Ergin Ataman: Bana yapılan hiç kimseye yapılmadı
Ergin Ataman, Galatasaray-Kızılyıldız maçı öncesi yaşanan ve bir Sırp gencin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylarla ilgili yaptığı açıklamayla tepki çekti. Sırbistan Başkonsolosu onu terörist ilan etti, Başbakan ülkeye girmesini yasakladı. Ama tehditlerin gölgesinde gittiği Belgrad'dan zaferle döndü. Ataman'la zorlu yolculuğunu konuştuk
Galatasaray Liv Hospital Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman yaklaşık iki ay boyunca dünya kamuoyunun en çok konuştuğu spor adamlarından biriydi. Galatasaray- Kızılyıldız maçının ardından bir gencin hayatını kaybettiğini bilmeden sarfettiği 'terörist' sözü onun Sırbistan'da istenmeyen adam ilan edilmesine neden oldu. Ülkeye girişi yasaklandı. Tüm bu olayların ardından takımı Euroleague'te Kızılyıldız ile aynı gruba düştü. Kriz tekrar patlak verdi. Ataman uzun süren uğraşların ardından Sırbistan'a gitti ve zaferle döndü. Şimdi Galatasaray taraftarı maçta dimdik duran antrenörlerini daha bir sahipleniyor. Ataman'la evinde buluştuk.
- Olayın başına dönsek. Neden Sırp taraftarlar için terörist kelimesini kullandınız?
- İstanbul'daki Kızılyıldız maçından önce Kızılyıldız taraftarları polisle ve bizim taraftarla çatışmaya girmişler. Ve o esnada da yaralanan olmuş. Ama ben bunu sonradan öğrendim. Maçtan sonraki basın toplantısında çatışmaya değindim. Sporda bu tür hareketlerin yeri yok. Bunu söylemek isterken haddini aşan ifadeler kullandım.
- Bu ifadeyi neden sadece Sırp taraftarlar için kullandınız?
- Benim gördüğüm bir grup Sırp taraftar vardı ve kavga başladı. Biletsiz gelmişler. Salona girmeye çalıştıklarında arbede yaşanmış. Ben bu ifadeleri sadece bu olayla alakalı kullanmadım. Şiddete karşıyım.
- Terörist olarak nitelendirmeniz Sırp taraftarları epey kızdırdı.
- Evet, terörizm yerine holiganizm deseydim olaylar büyümeyecekti.
- Basın açıklamasını yaparken bir Sırp taraftarın hayatını kaybettiğini biliyor muydunuz?
- Hayır, o genç toplantıdan iki saat sonra hayatını kaybetmiş. Bilseydim farklı konuşurdum. Hiç kimse spor müsabakası için gelen ve ölen bir genç için terörist kelimesini kullanmaz.
- Bu açıklamanızın ardından gelen tepkiler nasıl oldu?
- Yoğun bir tepki oluştu. Maalesef dünyada bazen bu tip beklenmeyen acı olaylar gerçekleşiyor. Maçtan önce ortamı gerecek bir açıklama yapmadım, taraftarları tahrik etmedim. - Sırbistan'a girişiniz yasaklandı, ne hissettiniz?
- "Öldüyse öldü sonuçta teröristti" demişim gibi bir algı yaratılmaya çalışıldı. Sırbistan Başkonsolosu "Ergin Ataman terörist demiş, esas kendi terörist" şeklinde açıklama yaptı. Sırbistan Başbakanı da kara listeye alındığımı ve Sırbistan'a giremeyeceğimi söyledi.
- Tehdit aldınız mı?
- Tehdit de aldım. O dönem dışişlerimiz ve Belgrad Büyükelçimiz devreye girdi. Bu olay iki ülke arasında krize neden oldu. Türkiye barışçıl bir politika izledi ama Sırbistan tarafında Türkler düşman ve bu çocuğun ölümünden zevk almış gibi bir algı oluştu.
- Ve şansa bakın ki tam bu olaylardan yaklaşık iki ay sonra Euroleague'te Galatasaray, Kızılyıldız ile eşleşti. "Eyvah!" dediniz mi?
- Demez miyim! Tabii ki çok tedirgin oldum. Sırbistan'da provoke edici hareketler oldu, Türk bayrakları yakıldı. Sutopu takımımız Belgrad'daki Avrupa maçına gitmedi. Ve tüm bunların üzerine eşleşme haberi geldi.
-Ve maçı tarafsız bir sahada oynamak için Euroleague'e başvurdunuz.
- Evet, ya da seyircisiz oynayalım dedik. Ama kabul etmediler. Galatasaray yönetimi de "Hocamız olmadan bu maçı oynamayız" dedi. Maça iki gün kala da kurallar gereği ülkeye girme yasağım kaldırıldı. Ama başkanla bir karar aldık. Uçağa binip gidecek, beni ülkeye almadıkları takdirde de takım olarak geri dönecektik.
- İstenmediğiniz bir ülkeye ve size tehditler savuran taraftarın ortasına gidiyorsunuz. Endişe duymadınız mı?
- Bu olayda ailem daha fazla etkilendi. Annemle babam "Gitme" dedi. Ama bana mesaj geldi. Cumhurbaşkanımızın Belgrad Büyükelçisi ile konuştuğu ve her türlü güvenlik önleminin alınacağı bildirildi. Arkamda Türkiye Cumhuriyeti varsa maça gidilecek ve oynanacaktı.
- Uçağa bindiniz, moraller nasıldı? Gerginlik hissediliyor muydu?
- Her zamanki gibi bir maça gidiyormuşuz gibiydi. Ama ilk defa bir maça aynı gün gittik. Sabah özel uçakla gittik ve maçtan sonra da döndük.
- Uçak indiğinde durum nasıldı?
- Havalimanına indiğimiz andan itibaren gerilmemek mümkün değil. Kapılar açıldığı an polisler çember oluşturdu. Pasaport kontrolünden geçmeden etrafımı 30-40 kişiden oluşan özel tim, çevik kuvvet ve polis sardı.
PUTIN GİBİ KORUNDUK
- Sırp taraftarlar karşılamaya gelmemiş miydi?
- Maça gelinceye kadar taraftar bize 500 metre yaklaştırılmadı. Havalimanından çıkıp otobüse bindiğimizde 1000'e yakın polis ve terör timi otele kadar bize eşlik etti. 7-8 kilometrelik bütün yollar kesilmişti. Her 50 metreye polis yerleştirilmişti. Otobüs durağında bekleyen insanlar durağın 20 metre gerisine çekilmiş, polis barikatı kurulmuştu. En üst düzeyde riskli devlet adamlarına yapılan önlem alınmış. İki ay önce Rusya Devlet Başkanı Putin'e ne yapılmışsa bize de aynısı yapılmış.
- Maça gidinceye kadar polis dışında pek kimseyi görmediniz anlaşılan.
- Bu Sırbistan emniyetinin ciddi başarısı. Bize özel bir kat tahsis edilmiş. Asansörün önünde 30 tane polis bekliyordu. Benim odamın önüne de üç polis sandalye çekip oturdu.
- Bunlar sinirlerinizi bozmadı mı?
- Bozdu. Sırbistan devlet televizyonuyla 15 dakika röportaj yaptım ve tekrar özür diledim. Ardından da odama çıkıp bir buçuk saat uyudum. Bu benim için çok iyi bir işaret. O kadar baskı birikmiş ki uyuyabildim.
POP STAR GİBİ HİSSETTİM
- Ve maç zamanı...
- En riskli bölge. 25 bin taraftar var ve herkes beni bekliyor. 25 yıldır sporun içindeyim ve hayatımda hiçbir spor adamına bu denli bir baskı ve tehdit ortamı oluştuğuna şahit olmadım. Takım sahaya çıktı ve yanıma yardımcı antrenör geldi. "Anormal bir ortam var ama sanırım herkes seni bekliyor koç" dedi. Maça 10 dakika kala etrafımda 20 kişilik polis çemberiyle tünelden çıktım. Tünelden çıktığımda inanılmaz bir uğultu ve karşımda onlarca foto muhabiri vardı. Kendimi pop star gibi hissettim. 25 bin kişi sana tezahürat yapıyor. Neyse ki Sırpça yapıyorlar da anlamıyorum. Sağıma soluma bakmadan dik biçimde yürüdüm. Dik bir duruşum vardır benim. Gelir işimizi yapar, dik biçimde gideriz. Sonrası emniyetin sorunu. Ama bana büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Bu ortamda bir spor adamının müsabakaya çıkması haksızlık.
- Maçta her zamanki Ergin Ataman'dan sanki biraz daha sakindiniz.
- Genelde takıma ve hakemlere karşı daha agresif olurum. Bu maçta sakindim, hakemlerin üstüne gitmeden yönettim. Takım da ben cool durunca motive oldu herhalde ve daha iyi oynamaya başladılar. Maçı kazandık.
- Kızılyıldız kaybedince taraftarların tepkisi ne oldu?
- Şoke oldular ve maç bitmeden sahayı terk ettiler. Biz de yine polis çemberinde otele sonra da uçağa döndük. THY'nin uçağına binince resmen toprağı öpmüş gibi oldum. Kendimi Türkiye'de hissettim.