ABD-İran'dan savaşı bitirecek tek sayfalık taslak! Trump: Anlaşmaya çok yakınız

ABD-İran'dan savaşı bitirecek tek sayfalık taslak! Trump: Anlaşmaya çok yakınız

İsrail'deki savunma yetkililerinin hükümete savaşa dönme çağrısı yaptığı iddialarının ardından ABD basınından çarpıcı bir iddia geldi. Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Washington ile Tahran yönetimi arasında savaşı sona erdirmeyi hedefleyen tek sayfalık bir mutabakat metni üzerinde önemli ilerleme sağlandı. ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik yaptığı son açıklamada, "İran ile anlaşmaya çok yakınız. Son 24 saatte çok iyi görüşmeler yapıldı." dedi.

ABD ve İran hattında karşılıklı restleşmeler sürüyor.

Bölgede yaşanan son gelişmelerin özeti şöyle;

ABD Cephesi: ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda savaşa taraf olmayanların güvenli geçiş gerçekleştireceği "Özgürlük Projesi"ni durdurduğunu açıkladı. Gerekçe olarak İran'ın henüz masaya oturmadığını söyleyen Trump, "Tahran yönetimi bizimle anlaşma yapmak istiyor." dedi, ablukanın ise devam ettiğini açıkladı.

İran Cephesi: İran, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki adımlarını topyekün başarısızlık olarak niteledi. Dışişleri Bakanı Arakçi'nin Rusya'nın ardından Çin'e yaptığı ziyaret dikkat çekiyor.

İsrail Cephesi: İsrail işgal güçleri Lübnan'a saldırmaya devam ederken, Hizbullah'tan karşı misillemeler yeniden başladı.

BU CANLI YAYIN SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 06/05/2026 TARİHİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

İSRAİL'İN KUZEYİNDE SİREN PANİĞİ

Katil İsrail ordusundan yapılan açıklamalarda, Manara ve Margaliyot bölgelerinde sirenlerin devreye girdiği, daha sonra Kiryat Şimona çevresinde alarm durumuna geçildiği aktarıldı.

İsrail İç Cephe Komutanlığı da bölgede insansız hava aracı tespit edilmesinin ardından uyarı sirenlerinin çaldığını duyurdu.

Yerel kaynaklar, Lübnan’ın güneyinden roket ve insansız hava aracı saldırılarının ardından İsrail’in kuzeyinde alarm sistemlerinin devreye girdiğini aktardı.

İsrail basını, İsrail ordusunun Lübnan’ın başkenti Beyrut’a akşam saatlerinde düzenlediği saldırıda Hizbullah’a bağlı Rıdvan Güçleri komutanı Malik Balut’un öldürüldüğünü iddia etmişti.

Hizbullah’tan Balut’a ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.

HİZBULLAH: ATEŞKES İHLALLERİ VE İŞGALE KARŞILIK, LÜBNAN'DA İSRAİL ASKERLERİNİ HEDEF ALDIK

Öte yandan, Hizbullah'tan dün yapılan açıklamada, "İsrail ordusunun ateşkesi ihlal ettiği ve Lübnan’ın güneyinde işgal ve sivil yerleşimlere yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtilerek, buna karşılık olarak farklı bölgelerde İsrail askeri unsurlarını hedef alan 17 saldırı gerçekleştirildiği" duyuruldu.

Lübnan’ın güneyinde İsrail askerlerinin toplandığı noktaların, zırhlı araçların, tankların ve askeri unsurların roketatar, havan topu ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı vurgulanan açıklamada, "Ateşkes ihlalleri ve işgale karşılık olarak, Lübnan'da İsrail askerlerini hedef aldık." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, farklı bölgelerde İsrail askeri birliklerine ve araçlarına yönelik çok sayıda saldırı düzenlendiği, bazı noktalarda doğrudan isabet sağlandığı kaydedildi. 

İDDİA: TRUMP ÇİN ZİYARETİNE KADAR İRAN'DAN DİPLOMATİK ATILIM BEKLİYOR

ABD Başkanı Donald Trump'ın, gelecek hafta Çin'e düzenleyeceği resmi ziyaretin tamamlanmasına kadar İran'ın önerilen barış çerçevesini kapsayacak nihai bir anlaşmaya dair "diplomatik bir atılım" beklediği iddia edildi.

Axios platformunun konuya yakın yetkililere dayandırdığı haberine göre Trump, İran ile mutabakat zaptı imzalanması için Tahran yönetiminden 24 ila 48 saat içinde yanıt bekliyor.

Haberde, bir yetkilinin "(Anlaşma için) Çok uzakta değiliz, ancak henüz bir anlaşma yok." ifadesini kullandığı, bazı ABD'li yetkililerin ise İran'ın önerilen barış çerçevesini kapsayacak nihai bir anlaşmaya varılacağından şüphe duyduğu aktarıldı.

Beyaz Saray'ın, Trump'ın gelecek hafta Çin'e düzenleyeceği resmi ziyaretin tamamlanmasına kadar bu konuda "diplomatik bir atılım" beklediği kaydedilen haberde, bu süre zarfında anlaşmaya varılmaması halinde Trump'ın İran'a karşı askeri saldırı emrini verebileceği ileri sürüldü.

ABD Başkanı Trump, 14-15 Mayıs'ta Çin'e resmi ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyor.

VERİMLİ GÖRÜŞME VE 1 HAFTA

Beyaz Saray'da bir etkinlikte, basın mensuplarının, İran gündemine ilişkin sorularını yanıtlayan Trump, İran'la devam eden görüşmelerde mesafe kat ettiklerini vurgulamıştı.

Trump, "Bizimle anlaşma yapmak istiyorlar. Son 24 saatte (İran'la) çok verimli görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel." ifadelerini kullanmıştı.

Fox News kanalından Bret Baier'e telefonla yaptığı açıklamada, İran'la anlaşma süreci konusunda nasıl bir takvimi öngördüğü sorusuna, "her şeyin tamamlanabilmesi için 1 hafta" cevabını verdiğini söylemişti. 
 

İRAN'DAN ABD'YE "SAMİMİ ÇABA" ELEŞTİRİSİ

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakayi, ABD'yi müzakerelerde samimi çaba göstermemekle suçladı. Bakayi, gerçek bir diyalog için iyi niyetin şart olduğunu vurguladı. A

BD Başkanı Donald Trump ise İran'ın anlaşmaya varmak istediğini iddia ederek iyimser mesajlar verdi. İran medyası ise ABD'nin sunduğu önerinin 'kabul edilemez maddeler' içerdiğini belirterek anlaşma iddialarını yalanladı. Bölgede 28 Şubat 2026'da başlayan çatışmaların ardından 8 Nisan'da ilan edilen geçici ateşkes süreci devam ediyor.

 

TRUMP'IN ÇELİŞKİLİ İFADELERİNİN PERDE ARKASI: İRAN İÇİN BÜYÜK SALDIRI PLANI MI?

ABD ve İran arasında müzakere masası devrilmesine rağmen bölgede yeniden ortaya çıkan savaş gerilimi yeniden tırmanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Axios'un gündeme getirdiği tek sayfalık anlaşma taslağına ilişkin açıklamalarda bulunarak "İran ile anlaşmaya çok yakınız. Son 24 saatte çok verimli görüşmeler yaptık." dedi. Öte yandan Trump, Tahran'ın nükleer silahının olmasının mümkün olmadığını vurgulayarak "İstediğimiz olmazsa bir adım daha ileri gideriz" diyerek tehdidini sürdürdü. 

ABD Başkanı'nın aylardır yaptığı çelişkili açıklamalar A Haber'de Melih Altınok'un sunduğu Sebep Sonuç programında masaya yatırılırken İran Uzmanı Akademisyen Oral Toğa savaşın seyri ve Trump'ın açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toğa, ABD Başkanı Donald Trump'ın uzlaşmacı olarak görülen açıklamalarının aslında büyük bir askeri operasyonun hazırlığını maskelediğini ve bölgeye yapılan devasa askeri yığınağın ardındaki asıl gerçeğin çok yakında gün yüzüne çıkacağını vurguladı.

UZUN SOLUKLU BİR STRATEJİNİN AYAK SESLERİ

Bölgedeki sıcak temasların ve çatışmaların tesadüfi olmadığını belirten Akademisyen ve İran Uzmanı Oral Toğa, İsrail'in İran'a yönelik saldırı planlarının 2024 yılı başından bu yana hazırlandığına dikkat çekti. Toğa, "2024'ten beri zaten 'İran'a saldırı planları hazır' diye İsrail basınından askeri kaynaklara dayandırılarak söylenen şeyler vardı ve birebir hatta ne söylendiyse 10-12 günlük savaşta o yaşandı" şeklinde konuştu. 

Olayların anlık gelişmediğini vurgulayan Toğa, "Yani bu bugüne bir günde gelinmedi. Yani 2018'deki işte Trump'ın anlaşmadan çekilmesi, maksimum baskıyı başlatması, Kasım Süleymani'yi öldürmesi, ondan sonra bu işte Naftali Bennett'in 'Ahtapot' dediği yapı işte, vekil güçler ve başı İran olmak üzere bu eklem yerlerinin her birinin komuta, yani sevk ve idare eden komuta kademesinin teker teker bu sürede imha edilmesi" ifadelerini kullandı. Bu stratejinin Suriye sahasında, Irak'ta, suikastlerle, bombalamalarla ve elçilik saldırısıyla adım adım işlendiğine değinen Toğa, "Kasım Süleymani bunlardan bir tanesiydi. Yani ahtapotun başından gelen emir ve talimatları ayaklara ileten bu eklem yerlerini kırınca, kollar çalışmaz hale getirildi" sözleriyle aktardı.

TRUMP'IN STRATEJİSİ: SİSTEMLİ BİR HAZIRLIK MI, ANİ KARARLAR MI?

Hizbullah operasyonlarının başlatıldığına değinen Toğa, "Bu şekilde bu günler getirildi" dedi. Gelişmelerin ardında sistemsel bir mekanizmanın işlediğine vurgu yapan Toğa, "Şimdi dolayısıyla bu Trump'ın bir iradesiyle veya işte az önce komutanım çok net bir şekilde çizdi o şeyi, resmi. O Trump'ın 'bir gece sabah kalkıp da işte bir gecenin sabahında kalkıp, ben böyle bir şey yapayım' diyerek ortaya attığı bir şey değil" şeklinde konuştu. 

ABD'nin karar alma mekanizmasının rastgele işlemediğinin altını çizen Toğa, "Yahut Oval Ofis'te otururken 'elektrik altyapısını yok edelim İran'ın' fikri Trump'ın aklına gelecek bir fikir değil" ifadelerini kullandı. Bu dehşet anlarının arka planındaki gerçeği açıklayan Toğa, "Dolayısıyla buradaki hikaye; işleyen bir sistem var. Askerler tarafından, teknokrat isimler tarafından teker teker planlanıyor, sevk ve idareler gerçekleşiyor. Bir de bunun tabii kamusal bir tarafı var" sözleriyle aktardı.

MASKELEME TAKTİKLERİ: SAHANIN GERÇEĞİ GİZLENİYOR MU?

Trump'ın bu süreçteki rolüne de değinen Toğa, "Trump tabii ki en önde vitrinde olan bir isim olduğu için, vitrinde olmayı da seven bir isimim olduğu için sürekli olarak kendisini konuşturarak aslında şunu yaptı; belki bilerek, belki bilmeyerek... Yani bilerek yapıyor, demek belki spekülatif olur ama 2024'ten beri diyeceğim, yani Reisi'nin ölümünden sonraki süreçten alalım. Yani Pezeşkiyan geldi, Hizbullah saldırıları başladı. Trump'ın yaptığı bütün açıklamalar, Gazze konusunda da olsun, diğer işte bu İran meselelerinde de olsun, sahadaki gerçekliği hep maskeledi" ifadelerini kullandı. 

A Haber ekranlarında çarpıcı bir gözlemini paylaşan Toğa, "Yani sevkiyatlar oluyordu, uçak gemileri gidiyordu, biz Trump'ın 'anlaşma yapabiliriz' demesi üzerine bir 10 gün konuşuyorduk ama o sırada uçak gemileri yoldaydı mesela. Yani işte 12 gün öncesi mayıs ayı boyunca İran'da patlamadık yer kalmadı ama biz müzakereleri konuşuyorduk. Oysa ekim ayında, az önce bahsettiğim haberlerde şöyle diyordu: 'Önce sabotajlar, sonra suikastler, sonra hava saldırıları olacak İran'a' diye 2024'ün ekim ayında söylüyordu İsrail basını" şeklinde konuştu.

BÖLGEYE YIĞINAK: ASKERİ HAREKAT MI BAŞLIYOR?

Şu anda da benzer bir hazırlık sürecinin yaşandığına dikkat çeken Toğa, "Şimdi de benzer bir süreç var. Bölge 3 tane uçak gemisi geldiği söyleniyor, ciddi bir yığılma var, çıkarma amfibi gemiler gelmiş, helikopterler ve çıkarma helikopterleri gelmiş" ifadelerini kullandı. Bu kadar masrafa niye yapıldı o zaman, bu maliyete niye girildi? Trump'ın açıklamaları sürekli olarak bir maskeleme yapıyor. Yani bilerek veya bilmeyerek ama sürekli olarak biz hiç sahayı konuşamıyoruz" şeklinde konuştu.

GERÇEKLERİN ÜZERİNDEKİ ÖRTÜ KALKACAK MI?

Trump'ın söylemlerinin sahadaki asıl gerçeği perdenin arkasına gizlediğine vurgu yapan Toğa, "Sürekli olarak medyada bu konuşuluyor, Trump'ın barışçıl tavrı ya da uzlaşmacı tavrı konuşuluyor ama o sırada arka planda çok büyük bir askeri sevkiyat yapılıyor" ifadelerini kullandı. Bu durumun tehlikesine işaret eden Toğa, "Bu da aslında sahadaki gerçeğin üzerini örten çok tehlikeli bir durum" diyerek sözlerini tamamladı. 

FRANSA'NIN UÇAK GEMİSİ HÜRMÜZ BOĞAZI'NA GÖNDERİLİYOR

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle enerji arzının sekteye uğradığı Hürmüz Boğazı'na ilişkin, "Tüm taraflar, gecikme ve koşul olmaksızın (Hürmüz) Boğaz'ındaki ablukayı kaldırmalıdır." dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefonda görüştüğünü duyurdu.

Macron, Pezeşkiyan ile görüşmesinde, Orta Doğu’da gerilimin tırmanmasından derin endişe duyduğunu ve İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) sivil altyapılara yönelik saldırıları ve bazı gemilere “haksız” saldırılarını kınadığını söyledi.

“Tüm taraflar, gecikme ve koşul olmaksızın boğazdaki ablukayı kaldırmalıdır. Çatışmadan önce geçerli olan tam seyrüsefer serbestisi rejimine kalıcı şekilde geri dönülmesi gerekiyor.” ifadelerini kullanan Macron, bölgede Fransa ve İngiltere’nin öncülük edeceği “savaşan taraflardan ayrı” çok uluslu bir misyonun deniz trafiğinin güvenle sağlanmasına yardımcı olacağını belirtti.

Macron, bölgedeki son gelişmelerin bu misyonun “ne kadar faydalı olabileceğini açıkça gösterdiğini” vurgulayarak, İran’ı bu “fırsatı” değerlendirmeye çağırdı. Bu konuda ABD Başbakanı Donald Trump ile de görüşme yapacağını duyuran Macron, Hürmüz Boğazı’nda sükunetin sağlanmasının diğer müzakere konularında da ilerleme kat edilmesine yardımcı olacağı yorumunu yaptı.

Pezeşkiyan ise görüşmede, ABD’ye duyulan güvensizliğe vurgu yaparak bu güvensizliğinin ABD’nin düşmanca girişimlerinden kaynaklandığını ve ülkesinin iki kez müzakere sırasında saldırıya uğradığını hatırlattı.

Ayrıca Pezeşkiyan, uluslararası hukuk ve kurallar çerçevesinde, İran halkının haklarının güvence altına alınmasını ve savaşı sona erdirmek için diplomatik yolları ciddiyetle takip etmeye hazır olduklarını vurguladı.

BAE'DEN İRAN'IN AÇIKLAMALARINA KINAMA

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran Dışişleri Bakanlığının açıklamalarını en sert ifadelerle kınayarak, egemenliğini, ulusal güvenliğini veya karar bağımsızlığını hedef alan her türlü iddia ve tehdidi kesin bir dille reddettiğini duyurdu.

BAE Dışişleri Bakanlığı, Tahran'ın Abu Dabi yönetimine yönelik yaptığı açıklamaya tepki göstererek, "İran'ın düşmanca açıklamalarını kınadığını" belirtti.

BAE'nin "dış ilişkileri ve savunma ortaklıklarının tamamen egemenlik haklarıyla ilgili bir konu olduğu" ifade edilen açıklamada, hiçbir tarafın bunu "tehdit, müdahale veya kışkırtma bahanesi olarak kullanma hakkının bulunmadığı" vurgulandı.

Açıklamada, BAE'nin güvenliğine, sivil ve hayati tesislerine, vatandaşlarına veya ülkede ikamet edenlere yönelik doğrudan veya dolaylı tehdit içeren her türlü ifadenin "iyi komşuluk ilkelerine, uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Şartı'na aykırı ve kabul edilemez bir davranış" olduğu kaydedildi.

BAE'nin her türlü tehdit veya düşmanca eylem karşısında tüm egemen, hukuki, diplomatik ve askeri haklarını saklı tuttuğu ifade edilen açıklamada, Abu Dabi'nin "egemenliği ve karar alma bağımsızlığını savunma konusunda kararlı olduğu" vurgulandı.

TRUMP: İRAN İLE ANLAŞMAYA ÇOK YAKINIZ

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da dövüş sporları şampiyonlarını ağırladığı bir etkinlikte, basın mensuplarının, İran gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.

Trump, İran'la devam eden görüşmelerde mesafe katettiklerini vurgulayarak, "Bizimle anlaşma yapmak istiyorlar. Son 24 saatte (İran'la) çok verimli görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel." ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin içeriğine dair bir yorum yapmazken, İran'ın nükleer silaha sahip olmamayı kabul ettiğini öne süren ABD Başkanı, "İran, nükleer silaha sahip olamaz ve sahip olmayacak da, zaten diğer hususların yanı sıra bunu da kabul ettiler." dedi.

Trump, İran'ın askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde "ortadan kaldırdıklarını" savunarak, İranlı birçok liderin öldürüldüğünü ve yeni gelen isimlerle görüşmeleri sürdürdüklerini kaydetti.

Bir basın mensubunun "Anlaşma için son tarih nedir?" şeklindeki sorusuna Trump, "Bu (anlaşma) olacak, son tarih yok." yanıtını verdi.

CENTCOM DUYURDU: UMMAN KÖRFEZİ'NDE İRAN BAYRAKLI GEMİYE EL KONULDU

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Umman Körfezi'nde ablukayı ihlal etmeye çalışan İran bayraklı yüksüz bir gemiye el konulduğunu açıkladı.

CENTCOM'un, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, bugün yerel saatle 09.00'da, "İran limanına doğru seyretmeye çalışan İran bayraklı yüksüz bir petrol tanker gemisinin" durdurulması suretiyle abluka tedbirlerinin uygulandığı belirtildi.

Açıklamada, "ABD Merkez Komutanlığı kuvvetleri, 'M/T Hasna' gemisini, Umman Körfezi kıyısındaki bir İran limanına gitmek üzere uluslararası sulardan geçişi sırasında gözetim altına aldı." ifadesi kullanıldı.

Müdahale öncesinde ABD'li kuvvetlerin, İran bayraklı gemiye "ablukayı ihlal etmekte olduğu konusunda" çok sayıda uyarıda bulunduğu bildirilen açıklamada, gemi mürettebatının yapılan art arda uyarıları dikkate almaması üzerine ABD güçlerinin müdahalede bulunduğu kaydedildi. Açıklamada, bu kapsamda "USS Abraham Lincoln (CVN-72)" gemisinden havalanan bir ABD donanması F/A-18 Super Hornet savaş uçağının ateş açarak tankerin dümen sistemini devre dışı bıraktığı aktarıldı.

Açıklamada ayrıca İran limanlarına girmeye veya bu limanlardan ayrılmaya çalışan gemilere yönelik ABD ablukasının "tam kapsamıyla yürürlükte" olduğu hatırlatıldı.

TRUMP: İRAN ANLAŞMAYI ÇOK İSTİYOR

 ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın kendileriyle müzakere edip bir anlaşma yapmayı çok istediğini ifade ederek, "Bizim için tatmin edici bir anlaşma yapıp yapamayacağımızı göreceğiz." dedi.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği ve eşi Melania Trump ile katıldığı Anneler Günü etkinliğinde İran gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İran'ın ABD ile bir anlaşma yapmayı çok istediğini ve sürecin nereye varacağını hep birlikte bekleyip göreceklerini kaydeden Trump, kendilerinden emin oldukları mesajını verdi.

Trump, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Şu anda bizimle anlaşma yapmayı çok isteyen bir tarafla görüşüyoruz. Bizim için tatmin edici bir anlaşma yapıp yapamayacağımızı göreceğiz." değerlendirmesini yaptı.

"Anlaşmaya varacaklar mı varamayacaklar mı göreceğiz." diyen Trump, İran'ın bir anlaşmaya yanaşmasa bile kısa süre sonra anlaşmayı yapmaya razı olacağını düşündüğünü belirtti.

Trump, ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının "çok iyi bir şekilde" işlediğini savunarak, İran'ın bu süreçte petrol satışı yapamadığı için çok zor duruma düştüğünü ileri sürdü.

İran'la yaşadıkları süreci zaman zaman "savaş" olarak tanımlayan Trump, konuşmasında ABD-İran gerilimi için "çatışma" ifadesini kullandı.

Trump, "Şu anda içinde bulunduğumuz durumu ben 'çatışma' olarak adlandırıyorum, çünkü tam da öyle. Bu bir çatışma ve inanılmaz derecede iyi gidiyoruz, tıpkı Venezuela'da olduğu gibi." diye konuştu.

ABD Başkanı, İran konusunda sürecin kendileri açısından "çok iyi" gittiğini vurguladı.

"TAHRAN'DAN URANYUMU ALACAĞIZ"

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşına ilişkin yaptığı açıklamada "Tahran'ın elinden zenginleştirilmiş uranyumu alacağız" dedi. 

ABD, İRAN'DAN 48 SAAT İÇİNDE YANIT BEKLİYOR

ABD yönetiminin, İran ile savaşı sona erdirmek ve daha ayrıntılı nükleer müzakereler için Tahran yönetimiyle tek sayfalık mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu öne sürülmüştü.

Axios platformunun ismini vermek istemeyen, konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara ve bazı ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD'nin mutabakat zaptı imzalanması için İran'dan 48 saat içinde yanıt beklediği iddia edilmişti.

İRAN’DAN ABD’YE ANLAŞMA RESTİ

İran basını, "İranlı yetkililer, ABD’nin kabul edilemez bazı maddeler içeren son anlaşma metnine henüz resmi bir yanıt verilmediğini bildirdi" ifadelerine yer verdi. 

 

 

TRUMP'TAN YENİ AÇIKLAMA: İRAN KABUL EDERSE...

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşülen kalıcı barış anlaşmasına ilişkin açıklama yaptı. Tump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social'dan yaptığı açıklamada, "İran, üzerinde mutabakata varılan şartları kabul ederse ki bu belki de büyük bir varsayım, zaten efsaneleşmiş olan Destansı Öfke Operasyonu sona erecek ve son derece etkili abluka, Hürmüz Boğazı'nın İran dahil herkese açık olmasını sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.

İran'ın kabul etmediği bir senaryoda saldırıların devam edeceği sinyalini veren Trump, "Eğer kabul etmezlerse, bombardıman başlayacak ve ne yazık ki önceye kıyasla çok daha yüksek düzeyde ve yoğunlukta olacaktır" dedi.

TRUMP'IN 'ÖZGÜRLÜK PROJESİ' VE İRAN DENKLEMİNDE SICAK SAATLER

Dünya siyaseti ve ekonomisi, eşi benzeri görülmemiş bir hareketlilikle adeta ateş hattına dönmüş durumda. Brent petrolden altına, borsa endekslerinden diplomatik koridorlara kadar her alanda 'sıcak temas' sinyalleri verilirken, SABAH Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, a haber ekranlarında küresel dengeleri altüst eden o kritik gelişmeleri tek tek deşifre etti. Trump’ın hamlelerinden Çin ve Rusya’nın İran üzerindeki etkisine, Körfez’deki askeri gerilimden yeni dünya düzeninin şifrelerine kadar her detay masaya yatırıldı. Küresel pazarlarda yaşanan ani dalgalanmaların perde arkasında hangi gizli anlaşmaların yattığı, 'Özgürlük Projesi'nin ne anlama geldiği ve büyük güçlerin İran üzerindeki stratejik satrancı tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi.


PİYASALARDA CANLI YAYIN HAREKETLİLİĞİ: PETROLDE SERT DÜŞÜŞ, ALTINDA REKOR KOŞUSU
Canlı yayın sırasında piyasalarda yaşanan olağanüstü hareketliliği değerlendiren sunucu, "Az evvel bir ekonomist konuğum vardı, sadece dakikalar önce petrol 104 dolardı, canlı yayında 103 dolara inmişti, şimdi ise 102 dolara kadar geriledi" diyerek piyasalardaki deprem etkisini vurguladı. Bu ani düşüşe dikkat çeken Bercan Tutar, "Trump yeni bir açıklama mı yaptı acaba? Kendi aramızda da bunu konuşuyoruz çünkü yeni bir açıklamayla mı oldu yoksa Amerikan basınına bir bilgi mi sızdı?" ifadelerini kullanarak küresel piyasaların Trump’ın dudakları arasından çıkacak her bilgiye ne kadar duyarlı olduğunu hatırlattı. Petrol düşerken altındaki ters korelasyona dikkat çeken Tutar, "Normalde savaşın bittiği açıklaması altını düşürmesi lazımdı ama petrol düşerken altın yükseliyor. Ons altının 4700 dolara doğru gidişini görüyoruz. Alışık olduğumuzun dışında başka korelasyonlar devreye girdi" sözleriyle piyasalardaki ezber bozan tabloyu çizdi.

BORSALARDA YUKARI YÖNLÜ SEYİR VE CHP ETKİSİ
Dünya borsalarındaki genel yükseliş trendine değinilirken, Borsa İstanbul’un da bu rüzgardan etkilendiği belirtildi. Bercan Tutar, "Borsa İstanbul 100 endeksinde 15 bin puana doğru bir gidiş var. İçeriden de haber akışları var, CHP ile ilgili gelişmeler de etkili olmuş olabilir ama tüm dünya borsalarında ciddi bir yukarı seyir hakim" diyerek hem küresel hem de yerel dinamiklerin altını çizdi. Bu noktada yaşanan büyük hareketliliğin, uzun vadeli olmasa da geçici bir "uzlaşı rüzgarı" olduğunu belirten Tutar, küresel sermayenin yeni bir denge arayışında olduğunu ifade etti.

TRUMP’IN ANLAŞMA MANTIĞI: TİCARİ FAYDA VE İRAN ÜZERİNDEKİ ETKİ
Küresel güçlerin İran üzerindeki bilek güreşine değinen Bercan Tutar, "Trump için anlaşma demek, ticari fayda demektir. Çin ve Rusya'nın İran üzerindeki etkisi artık daha görünür olmaya başladı" şeklinde konuştu. Irak’ta yaşanan hükümet değişikliğini bu durumun ilk işareti olarak gören Tutar, "İlk işaretleri Irak'ta Ali Zeydi'nin Başbakan seçilmesinde gördük. Arap dünyasındaki genel analizler, İran ile Amerika'nın Irak üzerinden yeni bir uzlaşıya vardığı yönünde" değerlendirmesinde bulundu. Maliki’ye yönelik sert ifadelerin ve Haşdi Şabi üzerindeki Amerikan taleplerinin yeni Başbakan tarafından yerine getirileceği beklentisini dile getiren Tutar, bu uzlaşının yavaş yavaş Körfez bölgesine de yansıyacağını aktardı.

STRATEJİK ÜÇGENİN KALBİNDE İRAN: PEKİN VE MOSKOVA HATTI
Diplomatik trafiğin hızlandığına vurgu yapan Bercan Tutar, "İran Dışişleri Bakanı Arakçi Pekin'de, Wang Yi ile görüşüyor. Ondan önce bir Rusya ziyareti vardı. Trump ve Şi Cinping görüşmesinden sonra Putin'in de bir Çin ziyareti var. Buna uluslararası ilişkilerde 'stratejik üçgen' deniliyor" ifadelerini kullandı. Çin, Rusya ve Amerika'nın İran meselesinde bir noktada buluşmaya çalıştığını belirten Tutar, "Amerika bir yandan diplomasiye şans tanıyor ama bir yandan da sopayı elinde tutuyor" diyerek Washington'un çift yönlü politikasını özetledi.

OPERASYONUN ADI DEĞİŞTİ: 'DESTANSI ÖFKE'DEN 'ÖZGÜRLÜK PROJESİ'NE
Amerika’nın bölgedeki askeri ve siyasi stratejisindeki isim değişikliğine dikkat çeken Bercan Tutar, "60 gün dolmuştu, Amerikan Başkanı'nın operasyona devam edebilmesi için yetki gerekiyordu. İsim değiştirdiler; 'Epic Fury' (Destansı Öfke) olan operasyonu 'Özgürlük Projesi'ne çevirdiler" bilgisini paylaştı. Marco Rubio’nun açıklamalarına atıfta bulunan Tutar, "Rubio, böyle bir operasyonun bitmediğini, aksine bir özgürlük projesini devreye soktuklarını söyledi. Hürmüz Boğazı'na yönelik bir adım atılacağı beklentisi vardı çünkü 'biz sizin tarafınızdan değil, Umman tarafından geçiş yapacağız' şeklinde bir yaklaşım sergileniyordu" sözleriyle bölgedeki sıcak temas riskinin sürdüğünü kaydetti.

HÜRMÜZ'DE ESKİ STATÜYE DÖNÜŞ VE NÜKLEER PAZARLIK
Rubio’nun "Hürmüz’ün eski statüsüne dönmesini istiyoruz" sözlerini yorumlayan Bercan Tutar, "Eğer nükleer zenginleştirme konusunda Amerika bir adım atmayacaksa bunca kriz neden yaşandı? Burada başka bir bakış açısı devrede" dedi. İran krizinin aslında ABD, Rusya ve Çin arasındaki küresel mücadelenin bir cephesi olduğunu belirten Tutar, "İran’ın nükleer barışçıl enerji hakkı olduğu konusunda Rusya ve Çin, Amerika'ya baskı yapıyor. Amerika ise İran'ı ambargolarla dize getirmeye çalıştı ama bu yöntem sonuçsuz kaldı. Şimdi her iki taraf da onurlu bir uzlaşı arıyor" ifadelerini kullandı.

İRAN’IN SİSTEME ENTEGRASYONU VE GELECEK SENARYOLARI
Önümüzdeki döneme dair beklentilerini paylaşan Bercan Tutar, "İran'ı sisteme entegre etme karşılığında Çin, Amerika'dan yüksek teknoloji ambargolarına son vermesini isteyecek. Amerika ise Çin'den enerji ve tarım ürünlerini kendisinden almasını talep edecek" sözleriyle pazarlık masasının gündemini ifşa etti. BM Şartı’nın 7. bölümüne dayandırılan yeni bir tasarı hazırlığından bahseden Tutar, "Salı günü BM'ye sunulacak tasarıda İran'dan insani bir koridor açması isteniyor. Eğer İran bunu kabul etmezse, Çin ve Rusya'nın da askeri yöntemlere onay vermesi gündeme gelebilir. Bu noktada İran bir geri adım atabilir" uyarısında bulundu.

SOMUT FİLOSU VE HÜRMÜZ’DEKİ TACİZLER: GERİLİM TIRMANIYOR
Programın sonunda bölgedeki güncel askeri hareketliliğe değinen sunucu, Somut Filosu ve Özgürlük Filosu’nun ilerleyişine yönelik tacizlerin sürdüğünü belirtti. Bercan Tutar, Trump’ın Çin ziyareti öncesi tansiyonun bir miktar düşebileceğini ifade ederken, "Pek çok gelişmeyi artık rakamlarla öğreniyoruz; petrolün düşüşü veya altının çıkışı bize diplomatik hamlelerin öncü sinyallerini veriyor" diyerek küresel satrançtaki heyecanın devam edeceğinin mesajını verdi.

İRAN: ABD TEHDİTLERİNİN SONA ERMESİYLE HÜRMÜZ BOĞAZI ÜZERİNDEN GÜVENLİ GEÇİŞ "YENİ PROSEDÜRLERLE" SAĞLANACAK

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin tehditlerinin sona ermesinin ardından "yeni prosedürlerle" Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin sağlanacağını bildirdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, X sosyal medya platformundan Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin açıklama yapıldı.

ABD-İsrail'in, İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında Tahran'ın fiilen geçişlere kapattığı Hürmüz Boğazı ve çevresinde demirli bekleyen gemilerin kaptan ve armatörlerinin bu süreçte "İran'ın kurallarına uygun olarak" hareket ettikleri belirtilerek, "Fars (Basra) Körfezi ve Umman Körfezi'ndeki kaptanlar ile gemi sahiplerine, İran'ın Hürmüz Boğazı kurallarına uymalarından ve bölgesel denizcilik güvenliğine katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz." denildi.

Açıklamada, "Saldırganın tehditlerinin etkisiz hale getirilmesiyle ve yeni prosedürlerle Hürmüz Boğazı üzerinden güvenli ve sürekli geçiş sağlanacaktır." ifadeleri kullanıldı.

ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatmış, "izinsiz" geçmeye çalışan gemileri füze ve dronlarla vurmuştu. İranlı yetkililer, savaş sonrasında Hürmüz Boğazı'ndan "güvenli geçiş" ücreti alınmasını öngören yasa tasarısı hazırlandığını duyurmuştu.

İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nda "yeni yönetim planı" uygulayacaklarını bildirmişti.

İRAN KIZILAYI: ABD-İSRAİL SALDIRILARI SIRASINDA 18 ÜLKEDEN İNSANİ YARDIM ALDIK

İran Kızılayı Genel Sekreteri Meysem Afsar, ABD ve İsrail'in İran'ı hedef alan saldırıları sırasında 18 ülkeden insani yardım aldıklarını açıkladı.

Kızılay Haftası dolayısıyla başkent Tahran'daki Kızılay Genel Merkezinde düzenlenen basın toplantısında Afsar, kurumun savaş sürecindeki faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.

ABD ve İsrail'in saldırıları sırasında 18 ülkeden insani yardım aldıklarını açıklayan Afsar, bu süreçte 110 bin Kızılay personelinin görev yaptığını kaydetti.

Afsar, savaş sırasında yaklaşık 7 milyon ihbar aldıklarını, Kızılay ekiplerinin saldırılardan etkilenen bölgelere 4 dakikadan daha kısa sürede ulaştığını ifade etti.

Savaşta 10 binden fazla görev gerçekleştirdiklerini, 2 bin 500'den fazla ambulansla hizmet verdiklerini kaydeden Afsar, "Kurtarma operasyonlarında 7 bin 215'den fazla kişi canlı olarak kurtarıldı. Arama kurtarma köpekleri de 1711 operasyon gerçekleştirdi." dedi.

En yoğun çalışmaların Tahran, Hürmüzgan ve Buşehr eyaletinde gerçekleştirildiğinin altını çizen Efsar, "123 bin 647'si konut olmak üzere 149 bin 528 sivil birim saldırılarda hasar gördü. Ayrıca 32 üniversite, 993 eğitim alanı, 56 Kızılay merkezi ve 350 sağlık merkezi de saldırılardan olumsuz etkilenerek ciddi hasar aldı." ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE'DEN İHH YARDIMDA BULUNDU

Basın toplantısında gazetecilerin sorunlarını yanıtlayan İran Kızılay Başkanı Pir Hüseyin Kolivend de İran'a yapılan uluslararası yardımlara dikkati çekti.

Kolivend, Türkiye'den İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı'nın kendilerine maddi yardımda bulunduğunu ve bu yardımlarla jeneratör satın aldıklarını ayrıca kıyafet yardımı da yaptığını ifade etti.

Basın toplantısı sırasında gazetecilere, ABD ve İsrail'in Minab kentindeki okula düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden ve enkaz altından çıkarılan çocukların görüntüleri izlettirildi, çocukların kan lekelerinin olduğu okul çantası, ayakkabı ve defter gibi kişisel eşyaları sergilendi.

PAKİSTAN DOĞRULADI: SAVAŞ BİTMEYE YAKIN

Pakistanlı bir kaynak, ABD ile İran’ın savaşı sona erdirecek tek sayfalık bir mutabakat metnine oldukça yaklaştığını doğruladı.

Taraflar arasında yürütülen yoğun diplomatik temaslarda kritik aşamaya gelindiği belirtilirken, anlaşmanın savaşın sona erdirilmesi ve yeni müzakere sürecinin başlatılması için çerçeve oluşturmasının beklendiği ifade edildi.

AXİOS: ABD VE İRAN, SAVAŞI BİTİRECEK TEK SAYFALIK ANLAŞMAYA YAKLAŞIYOR

Reuters’ın Axios’a dayandırdığı habere göre Beyaz Saray, İran ile savaşı sona erdirecek ve nükleer müzakereler için çerçeve oluşturacak tek sayfalık bir mutabakat anlaşmasına oldukça yaklaşıldığına inanıyor.

Haberde, ABD yönetiminin önümüzdeki 48 saat içinde İran’dan birkaç kritik maddeye ilişkin resmi yanıt beklediği belirtildi. Ancak henüz nihai bir anlaşmaya varılmadığı, buna rağmen tarafların savaşın başlamasından bu yana ilk kez bu kadar yakınlaştığı ifade edildi.

Axios’un aktardığına göre anlaşma kapsamında İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine geçici moratoryum uygulamayı kabul etmesi, ABD’nin ise yaptırımları kaldırması ve dondurulmuş milyarlarca dolarlık İran fonunu serbest bırakması öngörülüyor.

Taslakta ayrıca her iki tarafın da Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlere yönelik kısıtlamaları kaldırması yer alıyor.

14 MADDELİK TASLAK MASADA

Habere göre 14 maddelik tek sayfalık mutabakat metni, ABD temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile İranlı yetkililer arasında hem doğrudan temaslarla hem de arabulucular üzerinden yürütülen görüşmelerle hazırlanıyor.

Mutabakatın mevcut halinde, bölgedeki savaşın sona erdiğinin ilan edilmesi ve ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın nükleer programının sınırlandırılması ve ABD yaptırımlarının kaldırılması için 30 günlük detaylı müzakere sürecinin başlaması planlanıyor.

Axios’a konuşan ABD’li bir yetkiliye göre, bu 30 günlük süreç boyunca İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerine uyguladığı kısıtlamalar ile ABD’nin deniz ablukası aşamalı olarak kaldırılacak.

Ancak yetkili, müzakerelerin çökmesi durumunda ABD güçlerinin ablukayı yeniden devreye sokabileceğini veya askeri operasyonlara devam edebileceğini de belirtti.

İRAN’DAN “ADİL ANLAŞMA” ŞARTI

İran yönetimi ise Çarşamba günü yaptığı açıklamada, yalnızca “adil” olması durumunda bir barış anlaşmasını kabul edeceğini duyurdu.

Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı amaçlayan ve üç gündür devam eden deniz operasyonunu durdurmasının ardından geldi. Söz konusu operasyonun, yaklaşık bir aydır süren kırılgan ateşkesi sarstığı değerlendirmeleri yapılıyordu.

Reuters, Axios’un haberini bağımsız kaynaklardan doğrulayamadığını belirtirken, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray’dan konuya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

Öte yandan haberin ardından ABD borsa vadeli endekslerinde yükselişlerin hız kazandığı bildirildi.

FRANSIZ DENİZCİLİK ŞİRKETİ: HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GEMİMİZ SALDIRIYA UĞRADI

Fransız denizcilik devi CMA CGM, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan gemilerinden birinin saldırının hedefi olduğunu açıkladı.

Şirket tarafından Çarşamba günü yapılan açıklamada, “CMA CGM San Antonio adlı gemi, dün Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptığı sırada saldırıya uğradı. Olayda bazı mürettebat üyeleri yaralandı ve gemide hasar oluştu” denildi.

Açıklamada ayrıca yaralanan personelin tedavi için tahliye edildiği bildirildi.

Malta bayraklı gemiye yönelik saldırının, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan çıkmak isteyen gemilere destek amacıyla başlattığı “Project Freedom” operasyonundan bir gün sonra gerçekleşmesi dikkat çekti.

Trump Salı günü yaptığı açıklamada ise İran’la savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varma hedefi doğrultusunda, gemilere askeri eskort sağlamak amacıyla yürütülen ABD operasyonunu durdurduğunu duyurmuştu.

İran ise Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail saldırılarının ardından tırmanan çatışmalarda, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini belirterek bölgeyi önemli bir koz olarak kullanmayı sürdürüyor.

"İSRAİLLİ SAVUNMA YETKİLİLERİ İRAN'A SALDIRILARIN YENİDEN BAŞLAMASI İÇİN HÜKÜMETE BASKI YAPIYOR"

İsrailli savunma yetkililerinin, Tahran'ı müzakerelerde esnemeye zorlamak amacıyla İran'a yönelik saldırıların yeniden başlatılması yönünde hükümete baskı yaptığı belirtildi.

İsrail Ordu Radyosu'na konuşan üst düzey savunma yetkilileri, İran'a yönelik son saldırılarda İsrail'in vurmak istediği enerji ve petrol tesisleri gibi hedeflere saldırılmadığını, şimdi ise bunu tamamlamak için bir fırsat doğduğunu öne sürdü.

Haberde, savunma yetkililerinin, Tahran'ı müzakerelerde esnemeye zorlamak amacıyla İran'a yönelik saldırıların yeniden başlatılması yönünde hükümete baskı yaptığı ifade edildi.

Radyoya konuşan yetkililer, "(İran'a saldırı) Bunun İranlıları taviz vermeye itme potansiyeli var ancak bu garanti edilemez. Onlara karşı savaşı yeniden başlatırsak, bu onları daha da zayıflatacak ve köşeye sıkıştıracaktır. Fakat bu durum, onların mutlaka teslim olup müzakerelerdeki tüm talepleri kabul edeceği anlamına gelmez." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan söz konusu yetkililer, Körfez'deki son gerginliklerde İsrail'in hemen öne atılmak yerine, sürecin liderliğini ABD'ye bırakmasını tavsiye ederek, şunları söyledi:

"(Hürmüz Boğazı'ndaki) Kuşatma İran'ı çok zorluyor. Geçen her gün üzerlerindeki baskıyı artırıyor ancak sonsuza kadar beklenemez. Eğer savaşın yeniden başlatılması yönünde bir adım atılacaksa, bu yakın zamanda gerçekleşmeli."

Dün, CNN'e konuşan İsrailli bir kaynak, İsrail ve ABD'nin, Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin arttığı bir dönemde, İran'a baskıyı artırmak için bu ülkeye olası bir saldırı hazırlığında olduğunu iddia etmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, bu sabah, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine yönelik yardım girişimi olarak nitelendirilen Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulmasına karar verdiklerini bildirmişti.

SUUDİ ARABİSTAN-İRAN HATTINDA KRİTİK TEMAS

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Arakçi, ziyaretini sürdürdüğü Çin'in başkenti Pekin'de Bin Ferhan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, iki bakanın, son bölgesel gelişmeleri gözden geçirdiği ve gerginliğin tırmanmasını önlemek için bölge ülkeleri arasında diplomasi ve işbirliği yolunun devam ettirilmesinin önemini vurguladığı aktarıldı.

İRAN: BAE, ABD VE İSRAİL İLE SUÇ ORTAKLIĞINI SONA ERDİRMELİ

İran Dışişleri Bakanlığı, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ABD ve İsrail ile "suç ortaklığını" sona erdirme çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İran tarafından BAE'ye füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlendiğine dair Abu Dabi yönetimi tarafından ortaya atılan iddiaların doğru olmadığı savunuldu.

İran Silahlı Kuvvetleri'nin eylemlerinin meşru müdafaa kapsamında ve "yalnızca ABD'nin saldırganlığının püskürtülmesi için gerçekleştirildiğinin" belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Son iki gündür, ABD'nin terörist askeri güçlerinin bölgedeki yasadışı ve kışkırtıcı eylemleri yoğunlaşırken ve denizdeki hareketleri 'insani yardım' kisvesi altında aldatıcı bir şekilde yürütülürken, Abu Dabi yetkilileri de Amerikan saldırganıyla işbirliği yapmaktadır. Bu yaklaşım, iyi komşuluk ilkesini ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın temel ilkelerini ihlal etmektedir. İran, buna rağmen bölgenin ve İslam ümmetinin iyiliği için sorumlu bir yaklaşımla azami ölçüde itidal göstermiştir. Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ve İsrail ile suç ortaklığını sürdürmekten kaçınmalıdır."

Açıklamada, "BAE'nin İran'a karşı savaşan taraflarla işbirliği ve özellikle de saldırganların askeri üs ve teçhizatlarını barındırmaya devam etmesi" kınanarak, "İran'ın kendi çıkarlarını ve ulusal güvenliğini savunmak için gerekli ve uygun önlemleri almaktan asla çekinmeyeceği açıktır." denildi.

İRAN VE ABD HATTINDA SICAK TEMAS: YENİ HÜRMÜZ PLANI DÜNYAYI SARSTI

Körfez'de gerilim hat safhada! ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları ve sahada yaşanan sıcak gelişmeler, bölgeyi adeta bir barut fıçısına çevirdi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, A Haber ekranlarında yaptığı çarpıcı analizlerle, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) stratejik hamlelerini, OPEC krizini ve İran'ın bölge ülkelerini hedef alan dehşet verici mesajlarını masaya yatırdı. Savaşın eşiğindeki bölgede "Yeni Hürmüz" planı dengeleri kökten değiştirmeye hazırlanırken, tüm gözler Fujairah Limanı'na ve Washington-Tahran hattındaki ateş çemberine çevrildi.

TRUMP’IN SÖYLEMLERİ VE SAHADAKİ ACI GERÇEKLER
Bölgedeki tansiyonun kronometresi her geçen saniye hızlanırken, sahadan gelen bilgiler diplomatik açıklamaların çok ötesinde bir tablo çiziyor. Belirsizliğin odağında ise BAE’nin savaşın içine çekilip çekilmeyeceği ve Körfez ülkelerinin OPEC'ten çıkma hamleleriyle birlikte nasıl bir tavır sergileyeceği sorusu yatıyor.


AMERİKAN ORDUSUNUN GÜÇ GÖSTERİSİ VE RUBIO SESSİZLİĞİ
Trump yönetiminin en kritik isimlerinden gelen mesajlar, savaş senaryolarını bir üst aşamaya taşıyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, "Aslında Hextat’ın açıklamasından sonra Rubio’nun açıklamasına dikkatin yoğunlaşması önemli; çünkü Hextat yaptığı açıklamada oldukça zor duruma düşürdü aslında Trump’ı da. Söylediği şeyler, koyduğu o hedefler vesaire baktığınızda çok da Trump’ın istediği nokta değildi" diyerek Washington koridorlarındaki çatlağı işaret etti. Sakman, Amerikan askeri kapasitesine dair yapılan bir yoruma atıfta bulunarak, "Amerikan ordusu savaşın başladığı günden daha güçlü bugün dedi. Yani bir süper güçten bahsederken 60 gün öncesinde başladığı bir operasyona daha düşük bir güç kapasitesiyle başladığını ortaya koydu. Bunlar Amerika için iyiye gitmeyen durumlar" ifadelerini kullandı.


KÖRFEZ’İN ANAHTARI: BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ
Sıcak çatışma ihtimalinin en yoğun hissedildiği nokta olan Körfez’de, ülkelerin tutumları adeta kader tayin edici bir rol oynuyor. Dr. Tolga Sakman, "Körfez ülkeleri savaşa girmemek için çok direndiler, Emirlikler hariç. Birleşik Arap Emirlikleri baştan beri Amerika’nın bir kara operasyonu yapma olasılığını satın alıyor, hatta buna destek olacağını da söyledi kapalı kapılar arkasında" sözleriyle BAE’nin bölgedeki diğer ülkelerden ayrışan agresif tutumuna ışık tuttu. Sakman'a göre BAE, Körfez’deki krizin anahtar ülkesi haline gelmiş durumda ve bu durum bölgeyi bir "Körfez Savaşı"na doğru adım adım sürüklüyor.


FUJAIRAH LİMANI VE İRAN’IN STRATEJİK HEDEFİ
İran’ın bölgedeki stratejik hamleleri ve Fujairah Limanı’na yönelik saldırı iddiaları, krizin teknik boyutunu gözler önüne seriyor. Programda İran’ın saldırıyı kabul etmediği ancak sahadaki işaretlerin farklı olduğu vurgulanırken Dr. Tolga Sakman, "İran bir saldıran ülke haline gelmekten imtina ediyor ama Mücteba Hamaney’in açıklamasını göz ardı etmemek lazım. Dedi ki; Körfez ülkelerinde Amerikan üssü olan ülkeler doğrudan bu üsler tarafından yönetilir, doğal olarak da bu üsler tarafından yönetilen ülkeler de benim hedefimdir dedi" şeklinde konuştu. Bu açıklama, sadece ABD’nin değil, ABD’ye ev sahipliği yapan ülkelerin de İran’ın nişangahında olduğunu kanıtlıyor.


YENİ HÜRMÜZ PLANI: BAE’NİN BÜYÜK KUMARI
Hürmüz Boğazı'nın kapatılma ihtimaline karşı BAE'nin geliştirdiği "bypass" planı, gerilimin asıl fitilini ateşleyen unsur olarak görülüyor. Dr. Tolga Sakman, BAE’nin hamlesini, "Gelin benim batı limanlarımda boşaltın bunları, ben bunu hem boru hattıyla hem karayoluyla Fujairah Limanı’na taşıyayım, Fujairah’tan da dünyaya satayım. Yeni Hürmüz ben olayım diyor. Şimdi bu İran’ın kabul edeceği bir şey değil ama Amerika’nın çok istediği bir şey" sözleriyle özetledi. Sakman, bu planın İran'ın elindeki en büyük kozu olan Hürmüz Boğazı'nı kontrol etme gücünü elinden alacağını ve bu yüzden bölgedeki gerilimin "sıcak temas" noktasına ulaştığını belirtti.


TARİHİ TEKERRÜR VE PETROL DEHŞETİ
Bölgenin daha önce de benzer krizlerden geçtiğini hatırlatan program sunucusu, Fujairah’ın geçmişte de hedef alındığını ve petrol krizlerinin dünyayı sarstığını belirtti. Dr. Tolga Sakman, şu anki durumu "Basra Körfezi'nin içi dolu tankerlerle dolu. Çünkü depolayacak yerleri kalmadığı için tankerlere yükledi Körfez ülkeleri ve onlar şu anda bekliyor" sözleriyle aktararak, bölgedeki lojistik sıkışmanın ve ekonomik tehdidin boyutlarını gözler önüne serdi. BAE’nin İsrail’e, Suudi Arabistan’ın ise ABD’ye daha yakın konumlanması, bölgeyi çok katmanlı bir satranç tahtasına dönüştürürken, her hamle "ateş hattı"ndaki tansiyonu bir kat daha artırıyor.

 

İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ, PEKİN'DE ÇİNLİ MEVKİDAŞI VANG İLE GÖRÜŞTÜ

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Çinli mevkidaşı Vang Yi ile Pekin'de bir araya geldi.

İran'ın yarı resmi haber ajansı ISNA'ya göre, Dışişleri Bakanı Arakçi, çeşitli ülkelerle diplomatik istişarelerin devamı kapsamında ziyarette bulunduğu Çin'in başkenti Pekin'de mevkidaşı Vang ile görüştü.

İkili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alındığı görüşmede Arakçi, Çin'in ABD-İsrail'in saldırganlığına karşı tutumunu memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

ABD-İran'dan savaşı bitirecek tek sayfalık taslak! Trump: Anlaşmaya çok yakınız - 1

Çin'i İran'ın yakın dostu olarak nitelendiren Arakçi, mevcut koşullar altında iki ülke arasındaki işbirliğinin daha da güçleneceğini vurguladı.

ABD ile savaşın sona erdirilmesi için arabulucular üzerinden devam eden mesaj alışverişine iliikin Arakçi, şunları kaydetti:

"Biz sadece adil ve kapsamlı bir anlaşmayı kabul ediyoruz. Bize karşı başlatılan savaş, açık bir saldırganlık eylemi ve uluslararası hukukun net bir ihlalidir. Müzakerelerde meşru haklarımızı ve çıkarlarımızı korumak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız."



Çin Dışişleri Bakanı Vang ise ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın gayrimeşru ve hukuk dışı olduğunu belirterek, savaşı tamamen sona erdirecek tam bir ateşkesin sağlanması gerektiğini vurguladı.



ISNA'ya göre, Vang, şu ifadeleri kullandı:



"Gerilimleri azaltma çabalarımızı sürdürmeye hazırız. Tam bir ateşkesin sağlanması gerekli ve kaçınılmazdır. Bölge kritik bir dönüm noktasından geçiyor ve iki taraf arasında doğrudan görüşmeler şart."

Ahaber

BAE DEVLET BAŞKANI AL NAHYAN, ÜLKESİNE DÜZENLENEN SALDIRILAR SONRASI NETANYAHU İLE GÖRÜŞTÜ

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan, ülkesine yönelik saldırıların ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

BAE resmi haber ajansı WAM'ın haberinde, ülkeye yönelik İran'ın sorumlu tutulduğu saldırıların ardından Al Nahyan'ın, aralarında Netanyahu'nun da bulunduğu bir dizi ülkenin liderleriyle telefonda görüştüğü belirtildi.

Görüşmelerde liderlerin BAE ile dayanışma mesajı verdiği, ülkenin güvenliği ve istikrarının korunmasına yönelik adımlara desteklerini ifade ettiği aktarıldı.

BAE liderinin, Netanyahu'nun yanı sıra Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani ile de görüştüğü kaydedildi.

BAE'YE SALDIRI

İran'dan önceki gün, BAE ve Umman'a insansız hava aracıyla saldırılar düzenlendiği ileri sürülmüş, BAE, Fuceyra'da petrol sanayi bölgesinde yangın çıktığını ve saldırıda 3 kişinin yaralandığını duyurmuştu. BAE Savunma Bakanlığı, İran kaynaklı 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 İHA'ya hava savunma sistemleriyle müdahale edildiğini açıklamıştı.

Dün de BAE, hava savunma sistemlerinin bir füze tehdidine karşı devreye girdiğini duyurmuş, İran Silahlı Kuvvetleri ise son günlerde BAE'ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediklerini açıklamıştı.

İSRAİL'DEN ATEŞKESE RAĞMEN LÜBNAN'IN DOĞUSU VE GÜNEYİNDEKİ 12 BELDEYE SALDIRI TEHDİDİ

İsrail işgal güçleri, ateşkese rağmen Lübnan'ın doğusu ve güneyindeki 12 belde için tahliye ve saldırı tehdidinde bulundu.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, bazıları Litani Nehri'nin kuzeyinde kalan 12 belde için tahliye ve saldırı tehdidini yineledi.

Adraee, Kevseriye es-Siyad, Gassaniye, Mezraat Davudiye, Bediyas, Rihan, Zelaya, Bazuriye, Haruf, Habbuş, Ensariye, Kalavay ve Deyr ez-Zehrani beldelerinde yaşayanları saldırı tehdidiyle göçe zorladı.

Hizbullah'ın ateşkesi ihlal ettiğini savunan Adraee, söz konusu beldelerde yaşayanlara "evlerini boşaltma ve bu beldelerden en az 1 kilometre uzaklaşma" çağrısı yaptı.

İsrail işgal güçleri, ateşkese rağmen Hizbullah'ı hedef alma gerekçesiyle Lübnan'ın güneyine sık sık tahliye ve saldırı tehdidinde bulunuyor.