Deşifre'de şok paralel yapı raporu yayınlandı!

A haber’de yayınlanan Mehmet Ali Önel’in yönetimindeki Deşifre programı yine çok çarpıcı bir dosya ile ekrana geldi. Fethullah Gülen örgütü hakkında Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından Nisan 1999 yılında hazırlanan istihbarat raporu ilk kez deşifre programında ekrana taşındı. Programa konuk olan Latif Erdoğan ve raporun altında imzası bulunan dönemin Emniyet Müdürü Cevdet Saral çarpıcı açıklamalarda bulundu.

LATİF ERDOĞAN: ''RUSYA'DA GÜLEN OKULLARINA CIA AJANLARINI YERLEŞTİRDİ''

'Bu yapı o kadar çok kendini Amerika güdümüne entegre etmiş ki, meselenin teorik plandaki alternatifine bile tahammül edemiyorlar.
Temas şu; bilhassa Türki dünyalarda o gün yeni açılan Rusya'dan sonra, Amerika Rusya'ya giremiyordu doğrudan doğruya Türki dünyalara giremiyordu. Öğretmen sıfatıyla bu okullara yerleştiler. Bu okullarda CIA ajansı olarak görev yaptılar aslında. Ama bunu hem o okul idarecileri biliyordu, hem de yapanlar biliyordu. Bu mevzuda da daha sonra yapılan gelişmelerde çok net bir şekilde gidilen yerlerde Amerika büyükelçileriyle doğrudan temas kurulması, ve onlara 'emrinizdeyiz' denmesi emir haline getirildi.
net bir şekilde gidilen yerlerde Amerika büyükelçileriyle doğrudan temas kurulması, ve onlara 'emrinizdeyiz' denmesi emir haline getirildi."

Deşifre'de şok paralel yapı raporu yayınlandı! - 1

Gülen işin başından beri bir din adamı kisvesiyle o sınırlarda hareket etmedi zaten. Düşünebiliyor musunuz, 1970 ihtilalini Süleyman Demirel'e haber veren bir insan. 71 Muhtırası'nı öncesinden haber veriyor. Başbakan'a haber veriyor. Kendi söylüyor bunu. 'Bir yerden duydum' diyor, o bir yer neresiyse. 80 ihtilalini 6 ay önceden haber verdi, bana söyledi 'Bu böyle gitmeyecek, bir darbe olacak' diye. Ben o zaman kerametine verdim.'

Deşifre'de şok paralel yapı raporu yayınlandı! - 2

'PARALEL YAPI' 15 YIL ÖNCE İSTİHBARAT RAPORLARINA İŞTE BÖYLE YANSIMIŞ…


Raporun altında imzası bulunan dönemin Emniyet Müdürü Cevdet Saral ; 'İlk defa cemaat ile alakalı derinlemesine analiz, doğrudan doğruya kendisi ile alakalı yazılmış kaynakları taramak sureti ile, niyet ve hedefi ile alakalı tespitlerde bulunduk.Ortaya çıkan bu rapordu.
Bir cemaat önderi uluslararası boyutlu bir işin içerisinde bulunuyor. Bir dini lider geliyor kendisi ile Türkiye koşullarında görüşme yapıyor. Şimdi bu konuyla alakalı böyle bir proje üzerinde durduklarına ilişkin, eğer bir proje hareketi değilse bu hareket, o zaman Dışişleri Bakanlığı'na demesi lazımdı ki bir dini lider şu tarihlerde ziyaretlerde bulundu, bizim faaliyetlerimizle ilgili olarak da şöyle bir talepte bulundu, 'okulları zinciri üzerinden İsrail'in Orta Asya Türk devletlerine açılma politikası yürütmek istiyorlar.Devletime ben bunu arz ediyorum'. Böyle bir bilgi verdi mi?'

'Kurguladığı idealler istikametinde bir amacı olmuş olsaydı ve Türkiye'den gitmesine vesile olduğu söylenen bizim raporumuz veya başka bir gerekçe. Şu anda mevcut bulunan siyasi iktidarın kendi muhafazakar kimliğine uygun düşmesine rağmen, daha rahat irşad etme görevi yürütebileceği bir pozisyonda Türkiye'ye dönmemiş olması niyetinin iyi olduğu konusunda kuşkular yaratıyor. Davet edilmiş olmasına rağmen gelmediğine göre, bir proje hareketi olması dolayısıyla kendisine biçilmiş bulunan misyona uygun davranacağı düşüncesi ile herhalde mevcut siyasi iktidar ile yapılacak olan kavga gerekçesi ile Türkiye'ye dönmemişti. Gerekçesi bu olabilir.'
'O tarihte gereği yapılmış olsaydı bugün bu örgüt bu kadar başımıza bela olamayacaktı. Cemaatin bütün faaliyetleri ortada. Enteresan noktalarla karşı karşıya kaldık. Raporumuzun 2. bölümünü gönderdiğimiz zaman, istihbarat hizmetlerinden çıkarıldılar'' şeklinde konuştu.


A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin