CANLI | ABD'den Hürmüz’de kafa karıştıran mesajlar: Ateşkes mi, yeni saldırı mı?
Trump yönetiminin İran savaşıyla ilgili son 24 saatte verdiği çelişkili mesajlar, Hürmüz Boğazı’ndaki krize ilişkin belirsizliği daha da artırdı. Bir yandan ateşkesin sürdüğü ve askeri operasyonların sona erdiği açıklanırken, diğer yandan İran’a yönelik yeni bombardıman tehditleri gündeme geldi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından taraflar arasındaki ateşkeste 2 ay geride kaldı. Washington ve Tahran yönetiminin uzlaşıya varıp varmayacağı hala belirsizliğini koruyor.
Orta Doğu'da yaşanan son gelişmelerin özeti şöyle;
ABD Cephesi: ABD Başkanı Donald Trump, son 24 saatte İran ile çok verimli görüşmeler yaptıklarını savundu. Açıklama, Amerikan haber sitesi Axios'un, tarafların tek sayfalık taslak üzerinde anlaşmaya çok yaklaştığını iddia etmesinin ardından geldi.
İran Cephesi: Tahran yönetiminden Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile gerilimin gölgesinde Rusya ve Çin'e ziyaretlerde bulundu. Trump'ın iyimser mesajlarının ardından İran medyası ABD'nin sunduğu önerinin 'kabul edilemez maddeler' içerdiğini belirterek anlaşma iddialarını yalanladı. Yerel basında Devrim Muhafızları'ndan hükümete savaşa dönülmesi için baskı yaptığı iddiaları yer alıyor.
İsrail Cephesi: İsrail işgal güçleri, Lübnan'la vardığı ateşkesten bu yana ilk kez ülkeye hava saldırıları düzenledi. Hizbullah, işgal ve ihlale karşılık İsrail güçlerini hedef aldığını duyurdu. İsrail'in Manara ve Margaliyot bölgelerinde sirenler peş peşe çaldı.
İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN GELİŞMELER
CANLI ANLATIM
İRAN BÜYÜKELÇİLİĞİ, HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GÜNEY KORE GEMİSİNİ İRAN’IN VURDUĞU İDDİALARINI YALANLADI
İran, bu hafta Hürmüz Boğazı’nda bir Güney Kore gemisinde meydana gelen patlamada İran Silahlı Kuvvetleri’nin rol aldığı yönündeki iddiaları perşembe günü reddetti.
Tahran’ın Seul Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, “İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı’nda bir Kore gemisinin zarar görmesiyle sonuçlanan olaya karıştığı yönündeki tüm iddiaları kesin bir dille reddediyor ve kategorik olarak yalanlıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
TRUMP YÖNETİMİNDEN İRAN SAVAŞINA İLİŞKİN KAFA KARIŞTIRAN MESAJLAR
Salı günü ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Amerikan ordusunun Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilerin güvenli şekilde geçişini sağlamak için görev yaptığını söyledi. Hegseth, İran’ın ABD güçlerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırmasına rağmen operasyonun “savunma amaçlı” olduğunu ve ateşkesin hâlâ yürürlükte bulunduğunu savundu. ABD güçlerinin, Tahran’a ait küçük saldırı botlarını batırdığı da belirtildi.
Aynı gün öğleden sonra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada askeri operasyonun “tamamlandığını” ve Washington’ın hedeflerine ulaştığını söyledi. Ancak Rubio, neredeyse aynı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için İran’la bir anlaşma yapılmasını öngören “barış yolunu” hâlâ aradığını ifade etti.
Trump ise salı akşamı yaptığı açıklamada, gemileri koruma operasyonunun müzakerelere fırsat tanımak amacıyla durdurulduğunu duyurdu. Ancak çarşamba sabahı yeniden sert mesajlar veren Trump, Tahran yönetiminin ABD şartlarını kabul etmemesi halinde bombardımanın yeniden başlayacağını söyledi.
ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR DİKKAT ÇEKİYOR
Trump yönetiminin İran savaşı boyunca sık sık değişen ve birbiriyle çelişen açıklamaları, Washington’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma ve savaşı sona erdirme stratejisine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ile ateşkesin korunması arasında denge kurmaya çalışan yönetim, artan yakıt fiyatları nedeniyle de baskı altında bulunuyor. Cumhuriyetçiler, yaklaşan ara seçimler öncesinde yükselen enerji maliyetlerine çözüm bulma baskısıyla karşı karşıya.
Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü kıdemli uzmanlarından Elizabeth Dent, Trump yönetiminin mesaj vermekte zorlanmasının temel nedeninin savaşın yeterince planlanmamış olması olduğunu söyledi.
Eski Dışişleri ve Pentagon yetkilisi Dent, “Her şey çok hızlı geliştiği için Amerikan kamuoyuna kabul edilebilir bir şekilde anlatılamadı. Trump şimdi savaşın ne kadar popüler olmadığını gördüğü için çatışmaların yeniden başlamasını engellemek adına elinden geleni yapıyor” dedi.
“POLİTİKADAN ÇOK İÇGÜDÜYLE HAREKET EDİLİYOR”
Uluslararası Kriz Grubu İran Direktörü Ali Vaez ise Trump yönetiminin kurumsal bir strateji yerine ani kararlarla hareket ettiğini savundu.
Vaez, “Bu yönetim belirli bir politika süreciyle hareket etmiyor. Daha çok anlık reflekslerle karar alıyor. Başkanın artık bu savaştan yorulduğu ve siyasi sermayesini bu konuya daha fazla harcamak istemediği görülüyor” ifadelerini kullandı.
HÜRMÜZ’DE GERİLİM SÜRÜYOR
Trump pazar günü yaptığı açıklamada, İran’ın kıyılarından açtığı ateş nedeniyle fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan yüzlerce ticari geminin ABD güçleri tarafından güvenli şekilde yönlendirileceğini söylemişti.
Salı günü ise Hegseth ve ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, Amerikan bayraklı iki yük gemisinin geçişe öncülük ettiğini, ancak İran’ın ABD gemilerine ateş açtığını açıkladı. ABD ordusunun da İran’a ait altı küçük saldırı botunu batırdığı bildirildi.
Karşılıklı saldırıların ateşkesi sona erdirip erdirmediği sorusuna Hegseth, “Hayır, ateşkes sona ermedi” yanıtını verdi. Orgeneral Caine de İran saldırılarının “büyük çaplı çatışmaları yeniden başlatacak seviyeye ulaşmadığını” söyledi.
RUBIO: “TRUMP’IN TERCİHİ DİPLOMASİ”
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio daha sonra yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın önceliğinin diplomatik çözüm olduğunu savundu.
Rubio, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında kullanılan operasyon kod adına atıf yaparak, “Operation Epic Fury (Efsanevi Öfke Operasyonu) sona erdi. Bu operasyonun hedeflerine ulaştık” dedi. Ancak Rubio aynı açıklamada, “Başkanın asıl tercih ettiği şey bir anlaşmaya varılması” ifadelerini kullandı.
Trump’ın salı gecesi sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki operasyonu müzakerelerin nasıl ilerleyeceğini görmek amacıyla durdurduğunu duyurması, taraflar arasında anlaşma ihtimalinin güçlendiği yorumlarına yol açtı.
SUUDİ ARABİSTAN’DAN TRUMP PLANINA ŞÜPHE
Diplomatik görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynağa göre, ABD’nin önemli müttefiklerinden Suudi Arabistan, Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemileri bölgeden çıkarma planına başından beri mesafeli yaklaştı.
İsmi açıklanmayan kaynak, Suudi yetkililerin Trump’ın kısa ömürlü olduğu belirtilen planını, boğazı yeniden güvenli hale getirecek ve gemi işletmecileri ile sigorta şirketlerine güven verecek gerçekçi bir çözüm olarak görmediğini aktardı. Riyad yönetiminin, ABD-İran gerilimine kalıcı çözüm bulunmadan Hürmüz’de güvenliğin sağlanamayacağını düşündüğü ifade edildi.
Washington’daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği ise Trump’ın “Project Freedom” adı verilen girişimine ilişkin yorum yapmadı.
TRUMP’TAN YENİDEN BOMBARDIMAN TEHDİDİ
Çarşamba sabahına gelindiğinde ise Trump yeniden sert açıklamalar yaptı.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Eğer anlaşmayı kabul etmezlerse bombardıman başlar. Üstelik ne yazık ki bu kez çok daha yüksek seviyede ve yoğunlukta olur” ifadelerini kullandı.
ABD ordusu da çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın deniz ablukasını aşmaya çalışan bir İran petrol tankerine ateş açıldığını ve geminin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
WASHİNGTON MÜTTEFİKLERİNDEN SAVAŞ GEMİSİ İSTİYOR
Krize ilişkin kafa karışıklığını artıran bir diğer unsur ise Trump yönetiminin müttefik ülkeleri Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için savaş gemisi göndermeye ikna etmeye çalışması oldu.
Trump, daha fazla destek vermek istemeyen ülkelere sert çıkışlarda bulunarak, “Kendi petrolünüzü kendiniz koruyun” ifadelerini kullanmış ve Hürmüz’ün güvenliğini sağlamanın Amerika’nın görevi olmadığını söylemişti. Ancak buna rağmen ABD yönetiminin son günlerde müttefiklerden aktif şekilde destek talep ettiği belirtildi.
Rubio ise sorunun isteksizlik değil, birçok ülkenin gerekli askeri kapasiteye sahip olmaması olduğunu söyledi.
Rubio, “Birçok ülke bu konuda bir şey yapmak isterdi. Ama donanmaları yok ya da bölgeye zamanında ulaşamıyorlar” dedi.
İNGİLTERE VE FRANSA MESAFELİ
Trump’ın operasyonu aniden askıya almasının ardından konuşan iki ABD’li yetkili, Washington yönetiminin müttefik ülkelerden talep edilen desteğin nasıl sürdürüleceği konusunda hâlâ karar vermeye çalıştığını söyledi.
İngiltere ve Fransa gibi ABD müttefikleri ise Trump’ın zaman zaman gündeme getirdiği doğrudan askeri müdahale çağrılarını reddetti. Ancak iki ülkenin, deniz taşımacılığına yönelik tehdidin sona ermesinin ardından Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak amacıyla ayrı bir uluslararası deniz koalisyonu kurulmasına öncülük ettiği belirtildi.
Fransa’nın uçak gemisi görev grubunun da olası Fransız-İngiliz ortak görevi için Süveyş Kanalı’nın güneyine ve Kızıldeniz’e doğru ilerlediği bildirildi.
“ÇİN ZİYARETİ TRUMP İÇİN BASKIYI ARTIRIYOR”
Uzmanlara göre Trump’ın gelecek hafta Çin’in başkenti Pekin’e yapacağı ziyaret de krizi daha karmaşık hale getiriyor.
Uluslararası Kriz Grubu İran Direktörü Ali Vaez, “Hürmüz Boğazı hâlâ kapalıyken Çin’e gitmek Başkan Trump için aşağılayıcı bir durum olur. Bu aynı zamanda Çin’i ABD karşısında avantajlı konuma getirir. Çünkü Trump, son dönemde yaptığı gibi, savaşı başlatarak ortaya çıkardığı bir sorunu çözmek için yeniden Çin’in yardımını istemek zorunda kalabilir” değerlendirmesinde bulundu.