Erdoğan "bumerang" dediği zaman boş boş bakıyorlardı

Erdoğan "bumerang" dediği zaman boş boş bakıyorlardı

Berlin'deki terör saldırısı sonrası Batı’da alarm verildi. Avrupa ülkelerinin başkentleri yeni bir saldırıya karşı teyakkuzda... Peki, ama terörün bu denli yayılmasının perde arkasında ne var?

Batı ülkeleri yaklaşık 5 yıldır terörle mücadele adı altında Suriye'de...

Ancak o günden beri Suriye'de durum her geçen gün kötüleşti.

Terör örgütleri her geçen gün daha da güçlendi.

Mesela PKK'nın Suriye kolu PYD...

"DEAŞ ile savaşıyor" yalanıyla silah verildi.

Para verildi.

Terör faaliyetlerine göz yumuldu.

PYD'ye verilen o silahlarla terör örgütü PKK Türkiye'de masumları öldürdü.

Batı tüm bu yaşananları kınamakla yetindi.

Ellerini ovuşturarak seyretti.

DEAŞ ise mevzilerini her geçen gün daha da güçlendirdi.

Ta ki Türkiye Fırat Kalkanı harekâtını başlatana kadar...

Harekât ne koalisyon güçlerinin ne de PYD'nin DEAŞ ile savaşmadığını da ayan beyan ortaya koydu.

Çünkü Türk ordusu DEAŞ'ı adım adım mevzilerinden söküp attı.

Batı ülkeleri terörle mücadele denince mangalda kül bırakmıyor.

Ancak tıpkı Suriye'de olduğu gibi her seferinde sınıfta kalıyor.

Tıpkı Belçika'daki terör saldırılarında olduğu gibi…

2016'nın Mart ayında Brüksel Havalimanı'nda ve bir Maalbeek metro istasyonunda iki canlı bomba saldırısı gerçekleşti.

Terör örgütü DEAŞ'ın üstlendiği saldırılarda bombacılar dâhil 34 kişi öldü.

Ancak çarpıcı olan Avrupa'nın başkenti Brüksel'i kana bulayan teröristlerden İbrahim el Barkavi ile ilgili ortaya çıkan bilgilerdi...

Barkavi tam iki kez Türkiye'ye gelmişti.

Her ikisinde de yakalanıp, sınır dışı edilmişti.

Hatta Türkiye'ye giriş yasağı konmuştu.

Barkavi, ilk yakalandığında Belçika'ya ikincisinde ise Hollanda'ya teslim edilmişti.

Hollanda ve Belçika Türk makamlarınca net bir dille uyarılmıştı.

Barkavi'nin terör faaliyetlerine karıştığı belirtilmişti.

Ancak her iki ülke de "uluslararası terörle bir bağlantısı bulunamadığı" gerekçesiyle Barkavi'yi serbest bıraktı.

Üstüne üstlük takip de etmedi.

Ve Türkiye'nin tüm uyarılarına rağmen tedbir almayan Avrupa terör saldırısıyla sarsıldı.

Barkavi, Avrupa'nın başkenti olan Brüksel'de kendini patlattı.

Erdoğan konuyla ilgili şöyle demişti: Buyurun Brüksel'de saldırganlardan biri Haziran 2015'te yakalayıp sınır dışı ettiğimiz kişidir. Sınır dışı işlemini 14 Temmuz 2015'te Belçika büyükelçiliğine iletmişiz Belçikalılar adı geçeni serbest bıraktı.

Uyarımıza rağmen Belçika terörizmle bağlantısını tespit edememiştir. Hatta Hollanda söz konusu Hollanda'ya da iade etmişiz ve nota ile oraya da bildirmişiz. Bunu özellikle ifade ediyorum. Belçika da Türk makamlarınca tam iki kez uyarılmıştı..

Almanya'da TIR'la Noel pazarına düzenlenen saldırının ardından da skandal iddialar ortaya atıldı.

12 kişinin öldüğü Berlin saldırısının faili olmakla suçlanan Anis Amri istihbarat servisleri tarafından izleniyordu.

Amri ile ilgili "ulusal güvenliği tehlike altına atacak ciddi bir suça hazırlandığı" şüphesi vardı.

Bild gazetesine konuşan bir yetkili Amri'nin birlikte saldırı düzenleyecek kişiler aradığını ve silahlarla ilgilendiğini söyledi.

Peki, nasıl olmuştu da alman istihbaratı Amri'yi takip etmekten vazgeçmişti?

Terörist elini kolunu sallaya sallaya saldırı düzenleyebilmişti?

Bu soruların cevabı bilinmiyor.

Örnekler Batı'nın teröre karşı izlediği yanlış politikaların bir tezahürü aslında…

Batı ülkeleri uzun yıllardır terörün kendilerini vurmayacağı yönünde bir özgüvenle hareket ediyor.

Brüksel'in ortasında terör örgütü PKK'nın çadır kurmasına izin veriyor.

Sabancı suikastı sanığı DHKP-C'li terörist Fehriye Erdal Brüksel'de büyük bir rahatlık içinde dolaşıyor.

Ve şimdi de Fetullahçı Terör Örgütü'ne kucak açtı Batı ülkeleri...

Tıpkı geçmişte ASALA Terör Örgütü üyelerine yaptığı gibi...

Türkiye ve Ortadoğu'da teröre bulaşan isimler Batı'yı kurtarıcı olarak görüyor.

Bu durumda tarih her zaman olduğu gibi tekerrür ediyor.

Terör bumerang gibi dönüp dolaşıyor ve kendisine kucak açanı da vuruyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu gerçeğe dikkat çekmişti.

Terörle mücadelede iş birliği çağrısı yapmıştı:

"Türkiye belini doğrultmasın muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmasın!" İsteseniz de istemeseniz de muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacağız. Batı dünyası istediği kadar teröristi kendi şehirlerinde barındırsın. Elini kollarını sallaya sallaya Batı şehirlerinde dolaşsınlar. Ne yaparlarsa yapsınlar... Bumerang gibi dönecek bir gün onları da vuracak..

Peki, batı bu gerçeği görüp terörle gerçek anlamda mücadele edecek mi?

İşte bu sorunun cevabı bilinmiyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin