Cuma hutbesinde helal ve haram duyarlılığı vurgusu: Diyanet kazançtan mahremiyete temel ölçüleri tek tek açıkladı

Cuma hutbesinde helal ve haram duyarlılığı vurgusu: Diyanet kazançtan mahremiyete temel ölçüleri tek tek açıkladı

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Helal Haram Duyarlılığı” başlıklı Cuma hutbesinde, helal ve haram sınırlarının yalnızca yiyeceklerle ilgili olmadığı vurgulandı. Hutbede kazanç, ticaret, mahremiyet, giyim, dijital mecralar, israf, kamu malı ve bağımlılıklarla mücadele konularında Müslümanlara açık sorumluluklar hatırlatıldı.

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan Cuma hutbesinde, helal ve haram ölçülerinin bireyin günlük tercihlerini ve toplum düzenini doğrudan etkilediği belirtildi. Helal kazançtan ticari dürüstlüğe, mahremiyetin korunmasından israfın önlenmesine kadar hayatın farklı alanları ele alındı. Hutbede ayrıca kamu malına el uzatma, rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi fiillerden uzak durulması gerektiği vurgulandı.

Diyanet, helal ve haram sınırlarının Müslümanların doğru ile yanlışı ayırt etmesini sağlayan temel dini ölçüler olduğunu vurguladı. (Görseler: A Haber Grafik Ekibi)Diyanet, helal ve haram sınırlarının Müslümanların doğru ile yanlışı ayırt etmesini sağlayan temel dini ölçüler olduğunu vurguladı. (Görseler: A Haber Grafik Ekibi)

HELAL VE HARAM İLAHİ ÖLÇÜDÜR

Cuma hutbesinde helal ve haramların, insanın hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü birbirinden ayırmasına yardımcı olan ilahi ölçüler olduğu ifade edildi. Bu ölçülerin temel amacının insanı Allah'ın rızasına ulaştırmak olduğu belirtildi.

Hutbede, Allah Resûlü'nün helal ve haram sınırlarını açıklayan şu sözüne yer verildi:

"Helâl bellidir, haram da bellidir…"

Bu ifadeyle Müslümanların günlük hayatlarında karşılaştıkları tercihleri dinin belirlediği açık ölçülere göre değerlendirmesi gerektiği hatırlatıldı.

Cuma hutbesinde İslam’ın emir ve yasaklarının insan onurunu, aile yapısını, nesillerin güvenliğini ve toplum huzurunu koruduğu belirtildi.Cuma hutbesinde İslam’ın emir ve yasaklarının insan onurunu, aile yapısını, nesillerin güvenliğini ve toplum huzurunu koruduğu belirtildi.

EMİR VE YASAKLAR TOPLUMU KORUYOR

Diyanet'in hutbesinde, İslam'ın bildirdiği emir ve yasakların insanın haysiyetini, nesillerin güvenliğini ve toplum huzurunu koruyan hikmetler taşıdığı kaydedildi.

Evliliğin neslin devamını ve aile düzenini koruyan helal bir birliktelik olduğu belirtilirken, toplumsal yapıya zarar veren zinanın haram kılındığı vurgulandı. Hutbede İsra Suresi'nin 32. ayetinden şu ifade aktarıldı:

"Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir"

Ayetle yalnızca zina fiilinden değil, insanı bu davranışa yöneltebilecek söz, tutum ve ortamlardan da uzak durulması gerektiğine işaret edildi.

Hutbede alın teriyle kazanmanın ve dürüst ticaretin helal olduğu, faiz, hile ve aldatmaya dayalı kazancın ise haram sayıldığı hatırlatıldı.Hutbede alın teriyle kazanmanın ve dürüst ticaretin helal olduğu, faiz, hile ve aldatmaya dayalı kazancın ise haram sayıldığı hatırlatıldı.

TİCARETTE HELAL KAZANÇ VURGUSU

Hutbede ticaretin, çalışmanın, alın teriyle kazanmanın ve emek vermenin helal olduğu belirtildi. Faiz, ölçü ve tartıda hile, satılan malın kusurunu gizleme ve insanları yanıltma ise haram kazanç yolları arasında sıralandı.

Ticarette helal-haram duyarlılığının yalnızca kazancın miktarıyla ilgili olmadığına dikkat çekildi. Kazancın hangi yöntemle elde edildiğinin, alışverişte dürüst davranılıp davranılmadığının ve başkasının hakkının gözetilip gözetilmediğinin de bu ölçünün bir parçası olduğu ifade edildi.

Diyanet, iffet ve mahremiyet sınırlarının sosyal hayatın yanı sıra sosyal medya ve diğer dijital mecralarda da korunması gerektiğini bildirdi.Diyanet, iffet ve mahremiyet sınırlarının sosyal hayatın yanı sıra sosyal medya ve diğer dijital mecralarda da korunması gerektiğini bildirdi.

MAHREMİYET DİJİTAL ALANI DA KAPSIYOR

Cuma hutbesinde helal-haram duyarlılığının yalnızca sofraya konulan yiyeceğin temizliğiyle sınırlandırılamayacağı belirtildi. Kişinin bakışları, sözleri, giyim tercihleri ve sosyal hayattaki davranışlarının da bu sorumluluk kapsamında olduğu aktarıldı.

Hutbede Nûr Suresi'nin 30 ve 31. ayetlerinden şu bölüm paylaşıldı:

"Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar... Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar..."

Kadın ve erkek bütün Müslümanların iffetini koruması, giyim kuşamında ölçülü davranması ve insanın saygınlığına zarar veren tutumlardan kaçınması gerektiği belirtildi.

Hutbede mahremiyet sorumluluğunun dijital mecralarda da devam ettiği vurgulandı. Sosyal medya ve diğer çevrim içi platformlarda özel hayatın sınırlarının korunması, yalan içeriklerden uzak durulması ve haram görüntülere karşı gözün muhafaza edilmesi istendi.

Hutbede, milyonlarca insan temel ihtiyaçlara ulaşamazken ekmek ve suyun sorumsuzca israf edilmesinin helal-haram sınırının aşılması anlamına geldiği ifade edildi.Hutbede, milyonlarca insan temel ihtiyaçlara ulaşamazken ekmek ve suyun sorumsuzca israf edilmesinin helal-haram sınırının aşılması anlamına geldiği ifade edildi.

İSRAF SINIRLARI AŞTIRIYOR

Diyanet, paylaşma duygusunu zayıflatan ve nimetlerin adil dağılımını engelleyen israfın da helal-haram duyarlılığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insanın bir lokma ekmeğe ve temiz suya ulaşmakta güçlük çektiği hatırlatıldı. Buna karşılık tonlarca ekmeğin çöpe atılması ve su kaynaklarının sorumsuzca kullanılması, hutbede ilahi sınırların aşılması olarak değerlendirildi.

Kamu malına el uzatma, rüşvet, tefecilik, hırsızlık, kumar ve uyuşturucu gibi yolların bireysel ve toplumsal huzuru bozduğu vurgulandı.Kamu malına el uzatma, rüşvet, tefecilik, hırsızlık, kumar ve uyuşturucu gibi yolların bireysel ve toplumsal huzuru bozduğu vurgulandı.

HARAM KAZANCA KARŞI AÇIK UYARI

Hutbede, kazancın kaynağının önemini kaybettiği ve haram yolların normalleştirildiği bir dönemin oluşturduğu risklere dikkat çekildi.

Rahmet Elçisi'nin insanlığın karşılaşacağı bu tehlikeyi haber veren şu sözü aktarıldı:

"…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!"

Helalin değersiz gösterildiği, haram davranışların özendirildiği ve dinen meşru olmayan tutumların makul kabul edildiği anlayışın bireysel ve toplumsal hayatı tehdit ettiği belirtildi.

İnsanların canına, malına, iffetine ve şerefine zarar vermek ile kamu malına el uzatmanın haram olduğu hatırlatıldı. Rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden korunmanın, Allah'ın belirlediği helal ve haram ölçülerine bağlı kalmakla mümkün olduğu ifade edildi.

Cuma hutbesi, insanlara helal ve temiz nimetlerden yararlanmalarını ve şeytanın yönlendirmelerinden uzak durmalarını bildiren ayetle sona erdi.Cuma hutbesi, insanlara helal ve temiz nimetlerden yararlanmalarını ve şeytanın yönlendirmelerinden uzak durmalarını bildiren ayetle sona erdi.

HUTBE BAKARA AYETİYLE TAMAMLANDI

Cuma hutbesinin sonunda Müslümanlara helal ve temiz nimetlerden yararlanma, haramdan uzak durma ve şeytanın yönlendirmelerine karşı uyanık olma çağrısı yapıldı.

Hutbe, Cenâb-ı Hakk'ın şu çağrısıyla tamamlandı:

"Ey insanlar! Yeryüzündeki helal ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır."

31 Temmuz Cuma hutbesi tam metni31 Temmuz Cuma hutbesi tam metni

CUMA HUTBESİ TAM METNİ

HELAL HARAM DUYARLILIĞI

Muhterem Müslümanlar!

Helaller ve haramlar; kulu, Allah'ın rızasına kavuşturan ilahi ölçülerdir. Kişiye, hayat yolculuğunda iyi ile kötüyü gösteren kılavuzlardır. Bizler, Allah Resûlü (s.a.s)'in "Helâl bellidir, haram da bellidir…" sözünden de biliyoruz ki,helal ve haram apaçık ortaya konulmuştur.

Aziz Müminler!

Dinimiz İslam ile bizlere bildirilen her bir emir ve yasak; insanın haysiyetini, nesillerin emniyetini ve toplumun huzurunu muhafaza etmek gibi hikmetler barındırmaktadır. Mesela, Yüce Rabbimiz; neslin devamını sağlayan evliliği helal, "Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir" ayeti kerimesiyle de toplumu yok eden zinayı haram kılmıştır. Aynı şekilde Allah Teâlâ, toplumda düzen ve adaleti sağlayacak olan ticareti, alın teriyle kazanmayı, emek vermeyi bizlere helal kılarken; bereketi yok eden faizi, ölçü ve tartıda hile yapmayı, ticaret malının ayıbını saklamayı, kısaca insanları aldatmayı haram kılmıştır.

Kıymetli Müslümanlar!

Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, "Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…" ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.

Değerli Müminler!

Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken, ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Rahmet Elçisi (s.a.s)'in, "…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!" sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.

Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk'ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: "Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin