"ABD dost mu düşman mı?" bu kararla ortaya çıkacak!
15 Temmuz darbe girişimi aslında bir anlamıyla ABD ve NATO için de sınav niteliği taşıyor. Hain teşebbüsün içinde yer alan bazı isimler NATO üssünde saklanarak ABD’den sığınma talep etti. Şimdi bu isimlerle ilgili ABD’nin vereceği karar bekleniyor. Çünkü bu karar aynı zamanda Washington yönetiminin dost mu, düşman mı olduğunu ortaya koyacak.
A HABER/ Her fırsatta Türkiye'nin dostu olduğunu iddia edenler şimdi bunu ispatlamak zorunda.
15 Temmuz darbe girişimi sadece FETÖ'nün değil, her fırsatta Türkiye ile stratejik ortak olduklarını söyleyen batılıların da maskelerini düşürdü.
Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu'nun darbe girişiminden bir süre önce Genelkurmay Başkanlığı içinde yapılanan FETÖ'cüler tarafından uydurma bir görevlendirme ile ABD'nin Nolfork kentindeki NATO üssüne yollandığı ortaya çıktı.
Uğurlu, daha sonra yapılan tüm çağrılara rağmen geri dönmedi, ardından da kanlı darbe girişiminde rol aldığı ortaya çıktı.
15 Temmuz darbe girişiminden itibaren NATO üssünde saklanan Uğurlu, önceki gün skandal bir başvuruda bulundu.
Türk makamlarının 'derhal ülkene dön' çağrısına uymayan darbeci Uğurlu, ABD'den iltica talep etti.
Amerika'ya sığınma talebinde bulunan ilk Türk asker olarak adını tarihe kara bir leke olarak yazdıran FETÖ'cü tümamiral ile ilgili çok ilginç detaylara ulaşıldı.
Uğurlu'nun iltica talebinden bir süre önce yüksek korumaya sahip NATO üssünden elini kolunu sallayarak çıktığı ve kayıplara karıştığı da öğrenildi.
Olayla ilgili gözlerin çevrildiği Pentagon ise Amerika'da görev yapan Türk subayların durumuyla ilgili yorum yapmadı. Aynı suskunluk ABD Dışişleri Bakanlığı'nda da var. Onlar da ABD'deki FETÖ'cü subaylarla ilgili Türkiye'nin beklentilerini karşılayacak bir açıklamada bulunmadı
ABD vatandaşlık ve göç hizmetleri dairesi, bireysel iltica olaylarıyla ilgili açıklama yapamayacaklarını duyurdu.
Cenevre Sözleşmesi'ne göre, cuntacının sığınma talebinin kabul edilmemesi gerekiyor. Bu uluslararası sözleşme hiçe sayılırsa Türkiye ile ABD arasında iyice gerilen iplerin kopabileceği belirtiliyor.
28 Temmuz 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi'ne göre vahim bir suç işleyen kişilere sığınma hakkı tanınmayacağı, barış ve demokrasiye aykırı eylemler içinde olanlara asla yardımcı olunmayacağı, bu şekilde hareket eden ülkelerin Birleşmiş Milletler ilkelerine aykırı hareket ettiği açıkça belirtiliyor.
ABD, sığınma talebini kabul etmesi halinde uluslararası geçerliliği olan sözleşmeyi çiğnemiş olacak.
Şimdi ABD'nin önünde büyük bir sınav bulunuyor.