Orta Doğu'da kirli oyunun ikinci perdesi: Sykes-Picot zulmü 100 yıl sonra yeniden mi sahneleniyor?
Birinci Dünya Savaşı sonrası emperyalist güçlerin masa başında çizdiği Sykes-Picot haritası, Orta Doğu’yu bir asırdır kan ve kaosa mahkûm etti. Gazze’den Lübnan’a uzanan son çatışmalar, bu kirli planın ikinci perdesinin sahnelendiğini gözler önüne sererken; Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yeni bir Sykes-Picot taksimine göz yummayacağız” çıkışı, Türkiye’nin emperyal hesaplara karşı net duruşunu bir kez daha ortaya koydu. A Haber, bölgeyi yeniden ateşe atmak isteyen sinsi planın şifrelerini tüm yönleriyle deşifre ediyor.
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından emperyalist güçlerin masada cetvelle çizdiği kanlı haritalar, Orta Doğu'yu bir asırdır huzura hasret bıraktı.
Osmanlı Devleti'nin mirasını paylaşmak için gizli kapılar ardında imzalanan Sykes-Picot Anlaşması, bugün Gazze ve Lübnan'da yaşanan katliamlarla adeta ikinci perdesini aralıyor.
foto: ahaber.com.tr
Başkan Erdoğan'ın "Yeni bir Sykes-Picot taksimine göz yummayacağız" çıkışıyla uyardığı büyük tehlike, bölgeyi yeniden istikrarsızlaştırmayı hedefleyen sinsi bir planın habercisi olarak değerlendiriliyor.
foto: ahaber.com.tr
TARİHİN GÖRDÜĞÜ EN BÜYÜK HEZİMET: KUT'ÜL AMARE
Birinci Dünya Savaşı yıllarında, destansı bir direnişle Çanakkale'yi geçemeyen İngilizler, hedeflerini Orta Doğu ve Irak cephelerine çevirmişti. Amaç, bölgenin kalbi Bağdat'ı ele geçirmekti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Osmanlı ordusu, İngiliz birliklerini Kut'ül Amare'de tam manasıyla çember içine aldı. Çaresiz kalan İngiliz General Townshend, rüşvetle kurtulmaya çalışsa da Osmanlı komutanı Halil Paşa, "Baltacı devirleri geride kaldı" sözleriyle bu teklifi elinin tersiyle itti. 29 Nisan 1916'da İngiliz ordusu, 13 bin askeriyle teslim olarak tarihin en aşağılayıcı yenilgilerinden birini tattı.



