İngiltere eurodan yuana geçiyor
İngiltere Avrupa Birliği'nden çıkmayı tartışıyor. Ülke en geç haziran ayında gerçekleştirmeyi planladığı referandumla durumunu netleştirmek istiyor. Brüksel her ne kadar yıl içinde Londra'nın taleplerini ciddiye almadıysa da 2016'da cevap vermek durumunda kalacak. Peki İngiltere'nin Avrupa Birliği'nde çıkma ihtimali, çöküş anlamına gelir mi? Avrupa Birliği'nin geleceğini tehlikeye sokar mı?
Avrupa'yı saran terör tehdidi.. Euro bölgesi ve Avrupa'yı vuran ekonomik ve finans krizi ve bu krizlerin diğer ülkeleri de etkilemesi durumu..
Avrupa en hareketli yıllarından birini geride bırakırken yeni yılda devraldığı meselelerin başında bir de İngiltere'nin birlik içindeki durumu geliyor.
İngiltere ülke içinde yaşanan uzun tartışmalar sonunda, en geç haziran ayında bir referandum düzenlemeyi planlıyor.
Referandum sonucu ile de durumunu netleştirmek istiyor.
Şimdiye kadar yapılan kamuoyu yoklamaları "Evet" diyenlerin yüzde 41 ve "Hayır" diyenlerin ise yüzde 42 bandında yarıştıklarını gösteriyor.
Ayrılma kararının çıkması sonuçları itibariyle 'Berlin Duvarı'nın yıkılışından sonra yaşanan jeopolitik kargaşaya benzer bir durumun yaşanmasına sebep olabilir mi?
İşte şimdi kulislerde konuşulan konuların başında bu geliyor. Çünkü Doğu Avrupa'dan Batı Avrupa'ya, Avrupa karşıtlarının sesi hiç bu kadar gür çıkmamıştı.
İster bölgeler bazında, ister ulusal ölçekte gerçekleşen bütün seçimlerde aşırı sağ veya yakın duran popülist partilerin yükselişi sürüyor.
Polonya'da Brüksel karşıtı söylemiyle tek başına iktidara gelen muhafazakar sağ, Fransa'daki bölge seçimlerinde aşırı sağın birinci turda elde ettiği başarı veya Danimarka'nın Avrupa'ya daha fazla yetki vermeyi öngören kanun tasarısını reddetmesi, yaşanan dönüşümün son örnekleri.
Son yıllarda yara alan yalnızca Avrupa Birliği'nin kurumları olmadı. Mülteci kriziyle serbest dolaşım ve "schengen" de yara aldı.
Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya'nın mülteci krizine cevap vermek üzere "Schengen'in Dostları" adlı bir platform oluşturma kararı Brüksel'e duyulan güvensizliğin işareti.
Bu sayede Avrupa'nın dış sınırlarını daha etkin bir biçimde koruyabileceklerini iddia ediyorlar.
Ancak durum bunun daha da ötesinde.. Çünkü bu ülkeler aslında mültecilere karşı işbirliğini artırarak set oluşturmayı hedefliyorlar.
Doğu Avrupa halkları gibi İngilizler de Avrupa Birliği'nin vatandaşlarının güvenlik ve refah beklentilerini karşılamakta zorlandığına inanıyor.
İngiliz seçmeninin Paris saldırılarını Avrupa Birliği ile ilişkilendirmesi, AB karşıtlarının göç politikasını güvenlik ekseninde ele almasını kolaylaştırıyor.
İngiltere'nin 'Birlik'ten ayrılması aynı zamanda Avrupa'daki ayrılıkçı talepleri dinamize edecek.
AVRUPA'DAKİ AYRILIKÇI TALEPLER
Flemenk, Katalonya, Bask Bölgesi ve İskoçya İngiltere'den sonra kendi kaderlerini belirleme hakkını yeniden gündeme getirebilir.
İskoçya'nın daha farklı bir ortamda yeniden referanduma gitmesini ve Kıta Avrupası'ndan daha farklı bir destek görmesini sağlayabilir.
Katalonya'nın durumu da yıl içinde tekrar gündeme gelebilir.
İspanya seçimlerinde Katalonya'da birinci sıraya yerleşen Podemos'un statükoyu değiştirme sözü ülkede değişikliklere neden olabilir.
Ancak İngiltere Başbakanı David Cameron'un her şeyden önce Brüksel'i, sonra da bölünmenin eşiğindeki kabinesini ve kamuoyunu ikna etmesi gerekecek.
Londra'nın ekonomik ve finans krizinden sonra toparlanmasına karşın Avrupa Birliği'nin ekonomik kriz korkusuyla yaşaması, İngiltere'nin cazibesini artırıyor.
Son dönemde İngiltere ile ilişkileri yakınlaştırmaya çalışan ülkelerin başında Çin geliyor.
ÇİN-İNGİLTERE YAKINLAŞMASI
Çin Kuzey İngiltere'yi Londra'ya bağlayacak demir yolu projesine 16 milyar dolar aktarmaya hazırlanırken nükleer enerji sektörüne 9 milyarlık yatırımda bulunacak.
İngiltere Doğu Avrupalıları dışlarken Çin'e vize kolaylıkları getirmeye hazırlanıyor.
İngiltere dünyada Yuan'ın en fazla işlem gördüğü ülkelerin başında geliyor.
Çin bankacılık sektörünü güçlendirmek için finansın kalbi Londra'da varlığını artırmanın yollarını arıyor.
Londra'nın referandum kararı diğer birlik üyelerine de örnek teşkil edebilecek olması, Avrupa Birliği karşıtlarının seslerinin bu denli gür çıktığı bir zamanda, yeni referandumların da habercisi olabilir.