu’da savaş çanları! Trump’tan İran’a yeni gözdağı: Zaman daralıyor

Orta Doğu’da savaş çanları! Trump’tan İran’a yeni gözdağı: Zaman daralıyor

Orta Doğu’da savaş çanları yeniden çalarken, ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’a dikkat çeken bir açıklama geldi. İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin konuşan Trump, “İran için zaman daralıyor ve çok hızlı hareket etmeleri gerekiyor” ifadelerini kullanarak Tahran yönetimine sert mesaj verdi. Trump’ın “Yoksa onlardan geriye hiçbir şey kalmayacak” sözleri ise bölgede tansiyonu daha da yükseltti. Öte yandan Axios'un haberine göre Trump'ın salı günü ulusal güvenlik ekibini toplayacağı ve askeri seçeneklerin görüşüleceği iddia edildi.

ABD ile İran arasında yaşanan gerginlik giderek büyüyor. Anlaşma olanağının zayıfladığı ve karşılıklı tehditlerin yeniden yükseldiği bir dönemde ABD basını İran'a saldırıların hafta sonu yeniden başlayabileceğini öne sürdü.

BU CANLI YAYIN SONA ERDİ

İŞTE 16 MAYIS 2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN YAŞANAN ANBEAN GELİŞMELER

İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

BAKAN FİDAN İRANLI MEVKİDAŞI ARAKÇİ İLE GÖRÜŞTÜ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi yaptı.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan, İranlı mevkidaşı Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, müzakere sürecindeki son durumu ele aldı. 

AXIOS: TRUMP SALI GÜNÜ ULUSAL GÜVENLİK EKİBİNİ TOPLAYACAK

ABD Başkanı Donald Trump, ABD merkezli haber sitesi Axios'a verdiği röportajda, İran'ın savaşın sonlanması için ABD'ye daha iyi bir teklif sunmaması durumunda "çok daha sert bir şekilde vurulacağını" söyledi. 

ABD MEDYASINDA FLAŞ İDDİA: TRUMP ULUSAL GÜVENLİK EKİBİNİ TOPLAYACAK

Axios, ABD'li yetkililere dayandırdığı haberde Trump'ın salı günü Beyaz Saray'da ulusal güvenlik ekibiyle bir araya gelerek, muhtemel askeri seçenekleri değerlendireceğini iddia etti.

ABD ile İran arasındaki siyasi ve askeri krizde tarafların yeniden çatışmaya girip girmeyeceğine ilişkin endişeler artmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, ABD merkezli haber sitesi Axios'a verdiği özel röportajda İran ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Trump, "İran için zaman daralıyor" ifadesini yineleyerek, İran'ın Washington'a daha iyi bir teklif sunmaması durumunda "çok daha sert bir şekilde vurulacağını" söyledi. Trump, "Bir anlaşma yapmak istiyoruz. Onlar bizim istediğimiz noktada değil. Oraya gelmek zorundalar, aksi takdirde ağır şekilde vurulacaklar ve bunu istemiyorlar" ifadelerini kullandı.

"ASKERİ SEÇENEKLER YENİDEN MASADA"

Axios ayrıca, iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde İran'ın nükleer programa ilişkin Trump'ın taleplerinin önemli bir kısmını reddetmesi ve ciddi tavizler vermemesi nedeniyle savaş ihtimalinin yeniden gündeme geldiğini bildirdi. Yetkililer, Trump'ın İran ile anlaşma yapmak için uzlaşı arayışını sürdürmek istediğini ancak mevcut gelişmeler nedeniyle askeri seçeneklerin yeniden masaya getirildiğini ifade etti. Bu çerçevede Trump'ın salı günü Beyaz Saray'daki Durum Odası'nda üst düzey ulusal güvenlik ekibiyle bir araya gelerek, muhtemel askeri seçenekleri değerlendirmesinin beklendiği iddia edildi.

TRUMP, NETANYAHU İLE İRAN'I GÖRÜŞTÜ

Kaynaklar ayrıca, Trump'ın İran'a ilişkin durumu değerlendirmek üzere geçtiğimiz saatlerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefon görüşmesi yaptığını kaydetti. ABD başkanının dün Virginia eyaletindeki golf etkinliği sırasında da ulusal güvenlik ekibiyle kapalı kapılar ardında bir araya geldiği ve burada İran'a ilişkin başlıkların görüşüldüğü iddia edildi. Söz konusu görüşmeye ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve CIA Başkanı John Ratcliffe'in katıldığı kaydedildi.

Trump, kısa bir süre önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran için zaman daralıyor ve çok hızlı hareket etmeleri gerekiyor, yoksa onlardan geriye hiçbir şey kalmayacak. Zaman çok önemli" demişti.

BAE: 3 DRONDAN 2'İ DÜŞÜRÜLDÜ

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, Al Dhafra bölgesindeki Barakah Nükleer Santrali yakınlarına düzenlenen saldırıda ülkeye batı sınırı yönünden giriş yaptığı tespit edilen 3 drondan 2’sinin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü bildirdi.

BAE Savunma Bakanlığı, Al Dhafra bölgesindeki Barakah Nükleer Santrali yakınlarında gerçekleştirilen dron saldırısına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, ülkenin batı sınırı yönünden 3 dronun hava sahasına girdiğinin tespit edildiğini ve BAE hava savunma sistemlerinin söz konusu tehditleri engellemek üzere devreye girdiğini bildirdi.

Açıklamada, dronlardan 2'sinin başarıyla etkisiz hale getirildiği ancak üçüncü dronun Barakah Nükleer Santrali’nin iç güvenlik çevresi dışında bulunan bir elektrik jeneratörüne isabet ettiği kaydedildi. Bakanlık ayrıca saldırıların kaynağının belirlenmesi için soruşturma başlatıldığını ve incelemelerin tamamlanmasının ardından bilgilerin kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.

Savunma Bakanlığı, ülkenin güvenliğini hedef alan her türlü tehdide karşı tam hazırlıklı olduklarını ve ülkenin egemenliği, güvenliği ve istikrarını koruyacak şekilde her türlü girişime kararlılıkla karşılık verileceğini vurguladı.

SALDIRIDA YARALANAN OLMAMIŞTI
Abu Dabi Medya Ofisi’nden yapılan açıklamada, saldırıda nükleer santralin iç güvenlik çemberi dışındaki bir elektrik jeneratöründe yangın çıktığı aktarılmıştı. Saldırıda yaralanan olmadığı ve tesisteki radyasyon seviyesinin normal olduğu ifade edilmişti.

TRUMP: İRAN İÇİN ZAMAN DARALIYOR

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla ilgili "derhal ve hızlıca harekete geçmeleri" gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, İran'a tanınan zamanın daraldığı noktasında ihtar niteliğinde ifadelere yer verdi.

ABD Başkanı, "İran için saat işliyor, derhal ve hızlıca harekete geçseler iyi olur." ifadelerini kullandı.

İran'a yönelik sert ifadeler kullanan Trump, "Aksi takdirde kendilerinden geriye hiçbir şey kalmayacak. Zaman kritik önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Trump'ın açıklaması, Çin ziyareti sonrası Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizliğin gidişatının ne yönde ilerleyeceğine dair işaretler verdi.

ABD'DEN İRAN'A MÜZAKERE İÇİN 5 ANA ŞART

ABD, İran’a müzakereler için biri hariç ülkedeki tüm nükleer tesislerdeki faaliyetlerin durdurulmasını da içeren şartlar sundu.

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre ABD, İran’a müzakereler için 5 ana şart öne sürdü.

ABD’nin İran’a ilettiği şartlar; ABD tarafından tazminat ödenmemesi, İran’daki 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumun ABD’ye teslim edilmesi, İran’ın biri hariç tüm nükleer tesislerdeki faaliyetlerini durdurması, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmaması ve savaşın tüm cephelerde durdurulmasının müzakere şartına bağlanması olarak sıralandı.

İran ise müzakere şartlarını, savaşın Lübnan dahil tüm cephelerde sonlandırılması, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, savaş tazminatı ödenmesi ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğinin tanınması olarak açıklamıştı.

"İSRAİL'İN İPİYLE KUYUYA İNMENİN AĞIR BİR BEDELİ VARDIR"

İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a yönelik tehdit söylemlerine ilişkin, "İsrail'in ipiyle kuyuya inmenin ağır bir bedeli vardır." dedi.

Velayeti, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Trump'ın Çin ziyaretinden "eli boş döndüğünü" savundu.

Velayeti, "Tel Aviv'in kışkırtmasıyla şiddetlenen Trump'ın tehditleri stratejik bir tuzağa girmektir." ifadelerini kullandı.

ABD'de İran konusunda bazı hesap hataları yapıldığını öne süren Velayeti, şunları kaydetti:

"Netanyahu'nun Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ziyaretinin açığa çıkmasıyla birlikte Abu Dabi'nin çaresizliği ve öfkesi ile Pentagon'un veri uydurmaları Washington'daki hesap krizini göstermektedir."

İran’a yönelik olası bir saldırı durumunda ABD'nin Batı Asya'daki itibarını tamamen yitireceğini söyleyen Velayeti, "İsrail'in ipiyle bu kuyuya inmenin ağır bir bedeli vardır." ifadelerini kullandı.

 

İRAN: BATAKLIĞA SAPLANIRSINIZ

 İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırısının daha ezici sonuçlar doğuracağını söyledi.

İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre Şikarçi, ABD’yi, İran’a yönelik olası saldırılarına karşı uyardı.

Şikarçi, ABD’nin İran’a yönelik olası yeni saldırısının daha ezici sonuçları olacağını belirterek, saldırıların şaşırtıcı senaryolarla karşı karşıya kalacağını ve ABD’nin yine bir “bataklığa saplanacağını” söyledi.

ÇİN'DEN ABD'YE TAYVAN VE İRAN MESAJI

Çin'in, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkeyi ziyaretinde Washington yönetimine Tayvan konusunda kırmızı çizgilerini hatırlattığı ve İran'la kalıcı ve kapsamlı bir ateşkese varılmasını telkin ettiği bildirildi.

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, 13-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen ziyarette tartışılan konulara dair basına yazılı değerlendirmede bulundu.

ABD Başkanı Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 9 saate yakın birlikte vakit geçirdiğini ifade eden Vang, liderlerin iki ülke ilişkilerinin yanında dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren konularda da uzun tartışmalar yaptıklarını belirtti.

Vang, Çin'in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan ile yeniden birleşmesinin Çin ulusunun ortak özlemi, Çin Komünist Partisinin (ÇKP) tarihi misyonu ve İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:

"(Tayvan sorunu) Eğer uygun şekilde ele alınırsa ABD-Çin ilişkileri istikrarlı olacak ve taraflar karşılıklı işbirliğini ilerletmeye daha fazla enerji ayırabilecektir. Aksi halde, iki ülke arasında gerginlikler ve hatta çatışmalar yaşanabilir, ilişkilerin geneli tehlikeye girebilir."

Çinli Bakan, ABD'nin "tek Çin" ilkesine ve iki ülke arasında siyasi ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'deki Tayvan konusundaki taahhütlerine uyacağını umduklarını vurguladı.

İRAN'DA TATBİKAT, ABD'DE SAVAŞ SENARYOLARI

Amerikan Başkanı Donald Trump’ın yaptığı dikkat çekici paylaşım İran cephesinde büyük yankı uyandırdı. Trump’ın bir savaş gemisinde üst düzey generallerle birlikte görüntü verdiği paylaşımda arka planda İran gemilerinin yer aldığına dikkat çekildi. Trump’ın burada kullandığı “fırtına öncesi sessizlik” ifadesi, bölgede yeni bir savaş ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.

A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karabağ, “Gerçekten böyle midir? Amerika Birleşik Devletleri İran’a karşı yeni bir savaş hazırlığında mıdır? Genel havaya bakıldığında bunu söyleyebiliriz” sözleriyle bölgede hissedilen tansiyonu aktardı. Karabağ, yalnızca siyasi atmosferin değil uluslararası piyasaların da savaş ihtimalini fiyatladığını belirterek, borsalarda ciddi düşüşler yaşandığını ifade etti.

ABD-İRAN MÜZAKERELERİ ÇIKMAZA GİRDİ

İran ile ABD arasında yürütülen müzakerelerden sonuç çıkmaması, sıcak temas ihtimalini güçlendiren en önemli başlıklardan biri oldu. Karabağ, Donald Trump’ın “Sabrımız bundan fazla değildir” yönündeki açıklamalarına dikkat çekerek, tarafların yeniden savaş hattına sürüklenebileceğini ifade etti.

Karabağ, “Amerika Birleşik Devletleri İran’ı tekrar vuracak mı sorusu gündeme geldi” diyerek bölgede savaş beklentisinin ciddi şekilde konuşulduğunu aktardı. İran’da yaşanan son gelişmelerin, geçmişteki büyük kriz dönemlerine benzetildiğini söyleyen Karabağ, ABD’nin daha önceki saldırılarında hedeflerine tam anlamıyla ulaşamadığının İran cephesinde sıkça dile getirildiğini kaydetti.

İSRAİL CEPHESİNDEN DE “HEDEFLERE ULAŞILAMADI” İTİRAFI

İran’a yönelik operasyonların ardından yalnızca Tahran yönetimi değil, İsrail içerisindeki bazı muhalif isimlerin de operasyonların başarısını sorguladığı belirtildi. Karabağ, İsrail eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın açıklamalarına işaret ederek, “Hedeflerine ulaşamadıkları ifade edildi” dedi.

Trump yönetiminin savaşta istediği sonucu elde edememesi sonrası “Özgürlük Projesi”ni devreye soktuğunu hatırlatan Karabağ, bu girişimin de yalnızca 36 saat sonra rafa kaldırıldığını söyledi. İran’a yönelik deniz ablukasının sürdüğünü aktaran Karabağ, buna rağmen Washington’ın beklediği sonucu alamadığını ifade etti.

AMERİKAN VE İSRAİL MEDYASINDA PEŞ PEŞE SALDIRI SENARYOLARI

İran cephesinde en çok konuşulan başlıklardan biri de Amerikan ve İsrail medyasında yer alan saldırı senaryoları oldu. Karabağ, adı açıklanmayan yetkililere dayandırılan haberlerde İran’ın enerji altyapısının hedef alınabileceğine yönelik iddiaların gündeme taşındığını söyledi.

Canlı yayında aktarılan bilgilere göre bazı senaryolarda İran’daki enerji tesislerine saldırılar düzenlenmesi, İran topraklarına asker indirilmesi, uranyum stoklarının taşınması ve İran’a ait bazı adaların hedef alınması gibi ihtimaller tartışılıyor. Hatta bazı iddialarda Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bu operasyonlara destek verebileceği öne sürülüyor.

Karabağ, “Altını çizerek söylüyorum, bunların hepsi birer iddiadan ibarettir. Resmi olarak bu konularla ilgili açıklamalar yok” ifadelerini kullanarak sahadaki bilgi savaşına dikkat çekti.

TAHRAN’DA TATBİKAT VE SİLAHLI MESAJLAR

İran yönetimi ise olası saldırı ihtimaline karşı hazırlıklarını artırmış durumda. İran devlet televizyonunda üç muhabirin ellerinde silahlarla ekrana çıkması dikkat çeken görüntüler arasında yer aldı.

Karabağ, geçtiğimiz günlerde Tahran’da kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirildiğini belirterek, “Eğer kara saldırısı olursa İran Devrim Muhafızları buna nasıl karşılık verecek, sahada bizzat tatbik edildi” dedi.

Bu görüntüler İran’ın yalnızca diplomatik değil askeri anlamda da teyakkuz halinde olduğuna işaret ederken, bölgede sıcak çatışma ihtimalinin her geçen gün daha yüksek sesle konuşulmasına neden oluyor.

HÜRMÜZ KRİZİ YENİDEN GÜNDEMDE

İran devlet televizyonunun gündeme taşıdığı bir başka kritik başlık ise Hürmüz Boğazı oldu. İran medyasında yer alan haberlere göre Çin, Japonya ve Pakistan’ın ardından bazı Avrupa ülkelerinin de İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile temas kurduğu iddia edildi.

Karabağ, Avrupa tarafından henüz resmi doğrulama gelmediğini belirtirken, “Eğer böyle bir şey doğruysa Avrupa Birliği’nin terör örgütü olarak ilan ettiği bir kurumla irtibata geçtiği anlamına gelir” ifadelerini kullandı.

Hürmüz hattındaki hareketlilik, küresel enerji güvenliği açısından da kritik önem taşıyor. Çünkü bölgede yaşanacak olası bir kriz dünya petrol piyasalarını doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.

PAKİSTAN DEVREYE GİRDİ

Gerilimin yükseldiği süreçte Pakistan cephesinden de dikkat çeken bir diplomasi hamlesi geldi. Pakistan İçişleri Bakanı’nın İran’a ziyaret gerçekleştirdiği belirtilirken, İran medyasına göre bu ziyaret kapsamında tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi için girişimlerde bulunulduğu ifade edildi.

Karabağ, Pakistan’ın hem İran’a hem de ABD’ye baskı yaparak tarafları daha esnek davranmaya ikna etmeye çalışacağını aktardı.

TRUMP’TAN 20 YILLIK NÜKLEER ŞART

Müzakerelerde en kritik başlıklardan biri ise İran’ın nükleer faaliyetleri oldu. Karabağ’ın aktardığına göre Trump yönetimi, İran’dan 20 yıl boyunca nükleer faaliyet yürütmemesini talep etti.

Karabağ, “Trump daha önce süre vermiyordu. Şimdi ise 20 yıllık bir süre gündeme geldi” diyerek bunun Washington açısından bir geri adım olarak değerlendirildiğini söyledi.

İran tarafı ise şimdilik nükleer konunun öncelikli başlık olmadığını savunuyor. Tahran yönetimi önce Hürmüz meselesi ve savaş ihtimalinin ortadan kaldırılmasının görüşülmesini istiyor. İran cephesinden yapılan açıklamada, “Önce diğer meseleleri çözelim, ardından nükleer meseleyi de konuşuruz” yaklaşımının öne çıktığı belirtildi.

İRAN’DA ENERJİ KRİZİ KAPIDA

Canlı yayında en dikkat çeken başlıklardan biri de İran’daki enerji sıkıntıları oldu. Ekber Karabağ, İranlı bir yetkilinin günlük 20 ila 30 milyon varillik benzin açığı bulunduğunu açıkladığını aktardı.

İran’ın günlük yaklaşık 130 milyon varil benzin tükettiğini belirten Karabağ, üretimin ise ihtiyacı tam karşılamadığını söyledi. İran’ın savaş öncesinde de benzin açığı bulunduğunu, bu ihtiyacın dışarıdan karşılandığını ifade eden Karabağ, mevcut deniz ablukasının durumu daha da zorlaştırdığını kaydetti.

TAHRAN’DA TOPLU TAŞIMA ÜCRETSİZ

Enerji krizine karşı İran yönetimi bazı olağanüstü tedbirler aldı. Özellikle enerji tesislerinin vurulmasının ardından başkent Tahran’da toplu taşımanın ücretsiz hale getirildiği açıklandı.

Karabağ, “Otobüsler ücretsizdir, metro ücretsizdir. Devlet vatandaşların kişisel araç kullanmaması için böyle bir yönteme başvurmuş durumda” ifadelerini kullandı.

Şimdilik vatandaşların doğrudan büyük bir benzin krizi yaşamadığını belirten Karabağ, zaman zaman küçük sıralar oluşsa da ciddi bir kaos görüntüsü olmadığını söyledi. Ancak devletin bu konuda ciddi sıkıntı yaşadığının altını çizdi.

YAZ AYLARIYLA BİRLİKTE ELEKTRİK KESİNTİSİ ENDİŞESİ

İran’da asıl korkulan senaryolardan biri ise yaz aylarında yaşanabilecek elektrik krizi. Karabağ, geçtiğimiz yıllarda savaş olmadan da günlük iki ila dört saat arasında elektrik kesintileri yaşandığını hatırlattı. Özellikle sıcaklıkların artmasıyla birlikte klima kullanımının yoğunlaşacağına dikkat çeken Karabağ, İran’ın elektrik üretim altyapısına yeterli yatırım yapamadığını söyledi.

Karabağ, “Eğer bu yaz İran’a yönelik yeni bir saldırı olursa ve enerji altyapısı hedef alınırsa İran’ın yaşadığı sıkıntılar katlanarak büyüyebilir” ifadeleriyle Tahran’daki en büyük endişeyi aktardı.

 

TRUMP’TAN "FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK" PAYLAŞIMI

ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kendisinin ve İran bayraklı savaş gemilerinin yer aldığı görseldeki "Bu, fırtına öncesi sessizlikti" ifadesi dikkat çekti.   
  
ABD-İran arasındaki askeri ve siyasi gerilim yükseliyor. ABD basınında İran’a yönelik saldırıların yakın zamanda yeniden başlayabileceğine yönelik iddialar yer alırken ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Yapay zekayla oluşturulan görselde Trump’ın arkasında fırtınalı bir denizde ilerleyen İran bayraklı savaş gemileri yer aldı. Görseldeki "Bu, fırtına öncesi sessizlikti" ifadesi ise öne çıktı. 

TAYLAND'DAN İRAN'A TALEP: MAHSUR KALAN GEMİLERİMİZİ BIRAKIN

Tayland Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan Tayland bayraklı 8 geminin güvenli geçişinin sağlanmasını talep etti.

Thai PBS World yayın kuruluşunun haberine göre, Phuangketkeow ve Arakçi, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı marjında bir araya geldi.

Kaynaklara dayandırılan haberde, Sihasak'ın Arakçi'den Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan Tayland bayraklı 8 geminin güvenli geçişinin sağlanmasını talep ettiği aktarıldı.

Arakçi'nin ise buna karşılık Tayland'ın endişelerini anladığını ve boğazın bir an önce açılmasının önemini söylediği belirtildi.

Sihasak'ın ise Tayland'ın yakın zamanda Umman üzerinden İran'a tıbbi malzeme ve kaynaklar dahil insani yardım sağlayacağını belirttiği kaydedildi.

İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN YALNIZCA İRAN İLE İŞBİRLİĞİ YAPAN TARAFLARA AÇIK OLACAĞINI DUYURDU

İran, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca İran ile işbirliği yapan taraflara açık olacağını ve Boğaz'dan geçişler için hazırlanan mekanizma kapsamında verilen "uzmanlaşmış hizmetler" için ücret tahsil edileceğini bildirdi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için Meclis'in hazırladığı mekanizma hakkında bilgi verdi.

Azizi, yakında açıklanacağını belirttiği mekanizmanın, "İran'ın ulusal egemenliği ve uluslararası ticaret güvenliğinin garanti altına alınması çerçevesinde hazırlandığını" belirtti.

Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin belirlenmiş bir güzergah üzerinden yapılacağını aktaran Azizi, "Bu süreçte, yalnızca ticari gemiler ve İran ile işbirliği yapan taraflar bundan faydalanacaktır. Bu mekanizma kapsamında sağlanan uzmanlaşmış hizmetler için gerekli ücretler tahsil edilecektir." ifadelerini kullandı.

Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişini sağlamayı amaçladığını iddia ettiği "Özgürlük Projesi" adı verilen operasyona işaret ederek, "Bu rota, sözde 'özgürlük projesi' operatörlerine kapalı kalacaktır." açıklamasında bulundu.

"ABD VE İSRAİL KOORDİNE SALDIRACAK"

İsrail işgal güçlerinin İran'a saldırıların yeniden başlatılması ihtimaline ilişkin ABD ordusuyla koordinasyon içinde hazırlıklarını sürdürdüğü aktarıldı.

İsrail'de yayın yapan Walla haber sitesinin haberinde, İran'a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin İsrail işgal güçlerinde hazırlık ve planlamaların devam ettiği belirtildi.

"ABD VE İSRAİL KOORDİNE SALDIRACAK"

Walla'ya konuşan İsrailli güvenlik kaynağı, İran'a saldırıların yeniden başlatılması ihtimaline ilişkin ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile İsrail işgal güçlerinin koordinasyon halinde olduğunu ifade etti.

Ayrıca İsrailli güvenlik kaynağı, İsrail ordu komuta kademesi ile CENTCOM'un saldırı planları üzerine çalışmalarını sürdüğünü de kaydetti.

İŞGALCİ İSRAİL'E SEVKİYAT SÜRÜYOR

Öte yandan İsrail'e askeri mühimmat sevkiyatının sürdüğünü belirten haberde, Tel Aviv'deki Ben-Gurion Havalimanı'na sabah saatlerinde üç yakıt ikmal ve nakliye uçağının daha indiği bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinin ardından İran'a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin karar verebileceğini aktaran İsrail basını, Tel Aviv yönetimi ve ordu komuta kademesinin hafta sonu yüksek alarm durumunda olacağını yazmıştı.

İsrail devlet televizyonu KAN ise CENTCOM yetkilileri ile geçen hafta görüşen İsrailli üst düzey askeri yetkililerin Tel Aviv yönetiminin İran'a saldırıların yeniden başlatılmasını istediği yönündeki mesajını ilettiği belirtilmişti.

İRAN 51 KİŞİNİN MAL VARLIĞINA EL KOYDU

İran'ın Yezd eyaletinde İsrail ile işbirliği yaptığı iddia edilen 51 kişinin mal varlığına el konulduğu bildirildi.

İran Yargı Erki'ne bağlı Mizan Haber Ajansı'nın haberinde, İsrail ile işbirliği yaptığı tespit edilen 51 kişinin taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına el konulduğu belirtildi.

Bu kişilerden 20'sinin İran'da, 31 kişinin ise yurt dışında bulunduğu aktarıldı.

Malvarlıklarına el konulan kişiler hakkında soruşturmaların devam ettiği kaydedildi.

ABD VE İSRAİL'İN İRAN'A MUHTEMEL SALDIRILAR İÇİN YOĞUN HAZIRLIK YAPTIĞI İDDİASI

ABD ve İsrail'in "gelecek hafta gibi erken bir tarihte" İran'a muhtemel saldırılar düzenlemeye yönelik yoğun hazırlık yürüttüğü iddia edildi.

The New York Times gazetesinin haberine göre, isimlerini açıklamak istemeyen, Orta Doğu konusunda yetkili iki kaynak, ABD ile İsrail'in İran'a karşı atabileceği adımlara ilişkin açıklama yaptı.

ABD ve İsrail'in, "gelecek hafta gibi erken bir tarihte" İran'a yönelik saldırıların yeniden başlaması ihtimaline karşı yoğun hazırlık yürüttüğünü öne süren yetkililer, bunların "ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yapılan en kapsamlı hazırlıklar" olduğunu kaydetti.

Yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın "askeri saldırıları yeniden başlatmaya karar vermesi" halinde, seçenekler arasında İran'ın askeri ve altyapı hedeflerine yönelik daha yoğun bombardımanların düzenlenmesinin yer aldığını belirtti.

Bir başka seçeneğin ise İran'daki nükleer maddeleri ele geçirmek üzere özel harekat birliklerini sahaya göndermek olduğunu kaydeden yetkililer, martta bir kısım özel harekat mensubunun, Trump'a bu seçeneği sunmak amacıyla Orta Doğu'ya sevk edildiğini ileri sürdü.

"ABD VE İSRAİL İÇİN ZOR BİR HEDEF"

Yetkililer, bu seçeneğin ciddi can kaybı risklerini barındırabileceğini vurgularken, ABD ve İsrail için zaferin "zor bir hedef" olabileceğini ifade etti.

Bölgede yaklaşık 5 bin deniz piyadesi ile 82. Hava İndirme Tümeni'ne bağlı 2 bin civarında piyadenin talimat beklediğini belirten yetkililer, olası bir saha operasyonuna yeşil ışık yakılması halinde, bu birliklerin İran'ın İsfahan kentindeki nükleer tesisteki malzemelere ulaşmak için kullanılabileceğini kaydetti.

Yetkililer, bu birliklerin İran'ın petrol ihracatının merkezi "Hark Adası'nı ele geçirme çabalarında" da kullanılabileceğini ancak bunun için ordunun daha fazla kara birliğine ihtiyaç duyacağını aktardı.

İRAN CUMHURBAŞKANINDAN PAPA'YA TEŞEKKÜR MEKTUBU

 İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarıyla başlayan savaş konusundaki duruşu nedeniyle Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'ya teşekkür ederken, ülkesinin "diplomasiye ve barışçıl çözümlere bağlılığını sürdürdüğünü" belirtti.

İran Cumhurbaşkanlığının yazılı açıklamasına göre Pezeşkiyan, ABD-İsrail'in savaşına karşı tutumuyla öne çıkan Papa 14. Leo'ya bir mesaj gönderdi.

Pezeşkiyan mesajına Kur'an-ı Kerim'in Fussilet suresindeki 15. ayetten alıntı yaparak başlarken, Papa'nın saldırganlıklarla ilgili "ahlaki duruşunu" takdir etti ve uluslararası toplumun da ABD'nin "hukuk dışı ve tehlikeli" politikalarına karşı koyması gerektiğini vurguladı.

"AHLAKLI VE MANTIKLI DURUŞUNUZU TAKDİR EDİYORUM"

Papa'ya "Dünya Katoliklerinin muhterem lideri" diyerek hitap eden Pezeşkiyan, "İran'a karşı son askeri saldırılar konusundaki ahlaklı ve mantıklı duruşunuzu takdir ediyorum. ABD ve İsrail'in saldırıları sadece İran'a değil, hukukun üstünlüğüne ve insani değerlere de karşıdır. İran, kendini savunma kapsamında saldırganları hedef almıştır. İran diplomasiye ve barışçıl çözümlere bağlılığını sürdürmektedir. Uluslararası toplumun, ABD'nin yasa dışı eylemlerine karşı sorumlu bir şekilde hareket etmesi beklenmektedir." ifadelerini kullandı.

"GÜVENSİZLİK DURUMU GEÇİNCE HÜRMÜZ NORMALE DÖNECEK"

Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in politikalarının maliyetinin tüm uluslararası toplum için tehlikeli olduğunu belirtti.

Mesajında, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma da değinen Pezeşkiyan, "Mevcut güvenliksizlik durumu çözüldükten sonra Hürmüz Boğazı'ndaki trafik koşullarının normale döneceği ve İran'ın bu stratejik su yolundan güvenli geçişi güçlendirmek için uluslararası hukuk çerçevesinde etkili ve profesyonel izleme ve kontrol mekanizmaları uygulayacağı açıktır." değerlendirmesinde bulundu.

Savaş karşıtı açıklamalar yapan Papa 14. Leo, ABD Başkanı Donald Trump tarafından hedef alınmıştı.

ÇİN ZİRVESİ SONRASI İRAN KRİZİ! PİYASALAR ÇÖKTÜ, SAVAŞ İHTİMALİ MASADA

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleştirilen temasların ardından İran meselesi yeniden uluslararası gündemin ilk sıralarına taşındı. Hem Çin tarafından hem de Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarda İran’ın nükleer programına ilişkin dikkat çeken mesajlar verilmişti.

Beyaz Saray’ın ortak açıklamasında, İran’ın nükleer faaliyetlerini geliştirmemesi konusunda tarafların aynı görüşte olduğu vurgulanırken, bu mesajların Tahran’da nasıl yankı bulduğu merak konusu olmuştu.

A Haber canlı yayınında bölgedeki son gelişmeleri aktaran A Haber muhabiri Ekber Karabağ, Trump’ın Çin ziyaretinin ardından özellikle Amerikan ve İsrail medyasında dikkat çeken haberlerin yayımlandığını belirtti.

“TRUMP İRAN KONUSUNDA YENİ KARAR ALABİLİR”

Ekber Karabağ, Amerikan ve İsrail basınında çıkan haberlerde Trump yönetiminin İran konusunda yeni bir karar almaya hazırlandığı yönünde değerlendirmeler yapıldığını aktararak, “Amerikan medyası ve İsrail medyası bu ziyaretten sonra Donald Trump’ın İran konusunda yeni bir karar alacağına ilişkin haberler yayınlamaktadır” ifadelerini kullandı.

Uluslararası kamuoyunda oluşan atmosferin giderek sertleştiğini belirten Karabağ, özellikle askeri seçenek ihtimalinin daha yüksek sesle konuşulmaya başlandığını söyledi.

ULUSLARARASI PİYASALARDA “SAVAŞ” DEPREMİ

Trump’ın Çin ziyaretinin ardından yalnızca diplomatik kulisler değil, küresel piyasalar da hareketlendi. Karabağ, piyasalardaki sert dalgalanmanın uzmanlar tarafından olası bir savaş hazırlığı şeklinde yorumlandığını aktararak, “Dün uluslararası piyasalara bakıldığında borsaların çöktüğünü, petrol fiyatlarının arttığını, altının düştüğünü ve aynı zamanda dolar endeksinin de yükseldiğini gördük” sözleriyle dikkat çekti.

Uzmanların bu tabloyu “yeni bir sıcak çatışma ihtimalinin fiyatlanması” olarak değerlendirdiği ifade edilirken, enerji piyasalarındaki hareketlilik de bölgedeki gerilimin ekonomik etkilerini gözler önüne serdi.

DİPLOMASİ KAPISI HENÜZ TAMAMEN KAPANMADI

Her ne kadar savaş senaryoları daha fazla konuşulmaya başlasa da diplomasi trafiği tamamen sona ermiş değil. Trump Çin ziyaretini sürdürürken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi Hindistan’da önemli açıklamalarda bulundu.

İranlı Bakan, ABD’den gelen mesajların hala diplomasi yönünde olduğunu belirterek, Washington yönetiminin müzakereleri sürdürmek istediğini ifade etti. Ancak İran tarafı aynı zamanda ABD’nin niyetine ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu da vurguladı.

Abbas Arakçi, “Biz tam olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin ne yapmak istediğini bilemiyoruz. Tavırları oldukça çelişkili. Eğer ciddi olsalar biz de ciddi bir şekilde adil bir müzakere için masaya geri döneriz” şeklinde konuştu.

TRUMP’TAN “20 YIL” GERİ ADIMI MI?

Trump’ın Çin ziyareti sırasında İran’ın nükleer programına ilişkin verdiği mesajlar ise yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Daha önce İran’ın nükleer faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesini isteyen Trump yönetiminin, bu kez daha farklı bir yaklaşım sergilediği değerlendiriliyor.

Karabağ’ın aktardığına göre Trump, İran’ın nükleer faaliyetlerinin tamamen kaldırılması yerine bu faaliyetlerin 20 yıllık bir süreyle sınırlandırılmasına yeşil ışık yaktı.

Bu çıkış, uluslararası diplomasi çevrelerinde “Washington’un pozisyonunda yumuşama mı var?” sorusunu gündeme taşıdı.

TAHRAN’DAN SERT MESAJ: “TARTIŞMA KONUSU OLAMAZ”

İran cephesi ise uranyum zenginleştirme konusunda geri adım sinyali vermedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı, ülkesinin nükleer faaliyetlerinin tartışma konusu yapılamayacağını açık bir dille ifade etti.

Arakçıi, “İran’ın nükleer faaliyetlerinin tartışılması, uranyum zenginleştirmenin yurt dışına gönderilmesi tartışma konusu olmayacaktır. Bu oldukça karmaşık bir mesele. Biz önce diğer konuları çözelim, ondan sonra bu meseleye gelelim” ifadelerini kullandı.

Tahran yönetiminin bu açıklaması, müzakerelerde en kritik başlıklardan biri olan uranyum zenginleştirme krizinin halen çözümsüz olduğunu ortaya koydu.

RUSYA’DAN TRUMP’A ELEŞTİRİ

İran krizine ilişkin dikkat çeken bir açıklama da Russia cephesinden geldi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nda görev yapan Rus temsilci, Trump’ın “20 yıl” önerisini eleştirdi.

Rus temsilci, “Neden 20 yıl? Neden 15 yıl olmasın, 25 yıl olmasın?” diyerek Trump’ın çıkışının net bir stratejiye dayanmadığını ima etti.

Bu açıklama, Moskova’nın da İran dosyasında Washington’un yaklaşımına mesafeli durduğunu gösterdi.

GÖZLER ŞİMDİ KRİTİK KARARDA

Ortadoğu’da tansiyon her geçen gün yükselirken, diplomasi ile savaş ihtimali arasındaki ince çizgi daha da belirgin hale geliyor. Taraflar arasında henüz somut bir ilerleme sağlanamazken, uluslararası kamuoyu “kriz masada mı çözülecek yoksa sıcak çatışmaya mı dönüşecek?” sorusuna yanıt arıyor.

Ekber Karabağ, bölgede büyük bir belirsizlik yaşandığını vurgulayarak, tarafların önümüzdeki günlerde mevcut süreci nasıl değerlendireceğinin belirleyici olacağını söyledi.

Trump yönetiminin İran konusunda atacağı yeni adımlar, yalnızca bölgeyi değil küresel piyasaları ve uluslararası siyaseti de doğrudan etkileyecek kritik gelişmeler arasında görülüyor.

ARAKÇİ'DEN ABD'YE SAVAŞIN MALİYETİ MESAJI

 İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin ülkesine yönelik "tercih savaşının" Amerikan halkı üzerinde artan ekonomik maliyetlerine dikkati çekerek, "Bunların hepsi önlenebilirdi." ifadelerini kullandı.

Arakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, Washington yönetiminin İran'a karşı politikalarının Amerikan ekonomisine yansımalarına değindi.

"Amerikalılara, İran'a karşı tercih savaşının hızla yükselen maliyetlerini yüklenmeleri gerektiği söyleniyor." ifadelerini kullanan Arakçi, "Benzin fiyatlarındaki artış ve borsa balonunu bir kenara bırakın. Gerçek acı, ABD borçları ve mortgage faiz oranları yükselmeye başladığında başlayacak. Otomobil kredisi gecikmiş borçları zaten 30 yılın en yüksek seviyesinde. Bunların hepsi önlenebilirdi." değerlendirmesinde bulundu.

Arakçi, paylaşımında ABD hazine tahvil getirilerindeki yükselişi gösteren bir grafiğe de yer verdi.

 

ABD BAŞKANI TRUMP'TAN İRAN'A YENİ TEHDİT

 ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın direncini hafife almadığını, ancak isterse İran'ın altyapısını "iki günde yok edebileceklerini" iddia etti.

Çin ziyaretinin yansımaları devam eden ABD Başkanı Trump, Fox News kanalına verdiği röportajda İran gündemini değerlendirdi.

İran'ın direncinin farkında olduğunu ve hiçbir şeyi hafife almadığını vurgulayan Trump, yine de istemesi halinde İran'a kısa süre içinde büyük zarar verebileceklerini savundu.

İran'ın tüm altyapısına zarar vermediğini ifade eden Trump, "Her şeyi iki günde yok edebiliriz." dedi.

ABD Başkanı, İran ile diplomaside tekrarlanan aksaklıklara atıfta bulunarak, "Tahran'ın müzakerelerde güvenilmez ve öngörülemez" olduğunu savundu.

"ONLARDA BİR SORUN VAR"

Trump, "Bize istediğimiz her şeyi vereceklerdi, ama her anlaşma yaptıklarında, ertesi gün sanki o konuşmayı hiç yapmamışız gibi davranıyorlar. Bu herhalde beş kez oldu. Onlarda bir sorun var." dedi.

Trump ayrıca olası bir çözümün askeri veya diplomatik olabileceğini ve bunun İran'ın tutumuna bağlı olacağını kaydederek, "Ya şiddetli olacak ya da şiddet içermeyecek, ben şiddet içermeyenini tercih ederim." diye konuştu.

DİKKAT ÇEKEN SEÇİM AÇIKLAMASI

3 Kasım'da ABD'de yapılacak Kongre seçimleri hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Trump, "Seçimlerin İran konusunda ne olacağına karar vermesine izin vermeyeceğim." diyerek Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki söylemini yineledi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin