Türkiye neden DAEŞ’le savaşmak zorunda?
A Haber’de yayınlanan Canan Barlas ile Gündem programında Kandil'e ‘silaha devam’ baskısı masaya yatırıldı. Yeni Şafak Gazetesi yazarı Cem Küçük, "İçeride ve dışarıda barışa karşı olanlara rağmen çözüm süreci halkın desteğiyle devam ediyor" dedi.
Bir yanda içerde barış olmasın diyenlerin şöyle bir amacı var. Bunun hem içeri ile hem dışarı ile ilgisi var. Türkiye 30 yıldır enerjisini zaten PKK'ya ayırmış. Bununla uğraşmış, savaşmış, o sırada vatandaşlarımız ölmüş, 460 milyar dolar paramız da bu işe gitmiş. Eğer 30 yıldır savaş olmazsa bu 460 milyar dolarla biz bugün, ekonomistlerin hesabı ile söylüyorum, GSMH 1 buçuk trilyon dolar olacaktı,bu savaş olmasaydı, kişi başı gelir de 18-19 bin dolar.
Barış süreci gerçekleşmeye yaklaşınca, Türk – Kürt kardeşliği olunca bu sefer başka yerden düğmeye basıyorlar. DAEŞ ortaya çıktı, kelle, kol kesiyor. Bize diyorlar ki siz gidin savaşın bununla. Biz niye savaşalım, bize birincil tehdit değil ki. Süleyman Şah operasyonunu yapmayıp, yerini değiştirmeseydik ve DAEŞ Süleyman Şah'ta operasyon yapsaydı, bizim DAEŞ ile çarpışmamızı gerektiren bir durum olacaktı. Öyle bir durum olsaydı da diyeceklerdi ki niye savaşmadın?
Bizi uğraştıracak bir şey arıyorlar. PKK bitti mi DAEŞ ile çarpışalım, o olmadı mı Suriye'de çarpışalım, paralarımız, enerjimiz buraya gitsin. Halbuki şimdi Türkiye, içerde ki barışı sağladığı zaman kavga olmadığı zaman, içerdeki meselelerle ilgileniyor, bir de dışarıya da bakacak.
Barış olmasın diye Kandil bir yandan, HDP'nin içindeki bir grup bir yandan, CHP bir yandan, MHP bir yandan. Bürokrasi içindeki bir grup, o daha tehlikeli. Buna rağmen bu süreç milletin desteği ile gidiyor.