Ramazan bizlere şahitlik ediyor

Ramazan ayı, yevmi mahşerde; "bu kişi oruç tuttu, şöyle şöyle yaptı..." diye şahit olacak, bizlere.

Şu anda, Ramazan ayına bizler şahitlik ettiğimiz gibi Ramazan da bizlere şahitlik ediyor. Ve çok dikkatli bir şekilde bizi takip eden bir zaman dilimi olan Ramazan ayı, yarın hesap gününde; "Bu kişi Ramazan'da oruç tuttu, şöyle şöyle yaptı. Ramazan ayını şöyle idrak etti, şöyle hürmet etti." diye şahit olacak.

DİN BİR HOBİ DEĞİLDİR, HAYATIN BÜTÜNÜNE AİTTİR
Sevgili dostlar, din yaşanmak içindir. Din bir hobi değildir. Din; kişinin çocuğu doğduğunda, doğarken, ameliyat olurken, yola çıkarken, arabaya binerken, imtihana girerken hatırlanacak bir olgu değildir. Altını çizerek söylemek lâzım ki, "Din hayatın bütününe âittir." ? Bir kişinin uyuması yatması kalkması her türlü fiilini, Cenâb-ı Hakk bir şekilde, Ekmelî Mahlûkat Seyyidi sâdat-ı ve'l beşer olan Hz. Fahri âlem Efendimizin ve onun nurlu ve kutlu Ashâbı'nın nezdinde en güzeliyle yaşanacak tarzda ortaya koymuştur. ? Kardeşlerim hani Ramazan Ayı'ndan şahıs gibi bahsederiz ya; Ramazan geldi... Ramazan gitti...
Ramazan bizden hoşnut mudur, diye...
? Erenlere sormuşlar; "Acaba Ramazan bizden memnun mudur? Acaba ihyâ edebildik mi?' deyince, "Memnun, memnun" demiş. "Nereden biliyorsunuz?" diye sormuşlar. O da demiş ki; "Hiç memnun olmasa, on gün erken gelir mi?
Memnun ki on gün evvel geliyor." ? Hz. Allah Teâlâ, kamerî hicrî takvimin güzelliğini bir latifeyle örtüştürmüş. Çünkü Allah'ın (cc) emirlerinde hep bir letâfet, bir nezâket vardır. ? En nâzik en latif, Hz. Allah'tır (cc).
O, bütün kullarına her türlü nimeti en güzeliyle veren ve birbirini takip edecek şekilde güzellikleri, bahşeden Allah'tır.
Emirlerinde de aynı güzellik vardır. ? Dolayısıyla din; bu estetikle ve bu güzellikle yaşanmak için olduğundan, âdeta o dini hükümler bizde hayat bulur. Biz onlarla hayâtiyet kazanırız ve Ramazan'ı ihyâ ederiz. Ramazan âdeta bizde müşahhaslaşır yani şahsîleşir ve sizin nezdinizde bir Ramazan zuhûr eder.

"BABAM BANA RAMAZAN'DA KIZMAZ"
Ramazan geldiği zaman ailede o Ramazan orucuna rağbet eden anne baba öyle bir hâle bürünmeli ki hani diyorlar ya, "Çocuktan al haberi" diye, çocuklar sizin en halim en müşfik en merhametli hâlinizi Ramazan'da hatırlamalı. ? 'Her zaman babam bana kızardı ama Ramazan geldiğinde kızmaz, çünkü Ramazan'da oruç tutuyor' demeli. 'Ben şu bahşişimi artırmayı Ramazan'da konuşayım babamla.
Çünkü Ramazan'da iyice halim olur iyice merhametli olur, iyice neşeli olur'
demeli.
? Peki bizde öyle midir, dostlar?
Ramazanlarda surat sanki oruçlu olduğu için, 'tövbe estağfurullah', Allah affetsin orucu kerhen tutuyormuş gibi; "Allah emretti ama ne yapalım tutuyoruz." kâbilinden bir oruç tutma şekline gelmemeli. ? Evdeki anne baba, Ramazan sevdalısı olmalı. Zaten istatistik olarak, Elhamdülillah kısmen başardığımız ortada. En az cinayet, en az hırsızlık, en az boşanma, en az kavga gürültü Ramazan ayında oluyor; istatistikler bunu gösteriyor. ? Ramazanın mağfiret ayı olduğunu Ramazanda şeytanların bağlandığını istatistikî olarak 'Elhamdülillah' delilimiz var. Gerçi bizim o delile ihtiyacımız yok ama, en büyük delilimiz Hz. Peygamber Efendimiz'in (sas) ayât-ı beyyinatıdır. ? Fakat bu zâhire de yansımıştır.

ÇİRKİNLİKLER BİLE MODA OLDUĞU ZAMAN KOLAY KOLAY ATILMIYOR?
Aynı bunun gibi ailemize de, Ramazan'ın zevki merhameti yansımalı. Ramazan'da; "Şimdi oruçludur üstüne gitmeyeyim" yerine "Oruçludur tam da şu meseleyi açmanın zamanı" demeliyiz, diyecek hâlde olmalıyız. ? Bunu yapmaya çalıştığımız zaman eski özlemini duyduğumuz Ramazanlar zuhûr edecek. O eski özlemini duyduğumuz komşuluk ilişkileri geri dönecek. Döndükten sonra bir daha onu hayatınızdan atamazsınız. ? Çirkinlikler bile moda olduğu zaman kolay kolay atılmıyor. Peki ya, güzellikler hayata hâkim olduğunda kolay kolay hayatınızdan çıkarabilir misiniz? Yeter ki, tadını alın. ? Bugün fıkradan açıldı madem; Adamın birine sormuşlar; "Şu namazı kırk gün kıl bırakamayacaksın." demişler. O da gülmüş. "Erenler sen kırk gün namaz kılma bak bir daha başlayabiliyor musun?' demiş. ? Aynı bunun gibi bu ayda, Ramazan'ın mağfiretini bereketini, hilmiyetini bir tatmaya başladık mı, beraberinde o güzelliklerle birlikte, o Kur'ân-ı Kerimin mağfireti bereketi de bizi kuşatacaktır. ? Dostlar, o zaman ailecek, Ramazan'a girdiğimizi de idrak edeceğiz. Cenâb-ı Hakk bizleri, bu vakitlerini ailesini âhiret kazancı içinde, âhirette başına gelebilecek felâketlerden zararlardan korumaya çalışan ebeveynlerden ve büyüklerden eylesin vesselâm.

BİRBİRİMİZLE FEYİZ ALIŞVERİŞİNDE BULUNMAK
Sevgili dostlar, fukarayı doyurmak bir güzellik fakat komşularla da iyi münasebet içerisinde olmak bir fazilettir. Ramazan'da, "Zengin komşu, zengin komşuyu ağırlıyor; gidip bir fukarayı doyursa ya." gibi sözler duyarız.
Burada bir sır ifşâ edelim, o da şu: Sizin Besmelenizle beraber, sizin o yemeği pişirirken yaptığınız tecellî eden esmânın feyziyle, komşunuzun sofrasındaki nimetlerin esmasının feyzi bir değildir. Dolayısıyla komşunuza yemek ikram etmekle aslında siz, birbirinizle mânevî olarak feyz alışverişinde bulunmuş olursunuz.
Oruç, nasıl ki sadece aç ve susuz kalmak değildir; oruç da, gözle göremediğimiz feyiz, mânevî alışveriş vardır. Tabiatıyla o orucun, o infâkın iftarında da, o imsakın o sahur sofrasında da, bizim gözle göremediğimiz bereket, gözle göremediğimiz esma tecellîsi vardır. Onun lokması ona gider, onun lokması ona gider; böylelikle tevhidin sağlanmasına vesile olur.
Kardeşlerim, birine iftar vermenin mânâsı sadece doyurmaktan ibaret değildir; bu aynı zamanda mânevî bir alışveriştir. Helâl bir lokmanın; helâl tecellîleri, cemâl tecellîleri olduğu gibi, haram lokmaların da bazen Allah'ın gadabına mûcip olduğunu unutmayalım.

HELAL LOKMANIN TECELLİSİ
Ramazan günü bir şeyh efendi yanında bulunan dervişlerinden biriyle pazara çıkar. Pazarda alenen çay içerek oruç tutmayan bir esnaf vardır. Şeyh efendi, o esnafın sattığı meyveden başka tezgahlarda da olmasına rağmen gider ve herkesin içinde alenen oruç yiyen o esnaftan alışveriş yapar.
Bu alışverişe tanıklık eden dervişinin içinden gayri ihtiyâri; "Burada o kadar oruç tutan adam var; tutmasa bile alenen yemeyen adam var. Niye gitti de alenen orucunu yiyen adamdan alışveriş yaptı, şeyhim?" diye sözler geçer.
Pazarda alışverişini tamam eden şeyh efendi yanında dervişiyle birlikte evine döner. Derviş, şeyhinin kapısından ayrılırken, şeyh efendi: "Evladım olur da aklına gelmiş olabilir, orucu tutmayan adamdan niye alışveriş ediyor, şeyhim? diye. Bendenizin niyeti şu; Elhamdülillah benim param helâl, nereden kazandığımı da biliyorum.
Bu zavallı yavrucak her hâlde helâl lokmalar yiyemiyor ki, Allah'ın ibadetine kuvvet takât bulamıyor.
Bizim lokmamızdan onun kursağına geçerse, belki Allah onu oruç tutmaya muvaffak eyler diyerek, o esnaftan alışveriş yaptım." der.
Bir sene sonra Allah gösterecek ya; derviş bir Ramazan günü pazarda, tam da geçen yıl oruç yediğine şahit olduğu esnafın önünden geçerken şöyle bir şeye tanık olur. Orucunu yiyen adama, yanındaki, "Ağabey, çay içiyor musun?" diye seslenir. Adam, "Yok oruçluyum teşekkür ederim" diyerek verilen çayı reddeder.
O vakit derviş geçen yıl şeyhinin bu esnaftan neden alışveriş yaptığını, o alışverişin, şeyhinin o helâl parasının; feyzinin ve bereketinin, o esnafta nasıl tecelli ettiğine ve nasıl vücut bulduğuna bizzat şâhitlik etmiş olur.

AYET-İ KERİME
"Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna.
İşte bunlar mü'minlerle beraberdirler. Allah, mü'minlere büyük bir mükâfat verecektir." Nîsa - 146
"Ya Allah'ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (hâliniz nice olurdu.)?" Nur - 10


HADİS-İ ŞERİF
"Kim Allah Teâlâ yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği semâ ile arz arasını tutan bir hendek kılar." Tirmizî
"Kim oruçlu olduğu hâlde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir." Müslim

SORDUM-ÖĞRENDİM
Ramazan ayında bir kişi mazeretsiz oruç tutmasa ne olur?
Başka bir gün kaza etmesi şartı ile dinimiz buna müsaade etmiş. Fakat mazeretsiz olarak oruç tutmaz ise, Efendimiz (sas) buyuruyor ki; "Ömrü boyunca her gün oruç tutsa yine o Ramazan ayında tutmadığı orucun yerini tutmaz." Farz olarak tutabilir fakat sevap olarak tutmaz. O yüzden Kur' ân ayı oruçla geçecek ve oruçlu olduğumuz Allah' a iman ettiğimizin alâmeti olarak da ibadetimize dikkat edeceğiz, bu ay da.

DUA
"Allahümme erine'l-hakka hakkan verzuknâ ittibâ'ahu ve erinel bâtıla bâtılan verzuknâ ictinâbehu"
"Yâ Rabbi bizi hakkı hak gösterip tâbi olmakla rızıklandır; bâtılı, senin katında hiçbir hükmü olmayan şeyleri de bâtıl olarak göster ve ondan da kaçınmakla bizi rızıklandır." Âmin

Fatih Çıtlak

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin