24 Temmuz Cuma hutbesinin konusu İslam Medeniyeti: Diyanet’ten iman, ilim ve güzel ahlak mesajı

24 Temmuz Cuma hutbesinin konusu İslam Medeniyeti: Diyanet’ten iman, ilim ve güzel ahlak mesajı

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 24 Temmuz 2026 tarihli Cuma hutbesinin konusu “İslam Medeniyeti” oldu. Hutbede insanın yeryüzünü yalnızca maddi eserlerle değil; adalet, iyilik, ilim, dürüstlük, helal kazanç ve güzel ahlakla imar etme sorumluluğu anlatıldı. Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden ibadete açılışının yıl dönümü de hutbede yer aldı.

24 Temmuz 2026 Cuma hutbesinde İslam medeniyetinin yalnızca şehirler, yapılar ve tarihi eserlerden oluşmadığı; insanı, toplumu ve hayatı ahlakla inşa eden bütüncül bir düzen olduğu anlatıldı. Hutbede Hûd, Nahl ve Tevbe surelerinden ayetlerle adalet, iyilik, sorumluluk ve mescitlerin imarı öne çıkarıldı. Müslümanlara, ecdattan devralınan mirası iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla gelecek kuşaklara taşıma çağrısı yapıldı.

Diyanet’in 24 Temmuz 2026 Cuma hutbesinde İslam medeniyetinin Kur’an, sünnet, ahlak, adalet ve insanlığa hizmet anlayışı üzerine kurulduğu vurgulandı. (Görsel: A Haber Grafik Ekibi)Diyanet’in 24 Temmuz 2026 Cuma hutbesinde İslam medeniyetinin Kur’an, sünnet, ahlak, adalet ve insanlığa hizmet anlayışı üzerine kurulduğu vurgulandı. (Görsel: A Haber Grafik Ekibi)

24 TEMMUZ CUMA HUTBESİNİN KONUSU İSLAM MEDENİYETİ

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 24 Temmuz 2026 Cuma hutbesi "İslam Medeniyeti" başlığıyla yayımlandı.

Hutbede İslam medeniyetinin temelinde Kur'an-ı Kerim ve sünnetin bulunduğu belirtilirken medeniyet kavramının yalnızca bina, şehir ve maddi eserlerle açıklanamayacağı aktarıldı. Ahlakın, faziletin, adaletin ve insanlığa faydalı olma bilincinin de medeniyetin ayrılmaz parçaları olduğu ifade edildi.

24 Temmuz Cuma hutbesinde insanın yeryüzünü maddi eserlerin yanı sıra ahlak, adalet ve iyilikle imar etme sorumluluğu vurgulandı.24 Temmuz Cuma hutbesinde insanın yeryüzünü maddi eserlerin yanı sıra ahlak, adalet ve iyilikle imar etme sorumluluğu vurgulandı.

İNSANA YERYÜZÜNÜ İMAR ETME SORUMLULUĞU VERİLDİ

Hutbenin başlangıcında Hûd Suresi'nin 61. ayetine yer verildi. Ayette insanın yeryüzündeki sorumluluğu şu ifadelerle anlatıldı:

"Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i gönderdik. O dedi ki: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O'dur. O halde O'ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.'"

Diyanet, yeryüzünü imar etmenin yalnızca bina ve şehir inşa etmek anlamına gelmediğini belirtti. Ahlakın, faziletin ve toplumsal değerlerin korunduğu bir hayat kurmanın da bu sorumluluğun parçası olduğu ifade edildi.

Diyanet, İslam medeniyetinin ilim, ibadet, dürüst çalışma, adalet ve paylaşma anlayışı üzerine yükseldiğini bildirdi.Diyanet, İslam medeniyetinin ilim, ibadet, dürüst çalışma, adalet ve paylaşma anlayışı üzerine yükseldiğini bildirdi.

İLİM, ADALET VE PAYLAŞMA ÖNE ÇIKTI

Hutbede İslam medeniyetinin Kur'an ve sünnetin rehberliğinde şekillendiği aktarıldı. İlim ile ibadetin, çalışma ile dürüstlüğün, güç ile adaletin, zenginlik ile paylaşmanın birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.

Camiler, vakıflar ve kütüphanelerin insanlığa hizmet eden medeniyet anlayışının simgeleri olduğu belirtildi.

Hutbede Nahl Suresi’nin 90. ayetiyle adaletin, iyiliğin ve yardımlaşmanın güçlü bir toplumun temelini oluşturduğu hatırlatıldı.Hutbede Nahl Suresi’nin 90. ayetiyle adaletin, iyiliğin ve yardımlaşmanın güçlü bir toplumun temelini oluşturduğu hatırlatıldı.

ADALET VE İYİLİK MEDENİYETİN TEMELİ

İslam medeniyetinin ahlaki ölçüleri Nahl Suresi'nin 90. ayetiyle açıklandı:

"Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar"

Hutbede iyiliğin unutulduğu, adaletin zayıfladığı ve ahlakın ihmal edildiği toplumların kalıcı bir gelecek kuramayacağı ifade edildi. Her Müslümandan bulunduğu yerde iyiliği ve dürüstlüğü temsil etmesi istendi.

Camilerin kardeşliği, okulların bilgi ve erdemi, iş yerlerinin ise dürüstlük, helal kazanç ve emeğe saygıyı yaşatması gerektiği belirtildi.Camilerin kardeşliği, okulların bilgi ve erdemi, iş yerlerinin ise dürüstlük, helal kazanç ve emeğe saygıyı yaşatması gerektiği belirtildi.

CAMİLER, OKULLAR VE İŞ YERLERİNE MESAJ

Diyanet, camilerin kardeşliği güçlendiren, okulların bilgiyle birlikte erdemi öğreten, iş yerlerinin ise emeğe saygı, dürüstlük ve helal kazanç anlayışını yaşatan mekanlar olması gerektiğini bildirdi.

Hutbede Peygamber Efendimiz'in (s.a.s), "Nerede olursan ol, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!" hadisine yer verildi.

Bu sözlerle Müslümanlara, kulluk bilincini günlük hayata taşımaları, kötülüğe iyilikle karşılık vermeleri ve insan ilişkilerinde güzel ahlakı esas almaları çağrısı yapıldı.

Geçmişten devralınan medeniyet mirasının iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla zenginleştirilerek gelecek nesillere aktarılması gerektiği vurgulandı.

Diyanet, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu 24 Temmuz’un medeniyet mirası açısından taşıdığı öneme değindi.Diyanet, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu 24 Temmuz’un medeniyet mirası açısından taşıdığı öneme değindi.

AYASOFYA HUTBEDE YER ALDI

Hutbede Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nin yeniden cemaatiyle buluştuğu 24 Temmuz tarihi de hatırlatıldı. Ayasofya'nın İstanbul'un fethinin nişanesi ve geçmişten devralınan önemli bir emanet olduğu belirtildi.

Camilerin gençleri, yaşlıları ve çocukları aynı kubbe altında buluşturan manevi merkezler olduğu vurgulandı.

24 Temmuz Cuma hutbesi, Allah’ın mescitlerini iman, namaz ve sorumluluk bilinci taşıyanların imar edebileceğini bildiren Tevbe Suresi’nin 18. ayetiyle sona erdi.24 Temmuz Cuma hutbesi, Allah’ın mescitlerini iman, namaz ve sorumluluk bilinci taşıyanların imar edebileceğini bildiren Tevbe Suresi’nin 18. ayetiyle sona erdi.

HUTBE TEVBE SURESİYLE TAMAMLANDI

24 Temmuz Cuma hutbesi, Tevbe Suresi'nin 18. ayetinin mealiyle sona erdi:

"Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah'tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur."

24 Temmuz Cuma hutbesinin tam metni, Diyanet İşleri Başkanlığının resmi internet sitesinde yayımlandı. (Görsel: A Haber Foto Arşiv)24 Temmuz Cuma hutbesinin tam metni, Diyanet İşleri Başkanlığının resmi internet sitesinde yayımlandı. (Görsel: A Haber Foto Arşiv)

24 TEMMUZ CUMA HUTBESİ TAM METNİ

İSLAM MEDENİYETİ

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle buyurmaktadır: "Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i gönderdik. O dedi ki: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü imar etme sorumluluğunu size veren O'dur. O halde O'ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, dualara karşılık verendir.'"

Aziz Müminler!

Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın adıdır.

Kıymetli Müslümanlar!

Kur'an'ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet tasavvurunun birer simgesi olmuştur.

Değerli Müminler!

İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu ve idealde buluşturabilmektir. "Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar" ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kurması mümkün değildir.

Aziz Müslümanlar!

Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren; okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz, bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen; ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu daha da zenginleştirerek gelecek nesillere ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in, "Nerede olursan ol, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!" emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Bugün, İstanbul'un fethinin nişanesi ve ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nin yeniden cemaatiyle buluştuğu gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı Muhammedî, İstanbul'un fethinde olduğu gibi şanlı milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini, yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar sürdürecektir.

Camilerimizin minarelerinden okunan ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz: "Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah'tan korkan ve çekinen kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur"

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin