Amerikan polisinin Washington olaylarındaki çelişkileri

Amerikan polisinin Washington olaylarındaki çelişkileri

Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği konutu önünde yaşanan olaylarla ilgili soruşturmayı yürüten Washington DC Polis Şefi Newsham, Erdoğan'a 40-50 metre kadar yaklaşan terör örgütü PKK yanlıların "herhangi bir tehdit teşkil etmediğini" savundu.

Washington DC Polis Şefi Peter Newsham, 16 Mayıs'ta Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği konutu önünde yaşanan olaylarla ilgili yürüttüğü soruşturma kapsamında düzenlediği basın toplantısında olay mahallinde yaşananlardan farklı bir tablo çizdi.

Washington DC Belediye Başkanı Muriel Bowser ve Washington DC Polis Şefi Newsham, geçen ay Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği konutu önünde yaşanan olaylarla ilgili Washington Kongre Merkezi'nde ortak basın toplantısı düzenledi.

Newsham, ellerindeki tüm deliller kapsamında olaya karıştığı düşünülen 16 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldığını, bu kişilerden ikisinin dün tutuklandığını, 2 Kanada ve 12 Türk vatandaşının yakalanması için de çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Basın mensuplarına olay günü yaşananlarla ilgili bilgiler veren Newsham'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 40-50 metre kadar yaklaşan terör örgütü PKK yanlıların "herhangi bir tehdit teşkil etmediğini" savundu. Ancak olay mahallinde o esnada sadece yaklaşık 10 polisin görev yapıyor olması, yabancı bir devlet başkanını korumak için yeterli önlem aldıklarını iddia eden Newsham'in sözleriyle çelişti.

GÜVENLİK AÇIĞINI KABUL ETMEDİ
AA muhabirinin, "Bir terör örgütü yandaşlarının, ABD'ye resmi ziyarette bulunan yabancı bir devlet başkanına bu denli yaklaşabilmeleri güvenlik açığı değil midir?" şeklindeki sorusuna cevap verirken söz konusu grubun terör grubu olmadığını savunan polis şefi, bu kanaate nasıl vardıklarını ise açıklamadı.

Olay yerindeki PKK yanlısı gruptan "barışçıl göstericiler" diye söz eden Newsham, Türk tarafında bulunan kişilere megafon ve su şişeleriyle yapılan fiziki saldırıları ve sözlü tacizleri görmezden geldi.

TÜRK VATANDAŞINI YARALAYAN PKK YANLISI HAKKINDA "DELİL MUAMMASI"
AA muhabirinin, kafasından yaralanan Türk vatandaşına saldıran PKK yanlısı kişiyle ilgili herhangi bir yasal işlemin başlatılıp başlatılmadığı yönündeki sorusuna Newsham, "Bu tür sorular delillerle ilgili sorular kategorisine giriyor ve kamuoyu önünde delillerle ilgili konuşmamayı tercih ederim." diye cevap verdi. DC polis şefinin, kameralar önünde gerçekleşen bir olay için "yorum yapmayacağım" demesi, 1 aydır yürüyen soruşturmanın ne denli sağlıklı olduğuna ilişkin soru işaretleri uyandırdı.

PKK YANLILARIYLA HATIRA FOTOĞRAFI
Basın toplantısının çıkışında Newsham, kavganın yaşandığı gün orada bulunan ve biri "polisi darp etmek" suçlamasıyla yargılanan iki PKK yanlısı ile fotoğraf çektirdi.

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI'NDAN AÇIKLAMA

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington ziyareti sırasında Türk Büyükelçiliği önündeki kavgayla ilgili olarak 12 Türk güvenlik görevlisi hakkında yakalama kararı çıkarılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Tillerson, "12 Türk güvenlik görevlisine yöneltilen suçlamalar, ABD'nin yasal ifade özgürlüğünü bastırmak için gözdağı ve şiddete başvuran kişilere hoşgörü göstermediği şeklinde net mesaj veriyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bu nasıl hukuk" diyerek korumaları hakkında ABD'nin yakalama kararına tepki gösterdiği olaya ilişkin açıklama yapan Tillerson'ın sözleri, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert tarafından günlük basın toplantısında aktarıldı. Tillerson açıklamasında, Dışişleri Bakanlığı'nın konu hakkında güvenlik birimleri ve ilgili adli yetkililerle çalışmayı sürdüreceğini vurguladı ve "Bir sonuca varıldığında, bakanlık herhangi bir ek adımın atılmasına gerek olup olmadığını karara bağlayacak" dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert, yakalama kararı alınan Cumhurbaşkanlığı korumaları için "iade talebinde bulunulup bulunulmayacağı" sorusuna verdiği yanıtta, soruşturmadaki bulgulara bakmaya ve incelemeye sürdürdüklerini belirtti ve, "Ne gibi ek adımlara gerek duyulduğunu değerlendireceğiz. Adımlarımız suçlamalara yanıt niteliğinde ve orantılı olacak. Şiddetten sorumlu olanların bu eylemlerinden dolayı hesap vermelerini sağlamak için güvenlik birimleriyle birlikte çalışmaya odaklanmış durumdayız" diye konuştu.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass'ın Türk Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmasına da değinen Nauert, Bass'ın Ankara'da Dışişleri Bakanlığı'nda görüşmelerde bulunduğunu söyledi ancak içeriğe ilişkin elinde ek bir bilginin bulunmadığını söyledi.

ABD İADELERİNİ İSTEYECEK Mİ?
​Nauert, ABD'yi ziyaret eden devlet ve hükümet başkanlarına eşlik eden görevlilerin, bu kişilere tanınan dokunulmazlıktan yararlandığını ancak bu kişilerin ABD topraklarından ayrılmaları ile birlikte ikincil dokunulmazlıklarının ortadan kalktığını, yakalama, tutuklama ya da mahkemeye çağrılma gibi hukuksal girişimlerde dokunulmazlık güvencesinin artık geçerli olmayacağını söyledi. Kavgaya karıştıkları ve şiddete başvurdukları ileri sürülen Türk korumaların ABD'ye geri gelmeleri durumunda haklarında çıkarılan yakalama kararının uygulanacağını belirten Nauert, "ABD'nin bu kişilerin iade edilmesini isteyip istemeyeceği" sorularına da "Konu ile ilgili atılabilecek olası ek adımları tartıyoruz. Değişik seçeneklere bakıyoruz. Bu hala devam eden bir süreç" karşılığını verdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert, bir gazetecinin 'Suçlanan sanıklar Türkiye'deler, ABD'nin iadelerini isteyip istemeyeceği de şu aşamada belirsiz. Türkiye iade etmezse, ABD'nin suçluları iade anlaşması olan Avrupa ülkelerine yada başka ülkelere gitmeleri durumunda yakalanıp iade edilmeleri söz konusu olur mu' sorusunu da 'Şimdi Türkiye'deler. ABD'ye geri gelirlerse haklarında yakalama kararı var. Bunlar Adalet Bakanlığı'nı ilgilendiren konular, o yüzden çok ayrıntıya giremiyorum. Başka bir ülkeden iade edilip edilmeyeceklerine ilişkin soruyu yanıtlayamam ama gerekli ek adımları atacağız' diye yanıtladı.

PKK YANDAŞLARININ AĞIR TAHRİKLERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 16 Mayıs'ta Washington'a gerçekleştirdiği ziyarette, Türk Büyükelçiliği konutu önünde meydana gelen olayları, terör örgütü PKK yandaşlarının ağır tahrikleri tetiklemiş, olayın hemen ardından 2 kişi gözaltına alınmıştı.

Konuyla ilgili açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika'dayım, PKK terör örgütü ve FETÖ'cüler hep birlikte birleştiler, 40-50 metre mesafede şahsıma karşı orada gösteri yapıyorlar. Amerikan polisi hiçbir şey yapmıyor, dokunmuyor. Acaba benzer bir şey Türkiye'de yapılmış olsa tavır ne olur, düşünebiliyor musunuz? Hiçbir şey yapmadıkları gibi onlara karşı müdahalede bulunan oradaki bizim soydaşlarımız, vatandaşlarımızdan iki tanesini içeri almışlar dün. Böyle şey olabilir mi? Benim korumalarımdan 12 tanesi için tutuklama kararı çıkarmışlar. Bu nasıl bir yasadır, bu nasıl bir hukuktur? Bu korumalar, beni korumayacaksa niçin bunları ben yanımda Amerika'ya götürüyorum? Amerika'nın Hans'ı ile George'u ile mi kendimi koruyacağım?" diye konuşmuştu.

Dışişleri Bakanlığı da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güvenlik personelinden bazıları hakkında tutuklama kararı alındığının öğrenilmesi üzerine ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass'ı Bakanlığa davet etmiş ve kararın kabul edilemez olduğunu bildirmişti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin