"Yahudi’yi yakacağız"

Milliyet Yazarı Melih Aşık, Diyanet'i eleştirmek için yazdığı yazıda kendisiyle çelişti. Eskiden "dinler arası dostluk" vardı derken verdiği örnekte "Yahudi yakma töreni"ni özlemle anlattı..

İşte Aşık'ın yazısındaki o bölümler:

Bir zamanlar...

Yılbaşılarında Hıristiyanlara yönelik kışkırtma ve aşağılama dozu artıyor. Bu yıl kampanyaya Diyanet İşleri Başkanı da katıldı. Oysa bu ülkede Osmanlı'da ve Cumhuriyet'te çeşitli din mensupları (birkaç tahrik sonucu oluşan sosyal patlama hariç) kardeşçe yaşadılar. Birkaç hafta önce 94 yaşında aramızdan ayrılan Rasih Nuri İleri, çocukluğunun Yeniköy günlerini Selçuk Erez'in "Aykırılar Gereklidir" adlı kitabında anlatıyor;
"Biz Türk çocukları semtteki Rum kilisesine gitmeye bayılırdık. Gittiğimizde Rumlar bize çok iyi davranıyordu. Cenazelerinde kiliselerde dağıtılan tatlıyı ve Paskalya'da verdikleri boyalı yumurtaları çok severdik. Bir de 'Yahudi'yi yakma' olarak anılan törenleri vardı. Tahta bir mankene elbise giydirilir, semtten bir Yahudi'ye benzetilen ve onun adı verilen bu manken, dualar okunduktan sonra 'Na kapsume to loudaios' yani 'Yahudi'yi yakacağız' denir, ateşe verilir, ardından kuruyemişli bir tatlı, 'koliva' dağıtılırdı. Neden? İsa Peygamberi Romalılara espiyonlamışlar ya... O yüzden... Semtteki Yahudiler de törene gelirdi.
Rumların haçı suya atma törenlerinde Müslüman gençler de soyunur, haçı çıkarıp Ortodoks papazın duasını almak için
suya atlarlardı. Dinler arası düşmanlık değil, dostluk vardı."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin