Trump-Şi zirvesinde kritik hesaplaşma: Masada ticaret, Tayvan, İran ve yapay zekâ var
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 23-25 Eylül'de ABD'yi ziyaret edecek. Washington'daki zirvede ticaret ateşkesinin geleceğinden yapay zekâ rekabetine, İran savaşından kritik minerallere kadar birçok başlık ele alınacak. Ancak zirvenin en hassas dosyalarından biri Tayvan olacak. ABD basınına göre Pekin, Trump dönemindeki belirsizlikleri ada üzerindeki etkisini artırmak için fırsata çevirmeye çalışıyor.
Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bu hafta Washington'da kritik bir görüşme gerçekleştirecek.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Şi'nin Trump'ın daveti üzerine 23-25 Eylül tarihlerinde ABD'ye devlet ziyareti yapacağını açıkladı. Ziyaret, Şi'nin 2015'ten bu yana ABD'ye gerçekleştireceği ilk devlet ziyareti olacak. İki liderin 24 Eylül'de görüşmesi bekleniyor.
Pekin, zirvenin Çin-ABD ilişkileri ile "dünya barışı ve kalkınması" konularında kapsamlı görüş alışverişine sahne olacağını duyurdu. Ancak Washington'daki görüşmelerin gündemi, diplomatik açıklamalarda kullanılan geniş ifadelerin çok ötesine geçiyor.
Ticaret ateşkesi, gümrük vergileri, yapay zekâ, nadir toprak elementleri, İran ve Tayvan, iki liderin önündeki başlıca dosyalar arasında bulunuyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Devlet Başkanı Şi Cinping'in ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine 23-25 Eylül tarihlerinde ABD'ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı. (İHA)
WASHINGTON'DA KRİTİK PAZARLIK: TİCARET ATEŞKESİ UZATILACAK MI?
Trump ile Şi'nin görüşmesinde en somut beklentilerden biri, iki ülke arasındaki ticaret ateşkesinin geleceğine ilişkin yeni bir uzlaşı sağlanması.
ABD ile Çin arasında geçen yıl varılan geçici ticaret anlaşmasının mevcut çerçevesi kasım ayında sona erecek. Bu nedenle Washington'daki zirvede tarafların ateşkesi uzatıp uzatmayacağı önemli bir başlık olacak. Reuters'a göre görüşmenin ana odağında, geçen yıl küresel ekonomi üzerinde daha büyük bir şok yaşanmasını önleyen ticaret ateşkesinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği bulunuyor.
Tarafların karşılıklı olarak uyguladığı bazı gümrük vergilerinin askıya alınması, nadir toprak elementleri ve kritik mineraller konusunda sağlanan geçici düzenlemeler ile tarım ürünleri ticareti de bu müzakerelerin parçalarını oluşturuyor.
Ancak Washington ile Pekin arasındaki ekonomik rekabet sona ermiş değil.
Beyaz Saray personeli ve ABD askeri tören mangası, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in gelecek hafta ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da gerçekleştireceği görüşme öncesinde karşılama töreni provası yaptı. (REUTERS)
ABD, Çin'in kritik mineraller üzerindeki ihracat kontrollerini gevşetmesini isterken Pekin de Washington'ın teknoloji alanındaki kısıtlamalarının azaltılmasını talep ediyor. Bu nedenle zirvede verilecek mesajlar, yalnızca iki ülke arasındaki ticaret hacmi açısından değil, küresel tedarik zincirlerinin geleceği açısından da önem taşıyor.
NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ VE TEKNOLOJİ SAVAŞI
Washington ile Pekin arasındaki en önemli ekonomik anlaşmazlıklardan biri nadir toprak elementleri. Bu mineraller; elektrikli araçlar, elektronik cihazlar, savunma sistemleri ve ileri teknoloji ürünleri için kritik önem taşıyor. Çin, küresel tedarik zincirinde önemli bir konuma sahip.
Trump yönetimi Pekin'in bu alandaki ihracat kısıtlamalarını gevşetmesini isterken, Çin tarafı ABD'nin ileri teknoloji ve çip ihracatına yönelik sınırlamalarından rahatsız. Dolayısıyla Washington'daki görüşmelerde ticaret ve teknoloji dosyaları birbirinden ayrı ilerlemeyecek.
Reuters'ın aktardığına göre Şi'nin Washington'a güçlü bir ticaret pozisyonuyla gitmesi, Pekin'in yeni tavizler vermek konusunda acele etmeyebileceği değerlendirmelerine yol açıyor. Çin'in küresel ticaret fazlasının bu yıl ikinci kez 1 trilyon doları aşması bekleniyor.
MASAYA YENİ BİR BAŞLIK DAHA GELİYOR: YAPAY ZEKA
Trump-Şi görüşmesinin dikkat çekici başlıklarından biri de yapay zekâ olacak.
ABD ve Çin, yapay zekâ alanında küresel liderlik için yoğun bir rekabet yürütüyor. Washington, Çin'in ileri teknolojiye ve gelişmiş yapay zekâ çiplerine erişimini sınırlandırmaya çalışırken Pekin kendi teknoloji kapasitesini hızla geliştiriyor.




