Latif Erdoğan: Gülen ABD’de son demlerini yaşıyor
Gazeteci-Yazar Latif Erdoğan: ABD’nin artık FETÖ’den elde edebileceği hiçbir şey kalmadı
Fetullahçı Terör Örgütü, başta Cumhurbaşkanı'na suikast girişi ve Ömer Halisdemir'in şehit edilmesi olmak üzere birçok davada hesap veriyor. Mahkemede ifade veren hainlerin hepsinin ağız birliği etmişçesine "bizim FETÖ ile bir ilgimiz yok" açıklaması dikkatlerden kaçmıyor. Peki 92 kez müebbet cezası istenen bir zanlı neden kendisini değil de Fetullah Gülen'i aklamaya çalışır? Örgüt bu motivasyonunu nereden alıyor. Bu soruları bir dönem Gülen'e en yakın isimlerden biri olan ve son yıllarda yaptığı açıklamalarda örgüte en büyük darbeyi vuran gazeteci ve yazar Latif Erdoğan'a yönelttik.
İsa TATLICAN / SABAH
ŞOV YAPANLARIN BEDEN DİLİ ÖYLE SÖYLEMİYOR
-Latif bey, hakkında 92 kez ağırlaştırılmış müebbet istenen bir insan neden mahkemede kendisini değil de Gülen'i korumak ister?
-FETÖ'cülük darbecilikten de vatana ihanetten de katillikten de daha kara bir leke. Bir kısmı bunun için "bana "FETÖ'cü demeyin" diyor olabilir. Bir de FETO'yu aklamak isteme meselesi var. Bu sözleri bir cesarete ya da kahramanlığa yorumlamamak gerekir. Bunların ki çaresizlik cesareti. Zaten müebbet alacağını biliyor. Mahkemede şov yapanların beden dilleri öyle söylemiyor. Dört duvar arasında sağlıklı düşünme imkanı bulduklarında o insanlarla konuşursanız Gülen hakkında ne düşündüklerini öğrenirsiniz.
DEVLETTEN ALDIKLARI MAAŞIN FAZLASI ÖDENİYOR!
-Maddi anlamda motive ediliyor olabilirler mi?
Duyumlarımıza göre baştan beri maaş ödeniyor. Cezaevinden önce devletten aldıkları maaşın daha fazlasını kendisine ve ailesine ödeniyor. Tek şart Gülen aleyhinde konuşmamaları ve itirafçı olmamaları. Eğer çok ciddi pozisyonda ise, yani sözleri çok önemliyse onların itirafçı olmamaları için maaş falan değil çok ciddi meblağlar ödeniyor. Aileler ve itirafçı olmak isteyenlerin hayır diyemeyeceği çok ciddi paralar dolaşıyor.
ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞACAKLARINI BİLSELER HER GÜN FETO'YE BEDDUA EDERLER
-Darbeye karışan FETÖ'cü hainlerin mahkemede şov yaptığını görüyoruz. Gerçekten hala örgüte ve Gülen'e inanıyorlar mı?
Ben şu anda hiçbirinin bu harekete inandığını düşünmüyorum. Şov yapıyorlar ama beden dilleri onu söylemiyor. Çökmüş durumdalar. Ama Gülen'in kontrolünde olduğu için başka türlü hareket etme şansları yok. Zaten hapse düşmüşler. Eğer itiraz etseler, irtibatlarını kesseler iki türlü mağdur olacaklar. Ama artık hiçbirisi darbe öncesi Gülen'e olan bağlılıklarını taşımıyorlar. Maddi olarak kendilerini garanti altına alsalar Gülen'e beddua ederler.
AİLELERİN HEPSİ FETÖ TARAFINDAN MARKAJA ALINDI
-Evlatları ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan ailelerin önemli bir kısmı sessiz. Sizce aileler neden evlatlarını korumuyor?
Ailelerin hepsi teker teker markajda. Onlar da çaresizlik içerisinde söylenen her söze inanıyor. Ailelerde maaş desteği alıyor. Daha önce devletten aldıklarının daha fazlasını devletten alıyorlar. Ama bu ne kadar sürer? Hazıra dağ dayanmaz. Yurtdışına kaçırdıkları parayla bir müddet daha devam eder. Yakında ailelerden de feryatların yükseleceğini hep birlikte göreceğiz.
ALİ ÜNAL GİBİ SAHTE İTİRAFÇILARA DİKKAT
-Bunlara rağmen örgütün önemli isimlerinin itirafçı olduğunu görüyoruz? Bu ne anlama geliyor?
Bir de itirafçı olmaya teşvik edilenler var. Zaman yazarı Ali Ünal gibi. Herkesin bildiği şeyleri söyleyerek cezaevinden çıkmaya çalışıyorlar. Burada da itirafçılığı sulandırmaya çalışıyorlar. Gülen bu tarz itirafçılığı teşvik ediyor. Ama darbeye karışanların asla itirafçı olmasını hatta FETÖ adını ağzına bile almasını istemiyor. Bu bir taktik. Bu itirafçılık konusunda da yargı mensuplarının çok uyanık olması gerekir.
BÜYÜK BİR AYAKLANMA HAYALİ KURUYORLAR
-Bu insanlara vaatler verilmiş olabilir mi?
15 Temmuz'dan önce darbe ile motive ediyorlardı. Şimdi büyük bir ayaklanma ile motive ediyorlar. Böyle bir şeye kalkışırlarsa tamamen sıfırlanırlar. Bunların kendi kafalarında bir ayaklanma planı var. Cezaevlerinde başlayan ve Türkiye çapına yayılan bir ayaklanma planlarının olduğuna inanıyorum. Bunu da Gülen'i tanıyan biri olarak söylüyorum. Ama bunu yapabilmeleri mümkün değil. FETÖ artık tankların paletleri altında kalmış bir salyangozdur. Ne tehdit yaparsa yapsınlar korkuya kapılmaya gerek yok. Fırtına öncesi sessizlik gibi bir imaj vermeye çalışıyorlar. Bu sessizlik bir şey yapmaya mecali olmayan adamın sessizliğidir. Çok ümitvar olmak lazım. Referandumda dikkatleri kendilerine çekmek için farklı mesajlar verebilirler. Son umutları referandum. Evet çıkacağını onlar da biliyor. Ama ne kadar aşağı çekebilirsek kardır diye düşünürler. "Evet"leri düşürmek için FETÖ "ben de Evet diyorum" şeklinde açıklama yapabilirler. Artık çok da ciddiye almamak gerekir.
GÜLEN KENDİSİNİ DIŞARIYA TAMAMEN KAPATTI
-Gülen hala vaazlarında umut tacirliği yapıyor. İnanan var mı hala?
Ümitli konuşmalar yapmak zorunda. Ama bunlara inanmıyor. Kendisine üç beş şarlatan bulmuş konuşuyor. "Neden böyle oldu" sorusunu soracak birini yanına yaklaştırmıyor. Böyle nazik ortamlarda kendini kapatır kimse ile görüşmez. Şu anda kendini yenilemeye ve biten prestijini yeniden sağlamaya çalışıyor.
GÜLEN ADİL ÖKSÜZ HAKKINDA KONUŞURSA BİTER!
-Gülen her konudan bahsediyor ama Adil Öksüz konusunu hep unutturmaya çalışıyor. Sizce neden?
Sadece Gülen değil taraftarları da Adil Öksüz'den bahsetmiyor. Adil Öksüz'ün kendisi ile irtibatını inkar etmesine imkan yok ki. Adil Öksüz bizi sattı dese buna kimse inanmaz. Örgütün iç bünyesi "Adil Öksüz bizden değildi" yalanını kabul etmez. Gülen de bunu bildiği için bu yalanı söylemiyor. Unutturmaya çalışıyor. Adil Öksüz'ün nikah şahitliğini yapmış nasıl "bizimle alakası yok" desin.