Trump 2. uçak gemisini gönderebilir mi? İran'a tehditlerin arka planı A Haber'de
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelerin başarısız olması durumunda askeri harekata hazırlık olarak Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisi saldırı grubunu göndermeyi düşündüğünü söyledi. ABD Başkanı "Ya İran ile bir anlaşmaya varırız ya da çok kötü şeyler yapmak zorunda kalırız" dedi. A Haber'de Memleket Meselesi programına katılan uzman isimler bu söylemlerin arka planını değerlendirdi. Askeri Stratejist Dr. Hüseyin "Bu demektir ki ABD aslında şu an savaşa hazır değil, zamana oynuyor. Askeri gücünü yığmak suretiyle İran’ı bazı şartlara razı etmeye çalışıyor" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelerin başarısız olması durumunda askeri harekata hazırlık olarak Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisi saldırı grubunu göndermeyi düşündüğünü söyledi. ABD Başkanı "Ya İran ile bir anlaşmaya varırız ya da çok kötü şeyler yapmak zorunda kalırız" dedi.
ABD merkezli haber platformu Axios'a mülakat veren Trump, İran'la ilgili gündemi değerlendirdi. Trump, İran'la müzakerelerin başarısız olması halinde olası bir askeri harekata hazırlık için Orta Doğu'ya ikinci bir uçak gemisi saldırı grubu göndermeyi düşündüğünü belirtti.
"ÇOK SERT ÖNLEMLER ALMAK ZORUNDA KALACAĞIZ"
ABD Başkanı, "(İran'la) Ya bir anlaşma yapacağız ya da geçen seferki gibi çok sert bir önlem almak zorunda kalacağız." ifadesini kullanarak, müzakerelerin ikinci turunun gelecek hafta yapılmasını umduğunu kaydetti.
Trump, "Oraya giden bir filomuz var ve bir tane daha gidebilir." diyerek, başka bir uçak gemisi saldırı grubu göndermeyi düşündüğünü vurguladı. İran'ın geçen sefer ABD'nin bir saldırı düzenleyeceğine inanmadığını ancak kendilerinin İran'ın nükleer tesislerini hedef aldığını anlatan Trump, "Bu seferki görüşmeler farklı." dedi. İran'la yapacakları bir anlaşmanın nükleer programı her türlü kapsayacağını ifade eden Trump, anlaşmanın aynı zamanda İran'ın balistik füze programını da hedef alması gerektiğini belirtti.
A HABER'DE KRİTİK ANALİZ: ABD TOPKEYUN SAVAŞ İÇİN YETERSİZ
Gerilim tırmanırken, A Haber'de yayınlanan Memleket Meselesi programına katılan uzman isimler kritik analizlerde bulundu. Askeri Stratejist Dr. Hüseyin Fazla ABD'nin mevcut askeri gücünün İran'la topyekün bir savaşa girmek için yetersiz olduğu vurgulanırken, İsrail'in nokta operasyonlarına rağmen Tahran rejiminin sarsılmaz yapısına dikkat çekti.
ABD SAVAŞA HAZIR MI? "TEK UÇAK GEMİSİ YETMEZ"
Bölgedeki askeri hareketliliği değerlendiren Hüseyin Fazla, ABD'nin mevcut kapasitesinin kapsamlı bir harekat için zayıf kaldığını belirterek, "Mevcut uçak gemisi ve beraberindeki savaş gemilerinden oluşan o büyük taarruz harekat grubu muhtemelen yetmeyecek. Daha fazla askeri gücü sahaya yansıtabilmek için ilave bir ikinci uçak gemisinin, yani şu anki gücün bir mislinin daha bölgeye gelmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Bu sevkiyatın ciddi bir vakit alacağını vurgulayan Fazla, "Bu demektir ki ABD aslında şu an savaşa hazır değil, zamana oynuyor. Askeri gücünü yığmak suretiyle İran'ı bazı şartlara razı etmeye çalışıyor" sözleriyle Washington'un stratejik geri çekilmesini deşifre etti.
Trump'ın son açıklamalarının "suyun ısındığını" gösterdiğini belirten Fazla, "Kara harekatı olmadan İran'ın herhangi bir şeye razı edilmesi veya rızaya zorlanması çok olası gözükmüyor" değerlendirmesini yaptı.
KARA HAREKATI ÇIKMAZI: "SAHADA ZAYIF BİR GÜÇ VAR"
ABD'nin bölgedeki 50 bin askerinin yanıltıcı olmaması gerektiğini savunan Askeri Stratejist Dr. Hüseyin Fazla, "Bunu askeri manada genellememek lazım. Bu askerlerin çoğu teknik personel; yani bir hava üssündeki hayatın devam edebilmesi için oradalar. ABD'nin sahada tuttuğu askerlerin hiçbiriyle İran'da bir kara harekatı yapması mümkün değil" ifadelerini kullandı. 1991 ve 2003 yıllarındaki Irak operasyonlarıyla kıyaslama yapan Fazla, "O dönemlerle kıyasladığımızda şu an sahada hiçbir şekilde harekat yapamayacak kadar zayıf bir güç var" diyerek askeri tablonun netliğini ortaya koydu.
İRAN'IN ÇÖKMESİNE NEDEN OLABİLECEK MEKANİZMA YOK
Rejimin bekasını sağlayan toplumsal ve askeri sacayaklarını analiz eden Hüseyin Fazla, "Ali Hamaney ve onun gölgesindeki Devrim Muhafızları, bir de onlarla ticari çarkı döndüren esnaf tabakası arasındaki zincir bozulmadığı sürece rejimin çökmesi imkansız" dedi. Halkın ekonomik zorluklar nedeniyle sesini duyurmaya çalıştığını ancak bunun bir devrime dönüşemediğini belirten uzman isim, "Halk belki dayanıyor, katlanıyor ama şu ana kadar İran rejiminin çökmesine neden olabilecek bir halk mobilizasyonu mekanizması sahada oluşmadı" sözleriyle bölgedeki statükonun korunacağına dair öngörülerini paylaştı.
Memleket Meselesi programında ABD'nin bölgeye yönelik askeri yığınağının yanlış yorumlandığını ifade eden Gazeteci Bülent Erandaç, "Bölgeye gönderilen uçak gönderme olayı aslında savunma amaçlıdır, yani doğrudan bir saldırı değil korumaya yönelik bir hamledir" dedi. Nükleer dosyasında da yeni formüllerin masada olduğunu hatırlatan Erandaç, "Amerika'nın nükleerle ilgili doğrudan bir problemi yok; eldeki nükleer kapasitenin düşürülmesi ve mevcut uranyumun alınması noktasında Rusya talip, Türkiye de bu süreçte yer alabilir hatta Müslüman ülkeler arasında bir konsorsiyum dahi kurulabilir" ifadelerini kullandı.
Bölgede son birkaç gündür yürütülen "saldırı olacak" kampanyalarına rağmen diplomasinin hala masada olduğunu belirten Bülent Erandaç, "Hakan Fidan Bey'in notlarına göre şu an aracılar vasıtasıyla yürütülen süreç her an yüz yüze görüşmeye evrilebilir; bu noktada belli bir kapı açılmış durumda" dedi. Sürecin bıçak sırtında ilerlediğini kaydeden Erandaç, "Hemen bir olay beklenmiyor ancak 18'ine kadar bir anlaşma sağlanamazsa saldırı ihtimaliyle ilgili ciddi sıkıntılar doğabilir" ifadeleriyle bölgedeki kritik sürece dikkat çekti.