İşte sınav anında kaygıyı azaltmanın yolları!
TEMEL Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavına sayılı günler kala İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Beyza Ateş kaygıyı azaltmanın yolları ile ilgili önemli ipuçları verdi.
Kaygının sağlıklı bir duygu olduğunu belirten Ateş, "Öncelikle öğrenciye kaygının stres ya da tehlike durumlarında ortaya çıkan, metabolizmayı korumaya yönelik sağlıklı bir duygu olduğunu anlatmak lazım. Ancak seviyesi ve süresi çok önemli. Kaygının çok yüksek ya da çok düşük seviyelerde olması başarıyı olumsuz yönde etkileyebilir. Kaygının bu durum bittikten uzun süre sonra dahi devam etmesi kişinin hayatında sıkıntılara yol açabilir. Mühim olan kaygıyı orta seviyede tutmak ve yeterince yaşamak." dedi.
KAYGININ BEDENİMİZİ, ZİHNİMİZİ VE DAVRANIŞLARIMIZI NASIL ETKİLEDİĞİNİ BİLMEK ÖNEMLİ
Stresli ya da tehlikeli bir durumla karşılaştığımızda vücudumuzun kendini savunmak için, 'kaç ya da savaş' prensibi olarak da bilinen, tehlikeli ortamdan kaçmak ya da kalıp tehlikeyle savaşmak amacıyla bazı tepkiler verdiğini söyleyen Ateş şunları söyledi:
"Ayrıca, kaygı zihnimizde, duygularımızda ve davranışlarımızda da bazı değişikliklere yol açar. Örneğin, yoğun kaygı altında kişinin motivasyonu ve dikkati olumsuz yönde etkilenir. Sınavla ilgili olarak, sınav yerini terk etmek, aynı soru üzerinde dakikalarca oyalanmak, sınavı bitirmeye yönelik isteksizlik, soruları okumada ve anlamada problemler yaşayabileceğimiz işlevsiz davranışlardan bazılarıdır. Aslında bu değişiklikler vücudumuzun 'Dikkatli ol, yolunda gitmeyen bir şeyler var' anlamı taşıyan bir uyarısıdır. Vücudumuzun bu uyarısını zamanında okumayı öğrenmek, kaygımızı orta seviyede tutmamıza yardımcı olacak baş etme stratejilerini bilmek ve bu stratejileri uygulamada yeterince deneyim kazanmak sınav öncesinde yapabileceğimiz önemli hazırlıklardan biridir."
SINAV HAKKINDA GÜVENİLİR KAYNAKLARDAN DOĞRU BİLGİLER EDİNİN
Öğrencilerin öncelikle girecekleri sınav hakkında doğru kaynaklardan yeterli ve güncel bilgilere ulaşmaları gerektiğini vurgulayan Ateş, öğrencilerin 'Sınav ne tip sorular içeriyor, çoktan seçmeli mi? Yanlış doğruyu götürüyor mu?' gibi bilgileri sınava girmeden önce öğrenmeleri, kulaktan dolma bilgiler ile sınava girmemeleri gerektiğini söyledi. İnsanın bilmediği zaman daha fazla korktuğunu söyleyen Ateş, "Ne kadar iyi biliyorsak o kadar az kaygı duyarız." dedi.
Bu bilgilerle öğrencilerin sınava girmeden önce bir sınav stratejisi geliştirebileceğini, test çözerken hangi yöntemin kendileri için en iyisi olduğuna sınav öncesinde karar vermenin sınav stresiyle ve 'geç kaldım' düşüncesiyle baş etmede faydalı olacağını söyleyen Ateş, şunları belirtti: "Sınav kitapçığı alındığında tüm sayfaları hızlıca gözden geçirmek, sınava hangi soru ya da bölümden başlanılacağına önceden karar vermek, zor soruları sona bırakmak, aynı soruda çok fazla oyalanmadan sınavdaki tüm sorulara bakabilmek Ateş' in önerdiği sınav stratejilerinden bazıları. Ayrıca öğrencilerin önceden sınav mekanını ve sınıflarını görmeleri, sınav mekanına ulaşım sağlayacak alternatif yolları belirlemeleri, sınav günü giyecekleri kıyafetlere önceden karar vermeleri sınav günü daha rahat hissetmelerini sağlayabilir."
OLUMSUZ DÜŞÜNCELERİNİZDEN KURTULUN
İşlevsiz kaygının önemli bir diğer nedeninin kişilerin stres kaynağıyla ilişkilendirdikleri, hızlıca ortaya çıkan, gerçekçi bir zemini olmayan olumsuz düşünceler olduğunu belirten Ateş, "Sınavı geçemezsem dünyanın sonu olur, hayatım kararır, arkadaşlarıma, aileme rezil olurum', 'Sınavı geçememek hayatta başarısız biri olduğumu gösterir' gibi düşünceler kimi zaman aile ve okul tarafından da pekiştirilen olumsuz düşüncelerdir. Beklentiye sahip olunan bilgi, beceri ve kaynaklar doğrultusunda gerçekçi bir seviyeye çekmek, sınav sırasında aklımıza gelebilecek olumsuz düşünceleri sınav öncesinde keşfedip çürütmek gerekli. 'Sınavda başarısız olmak dünyanın sonu değil, bir daha hazırlanırım, başka bir okul seçebilirim, başarıya giden birden fazla yol vardır, tek başına bu deneyim benim başarısız biri olduğumu göstermez' gibi alternatif düşünceler geliştirilmeli" dedi.