Hedef özgürlük!
Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
Bugüne dek en çok şiir, özgürlük üzerine yazıldı, en çok türkü onun üzerine söylendi... 10'larca yıldır, en büyük özlemdi özgürlük... Ve bakın özgürlüğü edebiyatın dev çınarları nasıl yansıttı dizelerine…
Dizelerde ve şarkılarda "özgürlük!"
AHMET KAYA
Kavuşmak özgürlükse
Özgürdük ikimiz de
Elleri çığlık çığlık yanyana iki dünya
İkimiz iki dağdan iki hırçın su gibi akıp gelmiştik
Buluşmuştuk bir kavşakta
Unutmuştuk ayrılığı
Yok saymıştık özlemeyi
Şarkımıza dalmıştık
Mutluluk mavi çocuk oynardı bahçemizde..
ANALİZ - EN ÇOK DİZE 'ÖZGÜRLÜK' İÇİN YAZILDI
ÖZGÜRLÜK...
En çok türkü onun için okundu bugüne dek… Ve onun için yazıldı en çok dize...
Dünyanın derdine kananlar, evvelde ezelde onu aradı hep...
NEŞET ERTAŞ...
Cahildim dünyanın derdine derdine kandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
1940'lardan bugüne...
Dev çınarların en büyük sözü oldu özgürlüktü hep...
Ve tarihe yazıldı adı...
Sözler özgürlük üzerineydi 10 yıllar boyunca...
Çünkü yoktu özgürlük...
Örneğin 1940'ların sonu 1950'lerin başı...
Şairler dizelerine özgürlüğü yazdı o yıllar boyunca...
Özgürlük edebiyatın ve şiirin olmazsa olmazı oldu...
Rıfat Ilgaz demir parmaklıkların ardından seslendi Türkiye'ye Bu da Bir Özgürlük Şiiridir adlı eserinde...
RIFAT ILGAZ, ÖZGÜRLÜK ŞİİRİ (1944)
Bu da bir özgürlük şiiri
1944 yılındasın yanlışın yok
Kıştı girdiğin temmuz ortasındasın
Emirle de olsa açıldı ya işte demir kapılar ardına kadar dışarıdasın
Tepende ne zamandır unuttuğun güneş...
OKTAY RİFAT, ELLERİ VAR ÖZGÜRLÜĞÜN (1952)
Elleri var özgürlüğün
Köpürerek koşuyordu atlarımız durgun denize doğru
Bu uçuş güvercindeki özgürlük sevinci mi ne?
CEZAEVLERİ VE DARAĞAÇLARI!
Derken 1960'lara geldi Türkiye... Makus talihi sürüyordu ülkenin... Özgürlük kısıtlıydı... Hatta yoktu...
Seçilmiş lider dahi özgür değildi artık...
Çünkü darbe olmuştu...
Adnan Menderes ve arkadaşları idam edildi...
Ve kalemi eline bu kez edebiyatın en dev çınarı Necip Fazıl Kısakürek aldı...
"Zeybeğim" dediği Adnan Menderes'e seslenmek için...
NECİP FAZIL KISAKÜREK - 1961
Zeybeğimi bir kaç kızan,vurdular
Çukurda üstüne taş doldurdular
Ya bir de kalkarsa diye kurdular
Zeybeğim zeybeğim ne oldu sana
Allah deyip şöyle bir doğrulsana!
Zeybeğim kalkamaz dirilemez mi?
Odası mühürlü girilemez mi?
Şu ters akan sular çevrilemez mi?
Ne güne dek böyle gider bu devran
Zeybeğim bir sel ol bir çığ ol davran!
Zor bela 70'lere ulaştığında millet, özgürlük tam bir hayaldi hala...
Kimse özgür değildi...
Ve bir kez daha özgürlük üzerine kuruluyordu cümleler...
Cezaevleri dolup taşıyor, ömürler 4 duvar arasında tükeniyordu...
Ve sıra bu kez yine bir dev çınarda İsmet Özel'deydi artık...
İSMET ÖZEL, PARTİZAN 1965
Gırtlağımda bir harf büyüyor
Buna dayanacağım
Dişlerim kamaşıyor yıldızlardan
Buna da.
Kabaran bir çarpıntı oluyor şehir.
Artık yırtarak açtığımız zarflarda
Ne kargış, ne infilak
Yalnız
Koynunda çaresiz, çıplak
İsyan işaretleri taşıyan
Bir ergen cesedi.
Kabaran bir çarpıntı oluyor şehir
Uyusam bir dağın benimle uyuduğu oluyor
Her gün şehrin ortasında bir ergen ölüyor
Domuzuna ölüyor bankerlere durarak
Noterden onaylı kağıtlara durarak
Mevlit ilanlarına durarak.
Yunmadık saçlarını okşuyoruz, yavrum.
- yüzümüzde dolanan bir mayhoş kahkaha -
Gırtlağımda bir harf büyüyor
Gırtlağımızda.
Askerin postallarıyla asfaltı; tankların paletleriyle halkı ezdiği yıllardı 70'ler...
Darbeleri cezaevleri izliyor...
Cezaevlerine dar ağaçları kuruluyordu...
O yıllarda özgürlük sözlerinin şarkılara yansıması da çok uzun sürmedi....
CEM KARACA, BU SON OLSUN 1972
Bugün sen çok gençsin yavrum
Hayat ümit neşe dolu
Mutlu günler vadediyor sana yıllar ömür boyu
Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni
Doğarken ağladı insan bu son olsun bu son
Özgürlük yoktu o yıllarda...
Aksine zorunlu sürgünler vardı...
ARİF SAĞ, 1975
Başı duman pare pare
Yol ver dağlar yol ver bana
Gönlüm gitmek ister yare
Yol ver dağlar yol ver bana
Ömrümün uzun yolu gözlerim yaş dolu dolu
Yol ver dağlar yol ver bana
NETEKİM!..
80'ler tam bir yıkımdı...
Tam bir yok oluş...
Millet bir kez daha ezilmişti....
Ve ezilen halk artık teselli arar haldeydi...
ORHAN GENCEBAY, 80'LER
Bir teselli ver...
Teselli şarkılarda, türkülerde, şiirlerde arandı...
Bulunamadı...
Kayıp yıllardı....
Yıllar kayboldu
Ve elbette binlerce insan...
MÜSLÜM GÜRSES, 80'LER
Çilesiz bir günüm olmadı gitti
Allahın gücüne gider mi bilmem
Verdiği bu candan ben bıktım usta
Mutluluk kapımı çalmadı gitti
Dalımda bir yaprak görmedim gitti...
Umut bir hayal
Böyle yaşamaktan bıktım ben usta....
VE 28 ŞUBAT ZULMÜ!..
80'ler zor geçti...
90'lar bir o kadar zor geldi...
Başörtüsü yasaktı...
Namaz kılmak yasak...
Sakal bırakmak yasak...
İnsanlar avlanıyordu deyim tam da yerinde...
Geleneklerine bağlı yaşayan herkes hedefti...
Darbe 1997 yılının 28 şubat günü bir daha milleti ezdi...
İşte bir savunan adam vardı o yıllarda...
Adı Necmettin Erbakan'dı....
Özgürlük dizeleri bu kez onun için yazıldı...
AHMET TAŞGETİREN, SAVUNAN ADAM 1997
"Genç adam seher vakti kalktı. Gecenin derinliği her yerde hissediliyordu. Abdest aldı. İki rekat namaz kıldı. Yasin-i Şerifi okudu. Sonra dua etti.
"Rabbim, onun göğsüne inşirah ver, göğsünü aç, genişlet… İşini kolaylaştır. Dilindeki düğümü çöz, ta ki sözlerini doğru anlasınlar" dedi.
O güne kadar pek çok kere eleştirmişti. Zaman zaman "Acaba gerçekten samimi mi yoksa…" diye sorular ve ihtimaller arasında bocaladığı bile olmuştu. Ama işte şu tercih noktasında aklına duadan ve muhabbetten başka bir şey gelmiyordu.
71 yaşında, yüzüne tevekkülün ince izleri sinmiş bir adam, hiçbir şekilde yıkılmadığını ifade edercesine zarif bir tebessümle basamakları tırmanıyordu.
Savunacaktı… Savunulması gereken ne varsa hepsini… Üstüne yürünen her şeyi… Ezilen her insanı… Horlananları.
71 yaşından sonra insan, kendi "dünya"sını savunmazdı. O savunma bir gelecek savunmasıydı…
"Her adımı bir kefaret olmalı geçmişte hata olarak görülenlere…" diye düşündü. Sabah güneş doğarken o hâlâ dua iklimini yaşıyordu.
Kolay geçmedi yıllar,
Onyıllar...
90'lar bittiğinde yeni bir binyıl başlarken şiirler bu kez cezaevine girme nedeni oldu...
ERDOĞAN
Bak ben yine o şiiri okuyorum
Bugün halkın seçip cumhurbaşkanlığı makamına getirdiği Recep Tayyip Erdoğan okuduğu şiir yüzünden cezaevine gönderildiğinde 2000'e 1 vardı...
Ve onu cezaevine gönderen eski Türkiye'de "özgürlükler" hala tam bir hayaldi..
O lider Pınarhisar cezaevine bir süre sonra şarkı söylediği için Türkiye'den kovulacak Ahmet Kaya'yla vedalaşarak girdi...
VE BUGÜN...
10 yıllar boyu okundu şiirler....
Söylendi şarkılar....
Hepsi özgürlük üzerineydi...
Ve bugün geldi...
21'nci yüzyılın şafağında artık özgür bir Türkiye var...
Başörtüsü takmak
Sakal bırakmak
Sözünü söylemek
Serbest...
Ama bugün Mevlana'nın yüzyıllarca önceki sözünü tutmayanlar var hala...
Ya oldukları gibi görünmüyorlar....
Ya da göründükleri gibi olmuyorlar....
Kim olduklarını gizliyorlar...
Yani takiye yapıyorlar...
Özgürlükçüyüm deyip özgürlükçülükten zerre nasip almayanlar Türkiye'nin 10 yıllar sonra yaşadığı büyük değişimi görmezden gelmeye devam ediyorlar...