RTÜK belgeselinde Hz. Adem ve Havva çıplak!
Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
Yüksek Seçim Kurulu ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu iş birliği ile A Haber'e verilen toplam ceza sayısı 196'ya ulaştı. Son cezalarla A Haber ekranı 17 saat daha karartılacak. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun gönderdiği belgeseller yayınlanacak. Ancak kurulun gönderdiği o belgesellerde yine büyük bir skandala imza atıldı. A Haber'e Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun gönderdiği belgeselde bakın hangi dinin propagandası yapıldı?
Yüksek Seçim Kurulu ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu iş birliğiyle A Haber'e yönelik sansüre dönüşen ceza furyası dinmek bilmiyor. CHP, MHP ve HDP'li üyelerden oluşan 7 Haziran koalisyonu A Haber'e karartma ve sansürü zirveye taşıdı.. Son olarak 4'ü uyarı 21 ceza daha verildi. Son cezalarla birlikte A Haber ekranları 17 kez daha kararacak. Türkiye'nin medya tarihine kara bir leke olarak geçen cezalar kapsamında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından A Haber'e yayınlatılan belgeseller yeni skandalları beraberinde getirdi.
RTÜK'ten skandal belgesel
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun 1 Aralık salı günü saat 14 kuşağında A Haber'e zorunlu olarak yayınlatılan "Anadolu Mucizesi Zeytin" adlı belgesel izleyenleri şoke ederek büyük tepkilere yol açtı.. Çünkü Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun mecburi olarak A Haber yayınlattığı belgeselde İslamiyet ile bağdaşmayan bilgiler anlatılıyor. İlk insan ve ilk peygamber Hazreti Adem ile eşi Hazreti Havva çıplak olarak gösteren çizgi bir film ve resimlere yer veriliyor.
A Haber'in görüşlerine başvurduğu İlahiyatçı Yakup Çiçek konuyla ilgili şöyle konuştu: Bu bir peygamberdir. Onu hafife almaya götüren resimlerden, ifadelerden uzak durmak lazım.
İlahiyatçı Murat Sülün ise, "Adem ve Havva'nın anlatımında bu tarz fotoğrafların kullanılması bizim kültürümüz ile ilgili değil . Batı kültürü ile alakalı. Oradaki ağacın elma ağacı olması mesela" dedi.
RTÜK belgeselinde 'İslamiyet'e aykırı propaganda
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede ceza olarak yayınlattığı belgeseldeki skandallar bununla da sınırlı değil. Belgeselde başka dinlere ait anlatımlara yer veriliyor..
İşte o belgeselden bir bölüm; "İnsanoğlunun atası olan "Adem"in eşi "Havva" ile yasak ağacın meyvesini yedikten sonra birlikte cennetten yeryüzüne kovuldukları bütün kutsal kitaplarda yazar.. Efsaneye göre adem 930 yaşındayken öleceğini hisseder. Tanrıdan kendisini ve tüm insanları bağışlamasını ister. Bu amaçla oğlu Şit'i cennet bahçesine gönderir. Cennetin bekçisi melek tanrının buyruğuyla iyilik ve kötülük ağacından aldığı üç tohumu ona verir. Şit öldükten sonra bu üç tohumu babasının ağzına koymasını ve onlarla gömmesini söyler. Adem ölür ve Tabor dağının eteklerine gömülür. Adem'in ağzındaki tohumlardan önce zeytin ağacı filiz verir.
Murat Sülün, "Bu belgeselde sorgulanacak çok şey var. Zeytin ile ilgili anlatım, elma ile ilgili anlatım. Buradaki ağacın bizim dinimizde ne olduğu kesin değil. Bunun elma , buğday incir olduğu rivayetler var. Bunlar efsane. Bizim için önemli olan kuranı kerim. Zeytin mesela . Zeytinin bu şekilde anlatılmasına gerek yok. Kuranı kerim de zeytuni diye ayet var. Zeyin ağacının mübarek bir ağaç olduğu cennet ağalarından olduğu anlatılmıştır. Çok sayıda ayette geçiyor" derken, Yakup Çiçek, "Dinimizde peygamberler Allah elçisi olarak görülür. O yüzden onlara bakış ona göre olması lazım. Onlarla ilgili anlatımlar onların bu kimliğine uygun olmalı" yorumunu yaptı.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun Anadolu Mucizesi Zeytin adlı belgeselinde anlatılan olay bakın kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de nasıl geçiyor?
"Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Derken Şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: (öyle ise, yasak ağacın meyvesinden yiyin ki melek olasınız yahut Cennet'te ebediyen kalasınız)" rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."
"Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.
Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi. Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."
Allah dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."
Allah dedi ki: "orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."
İlahiyatçılar Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun ceza olarak yayınlattığı belgeselin seyirci açısından çok sakıncalı olduğu görüşünde..
Murat Sülün: Seyirci orada gördüğüne bakıyor. Oradaki gördüğünü gerçek olduğunu düşünüyor. Bizim kültürümüze yabancı olan şeyler zihnimizin altına yerleşiyor.
Yakup Çiçek... Kur'an-ı Kerim'de yer alan kesin bilgiler. Bunları olduğu gibi nakletmemek, asla doğru değildir. Bu bilgiler verilirken onların kimliğine uymayan ifade tarzlarıyla bilgiler nakledilmemelidir.
RTÜK skandal belgeseliyle neyi amaçlıyor?
A Haber'e verilen cezaların altında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun AK Partili üyeleri İlhan Yerlikaya, Doç. Dr. Hamit Ersoy, Nurullah Öztürk, Taha Yücel ile MHP'li üyeleri Esat Çıplak, Arif Fırtına, ve CHP'li üyeleri İsmet Özdal Demirdöğen ve Süleyman Demirkan'la, HDP'li üye Ersin Öngel'in imzası var..
Peki, A Haber'i saniye saniye izleyerek birbiri ardına ceza yağdıran Radyo ve Televizyon Üst Kurulu uzmanları gönderdikleri belgeseli izlemiyorlar mı? Kurul, milli ve manevi değerlere bağlılığıyla bilinen A Haber'de neden başka dinlerin propagandasını içeren bir belgeseli ceza olarak yayınlatıyor? Seyirciye nasıl bir mesaj verilmek isteniyor?
Dini ve milli hassasiyetleri ön planda tuttuklarını belirten AK Partili Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeleri İlhan Yerlikaya, Doç. Dr. Hamit Ersoy, Nurullah Öztürk, Taha Yücel ile MHP'li Arif Fırtına ve Esat Çıplak konuyla ilgili bir açıklama yapacak mı?
Dünyanın hangi ülkesinde devletin bir kurumu eliyle o ülkenin dini değerleriyle uyuşmayan bir propaganda yapılabilir? Her yıl milyonlarca lira geliri olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu milli ve manevi değerlere uygun belgeseller alamıyor veya yaptıramıyor mu? İşte tüm bu sorulara cevap vermesi bekleniyor..