İtalya'daki referandum AB'yi sarsabilir
İtalya'da bugün yapılan referandum, İtalya açısından kapsamlı bir anayasal dönüşümü beraberinde getirirken AB açısından da birçok riski ve meydan okumayı ortaya çıkarma potansiyeline sahip.
Birleşik Krallık'ın Brexit kararı, ABD'de Trump'ın seçimleri kazanması, mülteci krizi sebebiyle tehlikeye giren Schengen sistemi, terör saldırıları ve tehdidi, yükselen aşırı sağ ve artan ekonomik tehditler sebebiyle iyi bir yılı geride bırakmayan Avrupa Birliği (AB) için, olumsuz sonuç doğurabilecek bir diğer önemli gelişme de bugün İtalya'da yapılan referandum.
Referandum İtalya açısından kapsamlı bir anayasal dönüşümü beraberinde getirirken AB açısından da birçok riski ve meydan okumayı ortaya çıkarma potansiyeline sahip. Son dönemde gerilimli bir zeminde devam eden İtalya-AB ilişkilerinin, referandumdan sonra hangi zeminde yürütüleceği ise merak konusu haline geldi. Bütçe konusunda Brüksel ile anlaşamayan ve mülteci kriziyle ilgili yeterli destek görmediklerini belirten İtalya Başbakanı Matteo Renzi, AB'nin 2017 bütçesini veto edebileceklerini ifade ederek ilişkilerin geldiği boyutu gözler önüne serdi. Böyle bir ortamda yapılan referandum olumsuz neticelendiğinde, AB açısından birçok krizin ortaya çıkması ihtimali doğuyor.
MUHALEFETTEN 'ANTİ-DEMOKRATİK SİSTEM' ELEŞTİRİSİ
İtalya tarihindeki üçüncü referandum olan oylama, monarşiden itibaren yapılacak en kapsamlı anayasal reform olacak. Başbakan Matteo Renzi'nin sekreteri olduğu Demokrat Parti tarafından oluşturulan yasa teklifi, büyük tartışmaları beraberinde getirdi. Söz konusu düzenleme, İtalya'daki parlamenter sistemin güç dengelerini değiştirerek siyasi istikrarı sağlamayı amaçlıyor. Düzenleme Senato'nun yasama yetkilerini törpülerken, daha güçlü bir siyaset mekanizması oluşturarak zayıf hükumetlerle güçlü bir yönetim ortaya koymayı hedefliyor.
Söz konusu düzenlemeye muhalefet partileri oldukça tepki gösterdi ve Başbakan Matteo Renzi'nin referandumda 'hayır' çıkması durumunda istifa edeceğini açıklamasının da etkisiyle tasarıya karşı pozisyon belirledi. Tasarıyı desteklemeyerek referandumda hayır oyu vereceğini ifade eden muhalefet partileri arasında Beppe Grillo'nun 5 Yıldız Hareketi, eski başbakan Silvio Berlusconi'nin Forza İtalia Partisi ve Matteo Salvini'nin Lega Nord Partisi de yer alıyor. Muhalefet partileri tasarının özensiz hazırlandığını ve hükumete çok fazla yetki verdiğini ifade etti. Ayrıca düzenlemenin parlamentodaki tüm siyasi partilerin görüşü alınarak uzlaşma ile yapılmadığı ve Başbakan Renzi'nin anti-demokratik bir sistemi dayatmaya çalıştığı gerekçesiyle tasarıyı sert bir şekilde eleştirdiler.
Muhalefet partilerinin bir diğer eleştiri noktasını ise senatonun gücünün azaltılması oluşturuyor. Muhalifler, senatonun güçlerinin kısıtlanmasının, iktidar üzerindeki denetimi azaltacağı düşüncesiyle tasarıya tepki gösteriyorlar. Ayrıca senatonun güçsüzleştirilmesinin ve senatörlerin seçilme şeklinin değiştirilmesinin, eyalet çıkarlarının ülke yönetiminde tam olarak temsil edilmesini engelleyeceği endişesi de hâkim. Bu durumun İtalya demokrasisini olumsuz etkileyeceği düşünülüyor.
REFERANDUMUN MUHTEMEL YANSIMALARI
İtalya ile AB arasında bir süredir yaşanan gerilimin, referandumdan hayır sonucu çıkması durumunda zirve noktasına ulaşması ve ilişkilerin daha da sıkıntılı bir hal alması kuvvetle muhtemel. İtalya'nın parlamenter sistemiyle ilgili olan ve AB ile doğrudan bir alakası bulunmayan bu referandumu AB açısından çok önemli kılan husus ise İtalya'da artan aşırı sağın ve AB karşıtlığının gölgesinde oylamaya gidilmesi. Başbakan Renzi'nin referandumdan 'hayır' çıkması durumunda istifa edeceğini açıklaması, AB karşıtı, popülist muhalefet partileri için ciddi bir fırsat. Bu muhalefet partileri, anti-demokratik olduğunu düşündükleri tasarıya karşı pozisyon alarak hem İtalya'nın kadim parlamenter sisteminin aşınmasını engelleyecek hem de AB destekli siyasetçilerden kurtularak aşırı sağ temelli düşüncelerini meşru bir zeminde güçlendirebilecek. Muhalefet partilerinin referandum sürecinde İtalya'nın AB ile ilişkilerini sık sık gündeme getirmesi tesadüf değil. Bu şekilde, muhalefet hem İtalya'da yükselen AB karşıtlığını referandum karşıtı cepheye yönlendirme hem de seçmen kazanarak referandum sonrası süreçte pozisyonlarını tahkim etme imkanı elde etti.