Yargıtay'da MHP davası süreci dondu
Yargıtay'ın MHP kurultayı ile ilgili dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşıdığı ve konuyla ilgili son sözü AYM'nin söyleyeceği bildirildi
MHP'li bir üst kurul delegesi, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin olağanüstü kurultay konusunda karar vermeye yetkili olmadığını, bu konunun Anayasa Mahkemesince denetlenmesi gerektiğini savunarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.
Alınan bilgiye göre, üst kurul delegesi başvurusunda, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 104 ve 106. maddeleri uyarınca bir partinin tüzüğünde yer alan hükmün kanuna ve Anayasa'ya aykırı olup olmadığı kararının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının müracaatı üzerine Anayasa Mahkemesince verilmesi gerektiği ifade edildi.
2820 sayılı Kanun'da, parti tüzüklerinin Anayasa veya kanunlara aykırı olması halinde, nasıl bir yol takip edileceğinin açıkça düzenlendiği aktarılan başvuruda, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin bu özel düzenlemeyi nazara almadan, tüzük hükmünün Kanun'un 14/6. maddesine aykırı olduğuna hükmettiği ve tüzük hükmü yerine Siyasi Partiler Kanunu 14/6 hükmünü uygulayarak hüküm tesis ettiği savunuldu.
Başvuruda, "Bu nedenle, bir üst kurul delegesi olarak, mensubu olduğum parti tüzüğünün 63/3 maddesinde yer alan takdir yetkisinin Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olup olmadığının yetkili ve görevli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından denetlenmesini, şayet bu madde hükmü Siyasi Partiler Kanunu'na aykırıysa, söz konusu maddenin Anayasa Mahkemesi denetiminden geçirilmek üzere madde hakkında gerekli yasal sürecin başlatılmasını ve yetkili ve görevli Anayasa Mahkemesinin bu hususu incelemesinin sağlamasını talep etmekteyim" ifadesine yer verildi.
MHP tüzüğünün 63/3. maddesi "Olağanüstü büyük kongre toplantılarına ise Genel Başkan ve Merkez Yönetim Kurulunca gerek görülen hallerde veya Büyük Kongre delegelerinin en az beşte birinin imzaları ile birlikte noterce onaylı yazılı talebi üzerine çağrılabilir" hükmünü, Siyasi Partiler Kanunu'nun 14/6. maddesi ise "Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisinde toplanır. Bu süre, iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz. Olağanüstü toplantılar, genel başkanın veya merkez karar ve yönetim kurulunun lüzum göstermesi veya büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin yazılı istemi üzerine yapılır." hükmünü içeriyor.
"BAŞSAVCILIK DOSYAYI DİREKT ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDEREMEZ"
Başvuruyu AA muhabirine değerlendiren eski MHP milletvekili Meral Akşener'in avukatı Feridun Bahşi, başvuruyu abes bulduğunu söyledi.
Bahşi, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu dosyayı direkt Anayasa Mahkemesine gönderemez. Yargıtay hukuk dairesi kendi dosyasını inceler. Milyonda bir ihtimal Anayasa Mahkemesini görevli görürse kararı bozar ve 12. Sulh Hukuk Mahkemesine der ki, 'senin bu davaya bakmaman gerekirken bakmışsın, yanlış yapmışsın, Anayasa Mahkemesine gönder' der. Yerel mahkeme ya bu karara uyar ya da ilk kararında direnir. Direnirse Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gider." ifadelerini kullandı.
Avukat Ayhan Erel de başvurunun MHP tüzüğünün Anayasa'ya, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olup olmadığının belirlenmesi talebini içerdiğini, bunun Yargıtay 18. Hukuk Dairesindeki dosyayla hiçbir alakası olmadığını kaydetti.
Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesince karara bağlanan davanın, yeterli imza olmasına karşın kurultayın yapılmaması üzerine açıldığını hatırlatan Erel, tüzüğün iptaline yönelik bir dava açmadıklarını, adli mahkemelerin verdiği kararların son inceleme yerinin de Yargıtay olduğunu dile getirdi.
Erel, "Yargıtay, 'Bu dosyaya ben bakmıyorum, Anayasa Mahkemesi baksın' diyemez. Yapılan müracaatla parti tüzüğündeki 63. maddenin Anayasa'ya aykırı olup olmadığının Yargıtay Başsavcılığı tarafından Anayasa Mahkemesine iletilmesi talep ediliyor. Bizim davamız o değil, tüzüğe ilişkin bir dava yok. O nedenle bizim dosyamıza ilişkin kararı Yargıtay 18. Hukuk Dairesi verecek." ifadelerini kullandı.
Öte yandan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ise MHP'nin taraf olduğu Ankara 12'nci Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasının temyiz incelemesini yürüten Yargıtay 18'nci Hukuk Dairesi tarafından, dava dosyasının Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğine ilişkin haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirmişti.
SÜREÇ NASIL BAŞLADI?
MHP'deki tartışmalı süreç, bazı muhalif il başkanlarının "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak, partinin olağanüstü kurultaya götürülmesine karar verilmesi için 15 Ocak'ta parti genel merkezine başvurmasıyla başladı.
Olağanüstü kurultay talebine genel merkezin yanıt vermemesi üzerine muhaliflerin avukatları, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinde 5 Şubat'ta dava açtı. Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi, 8 Nisan'da "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak, partinin olağanüstü kurultaya götürülmesi kararını verdi.
Büyük kurultayı toplantıya çağırmak üzere kapatılan Aksaray İl Başkanı Ayhan Erel, MHP Kurucular Kurulu Üyesi Ali Sağır ve Bursa Üst Kurul Delegesi Mehmet Bilgiç'in "Kurultay Çağrı Heyeti" olarak görevlendirilmesine karar veren mahkeme, gerekçeli kararını 11 Nisan'da tamamladı.
Gerekçeli kararda, MHP'nin bin 232 delegesinden 531'inin olağanüstü kurultay talebinde bulunduğu, bu kişilerin talepte bulunmasına rağmen MHP Genel Merkezince olağanüstü büyük kurultay çağrısı yapılmadığının anlaşıldığı belirtildi. Gerekçeli kararda, MHP Tüzüğü'nün 63/3. maddesinde büyük kongre üyelerinin 1/5'inin başvurusu üzerine olağanüstü büyük kurultay toplantıya çağrılabileceği hükmünün yer aldığı ifade edilerek, bu hükmün bu hususta partiye takdir yetkisi vermediği sonucuna varıldığı aktarıldı.
Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin bu kararının ardından konu, parti yönetimince Yargıtaya taşındı. Karar, 5 Nisan'da temyize götürdü.
Yargıtaydaki temyiz süreci devam ederken, mahkemece görevlendirilen çağrı heyeti 19 Nisan'da yaptığı toplantıda, Olağanüstü Kurultay tarihi olarak 15 Mayıs'ın belirlendiğini açıkladı. Parti yönetimi ise bu kararı tanımadığını bildirdi.
Kurultay tarihinin belirlenmesiyle MHP Genel Merkezi ve muhaliflerden farklı açıklamalar, hukukçulardan da farklı yorumlar geldi. Bazı hukukçular, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı tedbir niteliği taşıdığı için Yargıtay kararı beklenmeden, hemen uygulanması gerektiği görüşünde, bazıları ise temyiz başvurusunun ardından Yargıtayın vereceği kararın beklenmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
GEMEREK VE TOSYA KARARLARI
Tartışmalar devam ederken ve temyiz istemini görüşecek Yargıtay 18. Hukuk Dairesindeki süreç işlerken bu kez yerel mahkemelerden yeni kararlar geldi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk, 29 Nisan'da düzenlediği basın toplantısıyla MHP ilçe başkanlarının başvurusu üzerine Tosya ve Gemerek Asliye Hukuk Mahkemelerinin, "Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararını Yargıtaydaki temyiz incelemesi sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurduğunu" duyurmuştu.
MHP Genel Merkezinin avukatı Yücel Bulut, Gemerek ve Tosya'dan alınan "tedbir" kararlarını, gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne, Jandarma Genel Komutanlığına, Ankara Valiliğine, Akyurt Kaymakamlığına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, ilgili seçim kurullarına ve Yüksek Seçim Kuruluna göndermişti.
Ankara 25. İcra Dairesi, "kararın yasal süre içerisinde kendilerine ulaştırılmadığı" gerekçesiyle Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği tedbir kararını hükümsüz saymış, Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesinin olağanüstü kurultayın yürütmesinin durdurulması yönündeki tedbir kararı gereğince ise "olağanüstü kurultayın düzenlenmesine ilişkin girişimlere engel olunması" yönünde karar almıştı.
İcra Dairesinin kararı doğrultusunda, muhaliflerin 15 Mayıs'ta olağanüstü kurultayı yapmayı planladıkları Büyük Anadolu Oteli'ne girişleri polis tarafından engellendi, kurultay toplanmadı.
GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN