Deşifre Suriyeli mültecilerin dramına tanıklık etti

A Haber’de yayınlanan Mehmet Ali Önel yönetimindeki Deşifre Programı Suriye sınırındaki mülteci kamplarına girdi. Yürek burkan dramlara tanıklık etti…

Resmi rakamlara göre Türkiye'de Suriyeli mülteci sayısı 500 bini aştı. Bu rakam Esad'ın çoluk-çocuk, bebek ayırt etmeden yaptığı kimyasal katliamın ardından artmaya da devam ediyor… Canını, namusunu kurtarabilmek için, doğup, büyüdüğü topraklardan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyeliler, devasa çadır kentlerde biraz olsun yaralarını sarmaya çalışıyor…

Savaşın en büyük mağduru hiç şüphesiz ki çocuklar. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Raporlarına göre 1 milyon Suriyeli çocuk mülteci konumunda. Ne yazık ki bu çocukların 760 bini 11 yaşın altında… Akçakale kampında kalan çocuklar daha bu yaşta hayatın acımasızlığı ile yüzleşmek zorunda kalmışlar. Olan biteni anlamaya çalıyor… Hangi çadıra girseniz, yaşanan acılar, yıkılan umutlar, geride bırakılanlara duyulan hasret karşılıyor. Kimi asker, kimi avukat, kimi doktor, kimi öğretmen, kimi hemşire. Ne vasfın ne ismin bir önemi yok aslında. Dünya için onların tek bir adı var. Mülteci…
ESAT'IN ORDUSUNDAN KAÇAN SUBAY: 7 KİMYASAL SİLAH, 15 DE SARİN GAZI DEPOSU VAR…
ALİ TALİP: O zalim Esad'ın emrindeki Suriye ordusunda yıllarca görev yapmış rütbeli bir asker. Kendi yaşadığı köydeki masum insanları katletmesi emredildiğinde "Ben suçu günahı olmayan insanlara silah doğrultmam" diyerek, karşı çıkmış. Emirlere karşı geldiği için idam edileceğini anlayan Talip, kaçarak Türkiye'ye sığınmış. Şimdi Akçakale çadır kentte mülteci çocuklara İngilizce dersi veriyor. Ali Talip Suriye ordusunda görev yaptığı dönemde 7 kimyasal silah deposu ve 15 adet sarin gazı deposunu gözleriyle gördüğünü söylüyor..
Genç subay ABD'nin Suriye'ye kesinlikle müdahale etmeyeceği görüşünde. "Esad kimyasal silahları versin" Suriye halkı dünyanın umurunda değil diyor…

Deşifre Suriyeli mültecilerin dramına tanıklık etti - 1
SURİYELİ DOKTOR: ESAD'IN ORDUSU YARALILARA BİLE İŞKENCE YAPIYOR
HAFIZ DERVİŞ: O bir doktor. Şam Devlet Hastanesi'nde yıllarca hizmet etmiş… Esad rejiminin hastaneye getirilen yaralılara bile işkence yaptığını görünce dayanamayıp, Türkiye'ye sığınmış. İki oğlunun da Özgür Suriye Ordusu'nda Esad'a karşı savaştığını belirten Dr. Derviş. Suriye'de bu kan asla dinmez çünkü bütün küfür devletleri Esad'ın arkasında diyor…
FATMA HAMZA (Fizik Tedavi Uzmanı)
SEMİHA BİTER- (Hemşire)
Suriye'deki savaştan kaçıp canlarını kurtarsalar da, aslında savaşın tam ortasındalar..
Semiha Biter'in eşi ve 2 çocuğu, Özgür Suriye Ordusu'nda. Kendisi yeni bir hayata başlasa da geride bıraktıkları için endişe duyuyor. Fatma Hamza ve Semiha Biter, Çadır kentte mülteciler için kurulan sahra hastanesinde hemşirelik yapıyor…
Suriyeli mülteciler bölge halkı ile iç içe bir yaşam kurmuş, dil problemi olmadığı için gündelik hayata adapte olmakta yabancılık çekmiyorlar. Çadır kentte kendilerine yeni bir hayat kuran Suriyeliler, geçimlerini sağlamak için günlüğü 30 liraya inşaatlarda, tarlalarda çalışıyor, ya da garsonluk yapıyor. Aralarında doktor, öğretmen, mühendis ve avukatlar var..
SURİYELİ AVUKAT, GÜNLÜĞÜ 30 LİRAYA İNŞAATLARDA ÇALIŞIYOR…
MUHAMMED EMİN: O, hukuk fakültesi mezunu bir avukat. Suriye'de tam 5 yıl boyunca Avukatlık yapmış. 15 gün önce de kaçarak Türkiye'ye sığınmış. Şimdi inşaatlarda günlük 30 liraya amelelik yapıyor. Muhammed Emin Suriye'de akan kan asla durmaz, çünkü Dünyanın derdi kimyasal silahlar. Esad o silahları teslim etsin. ABD ve Rusya katliamlara seyirci kalmaya devam edecek."diyor…
HASAN MARUF: O bir coğrafya öğretmeni. Bir yıl önce ailesini geride bırakarak Türkiye'ye sığınmış. Akçakale'de bir restoranda günlüğü 30 liraya garsonluk yaparak ayakta durmaya çalışıyor…

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin