Japon hükümeti istedi onlar da yaptı
Konsept otomobiller dediğinizde, illa ki üretilecek diye bir kayıt yok! Zaten adı üzerinde, sadece “fikir” sunmak amaç. Yani üretilmeseler de, düşünülmüş olmaları yeter...
Levent Köprülü - Milliyet
Şimdi bu yukarıda yazmış olduğum şeyi düşününce, son dönemlerde "konsept" ile "prototip"in nasıl da birbirine karıştığını, karıştırıldığını düşünüp irkildim. Doğru ya, son yıllarda "konsept" adıyla, özellikle de Avrupa fuarlarında tanıtılan pek çok model, öyle ya da öyle "tıp" diye üretim bandına çıkıveriyor, kalıveriyoruz öylece olduğumuz yerde. "E, hani konseptti canısı?" diye soracak olsak, "Orasını karıştırma!" türünden bir yanıtla karşılaşıyoruz...
Oysa "konsept" denilen şey, adı üzerinde "düşünce" aşamasında olan bir araç olmalı... Üretilmese bile "firmanın şanı"nnı ilerletmek, becerilerini göstermek, "Sizin yerinize ben düşündüm, bak!" diyebilmek için ortaya çıkarılmış birer "sanat şaheseri" olmalı değil mi? Tamam, çoğu kez çirkin olabiliyorlar, onu da kabul ederim. Ama, mesela bir "prototip" yani "örnek" değiller en azından. Öyle de olmalılar...
TOKYO MOTOR SHOW 2015 AÇILDI
JAPONLARIN İNCELİĞİ!
Bunu baştan söyleyeyim de, yanlış anlaşılma olmasın! Ben bu yıl Tokyo Otomobil Fuarı'na gitmiş değilim. Ama bolca karıştırıp, gitmiş kadar oldum sayılır! Her ne kadar, gitmiş olmayı yeğlesem de...
Neyse, biz konumuza bakalım. Şimdi, size oturup da Tokyo'da "onun o'su", ya da "bunun bu'su"nu anlatmayacağım. Sadece Japonların, daha çok kendi pazarlarına dönük bir hale gelen Tokyo Fuarı'nda neden bu kadar "saçma-sapan!" görünen araç sergilediklerini açıklamaya çalışacağım. (Şu 'çalışacağım' lafı, ilkokuldaki sözlüde 'kompozisyon bütünlüğü içinde' sunum yapmaya debelenen çocuk havasına soktu beni, o da ayrı bir konu!)
Bu yıl Tokyo Otomobil Fuarı'nda iki önemli konu olduğunu söyleyip duruyor gidenler. Birincisi elbette ki "yeşilci" (çevreci) otomobiller, diğeri ise "kendi kendine de gidebilen" ya da "otomobilimsel" adıyla "Otonom" daha da abartırsak İngilizcesiyle "self-driving" araçlar...
2015 NİSSAN TEATRO FOR DAYZ CONCEPT
Şimdi çevreci olanları uzun uzadıya anlatmanın da alemi yok! Çünkü sonuç olarak tamamen yeni bir "alternatif" keşfedilmemiş henüz. Elektrikli, hibrit (elektrikli ve benzinli) ya da hidrojenli kaynaklara sahip araçlar sergilenmiş Tokyo'da. bunu biliyoruz. Haaa, burada belki dikkat çekilecek en önemli konu, Japonların, atlattıkları son büyük depremde edindikleri deneyimle, farklı bir "konsept" sunmaları olabilir. O da, ürettikleri ya da depoladıkları enerjiyi, gerektiğinde "ev" ya da "işyeri"nde de kullanabilecek otomobiller geliştirmek. Nitekim son depremde, Toyota'nın hibrit Prius modelinin, bazı tesislerde "elektrik kaynağı" olarak kullanıldığını hatırlatayım,. Yani gerçekten de, fukuşima santrali devre dışı kaldığında, otomobilden destek aldıklarını okumuştuk.
2014 NİSSAN 2020 VİSİON GRAN TURİSMO CONCEPT
Toyota da, "FCV Plus" adını verdiği hidrojenli konseptini bunun için fuara getirmiş. Çünkü bu araç, gerektiğinde kendi kullanımı için ürettiği veya depoladığı enerjiyi, pekala evde ve işyerindekilerle "paylaşabilecek" kapasitede yapılmış. Üretilir mi bilemem, ancak bu fikrin, ileride karşımıza çıkabileceğini hatırlatayım! Şurada dursun!
OLİMPİYAT NE ALAKA?
Kendi kendisine de gidebilen, ama havayı "zerre kadar" kirletmeyen, bu arada da taşıdığı insanları internet üzerinden paylaştığı filmlerle eğlendirebilen, yolcularının sosyal medyadan "geri kalmaması"nı sağlayan otomobiller? İşte Tokyo Fuarı'nda bunlar da var? Niye mi? Çünkü hükümet böyle istemiş!
2015 NİSSAN IDS CONCEPT
Biraz şaşırdınız sanki... Yani hükümetin, böyle "uçuk-kaçık" teknolojileri "istemiş" olmasına yani! Bu da Japon hükümetinin farkı olsun... Çünkü hükümet, oturup bir plan ve program yapmış... Ve dönüp, yerli üreticilerine demiş ki "Canısı, ben otomatikleşmiş sürüş teknolojilerinden dünya lideri olmak istiyorum! Hatta bunu da, 2020 yılındaki Tokyo Olimpiyatları'nda kullanacağım!"
Yine "hatta", Japonlar, 2020 olimpiyatları için gelen uluslararası sporcuları ve misafirleri, havaalanından alıp Olimpiyat Köyü'ne "limuzinler" ile değil de, "sürücüsüz otomobillerle" götürmeyi planlıyor. Eh, Japon üreticiler de buna uymuş. Nissan, Honda, Toyota filan bunun için "harıl harıl" çalışıyor. Hele de Nissan, bunun için özel laboratuar bile kurdu. Sadece Japon üreticiler değil, Mercedes gibi küresel üreticiler bile bu plandan etkilenmiş olacak ki, Tokyo'da böyle bir konsept bile sergiledi. Üstelik bu, tam da içi "evin oturma odası" gibi olan bir minibüs konseptiydi...
2016 HONDA CLARİTY FUEL CELL
Peki bu kadar mı? Hayır, değil! Mesela Honda Wander Stand, sürücüsüz gidebilen ve iki kişilik bir araç. Yolcularını hedeflerine götürdükten sonra, bulduğu herhangi daracık bir köşeye kendiliğinden park edip, diğer müşterisini bekleyebiliyormuş. Bir başka örnek olan Daihatsu Noriori, sayıları yüksek olan ve genelde tekerlekli sandalye kullanan yaşlılar için tasarlanmış, yine kendi başına gidebilen bir otobüs aslında.
Yamaha Motobot ise, motosiklet güvenliğini bir üst seviyeye taşımak ve geliştirmek için yaratılmış, motosiklet kullanabilen bir robot. Üstelik sürekli olarak yeni şeyler öğrenip, motosiklet sürme konusunda kendisini geliştirebiliyormuş. Toyota'nın yan kuruluşu Toyoda Gosei'nin "Flesby" konsepti ise çarpışma anında yayaları ve bisikletlileri korumak için, dışında "havayastığı" taşıyan "tombik" bir konsept. Ama anlattığım gibi, "ulu" bir amacı var!
Şimdi neden "Üretilmese de, düşünülmüş olması önemli!" dediğim anlaşılabildi mi?
2015 MERCEDES-BENZ VİSİON TOKYO CONCEPT
2015 LEXUS LF-FC CONCEPT