Ünal Aysal Terim'in arkasına sığınıyor

A Haber’de Selin Ongun’un sunduğu Bi Sormak Lazım Galatasaray eski Başkan Vekili Turgay Kıran’ı konuk etti.

Kıran, Fatih Terim'in Mersin İdman Yurdu maçında tribünlere gönderilmesini değerlendirirken, dikkat çekici açıklamalarda bulundu. "Fatih Terim ve Galatasaray'ın yollarını sezon sonunda ayrılacağı" iddiasına yönelik "Bu, bir buçuk ay önce duyduğumuz olay. Futbolda böyle dedikodulara değer veriyorum" diyen Kıran, "Ünal Aysal ve ekibi Terim'in arkasına sığınıyor" ifadesini kullandı.

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN


FATİH TERİM'İN, MERSİN MAÇINDAN YARIM SAAT ÖNCEKİ RÖPORTAJINA DİKKAT
Fatih Terim dün maçtan sonra çok güzel bir şey söyledi, dedi ki "ben de insanın". Demek ki insanlar zaman çileden çıkıp bazı reaksiyonlarda bulunabiliyorlar. Ben Fatih'in böyle bir reaksiyonda bulunmasını o çileden çıkma olayına bağlıyorum. Çünkü yayıncı kanalda, maçtan 15 dakika önce yapılan röportajında sevgili Terim çok agresif çok sinirliydi. Hatta kırmızı kartların olup olmayacağı konusunu konuşuyordu. Bir sıkıntısı vardı Fatih Terim'in. Demek ki bir şeyler oluyor ya da oluşuyordu ki fatih terim o tepkiye başlamıştı. Dolayısıyla da maçtan sonra bu tepkiler oluştu.

DÖRDÜNCÜ HAKEMLER ORTA HAKEMİN ÖNÜNE GEÇTİ
Özellikle dördüncü hakemlerin son zamanlardaki durumları biraz farklı. Bu insanı çok yoruyor. Kraldan çok kralcılık yapıyorlar. Orta hakemden daha önemli bir pozisyon elde etmişler gibi. Her şeyi orta hakeme anons ederek yönetmeye çalışıyorlar. Bu son maçlarda bizim çok dikkatimizi çekiyor. Dördüncü hakem sanki orta hakemin yerine geçmiş durumda. Bunun nedeni ne olabilir? Futbol Federasyonu'nun verdiği talimatlar olabilir.

FATİH TERİM VE TAKIMIN YOLUNUN AYRILACAĞINI BİR BUÇUK AY ÖNCE DUYDUK
FUTBOLDA BÖYLE DEDİKODULARA DEĞER VERİYORUM
Bundan 2-3 ay evvel bile Fatih Terim'in sıkıntılı olduğunu, başkanla olan diyaloglarının bozuk olabileceğini ve her iki tarafın da kendine kulüp aradığını dedikodu olarak duyduk ama bunlar dedikodu muydu gerçek miydi bilemiyoruz. Futbol kamuoyunda dedikodulara itibar ederim. Çünkü futbol kamuoyunda hiçbir şey laf olup çıkmıyor, mutlaka bir amaçla ya da varsa çıkıyor. Dolayısıyla ben bu dedikodulara çok değer veriyorum.

AYSAL VE EKİBİ TERİM'İN ARKASINA SIĞINIYOR
Ünal Başkan, Fatih'i getirerek bir kere kendisiyle başka şeyler arasına set çekmiş oldu. Dolayısıyla Fatih Terim de bunun bilincinde ve sorumluluğunda bir teknik direktör olarak takımını yönetmeye başladı. Yeni yapılan yapılara göre futbola Fatih bakıyor. Yönetim Kurulu içerisinde Fatih'ten hoşlanmayan insanların da var olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla Başkan Ünal Aysal bunun arkasında ne kadar durursa, Fatih Terim'in de o kadar başarlı olabileceğini hep varsaydık.

MEKTEPLİ ALAYLI AYRIMINI ADNAN POLAT ALEVLENDİRDİ
Mektepli – alaylı ayrımı son yıllarda, belki son 10 senede ortaya çıkan bir kavram. Eskiden Galatasaray'da liseli- lisesiz diye bir kavram yoktu. Rahmetli Özhan Bey (Özhan Canaydın) ile başladı sonra Adnan (Polat) bunu çok alevlendirdi ve sonunda da olaylar buraya kadar geldi. Bana göre, genel kurulda kendisinin idari olarak ibra edilmemesi onu çok sıktı çok üzdü, ondan sonra da bu sıkıntıyı mümkün olduğunca dile getirmeye çalıştı. Bunun dile gelmesi Galatasaray'a yarar değil zarar getirir. Ben Galatasaray Lisesi mezunuyum, lisemle onur duyuyorum. Kendimce iyi bir Galatasaraylı olduğumu düşünüyorum. Benim oğlum Galatasaray Lisesi'nde okuyamadı. Ama benden iyi Galatasaraylı olduğu konusunda da zaman zaman şüpheye düşüyorum. Benden iyi Galatasaraylılık yapıyor; daha çok maçlara gidiyor daha çok ağlıyor daha çok zıplıyor. Yani Galatasaraylılığımızı tartışmamız mümkün değil. Ama ben liseliyim, o liseli değil. Demek ki ikimiz de Galatasaraylıyız. Bunu ben böyle görmek istiyorum, dolayısıyla da böyle olduğuna inanıyorum.

HASAN ŞAŞ VE ÜMİT DAVALA İNANILIR GİBİ DEĞİL
Hasan ve Ümit geçen sefer de aynı yanılgıya düştüler. İnanılacak gibi değil. Ondan bir ders çıkarmaları gerekirdi, ama hiçbir ders çıkarmamışlar. Ben onlar adına gerçekten üzülüyorum. İki tane genç pırıl pırıl arkadaşımız adına üzülüyorum. İnanıyorum ki Duygu Hanım daha heyecansız daha akil olacaktı o ortamda, ama olmadı.

TERİM'İ TENKİT EDECEĞİM TEK ŞEY, ŞAŞ VE DAVALA
Benim Fatih Terim'de tenkit edeceğim tek bir şey var o da; ekibini kurarken kendisinin olmayacağı zamanlar için kapasitede, kalitede insanlar olması gerekir. Ben Davala ve Şaş'ı çok genç buluyorum. Onlar daha çık genç, daha eğitilme safhasındalar. Fatih gibi bir teknik direktör, yarın öbür gün takımı bırakabileceği gibi bir teknik direktör bırakmalı arkasında.

DAHA 61 YAŞINDAYIM NEDEN ADAY OLMAYAYIM?
Şu anda adaylık gibi konuları konuşmak için çok erken. Yaşım daha 61. Daha çok vaktim var gibi geliyor başkanlık için, onun için de "niye olmasın?" diyorum kendi kendime. Zamanı geldiğinde şartlara bakarız. Bir de biz eskisi gibi başkan olduk başkan adayı olduk diyemiyoruz. Birkaç yüz üyenin bizi önermesi ile oluyor.

ÜNAY AYSAL'IN KASAYI BOŞ BULDUM DEMEYE HAKKI YOKTU
Ben sevgili başkanın bu borsa enstrümanını kullanmasına evvela karşıydım ama sonra baktım ki küçük yatırımcı biraz sıkıntıya düştü ama belli bir borcunu da ödemiş oldu. "Doğru mu? Değil mi?"yi hakikaten uzun vadede konuşmak lazım. Bana soracak olursanız 'hayır doğru değil'. Çünkü hiçbir proje üretmeden ve 20-25 milyon taraftarınızın aidiyet duygusunu kullanmadan hiçbir şey yapma şansınız yok. Dolayısıyla taraftar da bu işe katılmalı ve Galatasaray bir ortak çözüm bulmalı. Ama sırf borsa ile bunun yürümeyeceğini zaten şimdi anladık. Başkan zaten kasanın boş olup olmadığını zaten biliyor. O süreç içerisinde bize verilen tüm bilgileri inceledik ve de kasa boş mu değil mi bildik. Ayrıca başkanın bunu söylemeye de pek hakkı yoktu yanında eski yönetimlerden kalma 6-7 arkadaşı var. Eski yönetimlerin kasası boşsa o arkadaşların zaten bilgisi var. Sonra kendisi de yanlış ifade ettiğini açıkladı.

AZİZ YILDIRIM GÜNAH KEÇİSİ OLDU SÖZLERİME GALATASARAY CAMİASINDAN REAKSİYON OLMADI
Bir kişiyle Türk futbolunun karalanıp yok edilmesine karşıyız hepimiz. Sırf bir Aziz Yıldırım ile Türk futbolunun var olup, yok olmaması gerekir. Zaten biz Galatasaraylılar kültür açısından farklı düşünmeye çalışan insanlarız. Bana çok fazla reaksiyon olmadı. Taraftardan olabilir o da son derece doğaldır. Çükü taraftar futbol heyecanı duyan, ruhu farklı olan insanlar. Dolayısıyla onların heyecanına saygı duyuyorum

HATIR ŞİKESİ SEKSENLERDE NASILDI?
1980'li yıllarda, tabi ki o zaman farklı bir camiadaydık. Hatır şikesi olmasa da zaman zaman gerek kulüp yöneticileriyle gerekse hakemlerle oturup sohbet edebiliyorduk. İyi niyetle edebiliyorduk. Bu o zaman şike kavramına girmiyordu zaten. Kanunlar değişti, dolayısıyla herkesin her yöneticinin ona göre yürümesi lazım. Sıkıntı da orada oldu. Futbol Federasyonu neden bu çöküşe hazırlandı. Yeni yasalarla ilgili hiç fikir olmadan, bir anda bombayı kucaklarında buldular. O bombayı taşımak da çok zordu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin