ABD'de 'derin' mevzular! Trump görevden azledilebilir
Suriye'de savaş 6'ıncı yılına girdi. Yüzbinlerce insan yaşamını yitirdi. Milyonlarca insan göç etti. Katil Esad’ın bugüne kadar ayakta kalmasındaki etkin ülke ise İran’dı. Bahçeşehir Üniversitesi Amerikan Araştırmaları Merkezi Başkanı Burak Küntay, bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi. Küntay, Trump'a karşı ciddi bir güven sorunun olduğunu görevden azledilebileceğini söyledi.
Batı fiziki olarak Ortadoğu'ya uzaktı. Ancak siyasi anlamda hiç bölgeden çıkmadı. Dünya Suriye'ye kilitlenirken İran perde arkasında kaldı. Bahçeşehir Üniversitesi Amerikan Araştırmaları Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Burak Küntay, hem İran'ı hem de ABD Başkanı Donald Trump'ın merakla beklenen politikalarını TAKVİM'e anlattı:
ABD'de başkanlar değişince politikalar değişir mi?
ABD'nin bölgeye bakışının dışında, kendi dış politikasına da bir bakışı var. Yani ikili ilişkilerde yaşanılan günlük olaylar esas politikayı değiştirmez.
Türkiye ABD için ne kadar önemli?
Bir kere Türkiye, ABD'nin önemli müttefiki... ABD'nin dış politikasındaki en önemli öncelik Suriye'dir. Buralara yapacağınız işlerde olmazsa olmaz partneriniz Türkiye'dir.
Trump'ın 16 Nisan halk oylaması tebriği ne anlama geliyor?
Referandumdan sonra Trump'ın arayıp Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı tebrik etmesinin nedeni ABD'nin Türkiye'yi dış politikadaki partner ülke olarak görmesindendir. Türkiye'nin ABD ile ABD'nin Türkiye ile belirli bir tarihi, ekonomik ve askeri bağları vardır.
Yeni başkanın Beyaz Saray'da ilk 4 ayı bitti. Karşımızda nasıl bir tablo var?
Trump çok da beklemediği şekilde, istatistikleri ters çevirerek başkan oldu. Beyaz Saray'a gider gitmez, ilk 4 ayda vaatlerini hayata geçirmesi gerekiyordu. Göçmen meselesi ve Obama'nın Sağlık Reformu en önemlileriydi. Bakın bunların hiçbirinin dış politika ile bağlantısı yoktur. Göçmen konusunda ABD Mahkemeleri Trump'ı durdurdu. Yargıcını geçen hafta atayabildi. Bazı bakan atamaları hala gerçekleşemedi. Obama Yasası'na kendi partisinden ciddi itirazlar geldi.
Trump tartışması neden sürüyor?
Amerikan basınında hemen hemen her gün Trump'ın Rusya ile bağları ve bu bağların Amerikan Ulusal Güvenliği'ne etkisi konuşuluyor. 4 aydır her gün ciddi şekilde bu iddialar tartışılıyor. Senato ve Temsilciler Meclisi'nde bu konularla ilgili tartışmalar yapılıyor. Bu gelişmeler devam ederken ekonomi ilk hamlede iyileşse de tekrar düşüşe geçti.
Dört ayda ortada ne var?
Bir başarı kesinlikle yok. ABD'de kamuoyu yoklamaları çok önemlidir. Son 50 yıl içinde koltuğa oturan başkanlardan, ilk dört ayda en düşük popülerlik oranı olan kişi Trump. Onun için işleri tersine döndürmeye çalışıyor.
Suriye operasyonu bunun için mi yapıldı?
Daha önce ABD'nin kırmızı çizgileri vardı. Suriye'ye ancak bu çizgiler aşılırsa müdahale yapılır deniliyordu. O tarihlerde Trump başkan adayı da değildi. Trump, Obama'yı sert bir şekilde eleştirip, 'Sakın bizi ilgilendirmeyen işlere karışmayalım' demişti. Bugün o Trump gitti Suriye'yi vurdu. Tabi ki ne kadar vurduğu da tartışılır.
Bu harekat imaj çalışması mı?
Trump bunu iki açıdan fırsat olarak gördü ve yaptı. Birincisi: 'Biz dış politikada dediğimizi yaparız.' İkincisi: 'Hani ben Rusya ile çok yakın arkadaştım? Bak onun kontrol ettiği hava sahasından vurdum.' Bu olaylar Trump'ın popülaritesini fazla olmasa da bir iki puan arttırdı. Bazen bu tarz gövde gösterileri iç siyasette işinize yaramaya başlarsa o zaman bunun tadına varırsanız bu enstrüman da elden kaçabilir. O zaman gerçekten Rusya- ABD ilişkileri tehlikeli noktaya varır.
Obama ile Trump'ın dış politikaları arasındaki fark ne?
Ben iki liderin dış politikaları arasında çok büyük farkların olduğunu düşünmüyorum. Öncelikleri Suriye'de DEAŞ'a vermişlerdi. Trump en az buna eşdeğer olarak İran'ı da kattı. Hatta bugün ABD'de dış politika durağanlığının en önemli sebebi hem Pentagon, hem Dış İşleri Bakanlığı, hem de Beyaz Saray'ın içinde 'Öncelik hangisi olmalı' konusunda yapılan tartışma...
Trump'ın önceliği İran mı?
ABD karar vericileri bunu tartışıyor. 'Öncelikli hedefimiz DEAŞ mı yoksa İran mı olmalı?' diye. Eğer öncelik DEAŞ ise terör örgütü PYD ve YPG de ABD'nin önceliği olmaya devam edecektir. O zaman müttefiki olan Türkiye ile sorun bu bağlamda çözülmeyecek. ABD, bunları bir unsur olarak görmeye devam edecek. ABD, DEAŞ'ın dışında başka sorun çıkmasını istemediği için Kuzey Irak'taki yönetim ile de ters olmak istemeyecektir.
Bu ne anlama geliyor?
Barzani'nin bağımsızlık oylaması yapacağı ve ABD'nin buna ses çıkarmaması anlamına geliyor. Bu arada gözden kaçan başka bir unsur var. Terör
örgütü PYD ile Rusya'nın diyalogları ABD'den farklı değil.
ABD'deki yeni yönetimin ortadoğu politikası nedir?
İran ile Suriye'yi ayrı konular olarak değerlendirmemek lazım. İran noktasında çok daha aktif bir Trump göreceğiz.
hiç kimse daeş'i istemezken neden bitirilemiyor?
DEAŞ'ı; Türkiye, ABD, Rusya, Esad ve bölgedeki ülkelerin hiçbiri istemiyor. Burada sorun DAEŞ gidince onun yerini kim alacak. İşte sistem burada kilitleniyor. Burada Türkiye DEAŞ'ın yerine ÖSO gelsin isterken, ABD, 'PYDYPG gelsin' diyor. Rusya ise Esad rejimini istiyor. İşte bu savaşın devam edebilmesinin nedeni DEAŞ sonrasında ne olacağının belirlenememesidir.
Ya İran?
İran öyle değil. Esad yönetimin bugüne kadar ayakta kalmasının sebebi Rusya'dan daha çok İran'dır. Irak merkezli hükümet İran tarafından desteklenmekte. İran bölgede bir hilal oluşturmuştur. Bir de Rusya'nın İran'ı desteklemesi dengeleri değiştiriyor. O zaman İran'ın nükleerleşme ihtimali ABD dışında kimseyi rahatsız etmiyor.