Hicri yılın ikinci ayı Safer başladı: Anlamı, İslam'daki yeri ve tarihte yaşanan olaylar
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hicri takvimine göre Safer ayı 15 Temmuz 2026 itibarıyla başladı. Hicri yılın ikinci ayı olan Safer'in anlamı, İslam'daki yeri, bu aya ilişkin dini hükümler ve tarihte yaşanan önemli olaylar yeniden gündeme geldi.
Muharrem ayının ardından başlayan Safer ayı, hicri takvimin ikinci ayı olarak idrak ediliyor. Diyanet'e göre Safer ayı İslam'da uğursuz kabul edilmiyor ve bu aya özgü özel bir ibadet bulunmuyor. Buna karşın Safer, hem dini anlamı hem de İslam tarihinde yaşanan önemli gelişmeler nedeniyle öne çıkan aylardan biri olarak kabul ediliyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hicri takvimine göre Safer ayı 15 Temmuz 2026 itibarıyla başladı. (Görsel: A Haber)
SAFER AYI BUGÜN BAŞLADI
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı dini günler takvimine göre Safer ayının ilk günü 15 Temmuz 2026 Çarşamba tarihine denk geliyor. Böylece Safer ayının ilk çarşambası da aynı gün idrak ediliyor. Muharrem ayının tamamlanmasının ardından başlayan Safer, hicri takvimin ikinci ayı olarak kabul ediliyor.
Safer ayının ismi, kelime kökeni ve tarihsel kullanımıyla ilgili farklı açıklamalar İslam kaynaklarında ayrıntılı şekilde yer alıyor. (Foto: A Haber)
SAFER AYININ ANLAMI NEDİR?
Safer kelimesinin kökeni hakkında farklı değerlendirmeler bulunuyor. Diyanet'e göre kelime, "boş kalmak, boşluk; sararmak, sarılık; karında yaşayan kurtçuk" anlamlarına gelen safer kelimesinin kamerî takvimin ikinci ayına ad olması değişik şekillerde açıklanmıştır. Meşhur yoruma göre, Câhiliye döneminde haram aylardan muharremin ardından Araplar bu ayda savaşa çıkıp evleri boş kaldığı veya saldırdıkları evlerin eşyasını alıp boşalttıkları için böyle adlandırılmıştır.
Bazı kaynaklarda, safer adı kelimenin "sararmak" anlamıyla irtibatlandırılarak Câhiliye devrinde insanların yüzlerinin sararmasına yol açan veba salgınının bu aya denk gelmesiyle açıklanır. Bazılarında ise bu ismin Araplar'ın geçimlerini teminde önemli bir yere sahip olan Yemen'deki Saferiyye adlı panayırla ilişkili olduğu, hatta bu panayırı kaçıranların aç kaldığı belirtilir (başka açıklamalarla birlikte bk. Enîs Ferîha, s. 62-64).
İslâmî dönemde uğursuzluk anlamının silinmesi için bu aya "saferü'l-hayr" ya da "saferü'l-muzaffer" denilmiştir.



