Türkiye için başka çare yok...

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
Rasim Ozan Kütahyalı Rasim Ozan Kütahyalı

Başkanlık sisteminin demokrasiyi tamamen ortadan kaldıracağı ve diktatör yaratacağı gibi hurafeler çok yazılıyor çiziliyor. Aynı ezber muhalefet tarafından da sürekli tekrarlanıyor. Oysa yasamaile yürütmenin birbirinden ayrışmasıkonusunda parlamenter sistem çoğuzaman aciz kalan bir modeldir. Meclis çoğunluğunu elde eden siyasi parti hükümeti de belirler ve yürütmeye salt kendi milletvekillerinin iradesi üzerinden, üstelik denetimi pek kolay olmayan geniş tasarruf alanları açar...

***
Oysa başkanlık sistemi diye adlandırılan yönetim yapısının temel mantığı yasama ile yürütmenin kesin biçimde ayrışmasıdır. Dolayısıyla bu kriter açısından ele alındığında başkanlık sistemi parlamenter sisteme kıyasla net biçimde daha demokratik bir rejim üretecektir. Bu çok açıktır...
***
Dolayısıyla parlamenter sistemin tabiatı itibariyle kriz üretmeye yatkınlığını ve antidemokratik bir rejim üretilmesine uygun zemin oluşturduğunu da görmemiz gerekiyor. Parlamentarizmde iş geliyor, muhakkakbir gün kriz ve kaos noktasınadayanıyor. Bu kaotik dönemlerde vesayetgüçleri devreye giriyor ve ülke adımadım harap oluyor. Bu konularda çokokumuş düşünmüş biriyim ve Türkiye içinçözümün iki turlu dar bölge başkanlık sistemiolduğu kanaatindeyim...
***
Hep birlikte gördük ki iki hasbirefik olan Erdoğan ve Davutoğlu dönemindebile aynı kriz gerçeği tekrarlandıve amorf parlamenter model yürümedi. Erdoğan-Davutoğlu ikilisi bile yürümediyseiki ayrı partiden iki dost ve refikdeğil iki hasım ve rakip siyasal aktör omakamlarda olursa Türkiye mahvolur. İşte bu sebeplerden dolayı Türkiye'ninkriz üreten parlamenter rejimden darbölge iki turlu başkanlık rejimine geçmesigerektiğini savunuyorum...
***
Peki bu duruma karşı çare olarak savunduğum başkanlık sisteminin tanımı nedir? Başkanın halk tarafından seçilmesi mi? Türkiye'nin bugünkü parlamenter sistemi içinde Cumhurbaşkanını halka seçtiriyoruz. Bu başkanlık sistemi olur mu? Hayır olmaz. Çünkü hükümetin patronu yine Meclis'ten çıkıyor ve Meclis'in güvenoyuna ihtiyaç duyuyor. O halde başkanın halk tarafından seçilmesi, başkanlık sisteminin gerekli unsuru fakat tek başına ayırt eden karakteristiği değildir.
***
Tarih boyunca, devlet kuvvetleri (yasama, yürütme, yargı) içinde, yargı kuvvetinin diğer kuvvetlerden büyük ölçüde ayrı tutulabildiği çeşitli sistemler olmuştur. Yasama ve yürütme kuvvetlerinin birbirinden ayrılması da, Roma İmparatorluğu'nun cumhuriyet dönemlerinde olduğu gibi zaman zaman denenmiştir. Bizim de kendi sistemimizi inşa ederken örnek almamız gereken Amerikan Başkanlık Sistemi'nin başardığı yeni şey; tarihi deneylerin hepsinin incelenmesinden çıkan derslerle, devlet kuvvetlerinin birbirindenayrıldığı ama onların herhangibirinde diktatoryal bir kuvvet birikmesiniönleyecek denetleme ve dengelememekanizmalarının yaratıldığı birsiyasi sistem kurmasıdır. Türkiye'ninde ihtiyacı budur...

Mobil uygulamalarımızı indirin