Açlık grevinde ölen vezir

Sadrazam olmak ümidiyle yanıp tutuşan Deli Hüsrev Paşa, vezirlikten de olunca kendisini eve kapattı ve adeta açlık grevine başladı. Ailesinin tüm ısrarlarına rağmen 17 gün hiçbir şey yemeyince Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Sultan II. Selim devri vezirlerinden Lala Mustafa Paşa'nın büyük kardeşi olan Deli Hüsrev Paşa, Çaldıran ve Mısır seferlerine katılmış, Anadolu'da çıkan ayaklanmaların bastırılmasında önemli rol oynamış, Rumeli ve Anadolu Beylerbeyliği gibi önemli makamlarda bulunmuş ihtiraslı bir devlet adamıydı. Resmi görevleri sırasında hakkında birkaç defa soruşturma açılmış fakat askeri başarıları nedeniyle her defasında daha iyi yerlere getirilmişti. Paşanın en büyük arzusu sadrazamlık makamına gelebilmekti ve bunun için yapamayacağı hiç bir şey yoktu.

Kanuni Sultan Süleyman devrinde gerçekleşen Irakeyn seferindeki başarıları nedeniyle Mısır Beylerbeyliğine layık görülen Hüsrev Paşa'nın çok kısa sürede merkeze gönderilen vergi miktarını artırması, padişahı şüphelendirmişti. Bu şüphe üzerine ikbali için halktan haksız yere vergi topladığı iddiasıyla hakkında soruşturma açıldı ve görevinden azledildi (1536). Lakin kısa bir süre sonra, 1537 yılının ilk aylarında Anadolu Beylerbeyliğine getirilen Hüsrev Paşa ilginç bir kararla ertesi yılın Haziran ayında da Rumeli Beylerbeyliğine terfi etti. Hatta bu yıllarda gösterdiği askeri başarıları Kanuni tarafından Kubbealtı vezirliğine kadar yükseltilmesini sağladı ama bu terfi onun için çok da hayırlı olmadı.

SADRAZAMA HANÇER ÇEKTİ

Hüsrev Paşa'nın Sadrazam Hadım Süleyman Paşa ile arası iyi değildi. Süleyman Paşa daha evvel Hüsrev Paşa hakkında, Mısır hazinesinden senetsiz olarak para aldığı, ayrıca Gücerat hükümdarına ait olup Mekke'ye gönderilen paranın da büyük bir miktarını kendi şahsına geçirdiği gibi ağır suçlamalarda bulunmuştu. 1544 yılında bir divan toplantısı sırasında yüz yüze gelen bu iki vezir eski hesapları bir daha açtı ve padişahın huzurunda tartışmaya başladı. Paşaların atışması öyle bir hal aldı ki Hüsrev Paşa, lakabının da hakkını vererek tüm erkânın gözleri önünde Süleyman Paşa'ya hançer çekti. Divanda bulunanlar derhal araya girip kavgayı önledilerse de Kanuni Sultan Süleyman yaşanan bu hadiseyi küstahlık olarak kabul edip iki veziri de tüm görevlerinden azletti. Sadrazamlığa da Rüstem Paşa'yı getirdi.

17 GÜN DAYANABİLDİ

Sadrazam olmak ümidiyle yanıp tutuşan Hüsrev Paşa, vezirlikten de olunca kendisini eve kapattı ve kimselerle görüşmez oldu. İşin kötü tarafı Paşanın arkadaşları da kendisini yalnız bırakmış, yanına dahi uğramaz olmuşlardı. Deli Hüsrev Paşa yaşadığı bu büyük hayal kırıklığı yüzünden yeme içmeyi reddetmiş adeta açlık grevine başlamıştı. Ailesinin tüm ısrarlarına rağmen hiçbir şey yemeyen Paşa, bir rivayete göre on yedi gün aç kaldı. Hiçbir şekilde beslenmeyi kabul etmeyen Hüsrev Paşa açlığa daha fazla dayanamadı ve 1544 yılında Hakk'ın rahmetine kavuştu. Fatih'te Bali Paşa Camii'nin yakınında Mimar Sinan'ın yaptığı türbeye defnedildi. Türbesinin kitabesinde "Hak kıyamette inayet eylesin / Mustafa ona şefaat eylesin / İşitenler dediler tarihini / Daim Allah ona rahmet eylesin" mısraları yazmaktadır.

Murat Kutlu / Star Pazar

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin