İstanbul’un 100 kaybolan eseri

“İstanbul 100 Kaybolan Eseri” adlı kitap İstanbul araştırmacısı, Tarihçi, Yazar, Fatih Güldal tarafından hazırlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıkan kitap; doğal afetler veya bilinçli tahribatla yıkılmış, kaybolmuş ya da kaybolmaya yüz tutmuş tarihi eserlerinin hatırlanması amacıyla hazırlanmış.

CAMCI ALİ MESCİDİ

Vezneciler'de Kuyucu Murad Paşa Medresesi karşısında, bugün otobüs durağı olarak kullanılan mahalde bulunmaktaydı. Hadika'ya göre caminin kurucusu kabrinin nerede olduğu bilinmeyen Ali Çelebi'dir. Mescidin cadde üzerindeki minaresi caminin yıkıldığı tarih olan 1958 yılından on yıl kadar önce ortadan kaldırılmış. Bu tarihten birkaç yıl önce ortadan kaldırılan minarelerin taklidi şeklinde ahşap, salaş, son derece ilkel bir minare yapılmıştır. Bu çirkin görüntü klasik devir minber-minare üslubunun o dönemde ne hale geldiğinin önemli bir kanıtı olmuştur. Bugün otobüs durağı gibi tarihi eserlerin yıkılmasını gerektirmeyecek nedenlerden dolayı yıkılan mescit, birçok insanın hatıralarını yaşattığı bir yer olarak tarihe karışmıştır.

BALIK PAZARI İSKELESİ (İZZET PAŞA) MESCİDİ


Cami, Sultan II. Mustafa Han'ın (1695-1703) saltanatının son günlerinde yaptırılmış olup kurucusunun adı bilinmemektedir. Eminönü'nde eski Balık pazarı İskelesi önünde, bugünkü Galata Köprüsü ile Zindan Han binasının arasındaki rıhtımda bulunuyordu. Reşat Ekrem Koçu'nun yaptığı tespitlere göre, deniz kenarında bulunan mescit bir daire içine çizilmiş sekiz köşe planlı kâgir, bodurca, taş minareli küçük bir mescitti. Sultan I. Abdülhamid zamanında (1774-89) yanmış ve İzzet Paşa'nın sadaretinde yeniden inşa edilmiş fakat 1814-15 yılında tekrar yanmıştır. Vakıf geliri kullanılarak yine tamir edilse de 1940'lı yıllarda yıktırılmıştır. Bulunduğu arsa şimdilerde otopark olarak kullanılmaktadır.

ÇİVİLİMANI MESCİDİ

Toğhane'de, Salı Pazarı'nda Nusretiye Camii yakınında bulunan mescidin ilk kurucusu Mahmud Çavuş'tur. Mescidin adını Çivici Limanı Mescidi olarak kaydeden Anyavnsarayî'ye göre eser sahilde yapılmış bir namazgâhken, IV. Murad döneminde Mahmud Çavuş tarafından yağmurdan muhafaza edilmek amacıyla üzeri çatıyla kapatılmış ve namazgâh mescide dönüştürülmüş. 1939 yılında askeriye tarafından dikimhane yapılmak üzere talep edilen cami, encümen yetkililerinin fikri sorulmadan, 1957 yılındaki imar faaliyeti dolayısıyla belediye tarafından yıktırılmıştır. Günümüzde yerinde depolar vardır.

AYASOFYA MEDRESESİ

İstanbul'un fethiyle birlikte camiye çevrilen Ayasofya Kilisesi'nin hemen yanında bulunan papaz odaları medreseye dönüştürülmüşse de asıl medrese binaları Fatih Sultan Mehmed tarafından, muhtemelen Süleymaniye Kütüphanesi ile aynı tarihte (1466) yaptırılmıştır. 1869 yılında yapılan tespitlere göre medresede 198 talebe kalmakta ve bu haliyle İstanbul'un en kalabalık medresesi olma özelliğini göstermektedir. 1924 yılına kadar eğitim hizmetine devam eden medrese bu tarihten sonra İstanbul Belediyesi'nce öksüzler yurdu haline getirilmiştir. 1934 yılına geldiğinde, Ayasofya Camii etrafında yapılan düzenlemeler çerçevesinde, görünümü bozduğu gerekçesiyle Antikiteler ve Müzeler Umum Müdürü Aziz Oğan'ın emriyle yıktırılmıştır.

Kaynak: Akşampazar / Emine Bıyık

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin