17 Aralık'tan sonra!

Paralel ihanet çetesi tam 2 yıl önce basmıştı düğmeye... İhanet şebekesi, millete yönelik bir operasyon yapmış, ancak milletin iradesine takılmıştı.. Şimdi devleti yıkmaya yönelik hazırlanan planın, nasıl engellendiği ve hala o planın, nasıl işletilmeye çalışıldığı, analiz haberimizde..

A HABER - Bir dönüm noktasıydı 17 Aralık... Millete yönelen bir operasyondu ve bugün artık o operasyonu yapanların kimliği de ismi de açıkça duruyor ortada...

17 Aralık'tan sonra! - 1 ANALİZ- 17 ARALIK'TAN SONRA!

Her geçen gün de ihanete yenileri ekleniyor... 17 Aralık darbe girişiminde paralel devlet yapılanması vardı ön planda... Milli iradeyi o sabah ve tam 8 gün sonra yine bir sabah "altı ibadet üstü ihanet" çetesi yıkmak istemişti...

Yıkamadı... Yıkamadı ama çete o derin planından hiç vazgeçmedi.

HEDEF MİLLETTİ!

17 Aralık tarihli darbe sahnelendiğinde bir seçime yerel gidiyordu Türkiye... Çetenin planına o seçimde millet dur dedi... Erdoğan'lı AK Parti ismini bir daha kazanan hanesine yazdırdı...

Sonra yeni bir seçim daha geldi. 2014'ün Ağustos'unda Recep Tayyip Erdoğan birinci turda cumhurbaşkanı seçildi... Üstelik o seçim tarihe sadece Erdoğan zaferi olarak değil, 16 koldan birleşen muhalefetin hezimeti olarak da yazıldı...

Düne kadar yanyana gelmeleri imkansız görülen partilerin hepsi bir araya geldi cumhurbaşkanlığı seçiminde...

16'sı birleşti, hatta vesayetin temsilciliğini yapan eski cumhurbaşkanı dahi o ittifaka açıktan destek verdi... "Çatı" diye bir kavramı tanıdı Türkiye...

Ama millet o gün de dur dedi. Hep seçimlerle geçildi kalan günler ve yeni darbe girişimleriyle...

HEPSİ BİRARAYA GELDİ!

Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2 ay sonrasıydı... Gezi'de geride kaldığı eleştirilerinin odağındaki kanlı örgütün üyeleri sokağa çıktı... Onları sokağa Selahattin Demirtaş çağırdı... Aylardan Ekim'di.. Ekim'in 6'sı... Kurban Bayramı... 53 kişi öldü o yeni darbe girişiminde...Ölenlerden birinin adı Yasin'di... Yasin Börü... 16 yaşındaydı daha... O ve arkadaşları o gün Diyarbakır'da vahşice katledildi... Eline tam 53 kişinin kanı bulaşan HDP Lideri o gün kameraların karşısına çıktığında vücut dili her şeyi açık ediyordu... Ter içindeydi... Dili başka şey söylüyordu, bedeni başka şey... Herkes ne demek istediğini anladı o'nun, o gün... Herkes anladı ama o anlamadı...

Yitip giden 53 cana yenileri eklendi sonra... Üstelik artık medyada da saflar netleşmişti..

VE PKK'NIN ÇİRKİN YÜZÜ!

Türkiye HDP ve PKK kaynaklı o 6-8 Ekim kalkışmasının yasını tutarken daha yeni bir seçim için de kollar sıvandı... Gündem 7 Haziran oldu... Ve o gün geldi çattı... Son 13 yılın tek başına iktidarı AK Parti o seçimde tek başına iktidar olma şansını bulamadı...

HDP 80 vekil kazandı... İşte o seçimin ertesinde yeniden dağıtıldı kartlar. Demokrasi istemeyenler tek tek çıktı ortaya.. Koalisyona hayır diyenlerin başında MHP vardı, sonra HDP vardı ve hemen ardından da CHP vardı... Sistem tıkandı.. Millet eski günleri hatırlamaya başladı... Enflasyonlu, krizli, uzun kuyruklarda yaşamların tükendiği o zor günler hafızalarda canlandı...

Sistem tıkanmıştı ve açılmasını tek yolu yeniden seçimdi.. Millete 1 Kasım 2015 günü için sandık başında randevu verildi ama bu kez de; koalisyonu ve demokrasiyi, özetle birlikte yaşamayı içine sindiremeyenler o randevuyu bozmak için geçti harekete...

Temmuz'da Kandil konuştu... Ateşkes bitti dedi... Sonra devrimci halk savaşı diye bir kavram atıldı ortaya... Sonra Suruç yaşandı... 2 polis o korkunç patlamadan hemen sonra öldürüldü...

Uyuyorlardı... Enselerinden sıkılan birer kurşun şehit etti onları ve kan akmaya başladı...

Dağlıca'da 16 şehit haberi geldiğinde Eylül'dü aylardan... Ankara Garı'nda 132 kişi öldüğünde Ekim'di.. Hendekler kazılıyordu ardı ardına ve şehit haberleri geliyordu durmadan...

Yetmezmiş gibi bir de medya vardı devrede... Özellikle de Doğan Medyası ve paralel basın... Ama millet oyunu gördü... 1 Kasım'da kaybeden taraf kanlı örgüt oldu... Millet kazandı...

İHANET SÜRÜYOR!

17 Aralık'ta başlayan sonra 25 Aralık sabahı bir üst perdeden devam eden darbelerin üzerinden tam 2 yıl geçti... İki koca yılda değişen çok şey var... Değişmeyenler de...

Değişenler listesinin en başında; altı ibadet üstü ihanetle örülü o örgütle ilgili algı yer alıyor... Artık herkes o örgütün liderinin kime hizmet ettiğini çok iyi biliyor...

Türk solunun etrafında birleştiği kanlı örgütün sesi olan HDP ile algı da değişti o günden bu yana... Örgütün halka zulmettiğini, cami yaktığını, Kur'an-ı Kerim'i dahi ateşe verecek kadar ileri gittiğini görüyor bugün Türkiye...

Muhalefetle ilgili de fikirler değişti-değişiyor... Kurucu partiyiz diyen CHP'nin vekilleri bugün Pensilvanya'dan aldıkları sufleyle Türkiye'yi açık açık Rusya'ya şikayet ediyor... İftira atıyor...

Bir de 17 ve 25 Aralık darbesinden bu yana değişmeyenler var... Medya aynı... Aydınlar aynı... Ama millet de aynı... Millet artık her oyunu görüyor ve hükmünü her seferinde en doğru şekilde veriyor...
17 Aralık'tan sonra! - 2 ANALİZ- 17 ARALIK'IN HEDEFİ EKONOMİYDİ

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin