İkinci bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalabiliriz
A Haber’de Orhan Sali yönetiminde yayınlanan Diplomasi programına ‘Kobani meselesi ve çözüm süreci birbirini nasıl etkiliyor?’ konusu ele alındı. Programa katılan Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, önemli tespitlerde bulundu, ‘Türkiye ikinci bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalabilir’ dedi.
Bugün baktığımız zaman bu hadiselerin aslında Esad'ın işine yaradığını Amerikan Savunma Bakanı Hagel açıkladı. Bayan Clinton, Eski Dışişleri Bakanı bu hadisedeki hatanın aslında Obama'nın yapmış olduğu dış politika seçeneklerinde Esad'ı yıkmamak veya Esad'a karşı yeteri kadar Özgür Suriye Ordusu'na destek vermemek olduğunu ifade etti. Şimdi hal böyleyken burada Türkiye'yi suçlamak bana göre boş işler. Yani Türkiye bölgenin önemli bir devleti. Türkiye'yi görmezden gelip PKK'nın işine yarayacak veya Türk halkını birbirine düşürecek birtakım kurnaz oyunlar bozulacaktır, bozulmuştur da nitekim. Eğer öyle olmuş olsaydı PKK 30 senedir bu memlekette terör faaliyeti gösteriyor. Bazen A devletin -bunu biliyoruz kuran devlet Rusyadır- bazen B devletin emellerine hareket eden, onlardan aldığı çıkarlar doğrultusunda Türk askerini burada gördüğünüz gibi bir haftada beş altı vatan evladını şehit ettiler. Nerde? Çarşıda alışveriş ederken eşinin yanında yavrusuyla beraber Türk silahlı kuvvetlerinin kahraman Mehmetçiğini şehit ettiler. Ama bu şundan kaynaklanıyor, 'Bunu nasıl sabote edebiliriz?' Devletin okullarını yakmak.. Niçin yakıyor? Kürt okumasın, cahil kalsın, PKK'nın eline gitsin ondan sonra beş kuruşa muhtaç bir şekilde katil olsun. Devletin bankalarını yakıyorlar, esnafın bankalarını yakıyorlar. Demekki PKK Kürt halkına düşman bir teşkilat.
TÜRKİYE İKİNCİ BİR GÖÇ DALGASIYLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİR
Şimdi Türkiye'nin istediği ne? Bunu daha önce biz eski Yugoslavya'da, Bosna ve Kosova'da da gördük uçuşa yasak bölgeyi. Bunun alınabilmesi için iki yöntem var. Bunlardan bir tanesi BM Güvenlik konseyinin buna karar vermesi. Peki Washington ve Londra ne diyor Türkiye'nin tekliflerine? İncelenebilir diyor ama henüz ne evet ne hayır var gri durumda. Rusya'nın tutumu belirsizliğini koruyor.
Peki Türkiye ne yapmalı ki bunu sağlayabilsin? Demekki Türkiye'nin iki adımı var: Bunlardan birisi uluslararası hukukla ve uluslar arası toplumla birlikte hareket etmek, müttefiklerimize bu konuyu götürmek. Sayın Cumhurbaşkanı bunu Sayın Obama ile de görüştü. Birleşmiş Milletler'de de tartışıldı. Pek sıcak bakılmıyor. Ancak Türkiye'nin bu tevkifine Fransa'nın sıcak baktığını görüyoruz ve her iki başkentin yani burada Halep ve Afrin bölgesinin önem taşıdığı arz ediyor çünkü burada çok yüksek bir nüfus var ve Türkiye ikinci bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalabilir.
