Türkiye'nin kupası neden öksüz?
A Spor, A Haber ve Atv'nin her yıl 100'ün üzerinde naklen yayınla futbolseverlerin evlerine taşıdığı Ziraat Türkiye kupası heyecanı, Türkiye'nin 81 ilinden takımları karşı karşıya getiren benzersiz bir organizasyon olarak Türkiye'yi kucaklıyor. Turkuaz Medya Grubu'nun bu çabasına rağmen, bazı kesimler Ziraat Türkiye Kupası markasını son yıllarda neredeyse sistemli şekilde itibarsızlaştırmaya çalışıyor.
Beş sezondur Türkiye'nin en eski ve en önemli futbol markalarından biri olan Ziraat Türkiye Kupası'nı ülkenin dört bir yanından naklen ve şifresiz olarak yayınlayan Turkuaz Medya Grubu; futbol endüstrisine önemli bir kaynak, futbolseverlere de kahvehanelere gitmeden maç izleme fırsatı veriyor. A Spor, A Haber ve Atv'nin her yıl 100'ün üzerinde naklen yayınla futbolseverlerin evlerine taşıdığı Ziraat Türkiye kupası heyecanı, Türkiye'nin 81 ilinden ve bütün lig kategorilerinden takımları karşı karşıya getiren benzersiz bir organizasyon olarak Türkiye'yi kucaklıyor.
Fakat hal böyleyken bazı kesimler Ziraat Türkiye Kupası markasını son yıllarda, neredeyse sistemli denebilecek bir şekilde itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Futbol adamlarımız kupayı bu şekilde değersiz kılmaya uğraşırken, Avrupa'nın futbol devleri para ödülünü umursamadan ve bizden çok daha yoğun maç trafiklerine aldırış etmeden ülkelerinin kupa organizasyonlarında en iyi kadrolarıyla ter döküyor.
TÜRKİYE'NİN KUPASI NEDEN ÖKSÜZ?
İspanya'da Copa del Rey maçları için Ronaldo'dan Messi'ye, Neymar'dan Suarez'e kadar dünyaca ünlü yıldızlar kora kor mücadele veriyor. Son dünya şampiyonu Almanya'nın yıldızlar topluluğu Bayern Münih, Darmstad'ın karşısına Lewandowski, Boateng, Müller, Lahm ve Vidal'li kadrosuyla çıkıyor.
Avrupa'da bunlar yaşanırken bizim ülkemizde ne mi oluyor?
Futbolun paydaşları bir sezonda oynadığımız toplam maç sayısı daha az, kupanın para ödülü daha fazla olmasına rağmen Ziraat Türkiye Kupası'nı eleştirmek için her fırsatı kullanıyor. İşin kötüsü Türkiye Futbol Federasyonu da bu tutuma çanak tutacak uygulamalarda bulunuyor. 1962 yılından beri düzenlenen ve Türk futbolunun önemli bir geleneği olan kupa mücadelesi, güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı, zeminlerin futbol oynamaya müsait olmadığı, naklen yayın şartları bulunmayan statlara mahkum bırakılıyor.
PEK ÇOK STAT FUTBOLA ELVERİŞLİ DEĞİL
Aynı şehirde ışıklandırılmış statlar varken bu durumu göz ardı ederek karşılaşmaları gündüz saatlerinde başlatan Türkiye Futbol Federasyonu, organizasyona büyük paralar vererek Türk futboluna değer katan yayıncı kuruluşu ve gündüz saatlerinde işyerlerinde ya da okullarında olan milyonlarca futbolseverin maç tutkusunu hiçe sayıyor. Üstelik bu uygulama yıllardır aynı umursamazlıkla devam ediyor.
Türkiye Futbol Federasyonu'nun, Türkiye'nin kupasına hak ettiği değeri vermemesinden güç alan futbol adamları; her fırsatta kupayı karalamaya, organizasyona büyük yatırımlar yapan yayıncı kuruluş ve sponsor firmaya zarar vermeye devam ederken Türkiye'yi kucaklaması gereken kupa mücadelesi bir kez daha öksüz bırakılıyor.
Geriye söylenebilecek tek bir soru kalıyor:
Görevi futbolumuzun marka değerini yükseltmek olan Türkiye Futbol Federasyonu hala neyi bekliyor?