Diplomasi masası dağıldı füzeler devreye girdi | Orta Doğu’ya dev askeri yığınak

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı askeri operasyon bölgede gerilimi zirveye taşıdı. Aylar süren diplomasi, istihbarat raporları ve askeri hazırlıkların ardından Washington yönetimi kritik kararı verdi. Tahran’da düzenlenen füze saldırısında İran’ın dini lideri Ali Hamaney hayatını kaybederken, operasyonun perde arkası ve savaşın nasıl başladığı A Haber ekranlarında tüm ayrıntılarıyla analiz edildi.
ABD ve İsrail ortaklığında devasa askeri harekatla Orta Doğu'da kartlar yeniden karlandı. Yıllardır süren gerilim, Tahran'a düzenlenen "baş kesme" operasyonuyla zirveye ulaştı. İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve rejimin üst düzey kurmaylarının hayatları kaybedilen saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump, dünyaya seslendi. Aylarca devam eden gizli planlar, istihbarat raporları ve sonuçsuz kalan diplomasının ardından gelen bu tarihi darbe, bölgede geri dönüş olmayan bir süreci başlattı.
SAVAŞ KARARI AYLARCA SÜREN HAZIRLIĞIN SONUNDA GELDİ
Büyük savaşlar çoğu zaman bir gecede başlamaz. Bir tweetle ortaya çıkmaz ya da bir öfke anında verilmiş kararla doğmaz. Aylar süren istihbarat raporları, kapalı kapılar ardında yapılan toplantılar ve askeri planlamaların ardından tek bir soru masaya gelir: Diplomasi mi, güç mü?
ABD Başkanı Donald Trump İran'a yönelik askeri operasyon kararını işte böyle bir sürecin sonunda aldı.
Trump, İran'a yönelik sert mesajında, "Çok büyük bir gücümüz yolda. Hiçbir şey olmamasını tercih ederim ama bakacağız" sözleriyle Washington'un kararlılığını ortaya koydu.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
PROTESTOLARIN ARDINDA SAVAŞ PLANLARI
2026 yılının Ocak ayında İran'da protestolar ülke genelinde büyürken Tahran, İsfahan ve Şiraz'da sokaklar hareketlenmişti. Rejim ciddi bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kalırken Washington'da farklı bir hazırlık yürütülüyordu.
Trump o günlerde İran yönetimine açık bir uyarı göndererek, Donald Trump, "İranlı liderlere şunu söylüyorum; ateşle oynamasanız iyi olur çünkü biz de ateş etmeye başlarız" sözleriyle askeri müdahale ihtimalini ilk kez açıkça dile getirdi.
Ocak ayının sonuna gelindiğinde İran'da protestolar bastırılmış, sokaklar sakinleşmişti. Ancak Pentagon'da hazırlanan savaş planları hız kesmemişti.
Pentagon, Trump'a üç farklı seçenek sundu: sınırlı hava saldırıları, İran içinde özel kuvvet operasyonları ve geniş çaplı askeri kampanya.
Trump ise seçeneklerin masada olduğunu belirterek, Donald Trump, "İran'a tekrar saldırı ihtimali mi? Kesinlikle olabilir, hiç şüphesiz" ifadelerini kullandı.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
ORTADOĞU'YA DEV ASKERİ YIĞINAK
Washington kararını verirken sahada da askeri hazırlık hız kazandı. ABD donanmasına bağlı iki uçak gemisi, çok sayıda destek gemisi, bombardıman uçakları, yakıt tankerleri ve hava savunma sistemleri Orta Doğu'ya sevk edildi.
Trump bu hareketliliği doğrulayarak, Donald Trump, "Olası bir duruma karşı İran'a doğru giden büyük bir filomuz var ve neler olacağını göreceğiz. Herhangi bir şey olmasını istemem ama onları çok yakından izliyoruz" sözleriyle süreci değerlendirdi.
Tahran'da ise ABD'ye yönelik sert propaganda dikkat çekti. A Haber muhabiri Ekber Karabağ, İran'daki atmosferi aktarırken, Ekber Karabağ, "Başkent Tahran'da İnkılap Meydanı'nda Amerikan gemisinin İran tarafından vurulduğunu gösteren dev bir görsel yer alıyor. Duvarlarda ayrıca 'Rüzgar eken fırtına biçer' ifadesi yazıyor" sözleriyle sahadaki atmosferi aktardı.





