"Sandığa gitmeyenlerin büyük bölümü Ak Partililer"

A Haber’de Nihan Günay’ın sunduğu Medya Dünyası’na, A&G Araştırma Şirketi Müdürü Adil Gür katıldı.

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının masaya yatırıldığı programda Adil Gür, 'Çatı Adayı' İhsanoğlu'nun CHP seçmeninin protestosu sonucu beklenenden düşük oy aldığı yorumlarına katılmadığını belirterek, "Bu tamamen yanlış bir algı. Sandığa gitmeyenlerin büyük bölümü oransal olarak Ak Parti seçmeni. Karadeniz'de, Doğu'da, Güneydoğu'daki katılımla, Ege'deki Akdeniz'deki katılımı yan yana koyarsanız bunun cevabı açık bir şekilde görülüyor" dedi.

Adil Gür, henüz resmi olmayan sonuçlara göre yüzde 52'lik oranla Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'ın oy oranını da şöyle yorumladı: "Genel algı, herkesin ifade ettiği gibi yüzde 54-55 üzerinde bir oydu. Bunun olmayışısın nedeni farklı. Kimse şu şekilde yorumlamasın: "Tayyip Erdoğan beklenen sonucu alamadı. Seçmen son anda tercihini değiştirdi." Böyle değil. Nedeni, sandığa katılım oranında, bir rehavet, iki köyüne kasabasına giden insanların dönemeyişidir. Yoksa bakıyoruz Tayyip Bey 21 milyon civarında oy almış. 15 milyon seçmenin sandığa gitmediğini, 30 Mart'a göre yaklaşık 6.5-7 milyon insanın sandığa gitmediğini varsayarsak, buna rağmen oyu azalmamış aynı oyu korumuş. Bu nedenle yüzdesel oranlar yerine, sayısal değerler, rakamlar üzerinden konuşmak daha doğru olacaktır. Yani Erdoğan 21 milyon oy almış ama 'Çatı Adayı' sayın İhsanoğlu'na destek veren partilerin oy sayısı 5 milyon azalmış. Beni şaşırtan şu oldu. Sandığa kazanma arzusunda, iddiasında olan adayın taraftarı daha şekle gider diye beklersiniz. Aslında tam tersi bir durum oldu. Şöyle yorumlar yapılıyor televizyonlarda, "Çatı adaya destek verecek Cumhuriyet Halk Partisi seçmenin önemli bir bölümü protesto etti sandığa gitmedi. Gitseydi farklı olurdu" deniyor. Halbuki rakamlar onu söylemiyor. Sandığa gitmeyenlerin büyük bir bölümü oransal olarak Tayyip Erdoğan'a oy verecek Ak Parti seçmeni. Nereden anlıyoruz? Karadeniz'de, Doğu'da, Güneydoğu'daki katılımla, Ege'deki Akdeniz'deki katılımı yan yana koyarsanız bunun cevabı açık bir şekilde görülüyor."

"14 PARTİYİ ALT ALTA KOYUP TOPLAMAK MÜMKÜN DEĞİL"
Adil Gür, 'Çatı Aday'ı İhsanoğlu'nun başarısızlığı konusunda da şunları söyledi: "İki aday partilerinin adayı. Seçmenini blok halinde sandığa götürmesi daha muhtemel adaylar. Halbuki öbür tarafta partiler dışı, bugüne kadar siyasetin içinde hiç konuşulmamış, yer almamış bir isim var. Böyle olunca 2 tane ana, 12 tane de küçük, toplam 14 tane partinin seçmenini rakamsal olarak alt alta yazıp toplamanın mümkün olmadığını defalarca söyledik. 5 milyon oyun neden eksik çıktığını bu şekilde izah etmek mümkün. Aksi olması mümkün değildi. Peki 2 partinin tabanı için daha iyi bir aday bulunsaydı ne olurdu? Yine mümkün değildi. Ağırlıklı olarak MHP tabanı itiraz etti deniyor. Halbuki ağırlıklı olarak kayıp sadece MHP'de değil. MHP'ye kimse haksızlık etmesin, kayıp CHP'de de var. Tunceli'de Selahattin Demirtaş'ın 1. olmasını, İstanbul'da yüzde 9.5 oy almasını, İzmir'de 8'in üzerinde olmasını MHP'ye bağlamak mümkün müdür? MHP'nin son yerel seçimde İstanbul'da aldığı oy yüzde 4'tür. Aynı seçimde Sırrı Süreyya Önder'in de İstanbul'da oyu yüzde 4'tür. Buna karşın Demirtaş yüzde 9.5 oy almıştır İstanbul'dan. Özetle ben şunu söylüyorum, CHP'den Demirtaş'a, MHP'den de Erdoğan'a bariz şekilde giden oylar vardır."

"Sandığa gitmeyenlerin büyük bölümü Ak Partililer" - 1

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin