CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan Yenikapı'da 12 madde

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan Yenikapı'da 12 madde

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "15 Temmuz bir uzlaşma kapısı araladı bize. 15 Temmuz'da artık yeni bir Türkiye vardır. Eğer bu uzlaşma kültürünü daha ileriye taşıyabilirsek, çocuklarımıza güzel bir Türkiye'yi hep birlikte bırakmış olacağız." dedi. Kılıçdaroğlu, sürece dair hazırlamış olduğu 12 maddeyi tek tek açıkladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Yenikapı'da milyonlara seslendi. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

Bugün bizim demokrasi tarihimizin önemli bir günüdür. Bugün Türk siyasal hayatı demokrasi tarihinde önemli bir olaya imza attı. 15 Temmuz akşamı TSK içinde yuvalanan bir çete grubu Türk demokrasisine darbe yapmak istedi. Daha doğrusu hepimize darbe yapmak istedi. Özellikle buradan TBMM'yi 15 Temmuz akşamı sabaha kadar açık tutan ve yöneten Meclis Başkanı'na teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

"Demokrasinin kahramanlarıdır onlar"
TBMM Gazi Meclistir. Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş bir meclistir. Sabaha karşı çalışarak sadece kendi onurlarını değil, milletimizin onurunu korumuştur. Dört partinin liderleri ve vekilleri açık bir tavır koymuşlardır. Darbeye karşı demokrasi bildirgesini hep beraber imzaladı.

Cumhuriyet tarihimizin en kanlı darbe girişimidir bu. 240 şehidimiz var, 240 aslanımızı toprağa verdik, 240 demokrasi şehidimize Allah'tan gani gani rahmet diliyorum. Onlar bizim demokrasi tarihimizdeki altın sayfalarda yerlerini aldılar. Onları unutmayacağız ve unutturmayacağız, demokrasinin kahramanlarıdır onlar.

Artık 15 Temmuz'un bir özelliği var; 15 Temmuz bir uzlaşma kapısı araladı bize. 15 Temmuz'da artık yeni bir Türkiye vardır. Eğer biz bu gücü, bu uzlaşma kültürünü daha da ileriye taşıyabilirsek, çocuklarımıza güzel bir Türkiye'yi hep birlikte bırakmış olacağız.

12 MADDELİK BİLDİRİ

1- Camiye kışlaya adliyeye siyaseti sokmayalım. Camiye sokarsak toplumu böleriz. Adalete sokarsak adaleti bulamayız. Kışlaya sokarsak darbeyi önleyemeyiz. Camide kışlada adliyede siyaset olmayacak. Bizim soylu bir uzlaşmaya ihtiyacımız var. Bizim kavga değil, bizim milleti kardeş kılma gibi bir görevimiz var.

2- Siyasette özeleştiri yapmak, geçmişi iyi tahlil etmemiz gerekiyor. Tarihin tekerrürünü değil, tarihi tekerrür ettirmemeliyiz.

3- Devletin inşasında liyakat sistemini esas almalıyız. Bu bizim tarikattan cemaatten partiden değil, kim o işi iyi yapıyorsa ona teslim etmek gibi bir geleneği başlatmak zorundayız. Garibanın oğlu sizin çocuklarınız sınav için alın teri dökerken birileri sınav sorularını çalıp, devletin önemli yerlerine geliyorsa buna hep beraber itiraz etmek zorundayız.

4- Her koşulda demokrasiye sahip çıkmalıyız. 15 temmuz darbe girişimi demokrasinin bize ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Halk direnme gücünü kullanarak, canını siper ederek demokrasiyi savunmuştur. Canını siper eden mücadeleyi yapan herkese kadın erkek yaşlı genç herkese şükranlarımı sunuyorum. Siz bir tarih yazdınız. Sadece darbe değil demokrasi üzerinde tüm vesayetleri reddetmeliyiz. Ne darbe ne dikta yaşasın tam demokrasi diyoruz.

5- Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkmalıyız. Mustafa Kemal ve arkadaşları cumhuriyeti kurarken 1921'de bir anayasa yaptılar. Birinci maddesi şudur "hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" hakimiyet milletindir değil, kayıtsız şartsız milletindir diyor. Milleti vatandaşını yüceltiyor. Hiçbir kimseye hiçbir zümreye aileye gruba imtiyaz sağlanmıyor. Vatandaşlar eşittir, kimliği inancı yaşam tarzı ne olursa olsun. Cumhuriyetin eşitlik değerlerine hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir değerlerine hepimizin sonuna kadar sahip çıkması gerekiyor. Gazi Mustafa kemal dedi ki, cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyeti korumak yaşatmak hepimizin görevidir. Elbette ki tek başına bunları Mustafa Kemal Atatürk yapmadı. İsmet İnönü'ler, Rauf Orbay'lar, Kazım Karabekir'ler hepsinin büyük emekleri vardır. Eğer bugün cumhuriyet olmasaydı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olamazdı, sayın karaman TBMM başkanı olamazdı, Sayın Binali Yıldırım Başbakan olmasaydı, cumhuriyet olmasaydı Anadolu'nun kuş uçmaz köyünde doğan Kemal Kılıçdaroğlu CHP genel başkanı olmazdı.

6- Parlamenter sistemimizi güçlendirmek zorundayız. 150 yıllık parlamenter sistemimiz var. Ve 15 temmuz akşamı TBMM dik durarak onurlu durarak bombalar yağarken kurşunlar sıkılırken parlamentoyu terk etmedi. Kurtuluş savaşını nasıl yönettiyse, bir darbeyi de aynı anlayışla püskürttü.

7- Medyanın özgürlüğü… Bakın değerli vatandaşlarım 15 temmuz akşamı bağımsız medya olmasaydı, belki hiç kimse sokaklara çıkmayacaktı. O medya olayları verdi, vatandaşlar sokağa davet edildi. O medya bütün bu görüntüleri verdi. Dolayısıyla vatandaş en meşru hakkı olan direnme hakkını kullanarak demokrasiyi korudu ve mücadelesini yaptı.

9- Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı… FETÖ terör örgütü ordunun içinde yuvalandı. FETÖ terör örgütü yargının içinde yuvalandı. Devletin her kademesinde yuvalandı. Biz buna daha önce F tipi örgütlenme diyorduk, şimdi Fetullah Gülen terör örgütü diye tanımlanıyor. Adalet istiyoruz, adaleti nerede tecelli ettireceğiz? Mahkemede. Eğer bir hakim vicdanıyla değil, Pensilvanya'dan aldığı kararla karar veriyorsa o hakim hakim değildir. Ve hepimiz bunun üzerinde durmalıyız ve bu konu üzerinde titremeliyiz. Hemen şunu ifade edeyim yargının bağımsızlığı konusunda iktidar ve muhalefetin belli görüş birliği içinde hareket etmesi bizim açımızdan memnuniyet vericidir.

10- Laikliğin ne kadar önemli olduğunu 1 5Temmuz gösterdi. Dini inancımızı kullanarak her türlü yasa dışı içinde olanlar milleti nasıl kandırdılar hep beraber gördük. Laiklik din ve vicdan özgürlüğü demektir. Laiklik herkesin istediği gibi inanması ve ibadet etmesi demektir. Laiklik insana saygı demektir. Bütün siyasi partilerin bu konuda daha dikkatli olması gerekir.

11- Demokrasinin güçlenmesine sadece bugün için değil gelecekte de katkı vermek zorundayız. Demokrasinin güçlenmesi için sorgulayan bir eğitim sistemini hayata geçirmemiz gerekir. Çocuklarımız irfanı hür yetişmeli, vicdanı fikri hür yetişmeli çocuklarımız. Çocuklarımız birilerinden talimat alıp onun gereğini yapmamalı. Ne diyor yüce yaradan, "aklınızı kullanmıyor musunuz" diyor. Bunun yolu eğitim sistemini de bu şekle getirmektir. Bakın elin oğlu marsa uzay aracı gönderiyor, biz darbe girişiminin Türkiye'ye maliyetini görüyoruz.

12- FETÖ terör örgütünü biliyorsunuz, artık bütün dünya biliyor. Bu örgüt geçmişte balyoz davası dediler, Ergenekon, casusluk davası dediler. Devlete sadakatle bağlantılı olan pek çok subayımızı hapse attılar. En çok itiraz edenlerden birisi bizdik. Şimdi onların tamamının kumpas olduğu ortaya çıktı. O zaman bir devlet adalet üzerinde büyür. Bir devlet adalet üzerinde devlet olur o zaman buradan çağrı yapıyorum. Bütün siyasi liderlere, Türkiye'ye. Geçmişin mağdurlarına haklarını iade edelim, itibarlarını iade edelim. Böyle yaptığımız takdirde devlet saygın konuma gelmiş olur."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin