Burhanettin Duran: Her şey 2013 Nevruz’unda başladı
A Haber'de yayınlanan İnce Siyaset programına katılan SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, son dönemde Türkiye'yi hedef alan Suruç benzeri kaos olaylarının, Abdullah Öcalan'ın 2013'teki Nevruz konuşmasından sonra yaşandığına dikkat çekerek, "O konuşmadan 2 ay sonra Gezi, peşinden 17-25 Aralık, peşinden de Kobani olayları gerçekleşti" dedi.
TÜRKİYE'Yİ SINIRLANDIRMA ÇABASI
'Bizim bugün Suruç'ta gördüğümüz katliamı Türkiye'nin sıkıştırılması ile beraber okumamız mümkün ama bunun ille de bir komplo gibi olmasına gerek yok. Neticede iki yönlü bir mesele bu, bir taraftan Türkiye'nin uluslararası sistemdeki iddiasını sınırlandırmak isteyen aktörlerin bundan istifade etmesi söz konusu. Öbür taraftan da Suriye meselesini çözmeyerek kendilerine dokumayan veya çok az dokunan bir sıkıntının 'O zaman Türkiye bundan çok etkileniyorsa, Türkiye daha fazla elini taşın altına koysun' şeklinde bir umarsızlığı görüyoruz. Dolayısı ile bu ikisi birleştiğinde yerel aktörlerin daha çok önü açılmış oluyor. PYD'nin en son Amerika desteği ile, DAEŞ ile savaşta öne çıkması gibi. Böylece Türkiye'nin etrafındaki alan daralmış oluyor ve Türkiye sıkıştırılmış oluyor.'

HER ŞEY 2013 NEVRUZ'UNDA BAŞLADI
'Türkiye'de iki senedir iç siyasetteki kutuplaşmayı, elit mücadelesini, partiler arasındaki mücadelenin hepsini 2013'teki Abdullah Öcalan'ın Nevruz konuşmasından sonrası diye başlatıyorum. 2013'ün Mart'ında AK Parti'nin medeniyet söylemine benzer bir söylem ile Abdullah Öcalan çözüm sürecine desteğini açık bir şekilde deklare ettikten iki ay sonra Gezi olayları gerçekleşti, peşinden 17-25 Aralık, peşinden Kobani gerçekleşti. Burada Türkiye'nin bir takım meseleleri kendisinin iddiasını ortaya koyacak şekilde çözmesi de istenmiyor, bir diğer nokta da zaten bölgedeki çatışma alanları da çözüme kavuşturulmaya çalışılmıyor uluslararası toplum tarafından.'