Türkiye "lobi" yapamıyor

Türkiye "lobi" yapamıyor

Algı operasyonlarını yürüten kesim belli. Lobi faaliyetleri tüm dünyayı sarmış durumda. Peki, algı operasyonları ile Türkiye’yi zor duruma düşürmeyi amaçlayan lobiler nasıl çalışıyor hangi yöntemleri izliyor?

"Lobi" Türkçesi ile kulis... Türkiye ne zaman bir savaşın içine girse lobiler harekete geçiyor. Toplumdaki siyasi karar organlarına kendi isteklerini kabul ettirebilmek için doğrudan doğruya faaliyette bulunan etkileme yöntemleri kullanılıyor. Lobi faaliyetleri ile ülke adeta abluka altına alınıyor. Ve bu her alanda yapılabiliyor. Düne kadar eli kolu lobi faaliyetleri ile bağlanan Türkiye bugün oyunun farkında ve uluslararası lobilere güçlü yönetimi sayesinde kafa tutabiliyor. Ancak onlar dün de olduğu gibi bugünde durmuyor

OYUN BÜYÜK!

Evet oyun büyük. Piyonlarda. Peki, lobi faaliyetlerini kim nasıl yönetiyor. Bunu anlamak için biraz tarih sayfalarını karıştırmak gerekiyor

STRATEJİK GÜÇ; LOBİCİLİK

Siyasal ve sosyal çıkarlar için lobiler profesyonel faaliyetlerde bulunuyor. Karar almayı etkilemenin yanında lobicilik aynı zamanda olumlu imaj oluşturarak daha geniş kapsamlı tanıtım amacı da taşıyor. Dünya üzerindeki en köklü lobicilik faaliyetleri Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunuyor. Bu da hiç bir şeyin tesadüf olmadığının kanıtı niteliğinde adeta...

1870'ler... ABD Başkanı Ulysses s. Grant, Beyaz Saray'da geçirdiği iş gününün stresinden, Willard otelinin şık lobisinde uzaklaşmaya çalışır. Başkan Grant'in bu alışkanlığını başkaları da keşfedince, kişisel ya da başka nedenlerle onun desteğini almak isteyen birçok kişi zamanla bu otelin lobisinde toplanmaya başlayınca, Grant da kendisine dertlerini anlatmak için etrafında dönenlere 'lobiciler' adını takmış. Lobiciliğin doğum yeri olan Amerika'da, lobici kelimesi 1839 yılında ilk defa kullanılır. Washington'da 120 bin üzerinde lobici ve 8.000 üzerinde şirket tarafından bu faaliyetler değişik şekilde yürütülüyor.

MUSEVİ VE ERMENİ LOBİLERİ

En çok etkin olan ve öne çıkan lobi grupları Musevi lobisi ve Ermeni lobisi. Ve ABD'deki lobicilik faaliyetlerinde, bu ülkeler uluslararası çıkarlarını korumak için çok profesyonelce çalışıyor. Lobicilik faaliyetlerini en yoğun olarak kullanan ülkelerin başında İsrail ve Ermenistan geliyor. Öyle ki diaspora Ermenileri, bugün 15 ülkede sözde soykırımın tanınmasını bu lobi faaliyetleri sayesinde sağladı... Bu algı operasyonlarına ne mi kullanıldı? Tabii ki medya, sinema, dergi ve kitaplar...

Ermeni ve Rum lobileri Türkler aleyhine propaganda yaparak, Amerikan kamuoyunu etkiliyor, bunun yanında Amerika'da yaşayan

Türkleri de hedef olarak görüyor. Yani dün oynanan oyun bugün de sürdürülüyor.

BATI LOBİSİ!

Avrupa'da lobicilik faaliyetlerinin merkezinde... 1980'li yıllar. Özellikle Avrupa Birliği'nin genişlemesinden sonra, ortak bütçeden pay almak isteyen farklı çıkar grupları, lobi faaliyetlerine başladı. 1990'larda Avrupa Parlamentosu'nun koridorları pek çok ülkenin ve çıkar grubunun lobiciliğini yapan profesyonellerle doluydu. Bu tarihten sonra da Brüksel'de pek çok yeni lobi şirketleri kurulmaya başlandı. Her fırsatta yükselen Türkiye'yi hedef alan lobicilere tek yükselen ses ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sesi oldu. Onların varlığını Türkiye'de ilk seslendiren Erdoğan'dı.. Haklı çıkışlarla faaliyetleri deşifre etti.

Ama Türkiye düşmanları durmadı. Durmayacak da.. Onlardan en azılısı ise FETÖ... 15 Temmuz'da başarısız darbe girişimin ardındaki,, 17-25 Aralık kumpasının planlayıcısı, Türkiye'yi açık açık hedef alan Fetullahçı Terör Örgütü de lobi faaliyetlerini en etkili kullanan örgütlerden.

FETÖ LOBİSİ!

FETÖ'cüler lobi faaliyetleri için Bill Clinton'ın eski özel kalemi ile anlaştı. John Podesta'nın kurucusu olduğu lobi şirketi Hillary Clinton'ın da seçim kampanyasını yürütüyor. Türkiye'den insanların dini duygularını kullanarak toplanan himmet paralarının da büyük bir kısmı işte FETÖ'nün bu lobi faaliyetlerine gidiyor. Dünyanın farklı ülkelerinde birçok siyasetçi ve bürokratla bu sayede iletişim kuran, FETÖ özellikle 2013 yılından itibaren uluslararası lobiler aracılığı ile Türkiye'yi itibarsızlaştırmak adına birçok kampanya yürütüyor.

Lobi faaliyetleri FETÖ'nün gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi. Terörist örgütün kongre üyelerini Türkiye aleyhtarı lobi yapmaları için özel gezilere götürdüğü ortaya çıktı. Rapora göre, 2008'den bu yana FETÖ ABD'li senatörler için 214 Türkiye gezisi düzenledi. Tüm gezilerin harcamaları FETÖ örgütüne ait kar amacı gütmeyen hayır kurumu kisvesi altında himmet paralarının depolandığı kuruluşlarca ödendi. Yasalar gereği 50 dolardan fazla hediye kabul edemeyen senatörlere gezilerde binlerce dolarlık hediyeler verildi.

Hemen hemen her alanda Türkiye aleyhinde yaptıkları kara propaganda 17/25 Aralık kumpası, MİT TIR'larının durdurulması ve Türkiye'nin DEAŞ terör örgütüne yardım eden bir ülke iddiası, seçim sonuçlarından sonra 'Türkiye otoriterleşmeye gidiyor' ve PKK operasyonlarının Kürt halk üzerinde soykırım yapılıyor propagandaları ile Türkiye dünya kamuoyunda itibarsızlaştırmak ve uluslararası ceza mahkemelerini harekete geçirmek için okulları, dernekleri, vakıfları, gazeteleri ve hatta rüşvet verdikleri bazı siyasiler ile lobi faaliyetlerini en etkili şekilde sinsice yürütüldü.

Muhafazakâr parti milletvekili Sir Edward Garnier'e geçtiğimiz yıl şubat ayında "Türkiye'de hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı üzerine bir rapor" başlıklı bir belge için araştırma yapması ve belgeyi kaleme alması karşılığında 115 bin 994 sterlin yani 500 bin lira ödendiği gerçeği nasıl göz ardı edilebilirdi ki.

FETÖ LOBİSİNİN AMERİKA SEÇİMİ KARTI

ABD'de 51 eyaletin 45'inde örgütlenen FETÖ, kurmuş olduğu örümcek ağı sistemi ile hemen hemen her alanda faaliyet gösteriyor. Yahudi lobisinin yavrusu gibi hareket eden FETÖ aşağı yukarı Yahudi lobilerinin desteklediği kuruluşları destekliyor. O Yahudi lobisi de yaklaşan seçimlerinin vazgeçilmezi. Yahudi lobisi gibi nüfus gücüne sahip olmayan FETÖ, rüşvet ile 50 senatörü yanına aldı. FETÖ'nün açık açık Hillary Clinton'a da bağış yaptığı artık biliniyor. Başkanlık seçimleri kapsamında çalışmalarını sürdüren demokratların başkan adayı Hillary Clinton hakkında ortaya çıkan mail ve belgeler FETÖ'nün elebaşı Fetullah Gülen ile yakın temas halinde olunduğunu gözler önüne serdi.

HİMMET PARALARI PAPAZ OKULUNA VERİLDİ!

FETÖ'nün de içerisinde yer alan Raindrop Türk Evi, İsrail'deki orman yangını için 25.000 dolarlık bağış topladı. Cemaat yetkilileri topladıkları bağışı İsrail başkonsolosu Shlomo'ya teslim etti. Amerika'daki lobi faaliyetleri için bazı derneklere hayırsever vatandaşların verdikleri yardım parasını bağışlayan FETÖ'nün yıllar önce de Hartford Seminary adı altında bir papaz okuluna milyonlarca dolarlık bağış yaptığı ortaya çıktı.

MAĞDUR LOBİSİ!

15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen yeni lobi faaliyet ise... Mağdur edebiyatı. Devletin içerisine sızmış FETÖ'cüleri 'temizleme süreci batının gündeminde. Oysa insanlar mağdur ediliyor söylemleri kime ve kimlere hizmet ediyor çok açık!

Gülenin sözde cemaati 40 yılı aşkın süre boyunca kendisini demokrasiden yana, sivil ve milli bir hizmet hareketi olarak sundu. Ancak 15 Temmuz akşamından itibaren yaşananlar bu hareketin sivil faaliyetlerinin esas olarak askeriye içinde örgütlenmesinin kılıfı olduğunu gösterdi ve terör örgütü olarak tarihteki yerini aldı,

Tek başına Meclis'in bombalanması bile demokrasi yanlılığı iddiasının yalan olduğunu gösterdi. Darbeye karşı çıkan vatandaşların acımasızca katledilmesi de sözde cemaatin milli hassasiyetlerden ne derece uzak olduğunu gözler önüne serdi.

PKK LOBİSİ!

Fetullahçı Terör Örgütü gibi PKK'da lobi faaliyetlerini en iyi kullanan terör örgütlerinden. PKK uzun süredir Washington'da lobi faaliyeti yürütüyor. FETÖ gibi, PKK lobisi de Washington'da üst düzey bağlantılar kurmaya çalışıyor. "Kürtlere baskı" ve "medya özgürlüğü" yani o bildik algı operasyonları her zaman olduğu gibi yine revaçta. PKK'da tıpkı FETÖ gibi Türkiye'nin aleyhine olabilecek her fırsatı kullanmaya çalışıyor. PKK lobisinin ermeni lobisiyle iş birliği içinde olduğu da gün gibi aşikâr... Özellikle Suriye kolu PYD Amerika tarafından koruma altında. Amerika'nın ırak ve Suriye'deki dizayn hareketleri kapsamında PYD'yi allayıp pullayıp, Türkiye'ye 'bakın bu PKK değil, hatta bunun PKK ile hiç alakası yok' demeye getiriyor. Bir yandan da terörü besleyerek silah yardımı yapıyor.

FAİZ LOBİSİ!

Türkiye uluslararası para fonu IMF'ye olan borçlarını AK Parti iktidarı döneminde bitirdi. Bu da birçok kesimi birden rahatsız etti. Türkiye'nin ekonomisinin gün geçtikçe iyiye gitmesi hatta IMF'ye borç verecek duruma gelmesi faiz lobisini harekete geçirdi. Ekonomideki iyileştirmeler ile faiz oranlarının düşmesi yüksek faizden haksız kazanç sağlayan kesimlerin işine gelmedi. Gezi provokasyonu ile başlayan gösteriler faiz lobisinin tekrar gündeme gelmesine neden oldu. Türkiye gibi ülkelerden elde ettikleri çok yüksek faizlerle devasa gelir elde eden finans kuruluşları, bankalar ve fonların oluşturduğu faiz lobisine Türkiye'deki birçok banka ve finans kuruluşu aracılık ediyor. Kamu dengesinin bozulması faiz lobisine yapılacak ödemelerin artmasına neden oluyor. Bu nedenle faiz lobisi haksız kazançlar için faizleri yüksek tutacak spekülasyonlar yapıyor. İşte tam da bu yüzden büyük projelerin hayata geçirilmesi faiz lobisini telaşa düşürüyor.

TÜRKİYE KİRLİ OYUNUN PARÇASI DEĞİL!

Ve Türkiye... Türkiye elindeki gücün farkında değil... Lobi faaliyetleri adı altında yürütülen oyunlar tüm dünyayı sarmışken Türkiye bu oyunun bir parçası olmak için adım atmıyor. Türkiye'nin lobicilik anlayışı bugüne kadar bireysel ziyaretler, dernek, vakıf gibi kuruluşlarla iş birliği ile hareket edilmesi ve sadece basın toplantılarıyla sınırlı kaldı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin