Trump'tan ateşkes açıklaması: Sona erdiğini İran'a ilettik | Arakçi Umman yolcusu
ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırıları gerekçe göstererek İran'da yaklaşık 170 askeri hedefi vurduğunu açıkladı. İran ise Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD üslerine füze ve İHA saldırıları düzenledi. Bölgedeki gerilim tırmanırken ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın görüşmelerin sürmesini istediğini ancak Washington'ın ateşkesin sona erdiğini net şekilde bildirdiğini söyledi. İran resmi haber ajansı IRNA ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Umman'a resmi ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu.
CENTCOM'un açıklamasına göre saldırılarda hava savunma sistemleri, füze ve İHA depoları, kıyı gözetleme unsurları, deniz kuvvetlerine ait hedefler ve askeri lojistik altyapısı vuruldu. ABD, operasyonların İran'ın ateşkesi ihlal etmesinin ardından gerçekleştirildiğini savunurken, gerekmesi halinde yeni saldırılar düzenlemeye hazır oldukları mesajını verdi.
İran ise ABD saldırılarına Körfez'deki Amerikan askeri varlığını hedef alarak karşılık verdi. Bahreyn ve Kuveyt'te alarm durumuna geçilirken, Kuveyt ordusu hava savunma sistemlerinin füze ve İHA saldırılarını önlemeye çalıştığını duyurdu. Bahreyn yönetimi de sirenlerin çalmasının ardından halka güvenli bölgelere gitme çağrısı yaptı.
BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ
YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN
İŞTE 9-10 HAZİRAN 2026 TARİHLERİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
TRUMP'IN SÖZLERİNE İRAN'DAN YALANLAMA
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın müzakerelerin sürdürülmesini istediği yönündeki açıklamasını yalanlayarak, "İran, ABD ile müzakerelere yönelik herhangi bir talepte bulunmadı" dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın, "İran müzakerelere devam edilmesini" yönündeki açıklamasını yalanladı. İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre Bekayi, "İran İslam Cumhuriyeti, ABD ile müzakerelere yönelik herhangi bir talepte bulunmadı" dedi.
Bekayi, geçtiğimiz ay taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptının ABD tarafından defalarca ihlal edildiğini belirterek, İran'ın politikasının "taahhüde karşı taahhüt" ilkesine dayandığını söyledi. Bekayi, Washington'un taahhütlerini ihlal etmesi halinde İran'ın buna "karşılıklı eylemlerle" cevap vereceğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz saatlerde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran müzakerelere devam edilmesini istedi. Biz de bunu kabul ettik ancak, ABD onlara kesin bir dille ateşkesin sona erdiğini bildirdi" demişti.
DİPLOMASİ VE ASKERİ BASKI AYNI ANDA YÜRÜYECEK
ABD Başkanı Donald Trump, İran krizine ilişkin yürüteceği yeni stratejinin şifrelerini verdi. A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, “ABD Başkanı Donald Trump, İran krizinde diplomasiyle askeri baskının aynı anda devam edeceğini gösteren kritik açıklamalar yaptı. Trump, İran’ın görüşmelere devam edilmesini talep ettiğini ve bunu kabul ettiklerini belirtirken, ABD’nin kesin bir dille ateşkesin sona erdiğini bildirdiğini ifade etti” sözleriyle bölgedeki son durumu aktardı. Sapmaz, bu yeni dönemin şifrelerini çözerek, “Bu açıklama, Washington'ın diyalog kapısını tamamen kapatmadığını ancak görüşmeler sürerken askeri operasyonların duracağına dair bir güvence verilmediğini gösteriyor. Trump, diplomasinin süreceği ama İran’ın müzakereleri zaman kazanmak ya da saldırılardan korunmak için kullanamayacağı mesajını veriyor” ifadelerini kullandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GERİLİM TIRMANDI
Bölgede karşılıklı hamlelerin sertleştiğine dikkat çeken İrfan Sapmaz, “Son dönemde ABD ve İran arasında karşılıklı saldırılar yeniden tırmandı. ABD ordusu, İran’ın füze, insansız hava aracı (İHA) ve deniz operasyonlarında kullandığı belirlenen hedeflere yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlerken; İran, Körfez bölgesindeki ABD askeri varlığına ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine yönelik misilleme tehditlerini sürdürüyor” bilgisini paylaştı. Washington’ın öncelikli hedefini de açıklayan Sapmaz, “Washington’ın temel hedefi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma veya ticari gemileri tehdit etme kapasitesini zayıflatmak olarak öne çıkıyor. Boğazdaki gemi trafiğinin yavaşlaması ve tankerlerin güvenlik endişesiyle rotalarını değiştirmesi, krizin küresel enerji piyasalarına doğrudan yansıdığını gösteriyor” dedi.
DÜNYA MEDYASI SÜRECİ NASIL GÖRÜYOR?
