Erdoğan: Bazıları kimlerin bunu yaptığını görmek istemiyor

Erdoğan: Bazıları kimlerin bunu yaptığını görmek istemiyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası Etkinliği'nde konuştu. Erdoğan, "Bazıları döviz kurunun artmasının arkasındaki gerçekleri, oynanan oyunları, kimlerin bunu niye yaptığını görmek istemiyor. Döviz yerine milli paramızı kullanma kararımız, bir başka ülkenin ekonomisi aleyhine bir faaliyet asla değildir." dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle;

"MİLLİ PARA KARARIMIZ BAŞKA ÜLKENİN ALEYHİNE DEĞİL"

"İnovasyon insalığın tarihi ile eşittir. Elbette mükemmel olan sadece Allah'tır. Bize düşen ise kendi kabiliyetimiz çerçevesinde çalışmaktır. İslam medeneiyetinin yüzyıllarca süren parlak döneminde bir çok önemli yenilik getirmiştir. Gençlerimizin sahip çıkmadığı bir inovasyonun geleceği yoktur. Katılan tüm öğrencilerimize çok teşekkür ediyorum. Bu güzel etkinliğe katkı sağlayanlara şükranlarımı sunuyorum. İnovasyona verilen önem için TİM yönetim ve üyelerini kutluyorum. İnsanlık tarihi yeninin peşinde koşmanın tarihidir. Bu bakımdan inovasyon insanlık tarihi ile eşittir desek yeridir. Mükemmel olan sadece yüce yaratıcıdır. Yaratmak elbette sadece Allah'a mahsustur. Bize düşen kendi kabiliyetimizde çalışmak ve en iyisini elde etmeyi ummaktır. İnsan kendisine çizilen sınırlar dahilinde sürekli arayış içindedir. İslam dünyasında bitmek bilmez araştırmalar yapılmış, çok önemli ürünler ortaya konmuştur. İnovasyon bize dışardan gelmiş olsa da içerdiği anlam açısından kendi öz malımızdır. Yitik kaybedildiği yerde aranır derler bulmanın arayışlarına buradan başlayacağız. Türkiye ayağa kalkmadan bölgemizin ayağa kalkamayacağını görüyoruz ve anlıyoruz. Yenilikçi çalışmalar yürüten firmalarımız, TİM gibi çatı firmalarımız Türkiye'yi ileriye taşımak zorundalar. Türkiye ancak yenilikçi bir anlayış üzerinde inşa edilebilir. Bu konuda ümit verici gelişmeler görmekle birlikte katetmemiz gereken bir mesafe olduğu ortadadır. İnovasyonu başaramazsak işin kaymağını başkalarına bizse hamallığını yaparız. Türkiye'nin 2023 hedefleri çok ciddi. Bence inovasyon her şeyden önce bir zihniyet değişikliğidir. Önce bunu anlamamız lazım. İnovasyon tüm insanların faydasını gözeten bir anlayışla gözetilmelidir. Reel sektörün esas finans sektörünü de ona yardımcı olarak kabul etmemiz gerekiyor."

"AR-GE HARCAMALARIMIZ YÜKSELDİ"

Ar-Ge insan kaynağı sayısının arttığını ifade eden Erdoğan, "2001'de 76 bin olan Ar-Ge insan kaynağı sayımız 2016 itibarıyla 224 bini geçti. Yine 2001'de yüzde 0,54 olan Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılamız içindeki payı 2016'da yıllık 20 milyar lirayı aşarak yüzde 1,06 seviyesine yükseldi. Yeterli değil. Hedef yüzde 3. Bunu başarmamız lazım." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2002-2015 arasındaki yerli patent başvuru sayısı 37 bini geride bıraktı. Geçtiğimiz yıl itibarıyla imalat sanayindeki girişimlerin yüzde 55'i, hizmet sektörünün ise yüzde 47'si yenilikçi faaliyetler yürütür hale geldi. Küresel inovasyon endeksinde 128 ülke içinde 42'nci sıraya yükselmiş bulunuyoruz. Ama endüstriyel tasarım alt başlığında Çin, İtalya ve Kore ile birlikte ilk sırada bulunuyoruz. Biz tüm dünyada reel sektörün hasmı olarak gördüğümüz kurun da faizlerin de yükselmesine karşıyız. Çünkü biz yatırım istiyoruz. Biz istihdamın artmasını istiyoruz. Biz üretim istiyoruz. Biz ülkemizdeki yatırımcının, girişimcinin dünya ile rekabette gücünün artmasını istiyoruz."

MUVAFFAK OLANA KADAR PES ETMEMİZ GEREKİYOR

"Finans sektörü denilince tabii olarak aklımıza hemen son günlerdeki kur dalgalanmaları geliyor. Bazıları döviz kurunun artmasının arkasındaki gerçekleri, oynanan oyunları, kimlerin bunu niye yaptığını görmek istemiyor. Döviz yerine milli paramızı kullanma kararımız, bir başka ülkenin ekonomisi aleyhine bir faaliyet asla değildir. Biz, kendi ülkemizle birlikte dünyanın her köşesindeki insanların da refah ve huzur içinde yaşamalarını istiyoruz. Şimdi Turkuaz gençliği karşımda görünce gönlüm açılıyor. Krizden etkilenen imalat şirketleri dış rekabete karşı korunlamalrını talep eden kampanyalar başlattı. Ancak bu tedbirler dünya ticaretinin daha da daralmasıyla sonuçlandı. Sonunda 1985-1987 arasında doların Yen karşısında yüzde 51 değer kaybetmesinde anlaştılar. Dünya bugünde aynı durumla karşı karşıya. Biz dolarla birlikte faizin de yükselmesine karşıyız. Biz ülkemizdeki girişimcinin dünya ile rekabet gücünün artmasını istiyoruz. Bunun için milli para kullanma kararı aldık. Rusya'ya dedik ki biz sizden ne alıyorsak Rus Rublesi ile İran ile aynı şekilde. Çin aynı şekilde. Mutabık kaldık ve Merkez Bankası'na talimatı verdik. Açıklanan ekonomik tedbirlerde gördük. KOBİ'lere düşük faizli kredi verecekler. İşte finansmanda inovasyon budur. Biliyorsunuz lazerin keşfedilmesi önemli bir buluş ama bunun hangi alanlarda insanlığın hayatını değiştirebileceği zaman aldı. Şimdi lazer çok geniş bir alanda kullanılıyor. Dolayısıyla bugün kıymeti anlaşılamasada hangi fikrin bir gün insanlığın geleceği için ne kadar faydalı olacağını bilemeyiz. Denemekten ve yanılmaktan taki muvaffak olana kadar pes etmemeliyiz gençler. Üstadın dediği gibi tohum sandıcıdır, bitmezse toprak utansın."

TÜRKİYE ARTIK AYAKLARI ÜZERİNDE DURAN BİR ÜLKE

"Yenlikçilik yolunda harcamamız gereken enerjiyi farklı alanlarda kullanmak zorunda kaldık. Her alanda Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine ulaştığımız 2013 2014 yılları aynı zamanda küresel saldırılara maruz kaldığımız zamanlar oldu. Bu saldırılar olmasaydı Türkiye bugün çok farklı noktalara gelecekti. Çok sinsi bir oyunla bize diz çöktürmeye çalıştılar. 2013 IMF'e olan borcumuzu sıfırladık. Türkiye artık ayakları üzerinde duran bir ülkedir. Biz şu anda dünyanın az gelişmiş ülkelerine birinci sırada ABD'nin ikinci sırada Türkiye'nin yardım ettiği bir durumdayız."

"GİRİŞİMCİNİN DÜNYA İLE REKABETTE GÜCÜNÜN ARTMASINI İSTİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2002-2015 arasındaki yerli patent başvuru sayısı 37 bini geride bıraktı. Geçtiğimiz yıl itibarıyla imalat sanayindeki girişimlerin yüzde 55'i, hizmet sektörünün ise yüzde 47'si yenilikçi faaliyetler yürütür hale geldi. Küresel inovasyon endeksinde 128 ülke içinde 42'nci sıraya yükselmiş bulunuyoruz. Ama endüstriyel tasarım alt başlığında Çin, İtalya ve Kore ile birlikte ilk sırada bulunuyoruz. Biz tüm dünyada reel sektörün hasmı olarak gördüğümüz kurun da faizlerin de yükselmesine karşıyız. Çünkü biz yatırım istiyoruz. Biz istihdamın artmasını istiyoruz. Biz üretim istiyoruz. Biz ülkemizdeki yatırımcının, girişimcinin dünya ile rekabette gücünün artmasını istiyoruz."



"BİZE DİZ ÇÖKTÜRMEYE ÇALIŞTILAR"

"Şundan emin olunuz, Türkiye şayet Gezi olaylarını, FETÖ'nün 17-25 Aralık emniyet-yargı ve 15 Temmuz silahlı darbe girişimlerini, PKK ve DEAŞ örgütlerinin kanlı eylemlerini yaşamamış olsaydı, bugün çok başka bir noktada bulunacaktı." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," 800 milyar doları aşan milli gelirimiz, trilyon dolara dayanmış olacaktı. 410 milyar doları bulan dış ticaretimiz 600 milyar dolarlara yaklaşacaktı. Düşen petrol fiyatlarının etkisiyle dış yatırım açığımız azalacak, yatırım imkanlarımız artacaktı. Büyüme oranımız yüzde 6-7'lerden aşağı düşmeyecekti. Faiz oranları biliyorsunuz 4,6'ya kadar düşmüştü, yüzde 3'lere gerileyecekti. Enflasyon bu rakamın da altına inecekti. Bu verilerin sağladığı güç ve imkanla Suriye ve Irak'ta çok daha etkin bir politika izleme imkanına sahip olacaktık. Fakat çok açık, çok kirli, çok sinsi bir dizi oyunla elimizi kolumuzu bağlamaya, bize diz çöktürmeye çalıştılar." ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin