Türkiye'den skandallara tepkiler gecikmedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik "İsveç makamlarının bu yaptığı nefret suçlarını himaye etmektir." açıklamasında bulundu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İsveç Savunma Bakanı Pal Jonson'un Türkiye ziyaretinin iptal edildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İsveç'te Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur'an-ı Kerim yakmayı hedefleyen bir eyleme izin verilmesini kınadı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın sosyal medya hesabından "Stockholm'de Kur'an-ı Kerim'in yakılması açık bir nefret ve insanlık suçudur." ifadelerini yazdı.

FAHRETTİN ALTUN: NATO'YA KATILMADAN ÖNCE TERÖRİZM KONUSUNDA TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİ YAPMALILAR
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İsveç'te Türkiye'nin Stockhom Büyükelçiliği yakınında Kur'an-ı Kerim yakma provokasyonuna tepki gösterdi. Fahrettin Altun açıklamasında şunları kaydetti:
İsveç, Türkiye'ye karşı nefret dolu provokasyonları önlemek ve İslam'ı hedef alanlarla mücadele etmek için derhal harekete geçmeli. İsveç makamları ifade ve toplanma özgürlüğü gibi bahanelerin arkasına saklanamaz.
Sözde protestocular, Türkiye'ye ve İslam'a karşı nefret tohumları ekmeye kararlı provokatörlerden başka bir şey değil. İsveçli yetkililer, Türkiye ile olan ilişkilerini zehirleyerek İsveç'in NATO üyeliğini engellemeyi amaçlayan terör grupları olduğu gerçeğine uyanmalı.
Türkiye'nin İsveç Büyükelçiliği önünde düzenlenen sözde "protesto", terör örgütü PKK'nın örgütlü propaganda faaliyetlerinin bir başka örneğidir. Bu da İsveç'in NATO'ya katılmadan önce terörizm konusunda Türkiye ile iş birliği yapması gerektiği konusunda ısrarımızı haklı çıkarıyor.
PKK yıllardır Avrupa ülkelerinde özgürce dolaşarak ülkemize karşı terörist faaliyetler için militan ve para topluyor; Avrupa başkentlerinde de ifade özgürlüğü adı altında Türkiye aleyhine propaganda yapıyor.
Avrupa hükümetlerinin kendi topraklarında PKK'nın yürüttüğü organize terör faaliyetleri gerçeğini fark etme zamanı çoktan geçti. Kürt siyasi aktivizmi ile PKK'nın terörist faaliyetleri arasında net bir ayrım yapmaları gerekiyor.
Türkiye, Avrupalı ve NATO müttefiklerimizin ulusal güvenliğimize ve ülkemize yönelik terör tehditlerini dikkate almaları konusunda ısrar etmeye devam edecek. Bugün planlananlar gibi sözde "protestoları" toplanma ve ifade özgürlüğünün bir parçası olarak değerlendiremezler.
İsveç makamlarını, büyükelçiliğimizdeki personelimizin güvenliğini sağlamaları konusunda bir kez daha uyarıyoruz. Ayrıca bu olayı düzenleyenleri de araştırmalı; bu kişilerin gerçek bağlantılarını ve ülkemize karşı amaçlarını ortaya çıkarmalılar.
İsveç makamları ulusal güvenlikleri konusunda ciddiyse ve buna istinaden NATO'ya katılmak istiyorlarsa, Türkiye gibi NATO müttefiklerinin güvenliğini de önemsemeleri gerekir.
Türkiye kırk yılı aşkın süredir terör gerçeğiyle uğraşıyor. Avrupa, ülkemize yönelik terör faaliyetleri için önemli bir kuluçka alanı olmuş durumda. Bu ülkelerden herhangi biri bizimle gerçek bir diyalog ve verimli bir ilişki istiyorsa buna son verilmeli.

BAKAN ÇAVUŞOĞLU: BUNA KİMSE FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ DİYEMEZ
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsveç'te Kuran yakma eylemine izin verilmesine sert tepki gösterdi. Çavuşoğlu "Buna kimse fikir özgürlüğü, düşünce özgürlüğü diyemez. Bugün başka bir dinin, başka bir kitabın yakılmasına izin vermiyorlar ama Kuran-ı Kerim söz konusu olunca, İslam düşmanlığı söz konusu olunca hemen ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü diyorlar" diye konuştu.
Dışişleri Bakanlığı, "Ülkemizin tüm uyarılarına rağmen, İsveç'te bugün kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'e karşı yapılan aşağılık saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyoruz. Bu aşağılık eylem İslam düşmanlığının, ırkçı ve ayrımcı akımların Avrupa'da ulaştığı seviyenin de bir başka göstergesidir" açıklaması yaptı.

KURTULMUŞ: BU AVRUPA'YI VE DÜNYAYI YAKAR
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakılmasına tepki göstererek, "Bu Avrupa'yı yakar, bu dünyayı yakar, bu insanlığı yakar. Bu fevkalade, gerçekten tehlikeli bir oyundur. Ateşle oynadıklarının farkına varmaları lazım." dedi.
Kurtulmuş, Ünye Pınarbaşı Mahallesi Merkez Camisi açılışı öncesinde gazetecilere, İsveç'te son dönemdeki olayların üst üste gelmesinin tesadüf olduğunu düşünmediklerini söyledi.
Stokholm'deki provokasyona işaret eden Kurtulmuş, "Maalesef, göz göre göre İsveç'in en merkezi yerinde geçtiğimiz hafta sayın Cumhurbaşkanımızın maketini asan, son derece aşağılık, terbiyesiz, her türlü demokratik kurallara aykırı, hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyecek bir vandallık söz konusuydu." ifadesini kullandı.
İsveç'te Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur'an-ı Kerim yakma eylemini yapan kişinin faşistliği, ırkçılığı, İslam düşmanlığıyla bilinen siyasetçi olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Bu adamın böyle bir eylemi yapacağı önceden biliniyordu ve bu eyleme bir şekilde zemin hazırlandı. Daha da acısı, bu eylemi hiçbir şekilde zorlanmadan yapabilmesi için güvenlik çemberi oluşturuldu ve 8 milyar insanın gözünün içine baka baka, yaklaşık 2 milyarlık, dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Müslümanların en temel değeri olan Kur'an-ı Kerim'e, kutsal kitaplarına karşı ağır bir hakaret gerçekleştirilmiş oldu. Öncelikle bunu şiddetle kınıyoruz. Böyle bir eylemin tesadüfi olmadığının farkındayız. Bu adamlar zannetmesinler ki Kur'an-ı Kerim'i yakarak Müslümanlığa veya Müslümanlara zarar verebilecekler. Siz kim oluyorsunuz? Ebu Cehiller, Ebu Leheblerin Allah'ın dinini yok etmeye güçleri yetmedi de sizin mi yetecek? Üç pespaye ırkçı çıkacak, böyle bir eyleme destek verecekler. Bu hazin bir tablodur."
Kurtulmuş, Kur'an-ı Kerim'in yakılmasının Avrupa için de büyük bir tehdit olduğunu dile getirerek, "Yakılma olayı aslında sadece bu olayı gerçekleştirenler için değil, Avrupa'daki geniş kitleler için de büyük bir tehlike arz ediyor. Bu Avrupa'yı yakar, bu dünyayı yakar, bu insanlığı yakar. Bu fevkalade, gerçekten tehlikeli bir oyundur. Ateşle oynadıklarının farkına varmaları lazım."diye konuştu.
"BU EYLEMİN KORUMA ALTINDA YAPILMASI İNSANLIK SUÇUDUR"
Eylemin Türkiye Büyükelçiliğinin önünde yapılmasının manidar olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Biliyorlar ki Türkiye yükselen bir Türkiye'dir. Türkiye sadece kendi halkının değil, 2 milyara yakın Müslüman coğrafyasının, Müslüman milletlerin sözcüsü olan bir ülkedir. Türkiye, mazlum milletlerin sözcüsü olan bir ülkedir. Bunu bildikleri için, güçlenen, yükselen Türkiye'den duydukları bu rahatsızlığın da bir yerde dışa vurumu ifadesi olarak İslam karşıtlığının, yabancı düşmanlığının karşılığı olarak bu eylem gerçekleştiriliyor. 'Bu eylemi bir tane adam yapmıştır' diyerek geçiştirilemez. Bu eyleme müsamaha gösterilmesi, bu eylemin koruma altında yapılması insanlık suçudur."
Numan Kurtulmuş, eylemin doğrudan doğruya faşizm ve İslam düşmanlığı olduğunun altını çizerek, "Buna müsamaha etmek, bunu tolere etmek mümkün değildir. Ayrıca şunu da söylemek isterim ki Avrupa'daki siyasette karar vericiler şuna çok dikkat etmeleri lazım. Epey bir süredir devam eden yabancı düşmanlığı, göçmen düşmanlığı, Müslüman düşmanlığı üzerinden gelişen fevkalade ağır bir faşizm düşmanlığının giderek Avrupa siyasetinin ana akımlarını da boğacağı açıktır." açıklamasında bulundu.
"DEMOKRATİK HAK FALAN GİBİ LAFLARDA DA GEÇİŞTİRİLEBİLİR TARAFI YOKTUR"
Saldırının sadece Müslümanlara yapılan bir saldırı olmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, "İnsanlığın tamamına yapılmış bir saldırıdır ve gerçekten makul ve demokratik sınırlar içinde düşünen Avrupa halklarına da yapılmış bir saldırıdır. Şiddetle kınıyoruz." dedi.
Kurtulmuş, İsveçli makamların eylemi yapan kişi hakkında derhal soruşturma başlatmasının şart olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"İnsanlık suçu dolayısıyla dünya kamuoyundan özür dilemesi ve bütün Müslümanlardan özür dilemesi şarttır. Böylece ortaya konulmuş olan bu barbarca, bu vandalca gösterinin demokratik hak falan gibi laflarda da geçiştirilebilir tarafı yoktur. Bu ateşle oynamaktır ve Türkiye olarak en yüksek perdeden sesimizi her zaman olduğunu gibi çıkarıyoruz. Bu konuda Müslümanların hakkını, hukukunu koruyacak her türlü çabanın içerisinde olacağız. Zaten Dışişleri Bakanımız da gerekli adımları atmış durumdadır. Bir kere daha ifade ediyorum, bir kez daha söylüyorum. Siz kim oluyorsunuz bre gafiller, bre hainler, bre faşistler. Ebu Cehillerin, Ebu Leheblerin gücü yetmedi İslam'ı yok etmeye. Sizin topunuz gelseniz İslam'ın ve Müslümanların kılına zarar veremezsiniz. Bunlara müsamaha gösterenleri de lanetle kınıyorum, bu insanlık dışı saldırıyı şiddetle eleştiriyor ve kınıyorum."
BAKAN BOZDAĞ: BİR AKIL TUTULMASI
Adalet Bakanı Bozdağ, İsveç'teki nefret eylemleri hakkında Twitter'dan yaptığı açıklamada, "İsveç polisi tarafından Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği önünde kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in yakılması eylemine izin verilmesi bir akıl tutulmasıdır." ifadelerini kullandı. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, İsveç'te Kur'an-ı Kerim'e yönelik alçak provokasyonu lanetlediğini bildirdi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "İsveç bütün uyarılara rağmen Türkiye'ye yönelik provokatif terör eylemlerine izin vermeye devam ediyor. Stockholm Büyükelçiliğimiz önünde Kur'an-ı Kerim'e yönelik alçakça bir 'eylem'e izin verilmesi nefret suçuna İsveç yönetiminin suç ortaklığı anlamına gelmektedir." sözlerini kullandı.