Küresel medya kuruluşları da yaşanan bu kritik süreci yakından takip ediyor. Reuters haber ajansı, "yaşanan bu süreci tarafların anlaşabilmesi için önce askeri baskıyı artırdığı bir dönem" olarak değerlendirirken, tarafların masaya daha güçlü oturmak için sahada risk aldığına vurgu yaptı. Associated Press (AP), “Trump’ın mesajlarında iki farklı çizginin aynı anda bulunduğuna” dikkat çekerek, bir yanda müzakereye açık bir başkan, diğer yanda sert saldırı tehditleri savuran bir başkomutan profili çizildiğini belirtti. Süreci çarpıcı bir ifadeyle tanımlayan Axios ise, yaşananları "ateşkesin resmen öldüğü fakat diplomatik sürecin henüz bitmediği" şeklinde yorumladı.
İÇ POLİTİKA VE ENERJİ MALİYETİ RİSKİ
ABD içindeki farklı görüşler de medya yansımalarına konu oluyor. Fox News yayınlarında, “İran’ın Hürmüz’deki faaliyetlerine karşı daha sert askeri karşılık verilmesi gerektiği” görüşünü savunurken; ABD medyasındaki diğer temkinli yorumlarda, artan petrol fiyatlarının Trump yönetimi için ara seçimler öncesinde ciddi bir iç politika maliyeti oluşturabileceği ifade ediliyor. Katar gibi bölgesel arabulucuların temaslarını sürdürmesi ise diplomasi köprülerinin henüz tamamen atılmadığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
YENİ ATEŞKES İÇİN SOMUT TAVİZ ŞARTI
Gelecek projeksiyonunu çizen İrfan Sapmaz, “Önümüzdeki günlerde en güçlü ihtimal, saldırılarla birlikte müzakerelerin eş zamanlı olarak devam etmesidir. Washington; İran’dan Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasını, ABD üslerine yönelik saldırıların durdurulmasını ve nükleer program konusunda denetlenebilir tavizler verilmesini talep edecektir” dedi. Yeni bir ateşkesin ancak somut adımlarla mümkün olacağını belirten Sapmaz, “İran bu başlıklarda somut adımlar atarsa, yeni ve koşullu bir ateşkes kurulabilir. Ancak İran’ın bir ABD üssüne ağır kayıplar verdirmesi, büyük bir ticari gemiyi vurması veya Hürmüz’ü tamamen kapatmaya yönelmesi halinde Trump, çok daha geniş çaplı bir saldırı emri verebilir” uyarısında bulundu.
Trump’ın stratejisinin özeti olarak Sapmaz, “Trump’ın açıklamaları savaşın tamamen bittiğini değil, yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Masada diplomasi var ancak masanın arkasında artık açık bir biçimde Amerikan askeri gücü konumlanmış durumda. Trump’ın stratejisi şu cümleyle özetlenebilir: İran ile anlaşma kapısı açık fakat yeni bir ateşkes, ancak İran’ın somut ve denetlenebilir tavizler vermesi halinde mümkün olacaktır” ifadelerini kullandı.
İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ UMMAN YOLCUSU
İran resmi haber ajansı IRNA, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin bugün Umman’a resmi ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.
ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine ilişkin belirsizlik sürerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin bugün diplomatik bir heyetin başında Umman'a resmi ziyarette bulunacağı bildirildi. İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre Arakçi'nin Ummanlı yetkililerle gerçekleştireceği görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra, başta Hürmüz Boğazı'ndaki son durum olmak üzere bölgesel gelişmeler ele alınacak.
KATAR’DA DOLAYLI GÖRÜŞMELER GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİ
İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi, 1 Temmuz’da Katar’ın başkenti Doha’da Pakistanlı ve Katarlı yetkililerle bir araya gelmişti. Temaslar kapsamında ABD tarafıyla dolaylı teknik görüşmeler gerçekleştirilmiş, görüşmelerde taraflar arasındaki mutabakat zaptının uygulanma süreci, Lübnan'daki son gelişmeler ve İran'a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması konularının ele alındığı kaydedilmişti.
Garibabadi, ABD-İran arasında imzalanan mutabakat zaptındaki ihlallerin bildirilmesi ve kayıt altına alınmasına yönelik resmi bir iletişim kanalı kurulması konusunda mutabakata varıldığını açıklamıştı.
Garibabadi ayrıca, Katar Merkez Bankası yetkilileriyle de görüşme gerçekleştirildiğini ve İran'a ait dondurulmuş 6 milyar dolarlık fonun bir kısmının kullanımının ele alındığını belirtmişti.
Garibabadi, tarafların İran'ın ihtiyaçları doğrultusunda gerekli ürünlerin satın alınabilmesi amacıyla bu fondan kaynak kullanılmasında mutabakata vardığını söylemişti.